bugün
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini9
- chp'nin hali ne olacak33
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey2
- cinsel taciz5
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük6
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- başarılı sigara bırakma teknikleri10
- onca zorluğun arasında mağaraya resim yapan tip3
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- yalnızlık4
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- iran'dan israil'e tehdit3
- en sevdiğiniz müzik türü10
- m r e r e c t o20
- koca bulmak5
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- sedat pekmez24
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- diamond bosphoruss denen yazar22
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- mount and blade ii bannerlord2
- klozet neden bu kadar ses çıkarıyor3
- x men2
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- her gün içsem bıkmam içecekleri3
- süt gibi bembeyaz tenli kızlar3
- twilight2
- ilgi manyağı olmak5
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- günün şiiri8
- gocu27
- 5 ayda 84.114 suriyeli'nin ülkesine dönmesi2
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- beyazsemsiyeliyabanci48
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- normal sözlükten gelenler için çalışma kampı2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- tai lung11
- zayıflamanın en güzel yanı5
- konya2
- kayyum kemal8
japonya'nın yerli halkının inandığını dindir. doğada yaşayan ruhlara saygı, bu inancın temelini oluşturur.
Şinto (Kanji: Şintö) veya Şintoizm Japonya'nın yerli dini. Eskiden Japonya'nın resmi diniydi. Bugün yaklaşık 4 milyon civarında inananı vardır. Dünyanın en eski dinlerinden olan Şinto bir tür animizmdir. Kami tapını içerir; kami "hayat için önemli olan, rüzgar, yağmur, ağaç, dağ, ırmak ve bereket gibi konsept ve şeylerin şeklini alan kutsal ruhlar" olarak tercüme edilebilir. Bazı kami yerel (lokal) olup, sadece belirli bir yerin ruhu veya koruyucusuyken, diğerleri büyük doğal oluşumlarınları, nesneleri ve işlemleri temsil ederler, Güneş tanrıçası Amaterasu gibi.
Şinto kelimesi iki kanjinin birleştirilmesinden oluşturulmuştur: şin, yani "tanrılar" veya "ruhlar", ve tö, yani "yol" (felsefi bir anlamda). Böylece, Şinto genellikle "tanrıların yolu" olarak çevirilmiştir.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Şinto resmi din olma özelliğini kaybetti; bazı Şinto uygulama ve öğretileri, savaş dönemindeki ünlerini kaybettiler ve bugün uygulanmıyor ve öğretilmiyorlar. Diğer uygulama ve öğretiler ise günlük etkinlikler olarak varlıklarını sürdürüyor. Şu anda ise Japonya'da daha çok budizm hakimdir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Einto_dini
Şinto kelimesi iki kanjinin birleştirilmesinden oluşturulmuştur: şin, yani "tanrılar" veya "ruhlar", ve tö, yani "yol" (felsefi bir anlamda). Böylece, Şinto genellikle "tanrıların yolu" olarak çevirilmiştir.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Şinto resmi din olma özelliğini kaybetti; bazı Şinto uygulama ve öğretileri, savaş dönemindeki ünlerini kaybettiler ve bugün uygulanmıyor ve öğretilmiyorlar. Diğer uygulama ve öğretiler ise günlük etkinlikler olarak varlıklarını sürdürüyor. Şu anda ise Japonya'da daha çok budizm hakimdir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Einto_dini
küller küllere tozlar tozlara..
topraktan geldik toprağa gidiyoruzun gevurcası. bir nevi, kabullenişin duası ve vakur karşılıyoruz bu durumu demenin bilmem necesi.
şinto kendi içinde akıl ermez tarikatlar barındıran bir dinmiş. şöyle ki;
sene 1999. japonya, tokyo'dayız. bilenler bilir, technix king binasının altında bursaspor işkembecisi vardır. artık şubesi midir yoksa yeşil beyaz ışıklandırmasının büyüsü mü bilmem pek bi sevilir vaziyetteydi.
hülasa;
gittik, o kalabalık çekik göz furyasının ortasında ilkkez girdiğimiz bir türk restoranında ev sahibi gibiydik. çorbalar içildi, çaylar içildi, ağızlara karanfiller atıldı.
dikkatimi çeken tokyo gibi metropol bir şehrin göbeğinde -ki bu oturduğumuz masanın penceresinden net görünüyordu- yahudi mezarlığı olmasıydı. yahu öyle böyle değil, bizim zincirlikuyu, karacaahmet onun yanında prototip kalır. öyle büyük. sorduk nedir burası? yahudi mezarlığıymış. yahudi ne ayak mk? bunların akla ziyan dinler vardı oysa bildiğim. şinto, budist, karagüro tırıvırı...
dedim; cemal, ali, süreyya. yürüyün la şu mezarlığa gidek. ha bu arada bu olaylar gece 3-4 gibi bi saat aralığında yaşanıyor. bizim mezarlıklar gibi zifiri karanlık değil. olimpiyat stadından daha aydınlık içi. sanatsal gravürler, oymalar kakmalar, ters saltolar herşey mevcut.
içeriye girdik, az ilerde 8-10 kişilik bir grup defin işlemi yapıyor. sanki yolumuz oradan geçiyormuşcasına bir izlenim vererek yanlarına geldik. bi tane bizim imam gibi biri var kafasında takke var. elinde kağıt ama ezberden okuyor. diğerleri de seyre dalmış, öyle mezarın içinde çalışan iki kişiye mal mal bakıyorlar.
seyirlik mevzu böyle devam ederken bizim süreyya ansızın "allah gabıl etsi.. başınız saossun" diye bişey kaçırdı. lan ali koptu, kafasını enseme gömdü yarılıyor çocuk. süreyya kıpkırmızı. ben de o mezarın içine bakan mallara karıştım mecburen.
bitanesi döndü; tagoşika masakinoya to manhiyoka anayın amı.. kafa salladık "haklısın" der gibi. sonra olayın gidişatı harakiri ye bağlamaması açısından ciddiyetimizi koruduk.
işkembeci abimizin yanına geldik gırgır şamata ile anlattık. dedi gençler; allah korumuş sizi. bilmem ne dinin, gece defin yapan bir tarikatıymış. ölülerinin kanlarını içip ayin yapıyorlarmış. ananı avradını!
zaten sabah 6 treni ile hiroşima'ya geçtik.
topraktan geldik toprağa gidiyoruzun gevurcası. bir nevi, kabullenişin duası ve vakur karşılıyoruz bu durumu demenin bilmem necesi.
şinto kendi içinde akıl ermez tarikatlar barındıran bir dinmiş. şöyle ki;
sene 1999. japonya, tokyo'dayız. bilenler bilir, technix king binasının altında bursaspor işkembecisi vardır. artık şubesi midir yoksa yeşil beyaz ışıklandırmasının büyüsü mü bilmem pek bi sevilir vaziyetteydi.
hülasa;
gittik, o kalabalık çekik göz furyasının ortasında ilkkez girdiğimiz bir türk restoranında ev sahibi gibiydik. çorbalar içildi, çaylar içildi, ağızlara karanfiller atıldı.
dikkatimi çeken tokyo gibi metropol bir şehrin göbeğinde -ki bu oturduğumuz masanın penceresinden net görünüyordu- yahudi mezarlığı olmasıydı. yahu öyle böyle değil, bizim zincirlikuyu, karacaahmet onun yanında prototip kalır. öyle büyük. sorduk nedir burası? yahudi mezarlığıymış. yahudi ne ayak mk? bunların akla ziyan dinler vardı oysa bildiğim. şinto, budist, karagüro tırıvırı...
dedim; cemal, ali, süreyya. yürüyün la şu mezarlığa gidek. ha bu arada bu olaylar gece 3-4 gibi bi saat aralığında yaşanıyor. bizim mezarlıklar gibi zifiri karanlık değil. olimpiyat stadından daha aydınlık içi. sanatsal gravürler, oymalar kakmalar, ters saltolar herşey mevcut.
içeriye girdik, az ilerde 8-10 kişilik bir grup defin işlemi yapıyor. sanki yolumuz oradan geçiyormuşcasına bir izlenim vererek yanlarına geldik. bi tane bizim imam gibi biri var kafasında takke var. elinde kağıt ama ezberden okuyor. diğerleri de seyre dalmış, öyle mezarın içinde çalışan iki kişiye mal mal bakıyorlar.
seyirlik mevzu böyle devam ederken bizim süreyya ansızın "allah gabıl etsi.. başınız saossun" diye bişey kaçırdı. lan ali koptu, kafasını enseme gömdü yarılıyor çocuk. süreyya kıpkırmızı. ben de o mezarın içine bakan mallara karıştım mecburen.
bitanesi döndü; tagoşika masakinoya to manhiyoka anayın amı.. kafa salladık "haklısın" der gibi. sonra olayın gidişatı harakiri ye bağlamaması açısından ciddiyetimizi koruduk.
işkembeci abimizin yanına geldik gırgır şamata ile anlattık. dedi gençler; allah korumuş sizi. bilmem ne dinin, gece defin yapan bir tarikatıymış. ölülerinin kanlarını içip ayin yapıyorlarmış. ananı avradını!
zaten sabah 6 treni ile hiroşima'ya geçtik.
temel ilkeleri aileye saygi, dogaya saygi, temizlik ve kamilere saygi olan, yasam felsefesi. din degildir, mitlerle ic ice gecmis yasayis bicimidir. kamiler de ilah degil, insanlar ve hayvanlar gibi dogada bulunan varliklardir. budizm'deki ilahi varliklara benzer sekilde insansi ozelliklere sahiplerdir ve nasil insanlar, hayvanlardan daha etkiliyse, kamiler de insanlardan etkilidir. her seyin bir ruhu oldugunu dusunup tasa bile saygi duymak guzel sey.
Sinto dışında budizm ve son yıllarda Hristiyanlık da ilgi görüyor. Çok normal, yüzde doksan dokuzu tek din olan tek ülke herhalde turkiyedir, yersen.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
