bugün
- dünya39
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- amerika birleşik devletleri29
- sözlüğün en güzel kadını17
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları8
- israil10
- pornonun ne olduğunu unutmak2
- yahudilere hınç besleyip cinnet geçirmek7
- norveç9
- en medeni ortadoğulular6
- mustafa kemal atatürk10
- taş gibi kalçası olan kadın8
- evanjelist9
- sözlük kızları nerede sorunsalı6
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- türk rock grupları8
- telegram5
- hewal ebo12
- pis hissettiren şeyler3
- fransa6
- simko314
- ismail yüksek4
- öğrencilerin bu ne işimize yarayacak sorusu3
- isveç5
- orospu çocuğu abdullah öcalan7
- sözlükte yeni yeni bıdıkların ortaya çıkması4
- cuma akşam evde kalan yazarlar5
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- ateizmin dinlere balyoz etkisi yapması5
- avrupa5
- sosyal medya ve internetin ardında deccal var3
- ali şekeroğlu2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- sözlükte ki türk düşmanları10
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- dikili bir ağacının olmaması6
- kırk yaş üstünü sözlükten göndermek3
- balgam atar gibi konuşmak3
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- almanya4
- 25 eylül 2026 italya belçika maçı4
- ahmet cem ersever2
- akaretler3
- sözlükte kız olduğunu belli eden kızların amacı5
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta5
sevdiği entry'ler
- aşk.
- borç.
- hastalık.
- borç.
- hastalık.
Nereden nereye geldi güzel ülkem. Son 10-20 yılda kapanan mizah dergilerini düşünüyorum da. Gırgır, Penguen, Lombak, Lemanyak, Pişmiş Kelle, Deve, Deli, Caf Caf, Cici, Deli Dolu, Ekmek, Fermuar, Hacamat, Harakiri, Karakarga, Lama, Kemik, ve şimdi de Uykusuz.
Kapanan kağıt fabrikalarından sonra artan kağıt fiyatları ve neticesinde bir derginin 13 liraya çıktığı bir ülke. Kendi egosu altında ezilip iki büklüm olan bir iktidarın sanatçılarla birlikte mizahçılara da açtığı sayısız dava ve verilen akıl almaz maddi cezalar, sanata düşman gözüyle bakan ve kendilerine yakın, yandaş olmayan iktidarın hiçbir desteğini alamamaları. Bunları mizah dergilerinin kapanma nedenleri olarak sayabiliriz.
Ama bir de zamanın getirdiği gerçekler var.
Şöyle ki bizim öğrenciliğimizde okul kantinlerinde, öğrenci evlerinde, otobüslerde, dolmuşlarda gençlerin elinde mizah dergilerini sıklıkla görürdünüz. Şimdi ne görüyoruz. Cep telefonu. Varsa yoksa cep telefonu. Bu ilgisizlikten mizah dergileri de nasibini aldı. Çok sevdiğimiz ve methettiğimiz Z kuşağa gençlerimizin de bunda payı var ne yazık ki. Okumak, öğrenmek, araştırmak güzel ama bunların tümü avucunuza sığan bir elektronik cihazla sağlanamaz. Benden sonraki kuşağın kitap, gazete, dergi okurken sadece bu cep telefonlarını kullanacaklarını, o kağıt kokusuna , parmak uçlarının mürekkep yüzünden hiçbir zaman kararmasına, özellikle mizah dergilerini aynı anda birden çok kişinin okuyabilmesi için sayfalarının paylaşılıp değiş tokuş yapılmasının geldiği anlama, arkadaş ortamında bir karikatüre birden katıla katıla gülen arkadaşın anısına tamamen yabancı olacaklarını düşününce içim burkuluyor. Mizah dergilerinin yarattığı atmosferle oluşan birçok anıları olmayacak. Tuvalette girerken mizah dergisi aramayacaklar, masaya gelen sıcak tencereyi üstüne koyacakları bir dergi de olmayacak. Yazın dergiyi rulo yapıp sinek öldüremeyecekler ve anne babalar çocuklarına artık mizah dergisi okuyacağına dersini çalış demeyecek.
Ama işin daha da önemlisi çok büyük bir kültür de kayboluyor. Bu biraz da küresel bir sorun zaten. internet ve cep telefonları bu tip sanat dallarının tabutlarına en son çivileri çaktılar. Aksi halde iktidar değiştiğinde ortamın da değişeceğine bir inancım olurdu. Elbette yumuşayacaktır ama bundan 25 yıl öncesi gibi de asla olmayacaktır.
Genç kuşak hiçbir zaman ne kaybettiklerini anlayamayacak. Onların bilim kurgu ve gizemli konular çizen bir Galip Tekin'i hiç olmayacak, Komikaze bir anlam ifade etmeyecek, Yiğit Özgür, Erdil Yaşaroğlu, Selçuk Erdem'i olmayacak. Ben, En Kahraman Rıdvan, Avanak Avni, Muhlis Bey, Zalim Şevki, Arap Kadri, Eşek Herif , Utanmaz Adam okumuş bir kuşağın temsilcisiyim. Bu isimlerin bir şey ifade etmediği bir dolu kişi vardır aranızda. Ben sadece bizim yaşadığımız bazı hoş şeyleri sizlerin yaşayamayacağını düşününce üzülüyorum. Mesela Ebekulak bir anlam ifade etmiyor. Oysa bu zamanında Atilla Atalay'ın yazdığı çok güzel, çok anlamlı aynı zamanda çok romantik bir hikayedir. Atilla Atalay'ı da tanıyan kaç kişidir. Ama bugün Sebastian genelde "uşak" olarak algılanıyorsa ülkemde bunda Atilla Atalay'ın yarattığı Eray tiplemesinin uşağı Sebastian'ın rolü çok büyüktür.
Ah.. Ah.. Farkında olamayacak çok gencimiz olacak. Bir tarafınızın hep eksik olduğunu hissedeceksiniz ama hangi uzvunuzu kaybettiğinizi çoğu zaman bilemeyeceksiniz.
Kapanan kağıt fabrikalarından sonra artan kağıt fiyatları ve neticesinde bir derginin 13 liraya çıktığı bir ülke. Kendi egosu altında ezilip iki büklüm olan bir iktidarın sanatçılarla birlikte mizahçılara da açtığı sayısız dava ve verilen akıl almaz maddi cezalar, sanata düşman gözüyle bakan ve kendilerine yakın, yandaş olmayan iktidarın hiçbir desteğini alamamaları. Bunları mizah dergilerinin kapanma nedenleri olarak sayabiliriz.
Ama bir de zamanın getirdiği gerçekler var.
Şöyle ki bizim öğrenciliğimizde okul kantinlerinde, öğrenci evlerinde, otobüslerde, dolmuşlarda gençlerin elinde mizah dergilerini sıklıkla görürdünüz. Şimdi ne görüyoruz. Cep telefonu. Varsa yoksa cep telefonu. Bu ilgisizlikten mizah dergileri de nasibini aldı. Çok sevdiğimiz ve methettiğimiz Z kuşağa gençlerimizin de bunda payı var ne yazık ki. Okumak, öğrenmek, araştırmak güzel ama bunların tümü avucunuza sığan bir elektronik cihazla sağlanamaz. Benden sonraki kuşağın kitap, gazete, dergi okurken sadece bu cep telefonlarını kullanacaklarını, o kağıt kokusuna , parmak uçlarının mürekkep yüzünden hiçbir zaman kararmasına, özellikle mizah dergilerini aynı anda birden çok kişinin okuyabilmesi için sayfalarının paylaşılıp değiş tokuş yapılmasının geldiği anlama, arkadaş ortamında bir karikatüre birden katıla katıla gülen arkadaşın anısına tamamen yabancı olacaklarını düşününce içim burkuluyor. Mizah dergilerinin yarattığı atmosferle oluşan birçok anıları olmayacak. Tuvalette girerken mizah dergisi aramayacaklar, masaya gelen sıcak tencereyi üstüne koyacakları bir dergi de olmayacak. Yazın dergiyi rulo yapıp sinek öldüremeyecekler ve anne babalar çocuklarına artık mizah dergisi okuyacağına dersini çalış demeyecek.
