bugün
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- s'i l v'e r m'i s t28
- uludağ itiraf12
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- reenkarnasyon3
- sikişirken sigara içen kadın6
- yörük kızı15
- claudian clouds20
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- kız düşürmenin kısa yolu15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- zorunlu eğitim11
- mercimek çorbası içen kadın14
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- command and generals2
- sözlüğün en masum yazarları16
- fusya semsiyeli yabanci26
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- devlet bahçeli9
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- sarapci koala43
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- pum pum çorbası6
- nervio21
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sarımsak yiyen kız6
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- pandela 38
- serhat kılıç22
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- türkiye13
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- ismail kartal12
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- tai lung45
- pizza6
- tavuk budu2
- saraca098
- hoşçakal uludağ sözlük7
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- şarapçının birden tayyipçi olması10
entry'ler (587)
silivri ceza infaz kurumuna ait restaurant var. bu restaurant kampüsteki personellere, lojman sakinlerine ve aynı zamanda halka hizmet veriyor. fiyatlar piyasanın biraz altında diyebilirim. içerisi de kebap restaurantı konseptli ortanın bir tık üstü diyebilirim.
Geçenlerde öğle yemeği için bir yer ararken buraya gittik. içerde o kadar güzel karşılanıyorsun ki daha girdiğin andan itibaren herkes cumhurbaşkanı gelmiş gibi davranıyor sana. garson hürmet konusunda o kadar titiz davranıyor ki neredeyse masayı yalayacak müşteriyi memnun etmek için.
birlikte yemek yediğim arkadaşıma sordum. bu insanlar ne kadar maaş alıyor ki böyle gönülden çalışıyor diye. bu insanlar maaş almıyor, onlar mahkum dedi. mesai saatlerinde gelip çalışma fırsatı sunuluyor bazı iyi halli mahkumlara. onlar için buraya gelmek ve burada çalışıp günü geçirmek paradan daha değerli dedi.
gerçekten tüylerim ürperdi. özgürlük paradan daha değerliydi. ne kadar maaş verirsen ver hiçbir insan bu denli gözlerinin içi parlayarak çalışmazdı. gerçekten çok duygulandım ve üzüldüm.
Geçenlerde öğle yemeği için bir yer ararken buraya gittik. içerde o kadar güzel karşılanıyorsun ki daha girdiğin andan itibaren herkes cumhurbaşkanı gelmiş gibi davranıyor sana. garson hürmet konusunda o kadar titiz davranıyor ki neredeyse masayı yalayacak müşteriyi memnun etmek için.
birlikte yemek yediğim arkadaşıma sordum. bu insanlar ne kadar maaş alıyor ki böyle gönülden çalışıyor diye. bu insanlar maaş almıyor, onlar mahkum dedi. mesai saatlerinde gelip çalışma fırsatı sunuluyor bazı iyi halli mahkumlara. onlar için buraya gelmek ve burada çalışıp günü geçirmek paradan daha değerli dedi.
gerçekten tüylerim ürperdi. özgürlük paradan daha değerliydi. ne kadar maaş verirsen ver hiçbir insan bu denli gözlerinin içi parlayarak çalışmazdı. gerçekten çok duygulandım ve üzüldüm.
Neden para kazanıyoruz? Hayatta kalmak için neden uğraşıyoruz? Geçici olan bu dünyada neden kalp kırıyoruz? Rutin içinde rutin yaşadığımız hayatımız neden bu kadar değerli? Ölünce her şey karanlık mı olacak? Ölenler neden geri gelmiyor? Gittikleri yerde çok mu mutlular? Ya da bir yere gitmediler mi? Yaşamak istediğimiz hayat bu mu? Yoksa göstermek istediğimiz hayat mı bu ? Hep mükemmel mi görünmek istiyoruz? Ağlarken çektiğimiz selfieyi neden sosyal dünya ile paylaşmıyoruz? Kendimizi olduğumuz gibi göstermek dürüstlük mü? Yoksa kimse dürüst mü değil? Bazen birileri üzülmesin diye susuyor muyuz? Yoksa kendimizi düşündüğümüz için mi susarız? insan hapise girse bile neden ölmek istemez? Yaşamak özgürlükten daha mı değerli? Yoksa ölünce ne olacağından mı korkuyoruz? Aslında ihtiyacımız olan şey yalnızlık mı? Yoksa kalabalıklardan mı korkuyoruz? Hayatta çizdiğimiz role bazen kendimiz de inanıyor olabilir miyiz? Hepimiz biraz tiyatrocu muyuz yoksa? Hepimiz kendi filmimizin baş rolü isek madem herkes neden komedi filmi yaşamıyor? Olmak istediğimiz kişi olduğumuzda bundan da sıkılacak mıyız? Eski çağ insanları bu kadar karamsar değilken günümüzde herkesin bu kadar karamsar olmasının nedeni nedir?
Geleneksel zihniyetin ürettiği bir söz öbeğidir. Esası ''elin oğlu diploman da olsa pilav da yapsan yine gidip başkasına bakar.'' olacaktır.
Tanju okan- kadınım.
Ufff hadi öptüm bb.
Kadınların erkeklere göre şekillenmeyeceğini bilmesi gereken şahıs söylemidir. Milyarlarca insan var anlaşabilen mutlu oluyor işte çok fazla düşünmeyin.
2001 yılında gerçekleşen bir deniz kazası sonucu batan Japon balıkçı eğitim teknesinin adıdır. Olayın ilginçliği ABD denizaltısı japonya açıklarında gezinirken üstündeki kocaman tekneyi fark edemeyip tekneyi batırmıştır. Olayda teknedeki 9 kişi kaybolmuştur.
Şeyma subaşı’nı insanların sevmeme nedeni kendini Melek gibi göstermeye çalışmasıdır. Büyük düşünür, hiçbir vasfı olmayan şeyma hanım herkes kalbinin ekmeğini yer diyor, yani çok iyi kalpli bir insan hele de ilişki anlayışında, biz çok kötü kalpliyiz onun gibi olamıyoruz. Kendini vasıflı göstermeye çalışan bu insanın hayattaki tek başarısı acun’un karısı olmak. Bir kadın kendini bu şekilde ezdirmemeli, kendini bu şekilde ezdiren hiçbir kadını desteklemiyorum. Ödül törenine gelince o kadar emek veren insanların çıktığı bir törende yine vasıfsız bir şekilde acun’un karısı olarak yer aldı, paranın insanların başarısının önüne geçmesinin en büyük somut örneğidir şeyma subaşı. Yuvasını yıktığı kadını acun’la boşattıktan sonra ‘’ boşandılar’’ yazacak kadar iyi kalpli ayrıca.
Geçenlerde hücreseli açık unutup film izlemiştim.
Şeyma Subaşı. Kendini bu kadar kalabalık göstermeye çalışıpta aslında etrafında gerçekten onu sevdiği için olan bir kişi bile yok bence. Asıl yalnızlık kalabalıkların arasında olan değil midir?
instagram
Snapchat
WhatsApp .
Snapchat
WhatsApp .
Senin canın sağolsun.
Kullanım oranı düşer. Kullanmak isteyen insan yasal değilken de çok rahat bulabiliyor günümüzde. Ki yasal olmadığı için insanlar kullanmaya daha meraklı. Eğer yasal olursa muhtemelen sigaradan farkı kalmaz, kapalı alan muhabbeti vs. Ama devlet bunu kendi tekeline alırsa her kişi için bir limit koyarsa satın alımlarda kullanım oranını düşürebilir tabi bunun yanında piyasa fiyatının altında satması ve devlet dışındaki kişilerin üretiminin yasak olması gerekiyor ki piyasada el altından satılmasın.
Şizofreni başlangıcı olabilir.
Göksel- Günün birinde.
Sözler anlamlı...
Sözler anlamlı...
görsel
Mezeler benden.
Mezeler benden.
Arap avcısı.
romantiklikten kasıt günbatımı falansa estonya-tallinn.
Cilt maskesi.
en asgari şartlar altında 0 sosyallikle değerlendirelim. yeme içme masrafı 200 olsun. bu kişinin istanbul değilde anadolu şehrinde yaşadığını düşünelim. aylık 300 liraya gecekonduda kalsın. kış mevsimi için yakıt masrafı aylık 150 lira olsun. elektrik ve su faturaları+ telefon faturası 100 lira olsun. 1000 tl ye çalıştığı işe gidip gelmesi sırasındaki yol masrafı 80 tl olsun. deterjan gibi temizlik malzemeleri masrafı 30 tl olsun. 100 tl giyim masrafı olsun. şuana kadar 200+300+150+100+80+30+100= 960 tl yaptı. 40 lirayla da artık ne isterse onu yapar.