bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı39
- benim bileğim yamuk mu10
- modacı erkeklerin top olması7
- ısparta da gece hayatı14
- sözlük erkeklerinin bicepsleri81
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- sevgili adayını önce traveler'a göstermek5
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- bir tırcı sevmek6
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz3
- anın görüntüsü23
- pıttığını diktiren sözlük yazarı3
- erecto bey birader birader beydir4
- samsun gece hayatı3
- reddedilince öldürmek3
- nişanlının gay çıkması3
- akplisin yani27
- hiç uçağa binmemek7
- duanın bir şeye yaramaması28
- sudekiray3
- x de çinliler ve türklerin kavgası2
- true nerede3
- bicepsiz fakir erkek6
- nusret3
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- arkadaşların evlenip çocuk sahibi olması3
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- mr erecto hayratı2
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- fon mağduru 500 bin insan napacak3
- berke özer2
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- fon vurgunu52
- kavala kurabiyesi2
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- lille2
- hakkari de gece hayatı2
- canım ıspartam5
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- konya da gece hayatı2
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- aykirikadin13
- fatma betül sayan kaya22
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- dölüm geldi diyen erkek4
- biberiye turşusu5
japonya'nın yerli halkının inandığını dindir. doğada yaşayan ruhlara saygı, bu inancın temelini oluşturur.
Şinto (Kanji: Şintö) veya Şintoizm Japonya'nın yerli dini. Eskiden Japonya'nın resmi diniydi. Bugün yaklaşık 4 milyon civarında inananı vardır. Dünyanın en eski dinlerinden olan Şinto bir tür animizmdir. Kami tapını içerir; kami "hayat için önemli olan, rüzgar, yağmur, ağaç, dağ, ırmak ve bereket gibi konsept ve şeylerin şeklini alan kutsal ruhlar" olarak tercüme edilebilir. Bazı kami yerel (lokal) olup, sadece belirli bir yerin ruhu veya koruyucusuyken, diğerleri büyük doğal oluşumlarınları, nesneleri ve işlemleri temsil ederler, Güneş tanrıçası Amaterasu gibi.
Şinto kelimesi iki kanjinin birleştirilmesinden oluşturulmuştur: şin, yani "tanrılar" veya "ruhlar", ve tö, yani "yol" (felsefi bir anlamda). Böylece, Şinto genellikle "tanrıların yolu" olarak çevirilmiştir.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Şinto resmi din olma özelliğini kaybetti; bazı Şinto uygulama ve öğretileri, savaş dönemindeki ünlerini kaybettiler ve bugün uygulanmıyor ve öğretilmiyorlar. Diğer uygulama ve öğretiler ise günlük etkinlikler olarak varlıklarını sürdürüyor. Şu anda ise Japonya'da daha çok budizm hakimdir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Einto_dini
Şinto kelimesi iki kanjinin birleştirilmesinden oluşturulmuştur: şin, yani "tanrılar" veya "ruhlar", ve tö, yani "yol" (felsefi bir anlamda). Böylece, Şinto genellikle "tanrıların yolu" olarak çevirilmiştir.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Şinto resmi din olma özelliğini kaybetti; bazı Şinto uygulama ve öğretileri, savaş dönemindeki ünlerini kaybettiler ve bugün uygulanmıyor ve öğretilmiyorlar. Diğer uygulama ve öğretiler ise günlük etkinlikler olarak varlıklarını sürdürüyor. Şu anda ise Japonya'da daha çok budizm hakimdir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Einto_dini
küller küllere tozlar tozlara..
topraktan geldik toprağa gidiyoruzun gevurcası. bir nevi, kabullenişin duası ve vakur karşılıyoruz bu durumu demenin bilmem necesi.
şinto kendi içinde akıl ermez tarikatlar barındıran bir dinmiş. şöyle ki;
sene 1999. japonya, tokyo'dayız. bilenler bilir, technix king binasının altında bursaspor işkembecisi vardır. artık şubesi midir yoksa yeşil beyaz ışıklandırmasının büyüsü mü bilmem pek bi sevilir vaziyetteydi.
hülasa;
gittik, o kalabalık çekik göz furyasının ortasında ilkkez girdiğimiz bir türk restoranında ev sahibi gibiydik. çorbalar içildi, çaylar içildi, ağızlara karanfiller atıldı.
dikkatimi çeken tokyo gibi metropol bir şehrin göbeğinde -ki bu oturduğumuz masanın penceresinden net görünüyordu- yahudi mezarlığı olmasıydı. yahu öyle böyle değil, bizim zincirlikuyu, karacaahmet onun yanında prototip kalır. öyle büyük. sorduk nedir burası? yahudi mezarlığıymış. yahudi ne ayak mk? bunların akla ziyan dinler vardı oysa bildiğim. şinto, budist, karagüro tırıvırı...
dedim; cemal, ali, süreyya. yürüyün la şu mezarlığa gidek. ha bu arada bu olaylar gece 3-4 gibi bi saat aralığında yaşanıyor. bizim mezarlıklar gibi zifiri karanlık değil. olimpiyat stadından daha aydınlık içi. sanatsal gravürler, oymalar kakmalar, ters saltolar herşey mevcut.
içeriye girdik, az ilerde 8-10 kişilik bir grup defin işlemi yapıyor. sanki yolumuz oradan geçiyormuşcasına bir izlenim vererek yanlarına geldik. bi tane bizim imam gibi biri var kafasında takke var. elinde kağıt ama ezberden okuyor. diğerleri de seyre dalmış, öyle mezarın içinde çalışan iki kişiye mal mal bakıyorlar.
seyirlik mevzu böyle devam ederken bizim süreyya ansızın "allah gabıl etsi.. başınız saossun" diye bişey kaçırdı. lan ali koptu, kafasını enseme gömdü yarılıyor çocuk. süreyya kıpkırmızı. ben de o mezarın içine bakan mallara karıştım mecburen.
bitanesi döndü; tagoşika masakinoya to manhiyoka anayın amı.. kafa salladık "haklısın" der gibi. sonra olayın gidişatı harakiri ye bağlamaması açısından ciddiyetimizi koruduk.
işkembeci abimizin yanına geldik gırgır şamata ile anlattık. dedi gençler; allah korumuş sizi. bilmem ne dinin, gece defin yapan bir tarikatıymış. ölülerinin kanlarını içip ayin yapıyorlarmış. ananı avradını!
zaten sabah 6 treni ile hiroşima'ya geçtik.
topraktan geldik toprağa gidiyoruzun gevurcası. bir nevi, kabullenişin duası ve vakur karşılıyoruz bu durumu demenin bilmem necesi.
şinto kendi içinde akıl ermez tarikatlar barındıran bir dinmiş. şöyle ki;
sene 1999. japonya, tokyo'dayız. bilenler bilir, technix king binasının altında bursaspor işkembecisi vardır. artık şubesi midir yoksa yeşil beyaz ışıklandırmasının büyüsü mü bilmem pek bi sevilir vaziyetteydi.
hülasa;
gittik, o kalabalık çekik göz furyasının ortasında ilkkez girdiğimiz bir türk restoranında ev sahibi gibiydik. çorbalar içildi, çaylar içildi, ağızlara karanfiller atıldı.
dikkatimi çeken tokyo gibi metropol bir şehrin göbeğinde -ki bu oturduğumuz masanın penceresinden net görünüyordu- yahudi mezarlığı olmasıydı. yahu öyle böyle değil, bizim zincirlikuyu, karacaahmet onun yanında prototip kalır. öyle büyük. sorduk nedir burası? yahudi mezarlığıymış. yahudi ne ayak mk? bunların akla ziyan dinler vardı oysa bildiğim. şinto, budist, karagüro tırıvırı...
dedim; cemal, ali, süreyya. yürüyün la şu mezarlığa gidek. ha bu arada bu olaylar gece 3-4 gibi bi saat aralığında yaşanıyor. bizim mezarlıklar gibi zifiri karanlık değil. olimpiyat stadından daha aydınlık içi. sanatsal gravürler, oymalar kakmalar, ters saltolar herşey mevcut.
içeriye girdik, az ilerde 8-10 kişilik bir grup defin işlemi yapıyor. sanki yolumuz oradan geçiyormuşcasına bir izlenim vererek yanlarına geldik. bi tane bizim imam gibi biri var kafasında takke var. elinde kağıt ama ezberden okuyor. diğerleri de seyre dalmış, öyle mezarın içinde çalışan iki kişiye mal mal bakıyorlar.
seyirlik mevzu böyle devam ederken bizim süreyya ansızın "allah gabıl etsi.. başınız saossun" diye bişey kaçırdı. lan ali koptu, kafasını enseme gömdü yarılıyor çocuk. süreyya kıpkırmızı. ben de o mezarın içine bakan mallara karıştım mecburen.
bitanesi döndü; tagoşika masakinoya to manhiyoka anayın amı.. kafa salladık "haklısın" der gibi. sonra olayın gidişatı harakiri ye bağlamaması açısından ciddiyetimizi koruduk.
işkembeci abimizin yanına geldik gırgır şamata ile anlattık. dedi gençler; allah korumuş sizi. bilmem ne dinin, gece defin yapan bir tarikatıymış. ölülerinin kanlarını içip ayin yapıyorlarmış. ananı avradını!
zaten sabah 6 treni ile hiroşima'ya geçtik.
temel ilkeleri aileye saygi, dogaya saygi, temizlik ve kamilere saygi olan, yasam felsefesi. din degildir, mitlerle ic ice gecmis yasayis bicimidir. kamiler de ilah degil, insanlar ve hayvanlar gibi dogada bulunan varliklardir. budizm'deki ilahi varliklara benzer sekilde insansi ozelliklere sahiplerdir ve nasil insanlar, hayvanlardan daha etkiliyse, kamiler de insanlardan etkilidir. her seyin bir ruhu oldugunu dusunup tasa bile saygi duymak guzel sey.
Sinto dışında budizm ve son yıllarda Hristiyanlık da ilgi görüyor. Çok normal, yüzde doksan dokuzu tek din olan tek ülke herhalde turkiyedir, yersen.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar