bugün
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı3
- zorunlu eğitim16
- lokum gibi2
- rafael leao24
- sabahları nefret edilen şeyler15
- sarapci koala69
- ismet özel der ki3
- karı kıza para yedirir misiniz7
- günün sözü20
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı6
- türkiye16
- ateistlerin yaşama amacı25
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- erkeklerin istediği tek şey17
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz9
- biraderlerin vurduyor olması12
- sikerim böyle hayatı deyip 7/24 taksicilik yapmak2
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar9
- sarapci diye nick alan akpli17
- biraderine de sana da yeter artık7
- mehmet ali alabora7
- iş yerinde sözlükte takılmak15
- en son ne zaman namaz kıldın13
- akp2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- ayağı şiir kokan kadın6
- fener balı15
- gece tuvalette zıplayan fil görmek5
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- biraderizm felsefesi6
- fenerbahçe vs galatasaray26
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- bir dinciyle tartışmak5
- cin görmüş yazarlar4
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- manifest11
- telefon zil sesini ilahi yapan anadolu çomarı3
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- teröriste sövmek artık yasak23
- deniz göktaş5
- gece şahin içinde lapsekili tayfur dinlemek4
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- öldükten sonra 2865 te dirilmek4
- kapadokya23
- gece herkes uyurken otele gelen kapüşonlu adam2
- game of thrones taki kerhaneci13
- pikap3
- gece ormanda bir seri katille köşe kapmaca oynamak3
işcicilik.
işçilerin gücü kaslarından değil üretim içinde tuttukları yerden gelir; kollektif eyleme uygunluklarından ve sınıfsız, sömürüsüz bir topluma gidişe önderlik yapmak için gereken bilince sahip olma potansiyellerinden gelir; kapitalist üretim biçiminin artı değer'e el konulmasını gerektiren yapısı nedeniyle bu zinciri tek kırabilecek unsurun bu bilince sahip işçi sınıfı olabileceği marksizm tarafından öne sürülmüştür;
ancak bu durumu yeterince kavrayamayan ve marksist olduğunu söyleyen kimi aydınlar ve kimi işçiler, uvriyerizmin etkisi altında, işçi sınıfının bu özelliklerinin kimini abartır, kimini yanlış biçimde öne çıkarır, kimin de de aydın düşmanlığı ya da sendikalizm biçimine dönüşmesine yol açarlar. örneğin 30 yıl önce ülkemizdeki kimi işçi, sosyalist, komünist gazetelerine göz atılırsa bunun uzantıları hemen görülür: işçiler bu dergi ve gazetelerin çoğunda iri yarı, pazulu, güçlü kuvvetli kişiler, figürler olarak resmedilirler; sanki onların güçleri pazularından geliyormuş gibi görülür ve gösterilir;
ya da uvriyerist kimi yaklaşımlar, politik hedefleri ihmal ederek, politik taktikleri iktidar hedefli bir stratejiden tümüyle kopararak, sendikalizm'in küçük hesapları içine hapsederler. üzücü olan işçi sendikalarında uvriyerizmin bugün de yaygın olması, radikal sol'un, kimi komünistlerin dergi ve gazetelerinde işçilerin pazulu çizilmeye devam edilmesi... 30 yıl önce naiflik olarak nitelenebilecek kimi yaklaşımların ise bugün ilkellik çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
ayrıca aradan geçen 150 yılın yarattığı değişimi marksistlerin çoğu gündemine almayı sevmez; işçi sınıfının yapısında, niteliğinde, üretimin iç yapısında, üretici güçlerin konumunda, küreselleşmenin etkileriyle de hiç bir değişiklik olmamış gibi, marksizm, bir değişim bilimi olarak, hiç değişmemiş gibi, değişemezmiş gibi düşünenler çoğunluktadır; işçi sınıfı ve komünistler, emperyalistlerin ve yerli uzantılarının/ortaklarının saldırısı altında iken, marksizme eleştirel bakmayı gereksiz görürler hatta arkadan vurulmak diye nitelerler; unuturlar ki marksizm dinden farklı olarak bir dogma değildir; değişim bilimidir; değişimi çözümlemeli, yorumlamalı ve yeni stratejisini ve buna bağlı olarak taktiklerini oluşturmalıdır; yeni tür örgütlenme ve ittifak politikaları geliştirmelidir; değişim varsa önce marksistler değişmelidir.
değişimi sevmeyen marksistlerin işçicilik yapması kaçınılmazdır.
(bkz: marksizm bir değişim bilimidir)
(bkz: bilimin üretici güç olması)
ancak bu durumu yeterince kavrayamayan ve marksist olduğunu söyleyen kimi aydınlar ve kimi işçiler, uvriyerizmin etkisi altında, işçi sınıfının bu özelliklerinin kimini abartır, kimini yanlış biçimde öne çıkarır, kimin de de aydın düşmanlığı ya da sendikalizm biçimine dönüşmesine yol açarlar. örneğin 30 yıl önce ülkemizdeki kimi işçi, sosyalist, komünist gazetelerine göz atılırsa bunun uzantıları hemen görülür: işçiler bu dergi ve gazetelerin çoğunda iri yarı, pazulu, güçlü kuvvetli kişiler, figürler olarak resmedilirler; sanki onların güçleri pazularından geliyormuş gibi görülür ve gösterilir;
ya da uvriyerist kimi yaklaşımlar, politik hedefleri ihmal ederek, politik taktikleri iktidar hedefli bir stratejiden tümüyle kopararak, sendikalizm'in küçük hesapları içine hapsederler. üzücü olan işçi sendikalarında uvriyerizmin bugün de yaygın olması, radikal sol'un, kimi komünistlerin dergi ve gazetelerinde işçilerin pazulu çizilmeye devam edilmesi... 30 yıl önce naiflik olarak nitelenebilecek kimi yaklaşımların ise bugün ilkellik çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
ayrıca aradan geçen 150 yılın yarattığı değişimi marksistlerin çoğu gündemine almayı sevmez; işçi sınıfının yapısında, niteliğinde, üretimin iç yapısında, üretici güçlerin konumunda, küreselleşmenin etkileriyle de hiç bir değişiklik olmamış gibi, marksizm, bir değişim bilimi olarak, hiç değişmemiş gibi, değişemezmiş gibi düşünenler çoğunluktadır; işçi sınıfı ve komünistler, emperyalistlerin ve yerli uzantılarının/ortaklarının saldırısı altında iken, marksizme eleştirel bakmayı gereksiz görürler hatta arkadan vurulmak diye nitelerler; unuturlar ki marksizm dinden farklı olarak bir dogma değildir; değişim bilimidir; değişimi çözümlemeli, yorumlamalı ve yeni stratejisini ve buna bağlı olarak taktiklerini oluşturmalıdır; yeni tür örgütlenme ve ittifak politikaları geliştirmelidir; değişim varsa önce marksistler değişmelidir.
değişimi sevmeyen marksistlerin işçicilik yapması kaçınılmazdır.
(bkz: marksizm bir değişim bilimidir)
(bkz: bilimin üretici güç olması)
pragmatist yaklaşımla değerlendirildiğinde tedbirli olunması gereken işçi sempatizanlığı;bazı revizyonistler için ise yer yer provokasyon aracıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar