bugün

Kuzguni bir yazın vadilerinden
geçiyorum dilimde türkülerle
teni kumdan ayırmak yeni işim,
zaman gömütünde inliyor nakil
söz çalıyorum akıldan hevesle

Masalların çevresinde pervane
dönüyor korkuyu kolkola insan
ürpertiler içinde görmüyor aşkı,
tanrıları solmuş bir kumaş ömrüm
Zeus'tan Allah'a kadar hep kan

Ağaçlara bez bağlıyor ümitsiz eller
gömütlere yüz sürüp ağlaşıyorlar
işlerinin iyi gitmesine dair
bin yıllık cesetleri yarıştırıyorlar,
yutuyor mor bataklık kalabalığı
kimin bu ferman söyleyin sayın bayım?

Bağ şaraba yürüyor bağban şaşkın
allanıyor elmanın yanakları
dalga önemsiyor koca ummanı
dirimi imliyor her ölüm usulca,
kor kıvılcım ümidi gözlerimin
hemcinsim yakacak bütün sunakları

Gidip de gelen var mı ruh diyarına?
Kurtul artık ökseler batağından,
bir avuç kemik ve çürümüş toprak
tohuma rahim olan tarla ya da,
dönüşü yok yürüdüğün yolun ahh,
kalbinin attığı kadar varsın ey can
zamanın gömütüdür geriye kalan. * *
© copyright 2005 - 2026