Ama işin daha da önemlisi çok büyük bir kültür de kayboluyor. Bu biraz da küresel bir sorun zaten. internet ve cep telefonları bu tip sanat dallarının tabutlarına en son çivileri çaktılar. Aksi halde iktidar değiştiğinde ortamın da değişeceğine bir inancım olurdu. Elbette yumuşayacaktır ama bundan 25 yıl öncesi gibi de asla olmayacaktır.
Genç kuşak hiçbir zaman ne kaybettiklerini anlayamayacak. Onların bilim kurgu ve gizemli konular çizen bir Galip Tekin'i hiç olmayacak, Komikaze bir anlam ifade etmeyecek, Yiğit Özgür, Erdil Yaşaroğlu, Selçuk Erdem'i olmayacak. Ben, En Kahraman Rıdvan, Avanak Avni, Muhlis Bey, Zalim Şevki, Arap Kadri, Eşek Herif , Utanmaz Adam okumuş bir kuşağın temsilcisiyim. Bu isimlerin bir şey ifade etmediği bir dolu kişi vardır aranızda. Ben sadece bizim yaşadığımız bazı hoş şeyleri sizlerin yaşayamayacağını düşününce üzülüyorum. Mesela Ebekulak bir anlam ifade etmiyor. Oysa bu zamanında Atilla Atalay'ın yazdığı çok güzel, çok anlamlı aynı zamanda çok romantik bir hikayedir. Atilla Atalay'ı da tanıyan kaç kişidir. Ama bugün Sebastian genelde "uşak" olarak algılanıyorsa ülkemde bunda Atilla Atalay'ın yarattığı Eray tiplemesinin uşağı Sebastian'ın rolü çok büyüktür.
Ah.. Ah.. Farkında olamayacak çok gencimiz olacak. Bir tarafınızın hep eksik olduğunu hissedeceksiniz ama hangi uzvunuzu kaybettiğinizi çoğu zaman bilemeyeceksiniz.
anal seksin can yakmayan bir sey olup keyif verdigini soylemek cehaletten baska bir sey diildir. anal seksten zevk alan kadinlarin aldigi zevk giriste degil, cikistaki acidan kurtulma ve rahatlama aninin duygusudur. bu da acidan zevk alan psikolojilerle ayni temele dayanir.
tutucu biri degilimdir ancak anal seks dogal olmayan, cirkin ve asagilayici bir seydir. bu kabul edilmelidir, bundan keyif alana da karisilmamalidir. ancak standart olarak var olmasi dusunulen bir sey gibi yorumlanamaz. isteyen erkegi anlarim, hayiri cevap kabul etmeyip zorlayana da ayakkabimin topuguyla guzel bir empati kurdururum...
isterse denesin...
yasamadan ahkam kesen erkekleri anlamam mumkun degil. bir kere deneyin bakalim aciyor mu?
tutucu biri degilimdir ancak anal seks dogal olmayan, cirkin ve asagilayici bir seydir. bu kabul edilmelidir, bundan keyif alana da karisilmamalidir. ancak standart olarak var olmasi dusunulen bir sey gibi yorumlanamaz. isteyen erkegi anlarim, hayiri cevap kabul etmeyip zorlayana da ayakkabimin topuguyla guzel bir empati kurdururum...
isterse denesin...
yasamadan ahkam kesen erkekleri anlamam mumkun degil. bir kere deneyin bakalim aciyor mu?