bugün
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması12
- sözlüğün reisi kim anketi19
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı13
- sözlükteki fetocular6
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- yılan dövmeli insanların garip olması5
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- hikayenin devamını getir8
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir17
- erzurum hdp mitingi6
- arkadaşlar9
- tas kafalı hırtlar için el salvador çözümü4
- mazot3
- doğru karpuz seçemeyen erkek9
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- hakkari mhp mitingi5
- sözlüğün reisi kim14
- ben kin tutmam insanı3
- yazarların akşama dair planları3
- ekonomi5
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları2
- kalp mi daha duygusal mide mi6
- toplum içinde gülüşmelere neden olmak2
- emret komutanım izlemiş efsane nesil3
- oksizoron tarafından terkedilenler5
- nervionun kedisi3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- sözlük yazarlarının normal kombinleri16
- iskender büyük davasında haklıydı3
- sevmediğin kişinin komik şakası2
- üzümde aroma arıyorum4
- erkek adamın külahtan dondurma yemesi2
- antipanik sizce biraz antipatik mi5
- istiklal mahkemeleri her 10 yılda bir kurulmalı4
- fetöcü polat alemdar3
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi9
- emlakçı2
- islamda namaz yoktur30
- true yu evlendiriyoruz kampanyası6
- bir dilim pastaya oy veren eyitimsiz seçmen5
- gocu'nun durgunlaşması3
- günaydın küçük ipneler9
- ütünün fişini çektim mi paranoyası5
- market poşetlerini tekte taşıyamayan erkek4
- hep ileriye doğru bakmak4
- hoşlanılan kızın kaç para mayış alıyon demesi5
- kazım kaşifoğlu2
- tombik4
entry'ler (96)
'' HIMYM ve envailerini izleyen insan tipi ''yüzünden bitirilmiş i-na-nıl-maz dizi.Doktor olan Tobias'ın güneşlenen adamı ölü sanıp kalp masajı yapması hala güldürür.
'Spooked' Dwight'ın her yıl Halloween'de ofise kesici aletler sokmaya çalıştığı kısımla güldürmüştür.Ama bu dizinin kanımca en çılgın kısmı şudur:
Dwight , powerpoint kullanarak 'yangın' la ilgili bir sunum yapmaış ama kimse onu dinlememiştir ve ofiste sahte bir yangın çıkarmıştır.Fakat gerçeği söyleyene kadar Stanley kalp krizi geçirmeye başlar ve yere düşer.Michael Scott'da Stanley'in yakasından tutar:
-Stanley!Stanley!Don't die Stanley!Barack is the president!You're black ,Stanley!
Dwight , powerpoint kullanarak 'yangın' la ilgili bir sunum yapmaış ama kimse onu dinlememiştir ve ofiste sahte bir yangın çıkarmıştır.Fakat gerçeği söyleyene kadar Stanley kalp krizi geçirmeye başlar ve yere düşer.Michael Scott'da Stanley'in yakasından tutar:
-Stanley!Stanley!Don't die Stanley!Barack is the president!You're black ,Stanley!
The Office'in en absurd karakteri.Depo'da çalışmak için başvurmuştur ama Michael onda bir ışık(!) gördüğü için onu muhasebeye almıştır.Oscar'ın gay olduğunu öğrendiğinde bir gülüşü vardır , izlemeyeni bile kopartır.
Şüphesiz en çılgın dizi karakteri.The office belki Michael Scott olmadan gider ama Dwight olmadan asla.
ilk izlediğinizde 'Tamam ya salak bi herif '' dediğiniz, sonralarında 'Egoist' diye devam ettiğiniz fakat arada çılgın ve süper-mantıklı tespitlerini görünce 'Lan dahi falan mı bu?' diye sizi afallatan,Office dizisinin en özlenesi karakteri.
Sanıldığının aksine kötü bir eğitim üyesi değildir.Derslerine giren biri olarak , aleviler için böyle şeyler diyecek bir hocaya hiç benzememekte.Sadece birtakım öğrenciler,belki de Zaman'da yazdığı için ya da bazen yönetimin yaptığı -az da olsa- iyi şeyleri vurguladığı için öğrenciler tarafından kasıtlı olarak 'yanlış anlaşılmak' istenen hoca olabilir.Onun dışında Marmara Üniversitesi ingilizce işletme'de ders verir.Dersleri zordur,çok iyi anlatır,bazen konudan ötürü ders sıkıcı geçse de sınıfın ritmini bir şekilde geri kazanır.Bir sorunu olduğunda öğrencinin gitmesi gereken ilk kişidir.
''She is tolerable , but not handsome enough to tempt me.'' Mr.Darcy
Jane Austen - Pride and Prejudice
Jane Austen - Pride and Prejudice
Herşeye tozpembe bakan ve aşkın en saf halini Jane'le yaşayan karakter.
Yanlış yere gelmiştir.
Fitzwilliam Darcy'e hayat vermiş oyuncu.iyi ki var.
insanın 'bir kitap karakteri' olarak kabul etmek istemediği kişi.Kişi diyorum, ben de kabul etme niyetinde değilim.insan gerçek olsun istiyor.Mecnun misali 'Ben seni bir saatte beklerim,bir ömür de'' diyesi geliyor.Jane Austen öyle süper bir profil çiziyor ki bu adam için, siz onun kötü halini de görmüş olsanız, ilk başta nefret de etseniz, sonrasında olaylarla adam bir anda vazgeçilmez oluyor, bir insanı iyiliğiyle-kötülüğüyle seviyorsunuz.
Dizi versiyonu kesinlikle ve kesinlikle tavsiye edilir.Colin Firth adeta döktürmüş, insanın başka bir filmde göresi gelmiyor,o haliyle kalsın istiyorsunuz.Fakat filmi inanılmaz yüzeyseldir.Önce kitap,sonra dizi.
Dizi versiyonu kesinlikle ve kesinlikle tavsiye edilir.Colin Firth adeta döktürmüş, insanın başka bir filmde göresi gelmiyor,o haliyle kalsın istiyorsunuz.Fakat filmi inanılmaz yüzeyseldir.Önce kitap,sonra dizi.
insanın 'bir kitap karakteri' olarak kabul etmek istemediği kişi.Kişi diyorum, ben de kabul etme niyetinde değilim.insan gerçek olsun istiyor.Mecnun misali 'Ben seni bir saatte beklerim,bir ömür de'' diyesi geliyor.Jane Austen öyle süper bir profil çiziyor ki bu adam için, siz onun kötü halini de görmüş olsanız, ilk başta nefret de etseniz, sonrasında olaylarla adam bir anda vazgeçilmez oluyor, bir insanı iyiliğiyle-kötülüğüyle seviyorsunuz.
Dizi versiyonu kesinlikle ve kesinlikle tavsiye edilir.Colin Firth adeta döktürmüş, insanın başka bir filmde göresi gelmiyor,o haliyle kalsın istiyorsunuz.Fakat filmi inanılmaz yüzeyseldir.Önce kitap,sonra dizi.
Dizi versiyonu kesinlikle ve kesinlikle tavsiye edilir.Colin Firth adeta döktürmüş, insanın başka bir filmde göresi gelmiyor,o haliyle kalsın istiyorsunuz.Fakat filmi inanılmaz yüzeyseldir.Önce kitap,sonra dizi.
insanın ağzı kulağında okuyacağı bir Jane Austen romanı ve 1995 BBC uyarlaması bir dizidir aynı zamanda.Bir de 2005 yılında filmi çekilmiştir, ama dizi versiyonundan kesinlikle iyi değildir,hatta film kendi başına da iyi değildir.Filmde olaylar daha yüzeysel anlatılırken,dizide nerdeyse okuduğunuz her ayrıntıyı görebilirsiniz.
