bugün
- kaliteli insanı belli eden detaylar14
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi8
- manifest grubu vs pkk7
- mete gazoz4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması11
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- uysaljakobene burç baktırmak7
- nesrin cavadzade3
- erkeğe yakışmayan giysiler3
- markette çalışmak7
- üstteki yazarı öv15
- nazar2
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi6
- sözlüğün son hali4
- 7 24 sözlükte takılan yazar4
- atatürk büstleri okullardan kaldırılsın2
- truenun online olması4
- dinler tarihinin en önemli olayı8
- canim istedi entry giricem2
- temiz para2
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- space oddity2
- kişinin en rahatsız olduğu sosyal davranış8
- alkol içinde testisler4
- ona bir şey söyle15
- placeboyu hayatinda hic dinlememek3
- zaman baba bey birader bey4
- 35 yaşında ergen gibi bisiklete binen erkek3
- ne olacak bu erkeklerin hali5
- bu hesap gizlidir3
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması16
- hayaldeki erkek6
- 40 yaşından sonra iş bulunamaması5
- gina'yı içemeye götürmek3
- kendini suçlamak vs başkasını suçlamak5
- ssk yemek servis dolgun maaş3
- israil'in olası türkiye saldırısı5
- 12 temmuz 2026 j sinner'a zverev maçı2
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- tk2
- tom barrack2
- kullanılmış tuvalet kağıdıyla popo temizlemek3
- haluk levent4
- instagram'dan kız takip etmek4
- feodor dostoyevski2
- manifest grubu3
- uysaljakoben12
- uludağ sözlüğü ayağa kaldırıyoruz kampanyası3
- bir şeyler söyle4
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı25
sevdiği entry'ler
Alıntıdır;
Bilindiği üzere bulunduğumuz ülkede, günün saatleri fazlaca farklılık arz etmez. Gece ve gündüzler her ne kadar bazı mevsimlerde uzayıp kısalırsa da normal uzunluk ve kısalıktan ileri geçmez. Ancak bu normal uzayıp kısalmalar kutuplara doğru yaklaşıldıkça çok farklı hale gelir. Kırk beşinci enlemden başlayarak kısalmaya başlayan geceler (90) ıncı enleme varınca iyice kısalır, bazı mevsimde tam altı ay uzunluğunda bir gün sürer, arkasından da kış mevsiminde yine altı ay uzunluğunda bir gece devam eder.
Bu altı ay kadar uzun süren günde tek günlük namaz mı kılınır? Yoksa bu uzun günün saatleri günlere taksim edilir, yirmi dört saatte bir gece gelip geçtiği tasavvur edilerek, namazlar bu saata göre mi ayarlanır?
Bu suale çeşitli cevaplar verilmiştir. Bu cevapların özetini kısaca arzedecek olursak şöyle ifade edebiliriz:
— Kutuplara doğru yaklaşıldıkça iyice uzayan gün ve gecelerde namaz vakitleri (takdir edilir). işte bu (Takdir), mes'eleyi karışıklıktan çıkarır, sıhhate kavuşturur.
— Takdir, hadîsten geliyor. Peygamberimizin (asm) ifadesidir bu. Resûlüllah Aleyhisselam günleri iyice uzun olmayan yerden çıkacak olan Deccalı haber verirken,
-- "Deccalın bir günü sizin bir seneniz kadar uzun olacaktır. Sonraki günleri de beri geldikçe kısalacaktır." buyurduğunda sormuşlar:
— Ya Resûlâllah, bir günü bizim bir senemiz kadar uzun olacağını bildirdiğiniz o günde namazlar nasıl kılınacaktır? Şöyle cevap vermiştir:
— Takdir olunarak! Yani uzun günün saatleri takdir edilerek. Hesaplanarak. (Müslim, Kitabu’l-Fiten ve Eşrâtu’s-Sâat, 20)
— Nasıl takdir edilip, nasıl hesaplanacak?
— En yakın normal vakitli ülkenin takvimi ve saatıyla takdir olunup, hesap edilerek.
Demek ki, Resûlüllah (asm)'ın haber verdiği (takdir olunarak) kelimesi bize meseleyi hallettirmektedir. Böylece beş vakit namazını en yakın normal vakitli ülkenin saatına ayarlayarak kılan kimse huzura kavuşur, yanılmaktan kurtulmuş olur.
Burada cevabı gerekecek bir diğer sual de şudur:
— Bazı mevsimlerde gecenin başlamasıyla hemen arkasından şafak söker, yatsının vakti hiç olmaz. Böylesine kısa gecelerde namazlarımızı nasıl kılacağız?
Cevabı şöyledir:
— Öyle kısa gecelerin başlangıcında, önce akşam namazına durulur, kılınınca vakit bulunursa hemen yatsıya başlanır, bitirilince de hemen sabah namazına girişilir. Böylece kısa gecenin namazları arka arkaya eklenerek kılınır. Bundan sonrası yine takdir olunarak edâ edilir.
Bu mevzuda Prof. Hamidullah "islâm'a Giriş" kitabında şöyle diyor:
— islâm din-hukuk âlimleri umumiyetle (45) arz dâiresindeki saatlerin (vakitlerin) (90) derecede yâni kutuplarda muteber olduğunu açıklar. (45) derece ile (90) derece arasındaki bölgelerde güneşe değil, saate göre hareket edilir. Namaz için böyle olduğu gibi, oruç v.s. için de böyledir."
Bu mevzuu etraflıca inceleyen "kaynaklarıyla islâm Hukuku"nda ise nihaî hüküm şöyle verilmektedir:
— Altı ay gece, altı ay gündüzün devam ettiği ülkelerde normal vakitleri (yâni gece ile gündüzü) bulunan en yakın -45 enlemdeki- ülkelerin saatleri uygulanarak namaz ve oruç ibadeti yerine getirilir."
Hac ibadeti ise zaten hiçbir ülkenin takdirine bağlı değildir. Suudî Arabistan'ın takvimi esastır. Onların ilân ettikleri günü Arafat'a çıkılır, Müzdelife'ye gidilir, Kâbe tavâfı yapılır. Bu mevzuda normal vakitli ülke ile normal olmayan vakitli ülke müsavidir. Hepsi de mukaddes bölgeye hizmet veren ülkenin takvimine tâbi olarak hac ibadetini ifa etmektedir.
Bilindiği üzere bulunduğumuz ülkede, günün saatleri fazlaca farklılık arz etmez. Gece ve gündüzler her ne kadar bazı mevsimlerde uzayıp kısalırsa da normal uzunluk ve kısalıktan ileri geçmez. Ancak bu normal uzayıp kısalmalar kutuplara doğru yaklaşıldıkça çok farklı hale gelir. Kırk beşinci enlemden başlayarak kısalmaya başlayan geceler (90) ıncı enleme varınca iyice kısalır, bazı mevsimde tam altı ay uzunluğunda bir gün sürer, arkasından da kış mevsiminde yine altı ay uzunluğunda bir gece devam eder.
Bu altı ay kadar uzun süren günde tek günlük namaz mı kılınır? Yoksa bu uzun günün saatleri günlere taksim edilir, yirmi dört saatte bir gece gelip geçtiği tasavvur edilerek, namazlar bu saata göre mi ayarlanır?
Bu suale çeşitli cevaplar verilmiştir. Bu cevapların özetini kısaca arzedecek olursak şöyle ifade edebiliriz:
— Kutuplara doğru yaklaşıldıkça iyice uzayan gün ve gecelerde namaz vakitleri (takdir edilir). işte bu (Takdir), mes'eleyi karışıklıktan çıkarır, sıhhate kavuşturur.
— Takdir, hadîsten geliyor. Peygamberimizin (asm) ifadesidir bu. Resûlüllah Aleyhisselam günleri iyice uzun olmayan yerden çıkacak olan Deccalı haber verirken,
-- "Deccalın bir günü sizin bir seneniz kadar uzun olacaktır. Sonraki günleri de beri geldikçe kısalacaktır." buyurduğunda sormuşlar:
— Ya Resûlâllah, bir günü bizim bir senemiz kadar uzun olacağını bildirdiğiniz o günde namazlar nasıl kılınacaktır? Şöyle cevap vermiştir:
— Takdir olunarak! Yani uzun günün saatleri takdir edilerek. Hesaplanarak. (Müslim, Kitabu’l-Fiten ve Eşrâtu’s-Sâat, 20)
— Nasıl takdir edilip, nasıl hesaplanacak?
— En yakın normal vakitli ülkenin takvimi ve saatıyla takdir olunup, hesap edilerek.
Demek ki, Resûlüllah (asm)'ın haber verdiği (takdir olunarak) kelimesi bize meseleyi hallettirmektedir. Böylece beş vakit namazını en yakın normal vakitli ülkenin saatına ayarlayarak kılan kimse huzura kavuşur, yanılmaktan kurtulmuş olur.
Burada cevabı gerekecek bir diğer sual de şudur:
— Bazı mevsimlerde gecenin başlamasıyla hemen arkasından şafak söker, yatsının vakti hiç olmaz. Böylesine kısa gecelerde namazlarımızı nasıl kılacağız?
Cevabı şöyledir:
— Öyle kısa gecelerin başlangıcında, önce akşam namazına durulur, kılınınca vakit bulunursa hemen yatsıya başlanır, bitirilince de hemen sabah namazına girişilir. Böylece kısa gecenin namazları arka arkaya eklenerek kılınır. Bundan sonrası yine takdir olunarak edâ edilir.
Bu mevzuda Prof. Hamidullah "islâm'a Giriş" kitabında şöyle diyor:
— islâm din-hukuk âlimleri umumiyetle (45) arz dâiresindeki saatlerin (vakitlerin) (90) derecede yâni kutuplarda muteber olduğunu açıklar. (45) derece ile (90) derece arasındaki bölgelerde güneşe değil, saate göre hareket edilir. Namaz için böyle olduğu gibi, oruç v.s. için de böyledir."
Bu mevzuu etraflıca inceleyen "kaynaklarıyla islâm Hukuku"nda ise nihaî hüküm şöyle verilmektedir:
— Altı ay gece, altı ay gündüzün devam ettiği ülkelerde normal vakitleri (yâni gece ile gündüzü) bulunan en yakın -45 enlemdeki- ülkelerin saatleri uygulanarak namaz ve oruç ibadeti yerine getirilir."
Hac ibadeti ise zaten hiçbir ülkenin takdirine bağlı değildir. Suudî Arabistan'ın takvimi esastır. Onların ilân ettikleri günü Arafat'a çıkılır, Müzdelife'ye gidilir, Kâbe tavâfı yapılır. Bu mevzuda normal vakitli ülke ile normal olmayan vakitli ülke müsavidir. Hepsi de mukaddes bölgeye hizmet veren ülkenin takvimine tâbi olarak hac ibadetini ifa etmektedir.
sözlüğün yavaş yavaş değil hızla dönüştüğü şey,
henüz eli bir kız eline değmemiş, hatta belki çoğu bir kızla göz göze bakarak laf bile etmemiş, bütün cinsel hayatı ve bilgisi, internetteki, bütün insanlar sanki 24 saat durmadan seks yapıyormuş gibi gösterilen dünyalardan ibaret olan, genç kardeşlerimin,
sonunda tabi hormonların baş kaldırışı ile, kendi hayal dünyalarında kurdukları ve galiba kendileri de gerçekmiş gibi inandıkları kurgusal hikayelerini , özellikle kız davranış tipi tanımlarını falan filan sıklıkla gördüğümüz bir mecra oldu buralar,
hatta öyle ki birisi böyle bir başlık ve entry giriyor, sonra da onun kafadan başkaları bunların altına heyecanlı heyecanlı yorumlar yapıyorlar.
tamam anlıyorum özellikle erkeklerde, kız dediğin anda bile hormonun zirve yaptığı çağlar oluyor, ancak olaya fazla kaptırmayın, acilen cinselliğinizi internetten çekip, dışarı çıkın ve gerçeğinin en azından nasıl bir şey olabileceği konusunda fikir edinmeye çalışın,
bizi se abuk sabuk fantezilerinizden kurtarın arkadaş.
henüz eli bir kız eline değmemiş, hatta belki çoğu bir kızla göz göze bakarak laf bile etmemiş, bütün cinsel hayatı ve bilgisi, internetteki, bütün insanlar sanki 24 saat durmadan seks yapıyormuş gibi gösterilen dünyalardan ibaret olan, genç kardeşlerimin,
sonunda tabi hormonların baş kaldırışı ile, kendi hayal dünyalarında kurdukları ve galiba kendileri de gerçekmiş gibi inandıkları kurgusal hikayelerini , özellikle kız davranış tipi tanımlarını falan filan sıklıkla gördüğümüz bir mecra oldu buralar,
hatta öyle ki birisi böyle bir başlık ve entry giriyor, sonra da onun kafadan başkaları bunların altına heyecanlı heyecanlı yorumlar yapıyorlar.
tamam anlıyorum özellikle erkeklerde, kız dediğin anda bile hormonun zirve yaptığı çağlar oluyor, ancak olaya fazla kaptırmayın, acilen cinselliğinizi internetten çekip, dışarı çıkın ve gerçeğinin en azından nasıl bir şey olabileceği konusunda fikir edinmeye çalışın,
bizi se abuk sabuk fantezilerinizden kurtarın arkadaş.
m.ilin - e.segal tarafından yazılmış insanlık tarihinin en ufak noktasından başlayarak, günümüze kadar gelişini anlatan kitap.
çok kısaca ve herkesin anlayabileceği şekilde şöyle açıklayabilirim, kitapların planet earth'ü. budur.
( bu arada m ve e nin açılımlarını bilmiyorum, ama fevkalade merak ediyorum)
çok kısaca ve herkesin anlayabileceği şekilde şöyle açıklayabilirim, kitapların planet earth'ü. budur.
( bu arada m ve e nin açılımlarını bilmiyorum, ama fevkalade merak ediyorum)