bugün
- çay içen kız10
- galatasaray9
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek4
- erdal beşikçioğlu9
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- sözlükler arası savaş çıksa11
- taşaklardan birinin kayıp olması5
- ütü13
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye3
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- dönmek istenilen yıl2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- anın fotoğrafı14
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- uludağ sözlük çeteleri9
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çaya şeker atan erkek5
- bir şeyler söyle4
- en boktan on yıl7
- kalem4
- mutsuz olmak3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- yıkık yazarlar4
- red flag erkek listesi9
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- latte içen erkek4
- menemen9
- patates kızartması4
- gocu bak bi5
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- ona bir şey söyle13
- hırvatistan14
- ayrılık8
- yunanistan29
- yerinde dur3
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- en tehlikeli insan tipleri2
- dolma kalem3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- doa otomatı3
- yüksek sesle gülmek6
- ölüm9
"diktatörlüğe giden yollar" başlıklı dünkü yazısında bir siyasinin eğer denetim olmazsa nasıl diktatöre dönüşebileceğini yazan radikal yazarı. bu da yazısının tamamı:
"Ergenekon davasını yürütenle-rin niyeti bu olmasa bile bu dava gittikçe 28 Şubat'ın rövanşına dönüşüyor sanki. AKP'li politikacı kalkıp konuşuyor: "Bu memlekette 40 yıl süreyle namaz kılanlar, oruç tutanlar, dindarlar fişlendi. Şimdi de biz sizi fişleyeceğiz!"
Yaratılan ortam bu!
Sanki birileri intikam peşinde!
Oysa son derece ciddi suçlamalar var. Bu suçlamalar gerçekse, suçlular cezalandırılmadır. Ama yaratılan bu ortamda kimin suçlu oldu olduğunu saptamak zor.
Ve bu kargaşada Anayasa'yı değiştirme girişimi gündeme geldi. "Böyle giderse Türkiye yargıçlar tarafından yönetilen bir ülke olacak" endişesi var.
Bence bu yapay bir endişe ve zorlama bir bahane. Türkiye ve Osmanlı, tarihinin hiçbir döneminde yargıçlar tarafından yönetilmedi. Fakat asker veya sivil diktatörler tarafından çok yönetildi!
Bugün yargının, yürütme ve yasama üzerinde belirli bir denetim gücü varsa, bu güç, 1950'lerde sivil bir baskı rejimi kurmak isteyen DP'nin yaptıklarına benzer girişimleri engellemek için konan
kurallardan ve kurumlardan kaynaklanmaktadır.
Şimdi AKP bu kural ve kurumları kaldırma, etkisizleştirme veya kendi denetimine alma peşindedir.
"iyi ama Erdoğan iyi niyetlidir, böyle şeylere meydan vermez" diyenler olacaktır. Siz hiç kötü niyetli bir diktatör gördünüz mü? Bütün diktatörler iyi niyetlidir. Onları kötü yola düşüren şey, denetim eksikliğidir! Yargı denetimi, yasama denetimi, basın denetimi yoksa veya zayıfsa, potansiyel bir diktatörün adım adım fiili bir diktatöre dönüştüğünü görürüz. Bu süreç o kadar doğal işler ki, çoğu kez diktatörün kendisi bile farkına varmaz!
Erdoğan'ın son birkaç gün içinde söylediklerine bakın, neden böyle düşündüğümü anlarsınız. "Köşe yazarlarını tehdit etmek üzere" gazete patronlarını göreve çağırıyor! Henüz diktatör değil, bir de diktatör olsa neler yapmaz köşe yazarlarına! Ama bu sözleri Erdoğan'ın diktatörlük potansiyelini gösteriyor sanırım.
Erdoğan'ın bir başka isteği: "Partilerin kapatılması kararını Meclis versin" diyor! Yani iktidar partisi olarak AKP, muhalefet partilerinin kapısına kilit vurabilecek!
Kusura bakılmasın ama, bu kadar yetkiyi diktatörlere bile vermezler!
Ve bu kadar yetkiyle donatılmış insan diktatör olmayı düşünmese bile, bir gün bakar ki çoktan diktatör olmuş bile!
bu da yazısının linki: http://www.radikal.com.tr...ate=&ArticleID=983157
"Ergenekon davasını yürütenle-rin niyeti bu olmasa bile bu dava gittikçe 28 Şubat'ın rövanşına dönüşüyor sanki. AKP'li politikacı kalkıp konuşuyor: "Bu memlekette 40 yıl süreyle namaz kılanlar, oruç tutanlar, dindarlar fişlendi. Şimdi de biz sizi fişleyeceğiz!"
Yaratılan ortam bu!
Sanki birileri intikam peşinde!
Oysa son derece ciddi suçlamalar var. Bu suçlamalar gerçekse, suçlular cezalandırılmadır. Ama yaratılan bu ortamda kimin suçlu oldu olduğunu saptamak zor.
Ve bu kargaşada Anayasa'yı değiştirme girişimi gündeme geldi. "Böyle giderse Türkiye yargıçlar tarafından yönetilen bir ülke olacak" endişesi var.
Bence bu yapay bir endişe ve zorlama bir bahane. Türkiye ve Osmanlı, tarihinin hiçbir döneminde yargıçlar tarafından yönetilmedi. Fakat asker veya sivil diktatörler tarafından çok yönetildi!
Bugün yargının, yürütme ve yasama üzerinde belirli bir denetim gücü varsa, bu güç, 1950'lerde sivil bir baskı rejimi kurmak isteyen DP'nin yaptıklarına benzer girişimleri engellemek için konan
kurallardan ve kurumlardan kaynaklanmaktadır.
Şimdi AKP bu kural ve kurumları kaldırma, etkisizleştirme veya kendi denetimine alma peşindedir.
"iyi ama Erdoğan iyi niyetlidir, böyle şeylere meydan vermez" diyenler olacaktır. Siz hiç kötü niyetli bir diktatör gördünüz mü? Bütün diktatörler iyi niyetlidir. Onları kötü yola düşüren şey, denetim eksikliğidir! Yargı denetimi, yasama denetimi, basın denetimi yoksa veya zayıfsa, potansiyel bir diktatörün adım adım fiili bir diktatöre dönüştüğünü görürüz. Bu süreç o kadar doğal işler ki, çoğu kez diktatörün kendisi bile farkına varmaz!
Erdoğan'ın son birkaç gün içinde söylediklerine bakın, neden böyle düşündüğümü anlarsınız. "Köşe yazarlarını tehdit etmek üzere" gazete patronlarını göreve çağırıyor! Henüz diktatör değil, bir de diktatör olsa neler yapmaz köşe yazarlarına! Ama bu sözleri Erdoğan'ın diktatörlük potansiyelini gösteriyor sanırım.
Erdoğan'ın bir başka isteği: "Partilerin kapatılması kararını Meclis versin" diyor! Yani iktidar partisi olarak AKP, muhalefet partilerinin kapısına kilit vurabilecek!
Kusura bakılmasın ama, bu kadar yetkiyi diktatörlere bile vermezler!
Ve bu kadar yetkiyle donatılmış insan diktatör olmayı düşünmese bile, bir gün bakar ki çoktan diktatör olmuş bile!
bu da yazısının linki: http://www.radikal.com.tr...ate=&ArticleID=983157
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar