bugün

az önce okan bayülgen'in programına denk geldim. konu korkuydu. aklıma bir şeyler takıldı ve gelip buraya boşalayım dedim.

yeni nesil olarak çok korkak olduğumuzu düşünüyorum. ben bir yanıyla köylü ve köylülerle çok içli dışlı bir insan olarak bunu gözlemleme fırsatı yakaladım. mesela ben köpekten, karanlıktan korkarken babam ve amcalarım ya da halalarım bile böyle korkular yaşamıyorlar. çünkü, garip gelecek ama, korkmayı bilmiyorlar. yani korkmaları gerektiğinden haberdar olmadıkları için korkuları da yok.

bizim nesilse televizyonla, filmlerle, internetle değişik etkilere maruz kalarak korkuları öğrendiğinden bir sürü korkuyla yaşıyor hayatını. gel gelelim bizim yaşadığımız bu korkular gerçek korkular değil aslında, sanal korkular. korkularımız tecrübelerimize dayanmıyor. okuduklarımızdan, izlediklerimizden kaynaklanıyor daha çok. yani öğrenilmiş ve bizzatihi kendimizin imgelediği korkulara sahibiz. karanlıktan veya gece vakti mezarlıkta olmaktan daha önce başımızdan bu temalarla ilgili bir olay geçtiği için değil bu temalarla ilgili okumalarımızdan, izlediğimiz film veya dizilerden edindiğimiz hafızadan dolayı korkuyoruz.

ezcümle korkularımız önceki nesillere göre daha fazla ama sanal korkular. bütün bunların içinde en çok korkutucu olan gerçek korkuları olan insanların bir şeylerden korkması gibi gelmiştir bana hep. yani "bu herif bile bundan korkuyorsa ben yarrağı yedim bacanak" diye düşünüyorum şahsen böyle durumlar başıma gelince.

tüm bunları söylerken hayal gücünü küçümsediğim de söylenebilir. ölümün ucundan dönmüş, ölüm korkusunu bizzat yaşamış bir insanın ölüm korkusu ile bu tür bir tecrübeyi hiç yaşamamış olan bir insanın ölüm korkusu göz önüne alındığında tecrübeli insanın korkusunu "gerçek" korku diye yaftaladım hemen. fakat bu tecrübeyi yaşamamış insanın durumu hayal gücü ile yoğurup büyüterek tecrübe sahibi insandan katbe kat daha fazla derin ve dehşetli ölüm korkusu yaşaması da mümkün. tıpkı sünnet olmuş bir çocuğun artık sünnet olma fikrinden sünnet olmamış bir çocuk kadar korkmaması gibi yani...

buydu sağolun... azıcık tırstım da yazıyım rahatlıyım dedim, iyi geceler.

bir de şu var;

"hayal gücü ne kadar enginse korkular da o kadar büyük olur."

bu da şimdi aklıma geldi.

yatabilirim.

ama tırsmam geçmedi gibi de.

geçti gibi de

neyse yatıyorum.

iyi geceler tekrardan...

korkmuyorum aslında şu an.

iyi geceler dedimdi de mi!

ananssskiiii!!!1bir111bi
kesinlikle ben ne olacağım, meslek sahibi olabilecek miyim, daha ne kadar okumalıyım ki evimi geçindirecek para kazanabiliyim gibi kaygılardır. yeni nesil büyük adam olabilme telaşına düşmüştür.
"kontrüm bitiyor" korkusu da olabilir bu korkulara örnek.
akasya durağının yeniden başlaması.
© copyright 2005 - 2026