Ama tabiki'95 versiyonunda Mr.Darcy'i canlandıran Colin Firth'i unutmamak gerek çünkü kelimenin tam anlamıyla 'cuk' diye oturmuştur.Mesela ben genelde beğendiğim filmlerden sonra oyuncuların biyografilerine bakarım ama özellikle Colin Firth'e bakmıyorum.Onu Mr.Darcy olarak izledikten sonra gerçek hayatını okuyup ''3 çocuk babası,şurda yaşıyor, aslen buralı'' diye görmek istemiyorum,sinirlerim geriliyor.O hep Darcy olarak kalsın,Pemberley'de yaşasın,arada bir çılgınlık yapıp kıyafetleriyle göle atlasın falan istiyorsunuz.Hatta iyi özelliklerinin yanında o kibirini,gururunu,önyargısını artık daha ne kadar kötü özelliği varsa hepsini istiyorsunuz.
Ayrıca dönemin kabul ettiği değerler de gösterilir,hatta inceden inceye de eleştirilir,tümüyle bir aşk romanı değildir esasen.Ama sürekli ve sürekli ve sürekli..izleseniz de hala siz de ilk heyecanı bırakan nadir kitaplardan-dizi uyarlamasından biri.
Ama tabiki'95 versiyonunda Mr.Darcy'i canlandıran Colin Firth'i unutmamak gerek çünkü kelimenin tam anlamıyla 'cuk' diye oturmuştur.Mesela ben genelde beğendiğim filmlerden sonra oyuncuların biyografilerine bakarım ama özellikle Colin Firth'e bakmıyorum.Onu Mr.Darcy olarak izledikten sonra gerçek hayatını okuyup ''3 çocuk babası,şurda yaşıyor, aslen buralı'' diye görmek istemiyorum,sinirlerim geriliyor.O hep Darcy olarak kalsın,Pemberley'de yaşasın,arada bir çılgınlık yapıp kıyafetleriyle göle atlasın falan istiyorsunuz.Hatta iyi özelliklerinin yanında o kibirini,gururunu,önyargısını artık daha ne kadar kötü özelliği varsa hepsini istiyorsunuz.
Ayrıca dönemin kabul ettiği değerler de gösterilir,hatta inceden inceye de eleştirilir,tümüyle bir aşk romanı değildir esasen.Ama sürekli ve sürekli ve sürekli..izleseniz de hala siz de ilk heyecanı bırakan nadir kitaplardan-dizi uyarlamasından biri.
Burak Önal için izlediğim,öyle ahım şahım olmayan,büyük beklentilerle izlenmediği sürece hoş bir film.Final sahnesi fena olmuştur ama.
Rizeye bağlı olan 'Hemşin'
Yarınki final sınavından dolayı,şu an Marmara Üniversitesi-Yabancı Diller Okulu'na mensup herkesin aklından geçen seçenek.
ben orospu çocuğuyum.
Fragmanı ne olursa olsun 'Ahmet Doğru'nun ölümüyle Behzat Ç. istanbul'a gelecek , ''Leyla ile Mecnun'' un içinde olacaktır.
Coming soon .
Coming soon .
Sevgili Sen,
Çok görüşemedik senle, hani inanılmaz konuşan-görüşen iki kişi olmadık, belki toplasan görüştüğümüz saatleri 24 saat etmez.
Ama nerdeyse 1 yıl oldu görüşmeyeli, Allah'ın her günü aklımdasın.Bazen dua ediyorum şurda burda karşılaşırız diye.Oturduğun yerden geçtiğimde bir fena oluyorum.Gezdiğini düşündüğüm yerlerden geçince bir fena oluyorum.Ben ben değilim işte o zaman.Her şarkıyı sana yoruyorum bir şekilde.Seni hep rüyalarımda görürdüm , artık görmüyorum diye bilinçaltıma bile çemkirir oldum.
Aslında şuan bunları benim söylediğimi duysan eminim krize falan girerdin,oturduğun koltuktan düşerdin,ağzındaki çay duvara yayılmıştı falan.Çünkü ben engelledim aslında seni.Çok ters davrandım, sen sordun ben cevaplamadım.Aslında 'cevaplayamadım' , ama bunu anlamadın sanırım.
