bugün
- trabzonspor15
- cumhuriyetten rahatsız olan insan15
- kadın şoför5
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- gadi eizenkot4
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın3
- okula verilen çocuktan netice alamamak3
- ebu cehil karpuzu3
- binyamin netanyahu12
- kimseye zararı olmayan kişi3
- ayağını emojiyle kapatan insan4
- nervio abla20
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- salçalı makarna13
- yeni evli çift aktiviteleri16
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- ismail kartal23
- gece uyanıkları4
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- yağmur2
- yerde para bulmak9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- laşon hara3
- herkese veren biri4
- yazılımcıların flört edememesi8
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- tuzlu kahve dizisi4
- motorsiklet6
- görükle den moskova'ya yürümek5
- mavi4
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- mutlu günleri beklemek15
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- türkiye cumhuriyeti3
- heyt bea2
- vajinaya limon sıkıp emmek3
- kedimin yatağıma kusması7
- en lezzetli balık12
- araba almak3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- porsche5
- güney kore34
- vajinaya dil atmak15
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı2
entry'ler (17)
"bunlar bizi, hakkaten yiyebilecekleri bir lolipop zannettiler galiba. her lolipop yenmez aslan parçası. öyle her lolipop yenmez, beyler bayanlar. bunu unutmayın. her lolipop emilmez, bunu unutmayın. her lolipop emilmez. bu gerçekten önemlidir, bunu unutmayalım. nerede olursak olalım, hangi dönemde, hangi çağda olursak olalım her çağın lolipopu yenilmez."
kolay bir iş olmadığını söylemeliyim. fakat heves ve azimle herşeyin üstünden gelinir. Isaac Asimov'un "Ahmaklar" öyküsü zamanının ötesinde bir öyküdür mesela.
"Fosil olmayacaksın, fosilleştiren olacaksın."
"bak ben böyle tereyağından kıl çeker gibi koyarım. ne atı alırım, ne de onun tüyünü. direk seni yolarım. çakal seni."
"Ya meraktan, ya hızlı bıçaktan böyle gidersin hocam."
Videolarını sevdiğim adam gibi adam.
oyun videosu çeken youtuber.
oyun videosu çeken Mete Özbey in Youtube kanalı olan Easter GamersTv de geçen olay. Assassin's Creed Origins türkçe bölüm 7 videosunun da başlığıdır.
01:53 te başlayan tarihi olay, atlı arabaların kediyi korkutup kaçırmasıyla başlamıştır. Buna sinirlenen youtuber Mete,
02:00 de atlarıyla uzaklaşan düşmanlara doğru iki ok fırlatarak headshot yapmış ve bir düşmanı öldürmeyi başarmıştır.
02:35 de öldürülen düşmanın arkadaşlarıyla ölümüne savaşa girilmiştir.
02:45 te "akıllı olacaksın lan kediye karşı!" sözleri Türk oyun tarihinde yerini almış bulunmaktadır.
03:31 civarlarında düşman üstünlük sağlar gibi olunca "kediii, kediii" sesleriyle atına dönüp kediyi çağıran ve gel gidelim diyen Easteroğlu lideri, geri çekilip güç toplar. Bu arada odaya giren Easteroğlu eşi Zeyno'nun sesi duyulur az da olsa.
04:04 da "o kediyi bırakmam" diyen cengaver, mücadelesine devam eder.
04:12 de olayın adını "kedi davası" olarak nitelendiren Easteroğlu, "bunu çözümlemeden görevime gitmem, bu topraklardan ayrılmam" diyerek yiğitliğini ve hayvanseverliğini bir kez daha göstererek takdir toplamıştır.
04:24 de atını kaybeden Özbey, düşmanlarını "hayvan katilleri" olarak adlandırmıştır. Tüm hayvansever yardım kuruluşlarına haber verilmesini isteyen easteroğlu, mücadelesine devam etmiştir.
