bugün

bir yarısı lahmacuna vitamin olurken kendisi buzdolabının yumurtalık kısmında kurumaya terkedilmiştir. limonu her ikiye kestiğinizde yeni bir evren oluştursunuz; diğer yarıyı kullandığınız paralel evren.

limonların duyguları olsaydı eğer sıkılan taraf mı yoksa kuruyan taraf mı olmayı isterlerdi? belki de dalından hiç koparılmamayı... peki bir limon, portakal olmak istemez miydi dersiniz? ben portakala imrenen limonlar tanıyorum.

bir ailesi vardır limonların; turunçgiller deriz. ferahlatırlar insanı, oldukça da popülerlerdir. onca zulme rağmen yetişirler, küsmezler. bebek mandalinayı tek lokmada ağza atınca, portakalı makineye koyup paramparça edince hüngür hüngür ağlayan greyfurtlar tanıyorum. greyfurtlar ailenin büyükbabalarıdır.

peki her şey bir yana, onca teknolojiye, tarımda bu kadar ilerlemeye rağmen hâlâ çekirdeksiz limon üretmemeleri de neyin nesi allah aşkına? salataya iki damla limon sıkıyorsunuz, içine 3 tane çekirdek düşüyor. acaba bu çekirdekler limonların ölmeden önce insana yaptıkları intikamvari bir suikast mi? eğer öyleyse çiftçilere teşekkür ederim, limonların elinden bu gücü almadıkları için...
Çaya çorbaya, balığa tavuğa, keke kurabiyeye, salataya mezeye, sarmaya dolmaya, tatlıya, tuzluya hatta acıya yakışan çok yönlü bir meyvenin ikiye bölünmüş halidir.
Limon mucizedir.
© copyright 2005 - 2026