bugün
- cd devrinin bitmesi6
- bir ilişkiyi kim yönetir21
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz5
- ilişkiyi mesajla bitirmek3
- fondöten sürmek6
- 2 temmuz 2026 mado da kahvemden böcek çıkması2
- botların biraz bokunu çıkarması2
- deniz göktaş'ın ölen yemenli çocuklar şakası3
- yeni sevgiliden beklentiler6
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- deniz göktaş35
- velvet48
- gustavo alfaro2
- pandela 319
- sokuk yazarlar6
- en gıcık olunan insan davranışı6
- aşk10
- sikişirken hüzünlenmek6
- aleyna tilki7
- kürt hareketinin devşirme olması15
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- sandalye8
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek6
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- yapsam yaptım derim4
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen5
- lamba5
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- ciguli kral16
- masa5
- amedspor12
- sevişme sonrası erkeğin gömleğini giyen kadın2
- samsung4
- ata demirer dinin mizahı olmaz2
- diamond bosphorus14
- bik bik kaç yaşında10
- memduh bashgan9
- mony tontana11
- ahtapot yemek9
- elektriği ödeyen adam7
- 4 temmuz 2026 istanbul yağmuru2
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- kemal kılıçdaroğlu20
- 2026 dünya kupası33
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- evde kalmış kız kurusu7
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- yürüyüş flörtü9
- bik bik abla vs vurduranlar12
entry'ler (16)
Aga ben Karadeniz'de doğalgaz falan görmedim. Yok yani.
Akp kralını yapıyor olmakla beraber chp de imkanlarinca yapmiyor degildir. Üzerinde fazla durulmamasi gereken bi entry
Akp kralını yapıyor olmakla beraber chp de imkanlarinca yapmiyor degildir. Üzerinde fazla durulmamasi gereken bi entry
hepsi düzeltme atatürk hariç.
grammy ödüllerinde lady gaga eminem'in kulağına '3 aylık ömrün kaldı' demiş.
Eskiden bendim.
aga biz yaşlandık bari cedric ayakta kalsın.. .çocuk zaten 8 yaşında dünyanın bütün derdini çilesini çekti.
tsubasa, pokemon, power rangers, he man, tutenstein, casper, minuscule ve aklıma gelmeyen saygı duruşunda bulunduğum tekrarlarını hala izlediğim niceleri...
3 gün önce bişiler içmek için yakın bir kız arkadaşımla buluştum. Çok sade takılır az makyaj yapardı. O gün buluşmamızdan sonra bi davete katılacağı için abartılı giyinip fazlaca makyaj yapmış. Fondöten hiç kullanmazdı o gün fondötenin dibine vurmuş.
Aydınlandığım gün o gündü. Fondöten ve orjinal yüz arasındaki farkı biliyordum artık.
Arkadaşıma ilk cümlem şu oldu: Bu makyaj ne kızım, gelin arabası gibi geziyosun ortalıkta!
Bozuldu tabi. Bozulsunda. Durum öyle.
Aydınlandığım gün o gündü. Fondöten ve orjinal yüz arasındaki farkı biliyordum artık.
Arkadaşıma ilk cümlem şu oldu: Bu makyaj ne kızım, gelin arabası gibi geziyosun ortalıkta!
Bozuldu tabi. Bozulsunda. Durum öyle.
Ördeklerin sesi yankı yapmaz.
hayat kadını ile prezervatifsiz sevişmek: Son anını mutlu yaşamak.
Öncelikle başkaları adına çalışıyorsan eğer çalışmanın ne kadar saçma olduğunu öğretiyor. Kendi kendine konuşmayı öğretiyor ve seni acemi seviyeden alıp üst düzey kendiyle konuşmacı yapıyor. Ve en tematik konularından biri de şu oluyor; LAN KENDi iŞiMi YAPSAM HiÇ KOYMAZ ÇALIŞMAK. Sonra her şey bir döngüye dönüşüyor. Kahve, işler, tamam patron, efes malt, uyku, kahve, işler, tamam pasdtfaydcsdvaasd....
Kısacası iş hayatının insana öğrettiği tek şey; Cumartesi Pazar'ın önemidir.
(Ha bir de kargo şirketine iş yerinin adresini vermişsindir. Takip numarasından aldığın ürünün sana adım adım gelişini falan izler mutlu olursun.Böyle saçma şeylerle mutlu olmayı falan da öğretiyo ve kapitalizme dair her şey)
Kısacası iş hayatının insana öğrettiği tek şey; Cumartesi Pazar'ın önemidir.
(Ha bir de kargo şirketine iş yerinin adresini vermişsindir. Takip numarasından aldığın ürünün sana adım adım gelişini falan izler mutlu olursun.Böyle saçma şeylerle mutlu olmayı falan da öğretiyo ve kapitalizme dair her şey)
Bu herifin cahilliğini, gayet soğukkanlı bir şekilde, açılan tartışma ortamlarında anlatırdım. Sonra bir gün bizim ufaklığın öğrenci olduğu liseye veli toplantısına gittim. Dedim gelmişken müdürü de göreyim. Müdürün odasına girdiğimde makam koltuğunun hemen arkasında kocaman RTE ve Kadir Mısıroğlu portrelerini gördüm. O günden sonra bu adam hakkında konuşmanın bile sadece kendini yormak olduğu kanaatındayım.
Çünkü; bu feslinin cahilliği fena ama fesliye inanan kısımın cahilliği daha fena.
Çünkü; bu feslinin cahilliği fena ama fesliye inanan kısımın cahilliği daha fena.
Öncelikle meraklı ve biraz kitap okuyan tipseniz, özellikle okumuş olduğunuz psikoloji, psikiyatri kitaplarından hatta terapi ve kişisel gelişim kitaplarından bile antidepresanların 'öcü ilaçlar' sınıfına girdiğini bilirsiniz.
Peki gerçekten öyle mi? -Tabi ki hayır.
anksiyete, obsesif, depresif, p. atak gibi ruh hallerinde bu ilaçları kullanmak yerine telkinler, meşgaleler, sözlü ve özellikle yazılı (hastalık günlüğü) yöntemler ile paçayı sıyırabilirsiniz. Ki şu dünyaca ünlü Amerikalı eleman D. Burn psikiyatr da çığır açmasına rağmen ilaç kullanımını savunmaz. (iyi hissetmek kitabını da tavsiye ederim.)
Nede hayır dediğimize gelelim.
Hastalığınızın nedeni ruhsal değil biyolojik de olabilir. Sizi ruhsal bunalıma iten durum yaşadıklarınız veya içinden çıkamadığınız problemler yerine özellikle beynin ilgili hormonu veya endorfin serotonin gibi skim skum şeyleri yeterince salgılayamamasından kaynaklanıyor olabilir. Yada troid bezinizdeki bir bir hastalıkta sizi depresyona sevk ediyo olabilir..
ilaçlar çözüm olabilir.
Yapılabilecek en güzel olay; ince eleyip sık dokumak. Bütün tahlilleri ve psikolojik yardımı aldıktan sonra psikiyatra başvurmak. Geçmiyorsa ilaç kullanmak. ilaca bağımlı olmamak (bu biraz zordur ama meditasyon yoga veya biraz dağ bayırla vb. üstesinden gelinebilir)
Peki gerçekten öyle mi? -Tabi ki hayır.
anksiyete, obsesif, depresif, p. atak gibi ruh hallerinde bu ilaçları kullanmak yerine telkinler, meşgaleler, sözlü ve özellikle yazılı (hastalık günlüğü) yöntemler ile paçayı sıyırabilirsiniz. Ki şu dünyaca ünlü Amerikalı eleman D. Burn psikiyatr da çığır açmasına rağmen ilaç kullanımını savunmaz. (iyi hissetmek kitabını da tavsiye ederim.)
Nede hayır dediğimize gelelim.
Hastalığınızın nedeni ruhsal değil biyolojik de olabilir. Sizi ruhsal bunalıma iten durum yaşadıklarınız veya içinden çıkamadığınız problemler yerine özellikle beynin ilgili hormonu veya endorfin serotonin gibi skim skum şeyleri yeterince salgılayamamasından kaynaklanıyor olabilir. Yada troid bezinizdeki bir bir hastalıkta sizi depresyona sevk ediyo olabilir..
ilaçlar çözüm olabilir.
Yapılabilecek en güzel olay; ince eleyip sık dokumak. Bütün tahlilleri ve psikolojik yardımı aldıktan sonra psikiyatra başvurmak. Geçmiyorsa ilaç kullanmak. ilaca bağımlı olmamak (bu biraz zordur ama meditasyon yoga veya biraz dağ bayırla vb. üstesinden gelinebilir)
"Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz." (Devrim Arabaları)
evlerinin önüne topladıkları 10-15 köpeğe kuru ekmek yedirip ben hayvanseverim diye ahkam keserler. sanki il veya ilçenin bütün köpeklerine bakıyormuşcasına sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlar ile derneklerin ilgisini kazanır aylık çok güzel rakamları cebe indirirler. belediye ile sürekli kavgalılardır. hatta muhtemelen orada bulunan belediye barınağı bunlar yüzüne kapatılmıştır. kısırlaştırılmayan aşıları yapılmayan ama onların istediği gibi sokakta serbestce dolaşan hayvanların içler acısı halleri vardır. tamam serbesttirler ama 10 köpekten 5 i uyuzudur ve hemen hemen her çöp bidonunun yanında açlıktan ölmüş köpekler vardır.
bi kere belediyeden önce bunlardan birini aradım dedimki hemen alt mahallenizde bi köpek felç olmuş ve açlıktan ölecek, ya siz müdahale edein yada ben belediyeye haber vericem gerekeni yaptırıcam. bana telefonda; belediyeyi aramayın köpek özgür olsun ölsün gerekirse.
siz hayvan sevmeyin, kalsın.
bi kere belediyeden önce bunlardan birini aradım dedimki hemen alt mahallenizde bi köpek felç olmuş ve açlıktan ölecek, ya siz müdahale edein yada ben belediyeye haber vericem gerekeni yaptırıcam. bana telefonda; belediyeyi aramayın köpek özgür olsun ölsün gerekirse.
siz hayvan sevmeyin, kalsın.