Normal, ben olsam ben de anlamam.Hastalıklı bir insanım ben,kabul ediyorum.
Bir keresinde hiç tanışmamışken(sima olarak biliyordum ama seni) tren'de karşılaşmıştık , üstünde siyah bir tişört vardı, saçların dağınıktı.her neyse aynı vagona binmiştik ama sen bir uçtaydın ben diğerinde . ikimizde duvara yaslanmıştık , o kadar kalabalıktan belli olmamıştı ama karşı karşıyaydık.
Ne zaman trene binsem aklıma gelir.
Bir keresinde , diyorum ya dua ediyorum karşılaşmak için diye, trene erken koşup 20 dk. önce gelene binmiştim.Tam trene binmişim ,gidiyoruz yavaş yavaş, seni gördüm, eğer erken gelmeseymişim kesin karşılaşırmışız! Atlamak aklıma gelmedi değil ama yapamazdım.
Belki de bu durum bir işaretti , benim için. Ama anlamak istemiyorum bu işareti, inan.
Gerçi artık yoksun , olmayacaksın anladım.Her şarkıyı sana yormak da çok zavallıca. Zaten beni bir kere bile düşündüğünü - ya da düşüneceğini - sanmam.
Bunları okuman dileğiyle!
Gerçi anlamayacaksın ama .. olsun.
Kırmızının Laneti.
Çok görüşemedik senle, hani inanılmaz konuşan-görüşen iki kişi olmadık, belki toplasan görüştüğümüz saatleri 24 saat etmez.
Ama nerdeyse 1 yıl oldu görüşmeyeli, Allah'ın her günü aklımdasın.Bazen dua ediyorum şurda burda karşılaşırız diye.Oturduğun yerden geçtiğimde bir fena oluyorum.Gezdiğini düşündüğüm yerlerden geçince bir fena oluyorum.Ben ben değilim işte o zaman.Her şarkıyı sana yoruyorum bir şekilde.Seni hep rüyalarımda görürdüm , artık görmüyorum diye bilinçaltıma bile çemkirir oldum.
Aslında şuan bunları benim söylediğimi duysan eminim krize falan girerdin,oturduğun koltuktan düşerdin,ağzındaki çay duvara yayılmıştı falan.Çünkü ben engelledim aslında seni.Çok ters davrandım, sen sordun ben cevaplamadım.Aslında 'cevaplayamadım' , ama bunu anlamadın sanırım.
Normal, ben olsam ben de anlamam.Hastalıklı bir insanım ben,kabul ediyorum.
Bir keresinde hiç tanışmamışken(sima olarak biliyordum ama seni) tren'de karşılaşmıştık , üstünde siyah bir tişört vardı, saçların dağınıktı.her neyse aynı vagona binmiştik ama sen bir uçtaydın ben diğerinde . ikimizde duvara yaslanmıştık , o kadar kalabalıktan belli olmamıştı ama karşı karşıyaydık.
Ne zaman trene binsem aklıma gelir.
Bir keresinde , diyorum ya dua ediyorum karşılaşmak için diye, trene erken koşup 20 dk. önce gelene binmiştim.Tam trene binmişim ,gidiyoruz yavaş yavaş, seni gördüm, eğer erken gelmeseymişim kesin karşılaşırmışız! Atlamak aklıma gelmedi değil ama yapamazdım.
Belki de bu durum bir işaretti , benim için. Ama anlamak istemiyorum bu işareti, inan.
Gerçi artık yoksun , olmayacaksın anladım.Her şarkıyı sana yormak da çok zavallıca. Zaten beni bir kere bile düşündüğünü - ya da düşüneceğini - sanmam.
Bunları okuman dileğiyle!
Gerçi anlamayacaksın ama .. olsun.
Kırmızının Laneti.
özellikle son kısmı bir başka güzel olan şarkı.