bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz26
- islamda namaz yoktur7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri25
- benkimki9
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım10
- 150 200 bin liralık kombinle gezmek3
- kırmızı tuborg2
- gocu29
- hamas2
- türkiye8
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri11
- sinirlenince yaptığınız şeyler8
- sözlüğün en yakışıklı erkek listesi6
- motorin2
- 0 0 716
- seküler değerlerden ölesiye korkan seyyid kutub3
- yaşar dinleyen erkek8
- psikolojik danışmanlık ve rehberlik3
- ilerde geçmişe yolculuk yapabileceğimiz2
- anın fotoğrafı6
- humus3
- bir dönem popüler olan bölümler2
- avm gezme kültürü7
- tuğralı doblo3
- gocu kaç yaşında7
- seyyid kutub4
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- apo ak partiden aday olsa ne olur2
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak5
- kendin gibi biriyle olmak4
- beşiktaş9
- günün en güzel kızı3
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- mit'e girmek için gereken şartlar sıralı tam liste2
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar4
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- kahvaltı9
- dedem abdülhamid gah gah2
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- 11 eylül 2026 beşiktaş erzurumspor maçı5
- güne bir şarkı bırak5
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- ak partililerin apoya villa yaptırması3
- sevilmek3
- boyumun 2 cm kısalması22
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
1. Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik halinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayasızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
2. Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. içinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. işte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu açar.
3. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şeye bir ölçü koymuştur.
4. Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
5. işte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.
6. Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
7. Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
8. Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık.
9. Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
10. Allah, ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde, ey iman etmiş olan akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının! Allah, size bir zikir (Kur'an) indirdi.
11. iman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a inanır ve salih bir amel işlerse Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.
12. Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah'ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
2. Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. içinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. işte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu açar.
3. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şeye bir ölçü koymuştur.
4. Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
5. işte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.
6. Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
7. Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
8. Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık.
9. Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
10. Allah, ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde, ey iman etmiş olan akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının! Allah, size bir zikir (Kur'an) indirdi.
11. iman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a inanır ve salih bir amel işlerse Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.
12. Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah'ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
Medine döneminde inmiştir. 12 âyettir. Sûre, adını işlediği konudan almıştır. "Talâk" boşamak demektir. Sûrede talak ile ilgili diğer bazı hükümler konu edilmektedir.
4. ayet: Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
Kadınlardan boşanma hakkında müslümanlara yol gösteren bu ayette dikkati 'henüz âdet görmeyenler' kısmı çekiyor.Henüz âdet görmeyenlerden boşanmak için evlenmiş olmak gerektiğinden ; islam’ın , henüz âdet görmemiş , çocuk sayabileceğimiz kızlarla evlenilmesine karşı olmadığını anlıyoruz.Birçok müslüman buna şu şekilde cevap verir : 'O dönemde kızların korunması gerekiyordu.Birilerinin onlara sahip çıkması gerekiyordu.Bu tür ayetler de işte bu yüzden.' . Peki ama ; kızları korumak , koruma altına almak için evlenmek şart mıdır ? Kızlar , onlarla evlenilmeden koruma altına alınamaz mı ? Bu arada Muhammed'in , 9 yaşıdandaki Ayşe ile evlendiğini hatırlatmakta fayda var.
Kadınlardan boşanma hakkında müslümanlara yol gösteren bu ayette dikkati 'henüz âdet görmeyenler' kısmı çekiyor.Henüz âdet görmeyenlerden boşanmak için evlenmiş olmak gerektiğinden ; islam’ın , henüz âdet görmemiş , çocuk sayabileceğimiz kızlarla evlenilmesine karşı olmadığını anlıyoruz.Birçok müslüman buna şu şekilde cevap verir : 'O dönemde kızların korunması gerekiyordu.Birilerinin onlara sahip çıkması gerekiyordu.Bu tür ayetler de işte bu yüzden.' . Peki ama ; kızları korumak , koruma altına almak için evlenmek şart mıdır ? Kızlar , onlarla evlenilmeden koruma altına alınamaz mı ? Bu arada Muhammed'in , 9 yaşıdandaki Ayşe ile evlendiğini hatırlatmakta fayda var.
(bkz: talak 4)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar