bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı9
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları33
- tadıldığına pişman eden şeyler3
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak4
- ekrem imamoğlu3
- masaj bekleyen yazarlar3
- bir kadının en güzel bölgesi11
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- her gün poğaça simit yemek2
- pazar günü mesai yapmak3
- telefon dolandırıcıları2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi4
- deve besleyip sidiğini satmak2
- michael olise3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünyanın en güzel tatlısı11
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- fransa7
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- türklerin ileri olduğu konular21
- elektrikli bisiklet terörü2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- evde kalmış sözlük kızı2
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- mohamed salah ghaly3
- futbol3
- inan akgün alp2
- dinsize inanır mısın17
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- kalp kırmak2
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
Evet. Şuan mola saatinin, gözleri fer fecir okuyan vardiye amirlerinin ve hiç kimsenin etkisi altında kalmadan hür irademle yazıyorum..
Sabah ansızın kahvaltı ortasında çay içerken kaleme kağıda sarıldığım tuhaf sabahlar hatırlıyorum.
Sanırım içinde bulunduğum zamanda ona benzer lahzalardan biri.
Üst tarafta şehrin yüksek kesimlerini gören yeni yapılmış yoldayım..
Düşünüyorum. Dünyanın tüm insanlarından habersiz, nedensiz bomboş..
Beni sevinçten çılgına döndürecek haberi en son ne zaman aldım inan hatırlamıyorum.
Fakat şuan bildiğim BiRŞEY varsa, aldığım kötü haberlerin beni sağlığımdan ettiğidir.
Öyle ki, çok düşünmekten, bankaya olan borçlarımı, olumsuz hayat koşullarını çok düşünmekten olsa gerek, epeyce halsiz ve yorgun hissediyorum.
Attığım ve atacağım her adımda kendimi bayılacakmış gibi hissediyorum.
Bir de sağlıklı düşünmeme ciddi manada engel olan baş ağrısını da unutmamak gerekiyor..
Basit ama etkili çok güzel hayaller kurdum.
Meğer hepsi dağlardan büyükmüş...
Yıllar önce ileride kendisini edebiyat dersinde öğrencilerine ders vermek üzere tam enerjik, gören bir adam şimdi kimseciklerin geçmediği tenha bir köprü üzerinde hayat muhasebesi yapıyor.
Kendimi burada hayal etmemiştim.
Kendimi insanlarla iletişimi güçlü olan, enerjik, çalışkan bir insan olarak hayal etmiştim.
Şimdi o enerjiden yoksun, sessizlikle bir köşeye sinmiş, sonbaharda sararan bir yaprak tanesi kadar usul, kırılgan ve bir o kadarda yorgunum.
Bu sözlükte niçin yazıyorum, bu köprüde niçin oturuyorum, kendimle niçin konusuyorum inan bana ölümün yanında bunların hiç bir anlamı kalmıyor.
Eğer ölüm tek gerçekse, gerçeğin kendisine gitmek varken niçin tüm bu saçmalıklarla uğraşıyorum?
Elbet bir gün olacak. Öleceğim.
Her sabah evimin köşesinde tüm kötülüklere inat ayakta durmaya çalışan o çiçeğe selam veremeden göçüp gideceğim.
Velhasıl bugün, beni icra takip dosyasından bir avukat aradı.
2 bin lira gerekiyormuş.
Evet bende 2 bin lira var. Ama daha maaşım yatmadı.
Avukat bey siz günlük uğraşılan sıradan işlerin bir insan için ne kadar eziyet verici olduğunu biliyor musunuz?
Her gün bankaya verilecek Bi 2000 lira için uzak bir atm ye yürüyerek gidip gelmek.
Ve tüm bu eziyet verici duruma rağmen banka yetkililerinin maaşımı hala yatırmaması.
Avukat bey peki ya siz, hasta bir şekilde işe gitmeyi nasıl yorumluyorsunuz?
Bulunduğum civardaki tüm çiçekleri kokluyorum.
Yemyeşil ağaçların arasında yürürken saçtıkları oksijeni kuvvetle içime çekiyorum.
Fakat yine de bir sonuca varamıyorum.
Tüm bunlar için nefes alıyor Oluşumuz çok saçma.
Güzel bir denizin kenarında ömrümün sonuna kadar pineklemek varken, niçin annemin babamın hasta oluşunu, bankaların hakkımda açtığı icra takiplerini izliyorum?
Ben baştan aşağı yaşamak için yanlış bir insanım.
23 senedir buralardayım. Her insanın devrini tamamlamak üzere dünyada giriştiği bir meşgali vardır.
Bu meşgal ne zaman son bulur, beden ne zaman beyaz bayrağı çekerse o insanın devri sona ermiş demektir.
Şöyle bir dönüp kendime Bakıyorumda..
Sanırım bende devrimi tamamlamak üzereyim.
Kapkara tenim, saça sakala karışmış başım, ve çelimsiz kollarımla dünya üzerinde göz zevkini bozduğum ne kadar insan varsa hepsinden özür diliyorum.
Konuşup vaktini çaldığım insanlar?
Sizlerden de özür diliyorum.
Bu çocuk bu zamana kadar insanların vaktini çalmaktan başka hiçbişey yapamadı..
Elveda.
Sabah ansızın kahvaltı ortasında çay içerken kaleme kağıda sarıldığım tuhaf sabahlar hatırlıyorum.
Sanırım içinde bulunduğum zamanda ona benzer lahzalardan biri.
Üst tarafta şehrin yüksek kesimlerini gören yeni yapılmış yoldayım..
Düşünüyorum. Dünyanın tüm insanlarından habersiz, nedensiz bomboş..
Beni sevinçten çılgına döndürecek haberi en son ne zaman aldım inan hatırlamıyorum.
Fakat şuan bildiğim BiRŞEY varsa, aldığım kötü haberlerin beni sağlığımdan ettiğidir.
Öyle ki, çok düşünmekten, bankaya olan borçlarımı, olumsuz hayat koşullarını çok düşünmekten olsa gerek, epeyce halsiz ve yorgun hissediyorum.
Attığım ve atacağım her adımda kendimi bayılacakmış gibi hissediyorum.
Bir de sağlıklı düşünmeme ciddi manada engel olan baş ağrısını da unutmamak gerekiyor..
Basit ama etkili çok güzel hayaller kurdum.
Meğer hepsi dağlardan büyükmüş...
Yıllar önce ileride kendisini edebiyat dersinde öğrencilerine ders vermek üzere tam enerjik, gören bir adam şimdi kimseciklerin geçmediği tenha bir köprü üzerinde hayat muhasebesi yapıyor.
Kendimi burada hayal etmemiştim.
Kendimi insanlarla iletişimi güçlü olan, enerjik, çalışkan bir insan olarak hayal etmiştim.
Şimdi o enerjiden yoksun, sessizlikle bir köşeye sinmiş, sonbaharda sararan bir yaprak tanesi kadar usul, kırılgan ve bir o kadarda yorgunum.
Bu sözlükte niçin yazıyorum, bu köprüde niçin oturuyorum, kendimle niçin konusuyorum inan bana ölümün yanında bunların hiç bir anlamı kalmıyor.
Eğer ölüm tek gerçekse, gerçeğin kendisine gitmek varken niçin tüm bu saçmalıklarla uğraşıyorum?
Elbet bir gün olacak. Öleceğim.
Her sabah evimin köşesinde tüm kötülüklere inat ayakta durmaya çalışan o çiçeğe selam veremeden göçüp gideceğim.
Velhasıl bugün, beni icra takip dosyasından bir avukat aradı.
2 bin lira gerekiyormuş.
Evet bende 2 bin lira var. Ama daha maaşım yatmadı.
Avukat bey siz günlük uğraşılan sıradan işlerin bir insan için ne kadar eziyet verici olduğunu biliyor musunuz?
Her gün bankaya verilecek Bi 2000 lira için uzak bir atm ye yürüyerek gidip gelmek.
Ve tüm bu eziyet verici duruma rağmen banka yetkililerinin maaşımı hala yatırmaması.
Avukat bey peki ya siz, hasta bir şekilde işe gitmeyi nasıl yorumluyorsunuz?
Bulunduğum civardaki tüm çiçekleri kokluyorum.
Yemyeşil ağaçların arasında yürürken saçtıkları oksijeni kuvvetle içime çekiyorum.
Fakat yine de bir sonuca varamıyorum.
Tüm bunlar için nefes alıyor Oluşumuz çok saçma.
Güzel bir denizin kenarında ömrümün sonuna kadar pineklemek varken, niçin annemin babamın hasta oluşunu, bankaların hakkımda açtığı icra takiplerini izliyorum?
Ben baştan aşağı yaşamak için yanlış bir insanım.
23 senedir buralardayım. Her insanın devrini tamamlamak üzere dünyada giriştiği bir meşgali vardır.
Bu meşgal ne zaman son bulur, beden ne zaman beyaz bayrağı çekerse o insanın devri sona ermiş demektir.
Şöyle bir dönüp kendime Bakıyorumda..
Sanırım bende devrimi tamamlamak üzereyim.
Kapkara tenim, saça sakala karışmış başım, ve çelimsiz kollarımla dünya üzerinde göz zevkini bozduğum ne kadar insan varsa hepsinden özür diliyorum.
Konuşup vaktini çaldığım insanlar?
Sizlerden de özür diliyorum.
Bu çocuk bu zamana kadar insanların vaktini çalmaktan başka hiçbişey yapamadı..
Elveda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar