bugün

/199
iki kadın sessizce oturuyorlarmış.
temel orta yaşın üstünde mazbut biridir. şeytana uyup
nataşa ile birlikte olmaya karar verir. Parada
anlaşırlar. Bir gece birlikte olmak üzere. Odaya
çıkarlar.temel heyecanla nataşa'yı yatağa atar.
işini halleder.mutludur temel. biraz zaman geçince
tekrar dener.uğraşır ama olmaz bir türlü.
Ben bir banyoya girip çıkayım sen bekle der.
girer banyoya ama bir türlü çıkmaz.aradan uzun zaman
geçince nataşa merak eder,banyonun kapısını açar
temel küveti su doldurmuş içine oturmuş
söyleniyor,
" Mına koduğumun Arşimet'i,hani suyun kaldırma
kuvveti vardı."
gariban bir asker vardır, kimi kimsesi de yoktur. herkes anasına babasına mektup yazarken gariban çare bulamaz oturur allah'a mektup yazmaya karar verir. *

--spoiler--
rabbim çok yolsuz kaldım ne olur bana 200 lira gönder
--spoiler--

yazar ve mektubu kapatır. adrese de

--spoiler--
hasan'dan rabbine! *
--spoiler--

yazar gönderir. bilindiği gibi eskiden askeriyede mektuplar okunurdu. görevli komutanlardan biri mektubu görür ve diğer arkadaşlarına askerin durumunu anlatır aralarında 150 lira para toplarlar ancak hasan'ın istediği para çıkışmaz. mektubu kapatırlar ve üzerine yazarlar;

--spoiler--
rabbinden hasana
--spoiler--

neyse bizim gariban asker mektubu alır açar bakar ki canlı canlı 150 lira elindedir. ve tekrardan allah'a mektup yazmaya karar verir.

--spoiler--
rabbim çok teşekkürler istediğim para elime geçti ama şimdi sana yeni adres vereceğim parayı oraya gönder çünkü bu pezevenk subaylar içinden para aşırıyor.
--spoiler--

bence komik. *
bir gün nasrettin hoca ramazan ayında gölün kenarında yoğurt yiyormuş. köyün ahalisinden bir kişi hocaya "hoca hoca! biz ramazan ayındayız daha iftar vakti gelmedi, sense gelmiş burada yoğurt yiyorsun, sen oruç tutmaz mısın?" diye çıkışınca hoca yapıştırmış cevabı:

ya tutarsam?
adamcağız hayli alkollü ve de bitkin üstelik gecenin saat üçünde evine gelir. karısı son derece zinde, duruma kesinlikle hakim, kocasını
sorgulamaya başlar.
- söyle bakalım süpermen. neler yaptın bu akşam?
+valla karıcım, patronla beraber müşterileri yemeğe çıkarttık.
- eeee, sonra ne yaptınız süpermen?
+oradan striptize gittik. . . ben sadece seyrettim.
- yani sen bir şeyler yapmadın değil mi, süpermen ?
+ ben hiç bir şey yapmadım, ama sen niye bana ikide bir süpermen diyorsun?
- valla, ben donunu pantolonunun üstüne giyen bir seni bir de süpermeni gördüm.
biri Amerikan, biri Türk vatandaşlar karşı karşıya gelmişler... Amerikan Türk'e demiş;
sana üç soru soracağım bilirsen Amerika senindir demiş..
1. soruyu sormuş;
içinde insanlar yaşar
Türk hemen cevap vermiş;
Ev...
amerikan;
ev olduğunu bildin ama hangi renk olduğunu bilemedin..
2. soruyu sormuş..
insanları bir yerden farklı bir yere görüren araçtır..
Türk atılmış;
Araba..
amerikan;
araba olduğunu bildin ama hangi renk olduğunu bilemedin..
3. soruyu sormuş...
içinde öğrencilerin ders gördüğü bina demiş..
Türk cevap vermiş..
Okul..
Amerikan;
okul olduğunu bildin ama hangi renk olduğunu bilemedin..
Türk demiş iyi o zaman ben sana tek bir soru soracam bilirsen türkiye senindir demiş...
soruyu sormuş;
kadınlarda bulunur.. ön kısımdadır ... kıllıdır... cinsel organdır..
amerikan atılmış hemen;
*m..
Türk demiş ki;
*m olduğunu bildin ama ananın *mı olduğunu bilemedin....
devlet bir gün geniş
ve boş bir araziye geceleri göz kulak olacak,
500 tl maaşla,
bir bekçi işe almaya karar verir.

bir süre sonra düşünülür ;
peki talimatlar olmadan bekçi işini nasıl yapacak
bir planlama birimi kurulur
ve planlamayı yapmak üzere, 750’şer tl maaşla,
iki kişi işe alınır.

bir süre sonra
’işleri yapıp yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz’’
diye düşünülerek,
1.000’er tl maaşla,
iki denetmen işe alınır,
biri denetim yapar diğeri raporları yazar .

bir süre sonra
bunların maaşları hesaplanıp nasıl ödenecek ‘’
diye tartışılır
1.500’er tl maaşla,
bir muhasebeci şefi, bir katip, bir de istatikçi işe alınır.

bir süre sonra ;
‘’peki bunlardan kim sorumlu olacak.’’
diye düşünülür
5.000 tl maaşlı bir müdür
3.000’er tl maaşla iki de müdür yardımcısı işe alınır.

bir süre sonra,
ülkede ekonomik kriz çıkar
ve bütçedeki masrafları kısmak için

bekçi işten çıkartılır...
new yorktan los angelese giden ucakta cingoz bir avukat ile sarisin aptal gorunuslu bir hanim yanyana oturuyorlar. avukat hem hanimla yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin bir oyun teklif ediyor. kabul gorunce oyunu anlatiyor:

-size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar verecegim.

ve ilk soruyu soruyor:

-ay ile dunya arasindaki uzaklik ne kadardir?

kadin tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar cikarip adama uzatmis.

soru sorma sirasi sarisina gelmis:

-tepeye 3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir?

adam dakikalarca dusunmus... yaniti bulamamis... cuzdanindan 50 dolar cikarip kadina uzatmis. kadin parayi kibarca alip cantasina koyarken avukat merakla sormus:

-cevap ne?

kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis...
temel bir gün yolda yürüyormuş, dursun'u görmüş. ula demiş, dursun'da gülmüş. sonra temel bir anda ölmüş, aman tanrım, aman tanrım! ne oluyormuş, dursun şok geçirmiş bir halde ula demiş sonra o da ölmüş. evet fıkra bilmediğim gibi yarmıyorlar da. böyle bir gerçek var.
(bkz: ahahahahaha)
- burak yılmaz adam gibi adamdır.

- gaassaray fenerbahçe'yi kadıköy'de yenecektir.

- gaaassary türkiye'nin en büyük spor kulübüdür.

henüz daha komiğini duymadım.
fransa milli takımı fransa 98'de çok başarılı olunca fatih terim fransız teknik direktörün yanına gider ve sorar:

"nasıl bu kadar başarılı olabiliyorsunuz?".

fransız teknik direktör futbolcuları çok zeki adamlardan seçtiğini söyler ve mesela deyip thierry henry'e "annenle babanın çocuğu kardeşin değil" diye sorar ve henry hemen "benim" diye cevaplar.

fatih terim hemen türkiye'ye döner ve hakan şükür'e sorar malum soruyu hakan "bilmiom" der. bunun üzerine hakan gider gheorghe hagi'ye sorar ve hagi direk "benim" diye cevaplar. hakan hemen fatih terim'in yanına döner:

h.ş: hoca bir daha sor soruyu öğrendim cevabı.
f.t: hakan annenle babanın çocuğu kardeşin değil?
h.ş: hagi.
f.t: ne hagi si olm henry.
rte kılıçdaroğlu'na "dini siyasete alet etme" demiş.
http://img-2.onedio.com/i...5704fab54e7c6337fa9a.webp
Temel'in 8 tane çocuğu varmış, ama hepsi de birbirinden salak ve geri zekalıymış. Karısı Fadime ile doktora giden Temel, derdini anlatmış:
-Doktor bey, biz artık çocuk istemiyoruz.
Doktor bunlara 2 kutu prezervatif vermiş ve nasıl kullanacaklarını anlatmış. Bunlar da doktorun dediği gibi kullanarak 2 kutu prezervatifi bitirince, Temel kara kara düşünmeye başlamış:
-Ula Fadime, ne yapsak, ne etsek?
Fadime demiş ki:
-Dur Temel'im, ben sana dantelden bir prezevatif örüvereyim.
Ölcüyü alan Fadime, Temel'e dantelden bir prezevatif örmüş. Aradan 9 ay geçmiş, Temel ile Fadime'nin bir çocukları daha olmuş, ama öbür kardeşlerine hiç benzemiyormuş. Çocuk büyüdükçe, çok zeki olduğu anlaşılmış; ilkokulda hep taktirname almış, liseyi birincilikle bitirmiş ve Üniversitede okumaya başlamış. Bir gün kahvede oturuken Temel'e sormuşlar:
-Ula Temel, senin 9 çocuğun var, 8 tanesi aptal, ama en küçükleri çok akıllı, bu nasıl oldu?
Temel gerine gerine cevap vermiş:
-Süzme o, süzme!..
Bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir ziraat mühendisi, zirai kredi başvurularını yerinde incelemek için bir köye iş ziyaretinde bulunur.