05:10 gibi düşmanlarına üstün gelen lider, "bu topraklarda benden hızlı çekeni yok kardeş" diyerek ok atmada ki üstünlüğüne vurgu yapmıştır.
05:20 de arkadan kalleşçe bir darbe alan easteroğlu, ağır yaralanır. Kendini toparlamak için düşmanın etrafında gezer. geriye çekip duvar arkasına saklanır.
05:54 de düşmanlarıyla çatışmaya devam ederken, bu olayın tarih kitaplarına "kedi olayı" diye geçeceğini söyler.
06:08 de "bu kediyi hepiniz için kurtaracağım" diyen Easteroğlu,
06:40 gibi düşmanlarına galip gelerek yere düşen düşmanına şu sözü söyler; "bak ben böyle tereyağından kıl çeker gibi koyarım. ne atı alırım, ne de onun tüyünü. direk seni yolarım. çakal seni."
06:53 civarı kediyi arayan liderimiz kediyi bulamaz ve "kediyi kaçırdınız ya, vallahi gitti kedi ha" diyerek üzüntüsü belirtir.
07:00 de ise atına atlar ve kediyi olay yerinde aramaya çıkar ama bulamaz.
07:48 de "illa ki bir gün, yollarımız kesişir kediyle" diyerek kedinin adını "Diamond Cat" (DC) yani "elmas kedi" olarak belirler.
08:01 de "tarihi kedi olayı" son bulur ve easteroğlu yeni maceralara atılır.
Bunun üzerine Mete Özbey, bir kediyi başıboş bırakmayan adam olarak tarihte anılmaya devam edecektir.
Helal olsun yiğidim.
ilgili video linki:
https://www.youtube.com/watch?v=wBeHy2y7010
01:53 te başlayan tarihi olay, atlı arabaların kediyi korkutup kaçırmasıyla başlamıştır. Buna sinirlenen youtuber Mete,
02:00 de atlarıyla uzaklaşan düşmanlara doğru iki ok fırlatarak headshot yapmış ve bir düşmanı öldürmeyi başarmıştır.
02:35 de öldürülen düşmanın arkadaşlarıyla ölümüne savaşa girilmiştir.
02:45 te "akıllı olacaksın lan kediye karşı!" sözleri Türk oyun tarihinde yerini almış bulunmaktadır.
03:31 civarlarında düşman üstünlük sağlar gibi olunca "kediii, kediii" sesleriyle atına dönüp kediyi çağıran ve gel gidelim diyen Easteroğlu lideri, geri çekilip güç toplar. Bu arada odaya giren Easteroğlu eşi Zeyno'nun sesi duyulur az da olsa.
04:04 da "o kediyi bırakmam" diyen cengaver, mücadelesine devam eder.
04:12 de olayın adını "kedi davası" olarak nitelendiren Easteroğlu, "bunu çözümlemeden görevime gitmem, bu topraklardan ayrılmam" diyerek yiğitliğini ve hayvanseverliğini bir kez daha göstererek takdir toplamıştır.
04:24 de atını kaybeden Özbey, düşmanlarını "hayvan katilleri" olarak adlandırmıştır. Tüm hayvansever yardım kuruluşlarına haber verilmesini isteyen easteroğlu, mücadelesine devam etmiştir.
05:10 gibi düşmanlarına üstün gelen lider, "bu topraklarda benden hızlı çekeni yok kardeş" diyerek ok atmada ki üstünlüğüne vurgu yapmıştır.
05:20 de arkadan kalleşçe bir darbe alan easteroğlu, ağır yaralanır. Kendini toparlamak için düşmanın etrafında gezer. geriye çekip duvar arkasına saklanır.
05:54 de düşmanlarıyla çatışmaya devam ederken, bu olayın tarih kitaplarına "kedi olayı" diye geçeceğini söyler.
06:08 de "bu kediyi hepiniz için kurtaracağım" diyen Easteroğlu,
06:40 gibi düşmanlarına galip gelerek yere düşen düşmanına şu sözü söyler; "bak ben böyle tereyağından kıl çeker gibi koyarım. ne atı alırım, ne de onun tüyünü. direk seni yolarım. çakal seni."
06:53 civarı kediyi arayan liderimiz kediyi bulamaz ve "kediyi kaçırdınız ya, vallahi gitti kedi ha" diyerek üzüntüsü belirtir.
07:00 de ise atına atlar ve kediyi olay yerinde aramaya çıkar ama bulamaz.
07:48 de "illa ki bir gün, yollarımız kesişir kediyle" diyerek kedinin adını "Diamond Cat" (DC) yani "elmas kedi" olarak belirler.
08:01 de "tarihi kedi olayı" son bulur ve easteroğlu yeni maceralara atılır.
Bunun üzerine Mete Özbey, bir kediyi başıboş bırakmayan adam olarak tarihte anılmaya devam edecektir.
Helal olsun yiğidim.
ilgili video linki:
https://www.youtube.com/watch?v=wBeHy2y7010
"ari" Çiçek Sekban Tüfekçi'nin yazdığı tarihi-polisiye araştırma romanıdır. Spoiler vermeden değerlendirme yapacağım.
konu/anakonu: 10/10
konusu çok değişik bir kitap bir kere. Atatürk'ün MU kıtasını araştırması, Türkiye'den kaçırılan tarihi tabletler ve bunlarla ilişkili faili mechul cinayetler. birde tabi bunların neden olduğuna dair ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar. tüm gerçekleri yazmak isteyen baş karakter Zümrüt etrafında dönen olaylar sizi içine alacak.
kurgu: 9/10
kurgusu da gerçekten hoşuma gitti. yeri geliyor geçmişte yaşanan olaylara şahit oluyoruz, yeri geliyor kendimizi şimdiki zamanda olayları bir bir çözüyoruz, bununla beraber bol aksiyon ve gerilimde çabası. Amerikan ve Rus ajanlar olmasa olmaz zaten. Da Vinci Code havasında, eminim bu eser Amerika'da ünlü bir yazar tarafından basılsaydı tüm dünyada çok satanlar arasına girerdi.
anlatım/tarz: 8,5/10
güzel ve abartısız tasvirler vardı. yine de yer yer birkaç yerde gereksiz bulduğum şeyler haricinde beğendiğimi söyleyebilirim. bunlarda tüm romana etki edecek kadar rahatsız edici değildi. yazarın beşinci kitabı olduğu ve bu konuda ki tecrübesini romana aktarmayı başarmış diye düşünüyorum.
ana karaker/karakterler: 8/10
en çok puan kırdığım kısım. baş karakter Zümrüt çekingen, kendine güveni düşük biri. belki bunun sebepleri var, özellikle ailesel olarak başına gelenler vs vs fakat ben isterdim ki Zümrüt tuttuğunu koparan biri olsun. romanın içinde zaten bahsediliyor bundan, bir tür içsel yolculuk gibi kendini keşfetmeye çıkıyor gibi gösterilmiş, fakat karakter hikayeye göre arkaplanda kalmış. koca romanda sadece birkaç kere Zümrüt'ün kendini bu konuda eleştirdiğini duyuyoruz o kadar ve bunlarda kısa geçilmiş. Zümrüt'ün bu pasif yapısı, Alper ver Doruk gibi iki baskın erkek karakter ile dengelenmeye çalışılmış, en azından bir denge sağlanmış. buna rağmen Zümrüt ile bağ kurabildim ve yan karakterlerin Zümrüt ile ilişkisi, olaylarla ilişkisi gayet iyiydi.
Genel olarak değerlendirecek olursak 10 üzerinden 9/9,5 gibi bir puan verirdim, okuduğum en iyi romanlardan bir tanesi olarak kütüphanemde yerini almış bulunuyor. Herkese okumasını tavsiye ediyorum.
konu/anakonu: 10/10
konusu çok değişik bir kitap bir kere. Atatürk'ün MU kıtasını araştırması, Türkiye'den kaçırılan tarihi tabletler ve bunlarla ilişkili faili mechul cinayetler. birde tabi bunların neden olduğuna dair ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar. tüm gerçekleri yazmak isteyen baş karakter Zümrüt etrafında dönen olaylar sizi içine alacak.
kurgu: 9/10
kurgusu da gerçekten hoşuma gitti. yeri geliyor geçmişte yaşanan olaylara şahit oluyoruz, yeri geliyor kendimizi şimdiki zamanda olayları bir bir çözüyoruz, bununla beraber bol aksiyon ve gerilimde çabası. Amerikan ve Rus ajanlar olmasa olmaz zaten. Da Vinci Code havasında, eminim bu eser Amerika'da ünlü bir yazar tarafından basılsaydı tüm dünyada çok satanlar arasına girerdi.
anlatım/tarz: 8,5/10
güzel ve abartısız tasvirler vardı. yine de yer yer birkaç yerde gereksiz bulduğum şeyler haricinde beğendiğimi söyleyebilirim. bunlarda tüm romana etki edecek kadar rahatsız edici değildi. yazarın beşinci kitabı olduğu ve bu konuda ki tecrübesini romana aktarmayı başarmış diye düşünüyorum.
ana karaker/karakterler: 8/10
en çok puan kırdığım kısım. baş karakter Zümrüt çekingen, kendine güveni düşük biri. belki bunun sebepleri var, özellikle ailesel olarak başına gelenler vs vs fakat ben isterdim ki Zümrüt tuttuğunu koparan biri olsun. romanın içinde zaten bahsediliyor bundan, bir tür içsel yolculuk gibi kendini keşfetmeye çıkıyor gibi gösterilmiş, fakat karakter hikayeye göre arkaplanda kalmış. koca romanda sadece birkaç kere Zümrüt'ün kendini bu konuda eleştirdiğini duyuyoruz o kadar ve bunlarda kısa geçilmiş. Zümrüt'ün bu pasif yapısı, Alper ver Doruk gibi iki baskın erkek karakter ile dengelenmeye çalışılmış, en azından bir denge sağlanmış. buna rağmen Zümrüt ile bağ kurabildim ve yan karakterlerin Zümrüt ile ilişkisi, olaylarla ilişkisi gayet iyiydi.
Genel olarak değerlendirecek olursak 10 üzerinden 9/9,5 gibi bir puan verirdim, okuduğum en iyi romanlardan bir tanesi olarak kütüphanemde yerini almış bulunuyor. Herkese okumasını tavsiye ediyorum.
platonik aşk yaşadığım kızın dudaklarına yapışıp "seni seviyorum şapşal şey" derdim. Sonra kafama bir kurşun sıkardım...
Not: Pardon bir dakika sonra ölecekmişim. Sevdiğimi arayıp aynı cümleyi söylerdim sonra penceren aşağı atlardım vaktim olursa...
Not: Pardon bir dakika sonra ölecekmişim. Sevdiğimi arayıp aynı cümleyi söylerdim sonra penceren aşağı atlardım vaktim olursa...
hayır genelde olumsuz bir cevaptır. nedense pozitif anlamda kullananlar var.
ben hayatımda çay sevmeyen insan görmedim, o yüzden çay içen adam kötü değildir diyemiyorum. Tanıdığım tanımadığım, iyi kötü herkes çay seviyor sebastian.
şahsen içinde olmadığım bir grup. özel mesaj atmak niye isteyeyim ki? Sosyalleşmek isyiyorsak facebook var mis gibi...
bitsin artık... yeni yıl yeni umut demektir... vatana millete hayırlı olsun 2017
Etemenanki kitabının yazarı. Kalemi ve zekası üst seviyede bir yazar kendileri.
tabi ki kitaplar olmazsa olmazım. birde para vereceğim film olabilir.
uykun kaçıyorsa ya aşıksındır ya da büyük bir borcun vardır.