1. 1.
    Yirminci yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan ve geleneksel Marksizmin, özellikle bilim karşısında dogmatik bir tavır aldığı için yanılmış olduğunu öne süren; Marx ve Engels' in düşüncelerinden yola çıkmakla birlikte, bu fikirleri psikanaliz veya Weber sosyolojisi ya da anarşizm gibi unsurların da yer aldığı daha geniş bir çerçeve içine oturtan fikir hareketi, sosyolojik analiz veya toplum teorisi, Marksizm anlayışı.

    Marksizmin özünü, özgürleştirici bir felsefe ve pratik anlayışını korumakla birlikte, onu determinizmden, insan öznelliğini göz ardı eden nesnelcilik, bilimcilik ve tarihsicilikten kurtarmaya çalışmıştır. Klasik Marksizmin kötü ideoloji, iyi bilim ayırımına dört elle sarıldığını, oysa bunun bilimi efsaneleştirip mutlaklaştırdığını öne süren Yeni Marksizm, ekonomizm ve bilimle ilgili ütopyacılıktan vazgeçmiş, bilimi diğer inanç sistemleriyle aynı düzeye getirmeye çalışmıştır.

    Bilimcilik ve tarihsicilikten olduğu kadar, tarihsel determinizm, evrimcilik ve ekonomizmden de uzak duran Yeni Marksizmin kaynakları arasında, temeli ya da özü itibariyle klasik Marksizm, ve bu arada, Yeni Hegelcilik, fenomenoloji, süreç felsefesi, mantıkçı empirizm, Spinozacı anlamda akılcılık, psikanaliz ve yapısalcılık; buna karşın katkı yaptığı alanlar arasında ise, proletaryanın sınıf bilinci, bürokrasi, ulusçuluk, kent ve siyaset sosyolojisi, üstyapı, kültür endüstrisi, yabancılaşma, şeyleşme ve özgürlük gibi konular sayılabilir.

    alıntıdır.
    1 ... conspirator
  2. 2.
    ege üniversitesi iletişim fakültesi, öğretim üyelerinden; mesut yücebaş, marksizmin bilinen genel anlamı ile bilimsel olarak adlandırılamayacağını söyleyenlerden.

    şöyle diyor, yücebaş;

    " Marksizm'in birçok kez bilimselliğinden dem vuruldu. Bilim, özgürlük ve insani değerlerin birleştiği bir insan edimi ise Marksizm bir bilimsel açıklamadır. Ancak, Marksizm bilim değildir ya da bildiğimiz anlamda değil.

    Bilim; özgürlük, insani değer, açlık, duygulanım veya yabancı olmanın sıkıntıları üzerine düşünmüyor günümüzde. Marksizm, araçsal bir teknik veya teknoloji değildir ki, günümüz bilim konsepti içerisine* sokulup çıkarılsın. Bize, kendimizin farkında olmamışlığımızı, farkında olmuşların* peşine takılarak aşacağımız doktriner öğretmenler ve öğretilerini salık vermez. Yaşam kadar açık, aynı zamanda da onun kadar kapalıdır. tüm yaşamı, baskısız üretmenin gerekliliği üzerine bir sözdür yalnızca... sonrası ise sonradır.

    marksizm; Çizelgeler, grafikler , metotlar, yöntemler arasında boğulup gitmek değil, yaşamın açıklığına yönelik koşullarını yaratmaktır. "

    bir akademisyen görüşüdür, saygı duyarım lakin, ben de şunu söylüyorum;

    - günümüzde bilim, insani değerlere hitap etmiyorsa, nelere hitap ediyor?

    bence, marksizm; insan hafsalasından doğacak, yaşama dair tüm düşün ya da eylemlerin, yapısal kurgulama sistematiğini öğreten, bu maksatla yol tarif eden ve ufuk gösteren temel bilimsel kurgudur.

    materyalist kuram şeklinde de betimlenen bu temel kurguda; beynin, düşünsel ya da eylemsel gereksinim kararından oluşturulan sunuya varan süreçte, ortaya çıkaracağı ürünü* aşağıdaki mantık prosesinden geçirerek, olabildiğince idealize etmeye çalışması istenir.

    'gereksinim-araştırma+sorgulama+kurgulama+doğrulama-sunu'.

    ve marksizm'de bence değişmeyecek tek şey bu, ana mantıksal kurgulama prosesidir. bunun dışındaki her şey zamana ve şartlara göre değişebilir ve değişmelidir de zaten... sonuçta; marksizm bir dogma olmadığı gibi değişimi önermektedir.

    bununla birlikte,

    sn. mesut yücebaş'ın son paragrafına katılmamak da elde değil...
    ... liberalisticcommunist