bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin31
- en iyi pizza içeriği9
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- ezoterizm4
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız14
- karşı cinsteki en itici özellik16
- ev sahibi egosu2
- acı gerçekler14
- kale3112'deki kale hangi kale2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı4
- netanyahu2
- en lezzetli balık24
- ayakları çirkin bir kadınla aynı yatağa girmek3
- herkesin aynı olmaması3
- şahane pazar3
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması5
- anın görüntüsü23
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- gammazlar göreve8
- ağlamak7
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı5
- bol mini etek5
- sözlükte aile kurmak8
- sevmediğin biriyle sevişmek5
- osmanlı döneminde sözlük olsaydı4
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- ta uzak yollardan2
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama5
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- seda bakan'ın parmak arası çizmeleri3
- trabzon pidesi2
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- birikim yapmak7
- türbanlı hostes3
- motorla kaza yapan kadın7
- kova burcu erkeği akrep kadını6
- atatürk diyor ki12
- demet evgar6
- suya giden eşeğin asıl amacı5
- hünkar beğendi vs alinazik9
- sözlük erkeklerinin tipleri4
- ata iyi binen erkek5
- yaz mevsiminin avuçlarımızdan kayıp gidivermesi5
- steel ball run2
- sözlükte flört etmemek2
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- ellerim bos gonlum hos7
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi6
efendim herkese selamlar..
ben muhittin.
akp'nin 10 yıldır tüm dünyadan gizlemeyi başararak yürüttüğü (ki akpliler süper bir yürütme uzmanıdır) "uzay programı" dahilinde uzaya gönderildim.
nasıl gönderildiğimi kısaca anlatayım:
evimden bu sene değil de 5 sene önce ürettikleri yerli otomobille aldılar sağolsunlar. gerçi yenisini de beklerdim aslında ama neyse.. sonra da en sevdikleri mütolara 5 katı para ödeyerek yaptırdıkları bir havalimanına gittik(zenginlik başa bela).
ben kıçı kırık bir boeing, ne bileyim hurda bir airbus beklerken bir baktım ki 10 sene önce götlere giren yerli uçağımıza doğru gidiyoruz.
neyse efendim, bunun durmaktan aküsü boşalmış.. pilot abi "bi el atın" dedi de bana refakat eden uzay programının baş yetkilileri inip vurdurdular. tabii ben uzay yolcusu olduğum için rahatımı bozmadılar.
onları izlerken içimden "lan allah'ın işine bak, sen o kadar ilahiyat fakültesi oku, uzay yolunda kendini heba et, sonra da gel vurdur." dedim yani yalan yok.
neyse efendim kısa bir yolculuktan sonra süper ultra harika gizli uzay üssümüze geldik. bu kadar büyük birşeyi saklamak kolay olmamıştır.
muhtemelen bilal falan yardım etmiştir görünürlüğü sıfırlamak için.
içeri gidik hey maaşallah.. boy boy osmanlı kılıçları, padişahlarımızın resimleri falan. bir de ufak bi ayasofya maketi koymuşlar. içeride çalışan müslümanlar durduk yere kendini hristiyan sanmasın diye.
efendim velhasıl geldik bizim roketin yanına. beni giydirdiler bi güzel. ama çene bağlama ve pamuk olayı pek hoşuma gitmedi. başka kıyafet yoktuysa demek..
tam biniyorum rokete gerilerden önce 40-50 tane koruma konvoyu, arkasından da bir baktım yüce ulu padişahımız değil de akp genel başkanı tayyip geliyor.
bu indi arabadan elinde bi bidon var. hızlı hızlı geldi yanıma "yaw muhittin şu benim ibana 10 lira at da rokete yakıt alalım" dedi.
neyse hadi bişi demedim verdim 10 lira.
lan bu bi gitti gelmek bilmez. yaşlandık yemin ediyorum.
1 hafta sonra geldi elinde bidonla..
meğerse roketi yapmışız ama bizde roket yakıtı yokmuş.. gidip kankası putinden almış.
fulledik benim düldülü..
tayyip "ya hak" deyip bastı düğmeye. lan roket kalkarken bi baktım bu düğmeye arka arkaya basıyor hızlı hızlı. çıkardım kafamı roketin camından "nabıyon olm?" dedim.
meğerse bizimki düğmeyi yapan firmaya "basma taahütü" vermiş. onu tamamlasın diye uğraşıyor.
işte kardeşler.. şu an uzaydayım fakat nerede olduğumu bilmiyorum. zira merkezle son konuşmamızda telsizdeki arkadaş "biz cumaya gidiyoruz" dedi. daha gelmediler herhalde. nerede olduğumu öğrenince onu da yazacağım.
kalın sağlıkcakla..
not: bu arada uzayda pusula çalışmadığı için namazlarımı genel olarak dünyaya dönüp kılıyorum. inşallah kabul olur. yoksa zıçtık..
tanımsal edinot: uzaydaki kişinin selam verme şeklidir.
ben muhittin.
akp'nin 10 yıldır tüm dünyadan gizlemeyi başararak yürüttüğü (ki akpliler süper bir yürütme uzmanıdır) "uzay programı" dahilinde uzaya gönderildim.
nasıl gönderildiğimi kısaca anlatayım:
evimden bu sene değil de 5 sene önce ürettikleri yerli otomobille aldılar sağolsunlar. gerçi yenisini de beklerdim aslında ama neyse.. sonra da en sevdikleri mütolara 5 katı para ödeyerek yaptırdıkları bir havalimanına gittik(zenginlik başa bela).
ben kıçı kırık bir boeing, ne bileyim hurda bir airbus beklerken bir baktım ki 10 sene önce götlere giren yerli uçağımıza doğru gidiyoruz.
neyse efendim, bunun durmaktan aküsü boşalmış.. pilot abi "bi el atın" dedi de bana refakat eden uzay programının baş yetkilileri inip vurdurdular. tabii ben uzay yolcusu olduğum için rahatımı bozmadılar.
onları izlerken içimden "lan allah'ın işine bak, sen o kadar ilahiyat fakültesi oku, uzay yolunda kendini heba et, sonra da gel vurdur." dedim yani yalan yok.
neyse efendim kısa bir yolculuktan sonra süper ultra harika gizli uzay üssümüze geldik. bu kadar büyük birşeyi saklamak kolay olmamıştır.
muhtemelen bilal falan yardım etmiştir görünürlüğü sıfırlamak için.
içeri gidik hey maaşallah.. boy boy osmanlı kılıçları, padişahlarımızın resimleri falan. bir de ufak bi ayasofya maketi koymuşlar. içeride çalışan müslümanlar durduk yere kendini hristiyan sanmasın diye.
efendim velhasıl geldik bizim roketin yanına. beni giydirdiler bi güzel. ama çene bağlama ve pamuk olayı pek hoşuma gitmedi. başka kıyafet yoktuysa demek..
tam biniyorum rokete gerilerden önce 40-50 tane koruma konvoyu, arkasından da bir baktım yüce ulu padişahımız değil de akp genel başkanı tayyip geliyor.
bu indi arabadan elinde bi bidon var. hızlı hızlı geldi yanıma "yaw muhittin şu benim ibana 10 lira at da rokete yakıt alalım" dedi.
neyse hadi bişi demedim verdim 10 lira.
lan bu bi gitti gelmek bilmez. yaşlandık yemin ediyorum.
1 hafta sonra geldi elinde bidonla..
meğerse roketi yapmışız ama bizde roket yakıtı yokmuş.. gidip kankası putinden almış.
fulledik benim düldülü..
tayyip "ya hak" deyip bastı düğmeye. lan roket kalkarken bi baktım bu düğmeye arka arkaya basıyor hızlı hızlı. çıkardım kafamı roketin camından "nabıyon olm?" dedim.
meğerse bizimki düğmeyi yapan firmaya "basma taahütü" vermiş. onu tamamlasın diye uğraşıyor.
işte kardeşler.. şu an uzaydayım fakat nerede olduğumu bilmiyorum. zira merkezle son konuşmamızda telsizdeki arkadaş "biz cumaya gidiyoruz" dedi. daha gelmediler herhalde. nerede olduğumu öğrenince onu da yazacağım.
kalın sağlıkcakla..
not: bu arada uzayda pusula çalışmadığı için namazlarımı genel olarak dünyaya dönüp kılıyorum. inşallah kabul olur. yoksa zıçtık..
tanımsal edinot: uzaydaki kişinin selam verme şeklidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar