bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- yazarların özlü sözleri10
- mustafa kemal atatürk10
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor15
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- ona bir cümle bırak5
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı11
- sözlüğün troll kaynaması4
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi7
- kız gruplarının yükselmesi3
- türklerin pis olması3
- 104 artı 5 oynanırken feci bastıran uyku3
- 29 haziran 2026 almanya paraguay maçı7
- deniz göktaş12
- ölüm6
- günlerin artık kısalıyor olması5
- anın görüntüsü26
- 2026 dünya kupası38
- diyarbakır kürt dili konferansı5
- pandela12
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- sözlükten maaş almak3
- gödlek2
- insan sevdiği adama şans verir5
- sözlüğe güzel bir kız bırak5
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek5
- seksting5
- velvet45
- yapay zeka ile kod yazmak2
- diamond bey birader koştursun kampanyası4
- futbol32
- hastanedeyim ful kadınlar hasta8
- iphone pil ömrünü uzatmanın etkili yolları4
- aşk8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- sözlüğün aptal kaynaması15
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- sözlükten giden yazarlar4
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- okuyacak askere gidecek iş bulacak evleneceksin2
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- cumhuriyetin intikamı8
- araba kovalamayan köpek6
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- eski nickimi özlüyor olmam7
- anadolu dilleri2
- ziya gökalp5
- en son ne yediniz6
bir yusuf hayaloğlu şiiri.
Dün sahilde karşılaştık
Bir an gözüm ısırdı, sonra birden tanıdım
Düşmemek için zor tuttum kendimi
Bacaklarım titredi, bir ağaca yaslandım
Yırtılan bir mektup gibi
Sisli hatıraların gerisinden bakıyordu
Eski bir sevdanın durulmamış nehirleri
Çırpınarak yüreğime akıyordu
Hatırladığım bir sonbahar günüydü
Karşımızdaki yeni eve taşındılar
Bütün gün bakışıp duruyorduk
Gözleri sanki birer kurşundular
O zamanlar ben, zıpkın gibi bir çocuktum;
Liseye yeni başlamıştım
Onun saçlarını geriye savurup
Çapkınca gülümsemesinden hoşlanmıştım
Ne zaman cama çıksam, karşı balkonda
Itırlı bir çiçek gibi tütüyordu
Ne zaman buluşalım desem, olmaz diyordu
Mektuplaşmak ona yetiyordu
Bir temmuz akşamıydı, unutmam
Yazlık sinema daha yeni dağılmıştı;
Bahçe kapısında sıkıştırıp öpmüştüm
içeri kaçıp saatlerce ağlamıştı
Sonraları çok konuştuk, gezdik
Bazen ağlaşıp bazen gülüştük
Çılgın gibiydik, her fırsatta buluştuk
Uluorta öpüştük, herkesin diline düştük
Ailesi baş edemedi, mersin'deki halasına gönderdi
Hiç arayıp sormadım
Ben o sıralar devrimci oldum
Mahalleden ayrılıp yıllarca eve de uğramadım
Dünyam değişmişti artık
Memleketin gidişatını hiç mi hiç beğenmiyordum
Forumlara, yürüyüşlere katılıyor
Durmadan şiir okuyup, ajitasyon çekiyordum
Ah o gençlik rüzgarı ah
Ezilen insanları tek başıma kurtaracağımı sandım
Anarşik bir eylem sırasında
Seken kurşunlarla bacağımdan yaralandım
Ameliyatın ardından yıllarca yattım içerde
Dosyam bir hayli kabarmıştı
Beni o nemli koğuşlarda
Vefakar anamdan başka hiç kimse aramamıştı
içeriden çıkınca onu sordum
Bir astsubayla evlenip buradan gitmişti
Oysa kibrit ağusuyla koluma dağladığım
ismi hala silinmemişti
Hayat devam ediyordu
içkiye vurmuştum, unutmayı deniyordum
Pencerenin önünde, kuruyan bir çiçek gibi
Günden güne tükeniyordum
Anam çökmüştü artık, ölmeden mürüvvet istiyordu
Bazan oturup dertleşirdik
Kimsesiz bir kadın varmış, körmüş, olur demiş
Bende fazla uzatmadım, evlendik
Geçmişe ait ne varsa; mektuptu, resimdi
Bir bir ayırıp yaktım ateşte
Nasıl gittiğini sorarsanız, ne bileyim
Kör-topal gidiyor işte
Ne varki, o hırçın saçları hep yüzüme savruluyor
Balkona her baktığımda
Pişmanlık, bir eski yara gibi
Hala kımıldayıp duruyor onu hatırladığımda
Biiyorum, onunla olsaydım
Böyle kavga edip durmazdım yüreğimle
Biliyorum, bu sevdayı ben yıktım
Ben öldürdüm bu hoyrat ellerimle
Dün sahilde karşılaştık
Bir an boş bulundum, sendeler gibi oldum
Öyle bir baktı ki, ben o gözlerde
Bir ömrün bütün acılarını buldum
Bir şeyler söylemek ister gibiydi
Başını eğip, gitti çocuklarının yanına
Nedendir bilmiyorum, fakat
Girmek istemedi sanki, kocasının koluna
Ardından koşup durduramadım, ona soramadım
Öylece dona kaldım
Çünkü o anarşik eylemden beri
Ben artık değnekli bir topaldım.
Dün sahilde karşılaştık
Bir an gözüm ısırdı, sonra birden tanıdım
Düşmemek için zor tuttum kendimi
Bacaklarım titredi, bir ağaca yaslandım
Yırtılan bir mektup gibi
Sisli hatıraların gerisinden bakıyordu
Eski bir sevdanın durulmamış nehirleri
Çırpınarak yüreğime akıyordu
Hatırladığım bir sonbahar günüydü
Karşımızdaki yeni eve taşındılar
Bütün gün bakışıp duruyorduk
Gözleri sanki birer kurşundular
O zamanlar ben, zıpkın gibi bir çocuktum;
Liseye yeni başlamıştım
Onun saçlarını geriye savurup
Çapkınca gülümsemesinden hoşlanmıştım
Ne zaman cama çıksam, karşı balkonda
Itırlı bir çiçek gibi tütüyordu
Ne zaman buluşalım desem, olmaz diyordu
Mektuplaşmak ona yetiyordu
Bir temmuz akşamıydı, unutmam
Yazlık sinema daha yeni dağılmıştı;
Bahçe kapısında sıkıştırıp öpmüştüm
içeri kaçıp saatlerce ağlamıştı
Sonraları çok konuştuk, gezdik
Bazen ağlaşıp bazen gülüştük
Çılgın gibiydik, her fırsatta buluştuk
Uluorta öpüştük, herkesin diline düştük
Ailesi baş edemedi, mersin'deki halasına gönderdi
Hiç arayıp sormadım
Ben o sıralar devrimci oldum
Mahalleden ayrılıp yıllarca eve de uğramadım
Dünyam değişmişti artık
Memleketin gidişatını hiç mi hiç beğenmiyordum
Forumlara, yürüyüşlere katılıyor
Durmadan şiir okuyup, ajitasyon çekiyordum
Ah o gençlik rüzgarı ah
Ezilen insanları tek başıma kurtaracağımı sandım
Anarşik bir eylem sırasında
Seken kurşunlarla bacağımdan yaralandım
Ameliyatın ardından yıllarca yattım içerde
Dosyam bir hayli kabarmıştı
Beni o nemli koğuşlarda
Vefakar anamdan başka hiç kimse aramamıştı
içeriden çıkınca onu sordum
Bir astsubayla evlenip buradan gitmişti
Oysa kibrit ağusuyla koluma dağladığım
ismi hala silinmemişti
Hayat devam ediyordu
içkiye vurmuştum, unutmayı deniyordum
Pencerenin önünde, kuruyan bir çiçek gibi
Günden güne tükeniyordum
Anam çökmüştü artık, ölmeden mürüvvet istiyordu
Bazan oturup dertleşirdik
Kimsesiz bir kadın varmış, körmüş, olur demiş
Bende fazla uzatmadım, evlendik
Geçmişe ait ne varsa; mektuptu, resimdi
Bir bir ayırıp yaktım ateşte
Nasıl gittiğini sorarsanız, ne bileyim
Kör-topal gidiyor işte
Ne varki, o hırçın saçları hep yüzüme savruluyor
Balkona her baktığımda
Pişmanlık, bir eski yara gibi
Hala kımıldayıp duruyor onu hatırladığımda
Biiyorum, onunla olsaydım
Böyle kavga edip durmazdım yüreğimle
Biliyorum, bu sevdayı ben yıktım
Ben öldürdüm bu hoyrat ellerimle
Dün sahilde karşılaştık
Bir an boş bulundum, sendeler gibi oldum
Öyle bir baktı ki, ben o gözlerde
Bir ömrün bütün acılarını buldum
Bir şeyler söylemek ister gibiydi
Başını eğip, gitti çocuklarının yanına
Nedendir bilmiyorum, fakat
Girmek istemedi sanki, kocasının koluna
Ardından koşup durduramadım, ona soramadım
Öylece dona kaldım
Çünkü o anarşik eylemden beri
Ben artık değnekli bir topaldım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar