bugün
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi14
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni15
- camide rakı içen izmirli kız5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı13
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- nasılsınız fakirler7
- sözlükte olayların yükselme hızı3
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- götünde donu olmayıp tatile gitmek6
- alihan kuriş7
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- süleymancılar13
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması33
- tulumba tatlısı4
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- alfred hitchcock vs stanley kubrick3
- velvet12
- hz musa'nın yeterince övülmemesi3
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- çocuk yapmak3
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri6
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi5
- iremga32
- denize bakan ev6
- kara pıtılılar3
- kediyi parçalayan pitbull5
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
- geliyor geliyor ismet geliyor5
- halsizlik ve üşengençlik problemi2
- sabah libidosu3
- ordunun derelerinin yukarı akmaması6
- kaç cm3
- sözlükte kavga olacak hissi6
- anın görüntüsü29
- biriyle flörtleşmeye üşenmek5
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle9
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı4
- iyi partiye vericem3
- bıyıkların ağıza girmesi2
- sözlükte şakalı komiklikli başlıklar açmak2
- kırgınlık ve kızgınlık arasındaki fark3
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- kemalistlerin asıl memleketi2
- çocuk kitapları2
- araplar gerçek dinden nasıl putlara dönmüştü2
- kadın yazara katılmak2
- erdem saros2
bir yusuf hayaloğlu şiiri.
Dün sahilde karşılaştık
Bir an gözüm ısırdı, sonra birden tanıdım
Düşmemek için zor tuttum kendimi
Bacaklarım titredi, bir ağaca yaslandım
Yırtılan bir mektup gibi
Sisli hatıraların gerisinden bakıyordu
Eski bir sevdanın durulmamış nehirleri
Çırpınarak yüreğime akıyordu
Hatırladığım bir sonbahar günüydü
Karşımızdaki yeni eve taşındılar
Bütün gün bakışıp duruyorduk
Gözleri sanki birer kurşundular
O zamanlar ben, zıpkın gibi bir çocuktum;
Liseye yeni başlamıştım
Onun saçlarını geriye savurup
Çapkınca gülümsemesinden hoşlanmıştım
Ne zaman cama çıksam, karşı balkonda
Itırlı bir çiçek gibi tütüyordu
Ne zaman buluşalım desem, olmaz diyordu
Mektuplaşmak ona yetiyordu
Bir temmuz akşamıydı, unutmam
Yazlık sinema daha yeni dağılmıştı;
Bahçe kapısında sıkıştırıp öpmüştüm
içeri kaçıp saatlerce ağlamıştı
Sonraları çok konuştuk, gezdik
Bazen ağlaşıp bazen gülüştük
Çılgın gibiydik, her fırsatta buluştuk
Uluorta öpüştük, herkesin diline düştük
Ailesi baş edemedi, mersin'deki halasına gönderdi
Hiç arayıp sormadım
Ben o sıralar devrimci oldum
Mahalleden ayrılıp yıllarca eve de uğramadım
Dünyam değişmişti artık
Memleketin gidişatını hiç mi hiç beğenmiyordum
Forumlara, yürüyüşlere katılıyor
Durmadan şiir okuyup, ajitasyon çekiyordum
Ah o gençlik rüzgarı ah
Ezilen insanları tek başıma kurtaracağımı sandım
Anarşik bir eylem sırasında
Seken kurşunlarla bacağımdan yaralandım
Ameliyatın ardından yıllarca yattım içerde
Dosyam bir hayli kabarmıştı
Beni o nemli koğuşlarda
Vefakar anamdan başka hiç kimse aramamıştı
içeriden çıkınca onu sordum
Bir astsubayla evlenip buradan gitmişti
Oysa kibrit ağusuyla koluma dağladığım
ismi hala silinmemişti
Hayat devam ediyordu
içkiye vurmuştum, unutmayı deniyordum
Pencerenin önünde, kuruyan bir çiçek gibi
Günden güne tükeniyordum
Anam çökmüştü artık, ölmeden mürüvvet istiyordu
Bazan oturup dertleşirdik
Kimsesiz bir kadın varmış, körmüş, olur demiş
Bende fazla uzatmadım, evlendik
Geçmişe ait ne varsa; mektuptu, resimdi
Bir bir ayırıp yaktım ateşte
Nasıl gittiğini sorarsanız, ne bileyim
Kör-topal gidiyor işte
Ne varki, o hırçın saçları hep yüzüme savruluyor
Balkona her baktığımda
Pişmanlık, bir eski yara gibi
Hala kımıldayıp duruyor onu hatırladığımda
Biiyorum, onunla olsaydım
Böyle kavga edip durmazdım yüreğimle
Biliyorum, bu sevdayı ben yıktım
Ben öldürdüm bu hoyrat ellerimle
Dün sahilde karşılaştık
Bir an boş bulundum, sendeler gibi oldum
Öyle bir baktı ki, ben o gözlerde
Bir ömrün bütün acılarını buldum
Bir şeyler söylemek ister gibiydi
Başını eğip, gitti çocuklarının yanına
Nedendir bilmiyorum, fakat
Girmek istemedi sanki, kocasının koluna
Ardından koşup durduramadım, ona soramadım
Öylece dona kaldım
Çünkü o anarşik eylemden beri
Ben artık değnekli bir topaldım.
Dün sahilde karşılaştık
Bir an gözüm ısırdı, sonra birden tanıdım
Düşmemek için zor tuttum kendimi
Bacaklarım titredi, bir ağaca yaslandım
Yırtılan bir mektup gibi
Sisli hatıraların gerisinden bakıyordu
Eski bir sevdanın durulmamış nehirleri
Çırpınarak yüreğime akıyordu
Hatırladığım bir sonbahar günüydü
Karşımızdaki yeni eve taşındılar
Bütün gün bakışıp duruyorduk
Gözleri sanki birer kurşundular
O zamanlar ben, zıpkın gibi bir çocuktum;
Liseye yeni başlamıştım
Onun saçlarını geriye savurup
Çapkınca gülümsemesinden hoşlanmıştım
Ne zaman cama çıksam, karşı balkonda
Itırlı bir çiçek gibi tütüyordu
Ne zaman buluşalım desem, olmaz diyordu
Mektuplaşmak ona yetiyordu
Bir temmuz akşamıydı, unutmam
Yazlık sinema daha yeni dağılmıştı;
Bahçe kapısında sıkıştırıp öpmüştüm
içeri kaçıp saatlerce ağlamıştı
Sonraları çok konuştuk, gezdik
Bazen ağlaşıp bazen gülüştük
Çılgın gibiydik, her fırsatta buluştuk
Uluorta öpüştük, herkesin diline düştük
Ailesi baş edemedi, mersin'deki halasına gönderdi
Hiç arayıp sormadım
Ben o sıralar devrimci oldum
Mahalleden ayrılıp yıllarca eve de uğramadım
Dünyam değişmişti artık
Memleketin gidişatını hiç mi hiç beğenmiyordum
Forumlara, yürüyüşlere katılıyor
Durmadan şiir okuyup, ajitasyon çekiyordum
Ah o gençlik rüzgarı ah
Ezilen insanları tek başıma kurtaracağımı sandım
Anarşik bir eylem sırasında
Seken kurşunlarla bacağımdan yaralandım
Ameliyatın ardından yıllarca yattım içerde
Dosyam bir hayli kabarmıştı
Beni o nemli koğuşlarda
Vefakar anamdan başka hiç kimse aramamıştı
içeriden çıkınca onu sordum
Bir astsubayla evlenip buradan gitmişti
Oysa kibrit ağusuyla koluma dağladığım
ismi hala silinmemişti
Hayat devam ediyordu
içkiye vurmuştum, unutmayı deniyordum
Pencerenin önünde, kuruyan bir çiçek gibi
Günden güne tükeniyordum
Anam çökmüştü artık, ölmeden mürüvvet istiyordu
Bazan oturup dertleşirdik
Kimsesiz bir kadın varmış, körmüş, olur demiş
Bende fazla uzatmadım, evlendik
Geçmişe ait ne varsa; mektuptu, resimdi
Bir bir ayırıp yaktım ateşte
Nasıl gittiğini sorarsanız, ne bileyim
Kör-topal gidiyor işte
Ne varki, o hırçın saçları hep yüzüme savruluyor
Balkona her baktığımda
Pişmanlık, bir eski yara gibi
Hala kımıldayıp duruyor onu hatırladığımda
Biiyorum, onunla olsaydım
Böyle kavga edip durmazdım yüreğimle
Biliyorum, bu sevdayı ben yıktım
Ben öldürdüm bu hoyrat ellerimle
Dün sahilde karşılaştık
Bir an boş bulundum, sendeler gibi oldum
Öyle bir baktı ki, ben o gözlerde
Bir ömrün bütün acılarını buldum
Bir şeyler söylemek ister gibiydi
Başını eğip, gitti çocuklarının yanına
Nedendir bilmiyorum, fakat
Girmek istemedi sanki, kocasının koluna
Ardından koşup durduramadım, ona soramadım
Öylece dona kaldım
Çünkü o anarşik eylemden beri
Ben artık değnekli bir topaldım.
şiir dinlemekten nefret eden beni bile kendine hayran bırakan, her dinlediğimde tüylerimi diken diken eden bir yusuf hayaloğlu şiiri.
belki de keramet yusuf hayaloğlu'nun duygulu sesinde.
http://m.youtube.com/watc...2Fwatch%3Fv%3DYi3jLc-RM7I
belki de keramet yusuf hayaloğlu'nun duygulu sesinde.
http://m.youtube.com/watc...2Fwatch%3Fv%3DYi3jLc-RM7I
Tam solcu şiiri. Güzel ve duygusal.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar