bugün
- osuruktan şiirler41
- kanal ayarlama 1500 lira11
- devletin temeli adalettir9
- adana kebap6
- sözlükten soğuma nedenleri17
- ben geldim kerkenezler18
- açılım4
- claudian clouds22
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- iyi parti17
- velvet'in aylık geliri6
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- simko315
- küçük sürprizler yapmak5
- okul kıyafeti zorunluluğu3
- yeni anayasa4
- zorunlu eğitim9
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek2
- kısır9
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- mini elbise4
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- şeytanın insanlardan ders alması4
- 777 diyen erkolar8
- filistin2
- uludağ sözlüğün reaktörü2
- alttaki yazara motto ver16
- evlenme teklif edecekken sevgilinin yüzüne kusmak2
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- yazarların özel mesaj sayıları5
- akrep burcu kini8
- çerçeve yasa34
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- bir daha doğmayacak olmak4
- amedspor14
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- gollumun gözü yüzükte6
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- beyaz tenli gotik kız3
- aleksey batrakov12
- karanlık bir yolda arabanın bozulması2
- saçını pembeye boyayan erkek6
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
şok eden göt eden bir black mirror bölümü.
Halkımızca kutup ayısı gibi anlaşılabilecek sözcük. tıpkı garsonun are you cola? are you fanta? demesi gibi bir şey.
(bkz: polar bear)
adalet için uygulanan yöntemin ülkemizdeki tecavüzcülere uygulanmasını dilediğim olağanüstü bir black mirror dizisi bölümüdür.
bu bölümdeki adaleti istiyorum. hak edene. kimse yasalar bık bık ötmesin. 4-5 yaşında bir çocuk öldürülünce tecavüze uğrayınca kanunlar ne yapıyor görüyoruz.
black mirror'da hepimizi şoke etmiştir, saygılarımla.
Black mirror 2.sezon 2. bölümüdür.
---spoiler---
The game filminin aynisi diyodum ki olay cok baska yerlere gitti. Adalet anlayisini sorguladi.cehennem tasviri yapti. Bi yandan toplum elestirisi beyazin da cok beyaz olmamasi aslinda.dusundukce daha pek cok analizin bulunacagi beyin minciklayan bölüm. Izlerken olusan klostrofobik rahatsiz edici his sonunda yerini hem hakli hem haksiz bi huzne donusturuyor Enteresan.
---spoiler---
---spoiler---
The game filminin aynisi diyodum ki olay cok baska yerlere gitti. Adalet anlayisini sorguladi.cehennem tasviri yapti. Bi yandan toplum elestirisi beyazin da cok beyaz olmamasi aslinda.dusundukce daha pek cok analizin bulunacagi beyin minciklayan bölüm. Izlerken olusan klostrofobik rahatsiz edici his sonunda yerini hem hakli hem haksiz bi huzne donusturuyor Enteresan.
---spoiler---
harikulade bir black mirror bölümü.
öldürmekten beter cezaya en iyi örnektir her gün yeniden unutturmak ve hatırlatmak ilk günkü gibi..
öldürmekten beter cezaya en iyi örnektir her gün yeniden unutturmak ve hatırlatmak ilk günkü gibi..
sorgulatan black mirror bölümü.aslında birden çok mesaj veriyor.insanların insanlığının körelmesi, herkesin kendi benliğini unutup büyülenmiş gibi bir amaca hizmet etmesi,bunların hepsinin bir tiyatro olduğu...ayrıca yapılan sistem olarak bunu hakeden insanların olması.yazanın yapanın beynine sağlık.böyle güzel farklı bakış açısı olan ürünler görmek çok güzel.kesinlikle izlenmeli.
black mirror'un hepsi birbirinden efsane olan bölümlerinden biri.
eskiden olsa anlatılan duruma üzülürdür, hümanist tarafım herkesin insanı şartlarda yargılanmasını isterdi ancak farkediyorum ki hümanist tarafım ölmüş.
vicdanımın kalmadığını anladım.
vücudumda da dövmesini taşıdığım güzel bir Nietzsche sözü ne de güzel anlatmış; He who fights with monsters should look to it that he himself does not become a monster. And if you gaze long into an abyss, the abyss also gazes into you.
eskiden olsa anlatılan duruma üzülürdür, hümanist tarafım herkesin insanı şartlarda yargılanmasını isterdi ancak farkediyorum ki hümanist tarafım ölmüş.
vicdanımın kalmadığını anladım.
vücudumda da dövmesini taşıdığım güzel bir Nietzsche sözü ne de güzel anlatmış; He who fights with monsters should look to it that he himself does not become a monster. And if you gaze long into an abyss, the abyss also gazes into you.
Black mirror’ın ikinci sezon bölümü. Ne yazsak eksik kalır sözlük, bir izleyin derim. Adalet kavramını sorgulayın sonra da bir güzel.
white beard diye okudum bir an, sövmeye gelmiştim.
Metin2 de olmayan ama olsa iyi olur dediğim renkte bir mob ismi olabilir.
Cogu ortamlarda en iyi bm bolumu olarak gecen bolum.
Fakat basroldeki ablamiz o kadar cok aglayip bagirdi ki ses tonundan asiri irrite oldum.
Evet zekice kurgulanmis, fikir muazzam ama 'white bear' denilince aklima gelen ilk sey o ablanin sizlanmalari oluyor maalesef.
Fakat basroldeki ablamiz o kadar cok aglayip bagirdi ki ses tonundan asiri irrite oldum.
Evet zekice kurgulanmis, fikir muazzam ama 'white bear' denilince aklima gelen ilk sey o ablanin sizlanmalari oluyor maalesef.
Bir White christmas değildir ama izlenir.
Suç ve ceza kavramının teknolojik gelişimler etrafında ne kadar tehlikeli bi hal alabileceğini gösteren, ceza çeken insanın diğer insanlar tarafından nasıl da eğlence malzemesi haline gelebileceğini anlatan ultra öz yargılayıcı bi bölüm. Sanırım hayatımda bundan daha kaliteli, daha zekice, daha sağ gösterip sol vuran bir yapım izlemedim.
40 dakikaya bu kadar duyguyu, eleştiriyi ve bu muazzam senaryoyu sığdırmak olağanüstü bi başarı. Bu bölüm gerçekten takdir edilmeyi sonuna kadar hak ediyor.
Spoiler vermek istemiyorum çünkü bu bölüm izlenmeden o duygular kesinlikle hissedilemez.
Tek bir sahneden bahsetmek istiyorum.
Kovalanan ana karakter kendisine yardım eden karaktere:
-neden insanlar bize yardım etmiyor, neden sadece seyrediyorlar, sinyal yüzünden mi?
+sanmam, onlar zaten içten içe böyleydiler. Sadece bu şartların oluşmasını ve kimsenin onlara karışmamasını beklemişler. Fırsatını bulunca da böyle oldular.
-----Spoiler-----
Aslında cezaya maruz bırakılan ablamız suç bile işlemedi. Sadece sevdiği insanın işlediği suçu haber vermedi, bütün olanlara gözlerini kapattı.
Böyle düşününce de aslında hepimizin o kadının yerinde olmamız gerektiğini düşünemez miyiz? Hepimiz ağzımızı kapatıp, gözümüzü yummuyor muyuz olanlar karşısında?
Hatta aslında o kadın cezayı bile hak etmiyor çünkü sevgilisinin öldürdüğünü bile hatırlamadığı kızı, kendi kızı sanıp fotoğrafını yanına alıyor. Kendisini bile hatırlamazken...
Bu Bi sevgi belirtisi aslında.
Bi olayı hatırlamayan birisine ceza vermek ne kadar etik, ne kadar doğru..
40 dakikaya bu kadar duyguyu, eleştiriyi ve bu muazzam senaryoyu sığdırmak olağanüstü bi başarı. Bu bölüm gerçekten takdir edilmeyi sonuna kadar hak ediyor.
Spoiler vermek istemiyorum çünkü bu bölüm izlenmeden o duygular kesinlikle hissedilemez.
Tek bir sahneden bahsetmek istiyorum.
Kovalanan ana karakter kendisine yardım eden karaktere:
-neden insanlar bize yardım etmiyor, neden sadece seyrediyorlar, sinyal yüzünden mi?
+sanmam, onlar zaten içten içe böyleydiler. Sadece bu şartların oluşmasını ve kimsenin onlara karışmamasını beklemişler. Fırsatını bulunca da böyle oldular.
-----Spoiler-----
Aslında cezaya maruz bırakılan ablamız suç bile işlemedi. Sadece sevdiği insanın işlediği suçu haber vermedi, bütün olanlara gözlerini kapattı.
Böyle düşününce de aslında hepimizin o kadının yerinde olmamız gerektiğini düşünemez miyiz? Hepimiz ağzımızı kapatıp, gözümüzü yummuyor muyuz olanlar karşısında?
Hatta aslında o kadın cezayı bile hak etmiyor çünkü sevgilisinin öldürdüğünü bile hatırlamadığı kızı, kendi kızı sanıp fotoğrafını yanına alıyor. Kendisini bile hatırlamazken...
Bu Bi sevgi belirtisi aslında.
Bi olayı hatırlamayan birisine ceza vermek ne kadar etik, ne kadar doğru..
Nişanlısının işlediği bir suça tanık olan ve bu suçu haber vermeyen bir kadının hergün aynı cezayı sil baştan bir defa daha çekmesi..
Adalet mi? işkence mi?
Suça tanık olan mı daha masum? yoksa Ceza çeken suçluyla eğlenen insanlar mı?
Adalet mi? işkence mi?
Suça tanık olan mı daha masum? yoksa Ceza çeken suçluyla eğlenen insanlar mı?
Bandersnatch'in de aslında white bear bölümü oldugunu okumuştum bir yerde. Çocuğun babasını öldürdüğü için kendi oyununa hapsolduğu, bizim de onu yöneterek her seferinde tekrardan babasını öldürmesini sağlayarak canlandırdığımızı anlatiyodu. Bana çok mantıklı geldi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar