bugün
- ekonomi17
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek7
- türkiye11
- yeni partinin çerçeve yasa kararı13
- corona adasında bira tadımı yapacak uzman ilanı4
- ulu parti5
- baliye balayına gitme ezikliği4
- ekşi sözlük referans17
- ingiliz ajanları5
- koko14
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu2
- zorunlu eğitim10
- terörsüz türkiye den rahat olan kesim2
- 2000 doğumlu kızlar5
- yeni parti7
- mekke anlaşması20
- bok kokan bali'ye balayına giden münasip çiftler2
- burak kut4
- dindar nesil2
- evlenmeme nedenleri3
- recep tayyip erdoğan6
- baliye giden türkiye ezikleri2
- çocuğuna kendi ismini veren ebeveyn4
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- kürt sorunu4
- the last house2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- kod yazarken müzik dinlemek6
- en gey özelliğiniz10
- iyilikler kötülükleri giderir2
- fenerbahçe7
- 10 ağustos 20263
- din ve ahlak5
- salaksın3
- ferrari ye tüp taktırmak isteyen insan2
- torpil peşinde koşan tip5
- trabzonspor8
- yanlışlıkla gey olmak9
- halk başkanlık sistemini istiyor9
- ey insan2
- günlük tutan erkek19
- online 40 yazar ne yapıyor5
- zall'ın çok meşgul biri olması6
- tuvalete sıçımhane diyen kezo5
- wc'ye telefonsuz girmek7
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
sevdiği entry'ler
'Hayat nedir?' sorusuna böyle cevap vermişler.
Dostoyevski "Cehennem”
Sokrates "ızdırap"
Nietzsche "Güç"
Picasso "Sanat"
Gandhi "Savaş"
Size göre ‘Hayat nedir?’
Dostoyevski "Cehennem”
Sokrates "ızdırap"
Nietzsche "Güç"
Picasso "Sanat"
Gandhi "Savaş"
Size göre ‘Hayat nedir?’
"kafka’nın değişim eserinde hayvanlaşan hayat anlayışımızı kaç kişi anlayabildi ki, intihar etmek için çabalarını kaçımız düşündü ki, yoksa hasta bir kişiliği mi okuyoruz?
kaç kişi sanat adı altında mozart’ın sarayda kızların peşinde koşarken krala yakalanmasını biliyor ki? kız çığlıklar içinde kaçarken mozart onun peşinde koşuyordu. üstü başı dağınık, kendinden geçmiş bir halde kralı karşısında görünce susmak yerine krala şunu demişti: “ben bayağı biriyim ama yazdıklarım bayağı değildir.”
zweig’in, tanrı’nın bileklerinden tuttum derken, “kaderime ben hakimim” demek istediğini. hugo’nun kadın düşkünü olduğunu, dostoyevski’nin kumar tutkunluğunu, balzac’ın dolandırıcılığını, poe’nin ayyaş olana kadar içtiğini, “sen sarhoş mu yazıyorsun?” dedikleri zaman, kaç kişi yüzünde beliren sanat anlayışı ile yaşamının arasındaki uçuruma kendini koydu?
tarih deliliklerle dolu, kaç kişi bu deliliklerin arasında yolculuk yapmak ister?
“gecenin mahremiyetini yırttım” derken rimbaud’u kaçımız anladı, verlain korkularının kendini uyutmadığını, nietzsche otel odasında kusmukları içinde ölürken yanında hiç kimsenin olmamasını, miller’in karısını sattığını bile bilmiyoruz belki de…
gorki gibi yazabilmek için on yılımı harcarım diyebilecek kaç deli var aramızda, descartes’in alın kuralları eserini yazdıktan sonra tebessüm içinde övünerek kahvesini yudumladığını, kendi romanında kurguladığı kişiliğe herkesten önce kendisinin inandığı gogol gibi, kaç kişi var kurgusuna güvenen?
tarih deliliklerle dolu…
cipolla’nın iktisat tarihine meydan okuduğunu bile unutmuşuzdur.
ibni sina’nın “tıbbı üç kelime içine alıyorum” dediğinde kibirli halini , batuta her gördüğü yüze inancını sorduğunu, farabi mutluluk teorisini kalem alırken mutsuz olduğunu kaçımız düşündü ki?
düşüncelerin sakıncalı olabileceğini bile kralların savaşları kaybettiklerinde anladıklarını, kardeş kavgalarının gölgesinde suskunlukları, saray odalarında musiki yerine fransız müziğinin seslendirildiğini, kaç kişi gerçeklerin bizim düşündüğümüz gibi olmadığını biliyor ki?
tarih deliliklerle dolu….
sanat anlayışını hayatları ile kıyasladığınızda kaç sanatkar, kaç yazar, kaç şair, aklımızda hayal etmiş olduğumuz şekilde yaşadı ki?
sanat delilik ister demiyorum, ama sanatkar deli olabilir…"
---Deliliğin Tarihi, Michel foucault---
kaç kişi sanat adı altında mozart’ın sarayda kızların peşinde koşarken krala yakalanmasını biliyor ki? kız çığlıklar içinde kaçarken mozart onun peşinde koşuyordu. üstü başı dağınık, kendinden geçmiş bir halde kralı karşısında görünce susmak yerine krala şunu demişti: “ben bayağı biriyim ama yazdıklarım bayağı değildir.”
zweig’in, tanrı’nın bileklerinden tuttum derken, “kaderime ben hakimim” demek istediğini. hugo’nun kadın düşkünü olduğunu, dostoyevski’nin kumar tutkunluğunu, balzac’ın dolandırıcılığını, poe’nin ayyaş olana kadar içtiğini, “sen sarhoş mu yazıyorsun?” dedikleri zaman, kaç kişi yüzünde beliren sanat anlayışı ile yaşamının arasındaki uçuruma kendini koydu?
tarih deliliklerle dolu, kaç kişi bu deliliklerin arasında yolculuk yapmak ister?
“gecenin mahremiyetini yırttım” derken rimbaud’u kaçımız anladı, verlain korkularının kendini uyutmadığını, nietzsche otel odasında kusmukları içinde ölürken yanında hiç kimsenin olmamasını, miller’in karısını sattığını bile bilmiyoruz belki de…
gorki gibi yazabilmek için on yılımı harcarım diyebilecek kaç deli var aramızda, descartes’in alın kuralları eserini yazdıktan sonra tebessüm içinde övünerek kahvesini yudumladığını, kendi romanında kurguladığı kişiliğe herkesten önce kendisinin inandığı gogol gibi, kaç kişi var kurgusuna güvenen?
tarih deliliklerle dolu…
cipolla’nın iktisat tarihine meydan okuduğunu bile unutmuşuzdur.
ibni sina’nın “tıbbı üç kelime içine alıyorum” dediğinde kibirli halini , batuta her gördüğü yüze inancını sorduğunu, farabi mutluluk teorisini kalem alırken mutsuz olduğunu kaçımız düşündü ki?
düşüncelerin sakıncalı olabileceğini bile kralların savaşları kaybettiklerinde anladıklarını, kardeş kavgalarının gölgesinde suskunlukları, saray odalarında musiki yerine fransız müziğinin seslendirildiğini, kaç kişi gerçeklerin bizim düşündüğümüz gibi olmadığını biliyor ki?
tarih deliliklerle dolu….
sanat anlayışını hayatları ile kıyasladığınızda kaç sanatkar, kaç yazar, kaç şair, aklımızda hayal etmiş olduğumuz şekilde yaşadı ki?
sanat delilik ister demiyorum, ama sanatkar deli olabilir…"
---Deliliğin Tarihi, Michel foucault---
Bu kızın sonunda suratındaki beni çalmışlar.
Kaşıkçı elması gibi dünyanın yekpare en büyük beni tabiki de hırsızları cezbedecekti.
Kaşıkçı elması gibi dünyanın yekpare en büyük beni tabiki de hırsızları cezbedecekti.