Akşam hava kararmak üzereyken köyden ayrılır. Yarı yolda arabası arızalanır ve inip baktığında tamirinin mümkün olmadığını görür.

Bu gece burada bir başıma ne yapacağım diye kaygılanırken ileride bir ev olduğunu ve ışığının yandığını görür. Eve giderek kapıyı çalar. Kapıyı genç ve oldukça güzel bir bayan açar. Ve bayan şöyle der:

* Buyrun beyefendi. Ben kocası askerde olan ve burada yalnız yaşayan bir bayanım. Size nasıl yardımcı olabilirim ?

- Ben bir bankanın zirai krediler bölümünde çalışan bir Ziraat Mühendisiyim. Arabam bozuldu ve yolda kaldım. Geceyi burada geçirmem mümkün mü acaba?

Tabiki der kadın ve birlikte içeri girerler. Kadın adamın yanına gelerek:

* Bakın beyefendi ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Her hangi bir arzunuz var mı?

Adam da acıkmış olduğunu ve mümkünse kadından yiyecek bir şeyler hazırlamasını ister.

Kadın adamın isteğini yerine getirir ve çok güzel bir sofra hazırlar. Yemekten sonra kadın adamın karşısına geçerek:

* Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Başka bir arzunuz var mıydı acaba?

Adam yemek için teşekkür eder ve eğer mümkünse yemeğin üzerine çay içmek istediğini söyler.
Kadın çayı demler ve birlikte çaylarını içerler.

Çay faslından sonra kadın yatak odasına gidip en şuh ve seksi geceliğini giyerek adamın karşısına çıkar ve

* Beyefendi, ben kocası askerde olan ve bu evde tek başına yaşayan bir bayanım. Başka bir arzunuz varsa çekinmeden söyleyin onu da yerine getireyim.

Adam da artık uyku saatinin geldiğini ve kadının ona bir yatak hazırlaması halinde uyumak istediğini söyler. Kadın yatağı hazırlar ve Ziraat Mühendisi uyur.

Sabah olup uyandığında adam kadını evin içinde göremez ve evin bahçesine çıkar. Kadın orada hayvanlara yem vermektedir.
Fakat bir olay adamın tuhafına gider, çünkü bahçede bir tavuk ve 5 horoz vardır. Adam kadına sorar:

- Hanımefendi, 1 tavuğa 5 horoz fazla değil mi? Ben bu durumdan bir şey anlayamadım ...

* Anlamayacak bir şey yok beyefendi, o horozların 4'ü ziraat mühendisi ...
lise çagindaki bir çocuk okula kayit olmak için gider
müdür sorar, " oglum adin ne ? "
çocuk : memehmet yayayayakut
müdür : oglum kekeme misin sen?
çocuk : hayir hocam , babam kekemeydi nüfus memuru da orospu çocuguymus
gece gece okuyun keyfiniz yerine gelsin.*
işsiz güçsüz bir adamda kaynağı bilinmeyen çok ama çok fazla para varmış herkes bu kadar çok parayı nerden kazandığını araştırıp duruyormuş.

en sonunda adamı karakola çağırmışlar o kadar paranın hesabını vermesi için. adam gitmiş karakola. komser hemen lafa dalmış.

-anlat bakalım bu kadar parayı nasıl kazandın. üstelik bir işin bile
yok.

-ben herkesle iddiaya girerim komserim. ve her iddiayı da kazanırım.
-olum sadece iddiaya girerek bu kadar para kazanılırmı.
- size kanıtlıyablirim komiserim.
-nası kanıtlıyacan.
-sizinle bi iddiaya girelim benim hiç iddia kaybetmiyeceğimi
anlarsınız. 100 dolarına bahse girerimki ben sol gözümü ısırırım.

komiser düşünmüş. bi insan nasıl gözünü ısırabilir diye ve sonunda
olamıyacağına karar verip iddiaya girmiş. adam bunun üzerine takma olan sol gözünü çıkarıp ısırmış. komiser hayretle onu izledikten sonra.

- tamam ama bir iddiayla sana inanacak değilim demiş.

adam peki demiş.

- 500 dolarına iddiaya girerimki. sağ gözümü de ısırırım.

komiser iki gözü de takma olsa bu adam göremez herhalde deyip bi daha girmiş iddiaya. sonra adam takma dişlerini çıkarıp sağ gözünü de ısırmış. komser yine şaşırmış ama pes etmemiş. hala inanmadım demiş.

adam tamam sizinle son bir iddiaya daha girelim üstelik bu sefer bedava demiş. komser hemen kabul etmiş.nedir iddia demiş?

-benim s*kimin uzunluğu buradaki herkesin s*klerinin toplam
uzunluğundan daha fazladır demiş. komser şöyle bi etrafına bakmış. yaklaşık on kişi var. herbirininki 15 santim olsa toplam 150 santim yapar. tamam demiş girmiş iddiaya.

adam indirmiş donunu bi bakmışlar ki küçücük bişey. komiser hani uzundu lan demiş. adam çekin komserim. çekerseniz uzar demiş.
komser adamın şeyini çekmeye başlamış. çekiyomuş çekiyomuş.
uzamıyomuş.

o sırada adam bi arkadaşına telefon etmiş.
-alooo ali olum komserin eline verdim 100.000$'ı hazırla.
denize düşen bir adam help help diye bağırmış
Temelde ingilizce öğreneceğine yüzme öğrenseydin demiş.
konya'dan izmir, kordon'a gelmiş bir anadolu çocuğu iftiraya maruz kalmıştır. tek suçu boynunda cevşeni, dilinde "inşallah, allah'ım sen büyüksün" gibi dini ifadeler olmasıymış. neyse, izmir halkı bu gencin cezasını "minik atatürk heykelleriyle recm etme" olarak kesmişler. bağlamışlar bir ağaca. izmir halkı bu sefer kendi aralarında tartışmaya başlamışlar "ilk heykelciği kim fırlatacak onun kafasına?" diye. konyalı genç de "benim bir fikrim var." demiş ve herkes sormuş. konyalı genç ise "ilk heykelciği bakir ve bakire olanınız atsın" demiş. tabii kimse de heykelciği atamadığı için konyalı gencimiz kurtulmuş.
pek çoğu komik bile olmayan fıkralardır. (bkz: gülmedim) (bkz: yarmadığı için entry niz siliniyor)
Temel hastaneye gider. Giriste birinin agladigini görür.
- Yaklasir ve sorar:
- "Hayrola hemserim? Neden agliyorsun?"
- Adam:
- "Kan tahlili yaptirmaya geldim. Parmagimi kestiler." der
- demez bu sefer de Temel hüngür hüngür aglamaya baslar. Ne
- oldugunu anlayamayan adam Temel'e sorar:
- "Hayirdir hemserim. Sen niye aglamaya basladin simdi?"
- Temel cevap verir:
- "Ben idrar tahlili yaptırmaya geldim.
günün birinde adam misafirliğe gider.
evin sahibi sorar:
-efendim çay mı içeriz kahve mi diye?
misafir cevap verir:
- yemekten önce çay içerim, sonrasında da kahve içerim. demiş.
*
bir defa ormanlar padişahı aslana haber verirler ki, yarın ahiret günüdür, dünya batıcak. aslan ormandakı hayvanları başına toplar ve hepsine durumu anlatır, artık serbestsiniz, ne isterseniz yapabilirsiniz der. bunu üzerine orman karışır. tüm hayvanlar karşılıklı seks yapmaya başlar. ayı tavşanla, tavşan tilkiyle, tilki çakalla ve.s. aslan da kenardan olanları izliyormuş. birden gözüne ilginc bir durum takılır. aslan görüyor ki, eşek şeyine prezervativ takmak işin uğraşıyor. bu durum aslanı deli ediyor eşeyi yanına çağırıp diyor: - lan yarın hepimiz ölücez, sen neden korunuyorsun? bundan sonra hastalansan ne olacak ki? - ben korunmuyorum ki? - peki o prezervatifi niye şeyine takıyon? - ha ha ha bu prezervatif değil ki... baksana bu yılan. oral yapıyoruz...
diktatör olduğu bilinmesine rağmen seçimlerde halkın yüzde 92'sinin oyunu alarak lider koltuğuna oturan siyaset adamına sorarlar:

- ülkenin yüzde 92'si sizi tercih etti. bir diktatör daha ne ister ki?

- kalan yüzde 8'in isimlerini...
© copyright 2005 - 2026