bugün
- herzevekil19
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı21
- türkler ırkçı mıdır10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- üstteki yazarı öv6
- norveç11
- hayatında ilk defa kendini akışa teslim etmek2
- bir gün son kez entry girecek olmamız4
- gençler iş beğenmiyor13
- geniş omuzlu kadınlar5
- ta ki seni görene kadar6
- galiba sözlükte şu an kavga var5
- alexander sörloth3
- geri zekalı demek hakaret mi21
- seni onaracağım diyen kadın16
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- yakışıklı olduğunun farkında olan erkek8
- 2026 dünya kupası29
- biraderlere laf edenler5
- hayatın anlamsız olduğu gerçeği4
- futbol22
- sabah dörtte kalkmak5
- sigarayı azaltmak4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- birleşik krallık4
- bir kadının ensemi okşaması10
- asla dolandırılmayan insanların sırrı15
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması2
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi18
- penis boyu takıntısı14
- şişman kızla sevgili olan erkek16
- eski sevgiliyi başkasıyla görmek2
- sözlükte sizi kim tanıyor27
- her şeye sarımsak koyan insan11
- geceye bi şarkı bırak5
- sözlüğün mal dolması3
- ingiltere8
- izlanda başbakanına türklerden takip patlaması4
- bu devirde herkes deli gibi vajina arıyor6
- evlenilecek insanın önce ailesine bakmak9
- herkes ronaldinho'nun yarrağını yesin6
- hayat kalitesini düşüren şeyler12
- muslettin amca7
- evlenmek için para biriktirmek9
- israil basınından türkiye itirafı5
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler14
- muslettin amca ile revani yemek3
- consume obey die2
- boşalamamak2
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma3
efendim herkese selamlar..
ben muhittin.
akp'nin 10 yıldır tüm dünyadan gizlemeyi başararak yürüttüğü (ki akpliler süper bir yürütme uzmanıdır) "uzay programı" dahilinde uzaya gönderildim.
nasıl gönderildiğimi kısaca anlatayım:
evimden bu sene değil de 5 sene önce ürettikleri yerli otomobille aldılar sağolsunlar. gerçi yenisini de beklerdim aslında ama neyse.. sonra da en sevdikleri mütolara 5 katı para ödeyerek yaptırdıkları bir havalimanına gittik(zenginlik başa bela).
ben kıçı kırık bir boeing, ne bileyim hurda bir airbus beklerken bir baktım ki 10 sene önce götlere giren yerli uçağımıza doğru gidiyoruz.
neyse efendim, bunun durmaktan aküsü boşalmış.. pilot abi "bi el atın" dedi de bana refakat eden uzay programının baş yetkilileri inip vurdurdular. tabii ben uzay yolcusu olduğum için rahatımı bozmadılar.
onları izlerken içimden "lan allah'ın işine bak, sen o kadar ilahiyat fakültesi oku, uzay yolunda kendini heba et, sonra da gel vurdur." dedim yani yalan yok.
neyse efendim kısa bir yolculuktan sonra süper ultra harika gizli uzay üssümüze geldik. bu kadar büyük birşeyi saklamak kolay olmamıştır.
muhtemelen bilal falan yardım etmiştir görünürlüğü sıfırlamak için.
içeri gidik hey maaşallah.. boy boy osmanlı kılıçları, padişahlarımızın resimleri falan. bir de ufak bi ayasofya maketi koymuşlar. içeride çalışan müslümanlar durduk yere kendini hristiyan sanmasın diye.
efendim velhasıl geldik bizim roketin yanına. beni giydirdiler bi güzel. ama çene bağlama ve pamuk olayı pek hoşuma gitmedi. başka kıyafet yoktuysa demek..
tam biniyorum rokete gerilerden önce 40-50 tane koruma konvoyu, arkasından da bir baktım yüce ulu padişahımız değil de akp genel başkanı tayyip geliyor.
bu indi arabadan elinde bi bidon var. hızlı hızlı geldi yanıma "yaw muhittin şu benim ibana 10 lira at da rokete yakıt alalım" dedi.
neyse hadi bişi demedim verdim 10 lira.
lan bu bi gitti gelmek bilmez. yaşlandık yemin ediyorum.
1 hafta sonra geldi elinde bidonla..
meğerse roketi yapmışız ama bizde roket yakıtı yokmuş.. gidip kankası putinden almış.
fulledik benim düldülü..
tayyip "ya hak" deyip bastı düğmeye. lan roket kalkarken bi baktım bu düğmeye arka arkaya basıyor hızlı hızlı. çıkardım kafamı roketin camından "nabıyon olm?" dedim.
meğerse bizimki düğmeyi yapan firmaya "basma taahütü" vermiş. onu tamamlasın diye uğraşıyor.
işte kardeşler.. şu an uzaydayım fakat nerede olduğumu bilmiyorum. zira merkezle son konuşmamızda telsizdeki arkadaş "biz cumaya gidiyoruz" dedi. daha gelmediler herhalde. nerede olduğumu öğrenince onu da yazacağım.
kalın sağlıkcakla..
not: bu arada uzayda pusula çalışmadığı için namazlarımı genel olarak dünyaya dönüp kılıyorum. inşallah kabul olur. yoksa zıçtık..
tanımsal edinot: uzaydaki kişinin selam verme şeklidir.
ben muhittin.
akp'nin 10 yıldır tüm dünyadan gizlemeyi başararak yürüttüğü (ki akpliler süper bir yürütme uzmanıdır) "uzay programı" dahilinde uzaya gönderildim.
nasıl gönderildiğimi kısaca anlatayım:
evimden bu sene değil de 5 sene önce ürettikleri yerli otomobille aldılar sağolsunlar. gerçi yenisini de beklerdim aslında ama neyse.. sonra da en sevdikleri mütolara 5 katı para ödeyerek yaptırdıkları bir havalimanına gittik(zenginlik başa bela).
ben kıçı kırık bir boeing, ne bileyim hurda bir airbus beklerken bir baktım ki 10 sene önce götlere giren yerli uçağımıza doğru gidiyoruz.
neyse efendim, bunun durmaktan aküsü boşalmış.. pilot abi "bi el atın" dedi de bana refakat eden uzay programının baş yetkilileri inip vurdurdular. tabii ben uzay yolcusu olduğum için rahatımı bozmadılar.
onları izlerken içimden "lan allah'ın işine bak, sen o kadar ilahiyat fakültesi oku, uzay yolunda kendini heba et, sonra da gel vurdur." dedim yani yalan yok.
neyse efendim kısa bir yolculuktan sonra süper ultra harika gizli uzay üssümüze geldik. bu kadar büyük birşeyi saklamak kolay olmamıştır.
muhtemelen bilal falan yardım etmiştir görünürlüğü sıfırlamak için.
içeri gidik hey maaşallah.. boy boy osmanlı kılıçları, padişahlarımızın resimleri falan. bir de ufak bi ayasofya maketi koymuşlar. içeride çalışan müslümanlar durduk yere kendini hristiyan sanmasın diye.
efendim velhasıl geldik bizim roketin yanına. beni giydirdiler bi güzel. ama çene bağlama ve pamuk olayı pek hoşuma gitmedi. başka kıyafet yoktuysa demek..
tam biniyorum rokete gerilerden önce 40-50 tane koruma konvoyu, arkasından da bir baktım yüce ulu padişahımız değil de akp genel başkanı tayyip geliyor.
bu indi arabadan elinde bi bidon var. hızlı hızlı geldi yanıma "yaw muhittin şu benim ibana 10 lira at da rokete yakıt alalım" dedi.
neyse hadi bişi demedim verdim 10 lira.
lan bu bi gitti gelmek bilmez. yaşlandık yemin ediyorum.
1 hafta sonra geldi elinde bidonla..
meğerse roketi yapmışız ama bizde roket yakıtı yokmuş.. gidip kankası putinden almış.
fulledik benim düldülü..
tayyip "ya hak" deyip bastı düğmeye. lan roket kalkarken bi baktım bu düğmeye arka arkaya basıyor hızlı hızlı. çıkardım kafamı roketin camından "nabıyon olm?" dedim.
meğerse bizimki düğmeyi yapan firmaya "basma taahütü" vermiş. onu tamamlasın diye uğraşıyor.
işte kardeşler.. şu an uzaydayım fakat nerede olduğumu bilmiyorum. zira merkezle son konuşmamızda telsizdeki arkadaş "biz cumaya gidiyoruz" dedi. daha gelmediler herhalde. nerede olduğumu öğrenince onu da yazacağım.
kalın sağlıkcakla..
not: bu arada uzayda pusula çalışmadığı için namazlarımı genel olarak dünyaya dönüp kılıyorum. inşallah kabul olur. yoksa zıçtık..
tanımsal edinot: uzaydaki kişinin selam verme şeklidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar