bugün
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti13
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız14
- çaresizliği iliklere kadar hissetmek3
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- gocu birader başka bir biraderdir3
- antipanik9
- aktroller5
- akp seçimi kazanınca kalp krizi geçirecek yazarlar4
- mutlu bey bay birader3
- 14 temmuz 1789 aksaray2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar2
- kara çarşaf giymek isteyen türkiyeye5
- türkiye20
- sosyalist reisçi4
- bana bir latte lütfen diyen erkek4
- stella artois4
- 1 saat içinde nihayet yedinci entryi girmek3
- akp5
- günün sözü22
- sözlük yazarlarının saatleri7
- ateistlerin yaşama amacı28
- sabahları nefret edilen şeyler17
- yaşam enerjisi veren şeyler5
- göztepe2
- nicole doshi2
- bir kıza sarılıp saçlarını koklamak3
- sarapci koala69
- zorunlu eğitim18
- rafael leao24
- karı kıza para yedirir misiniz8
- sovyetler birliği2
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- tulumba tatlısı6
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- vapurla iskele arasına düşmek2
- simitlere marti atmak2
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı4
- japonca2
- erkeklerin istediği tek şey17
- lokum gibi3
- birader başlığına kızan yazarlar2
- iletişim başkanlığı'nın türk dizileri toplantısı2
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz9
- game of thrones taki kel komplocu dayı2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- sarapci diye nick alan akpli17
- biraderlerin vurduyor olması12
- iş yerinde sözlükte takılmak15
- en son ne zaman namaz kıldın13
1. Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik halinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayasızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
2. Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. içinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. işte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu açar.
3. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şeye bir ölçü koymuştur.
4. Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
5. işte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.
6. Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
7. Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
8. Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık.
9. Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
10. Allah, ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde, ey iman etmiş olan akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının! Allah, size bir zikir (Kur'an) indirdi.
11. iman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a inanır ve salih bir amel işlerse Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.
12. Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah'ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
2. Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. içinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. işte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu açar.
3. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şeye bir ölçü koymuştur.
4. Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
5. işte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.
6. Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
7. Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
8. Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık.
9. Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.
10. Allah, ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde, ey iman etmiş olan akıl sahipleri, Allah'a karşı gelmekten sakının! Allah, size bir zikir (Kur'an) indirdi.
11. iman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a inanır ve salih bir amel işlerse Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.
12. Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah'ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.
Medine döneminde inmiştir. 12 âyettir. Sûre, adını işlediği konudan almıştır. "Talâk" boşamak demektir. Sûrede talak ile ilgili diğer bazı hükümler konu edilmektedir.
4. ayet: Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
Kadınlardan boşanma hakkında müslümanlara yol gösteren bu ayette dikkati 'henüz âdet görmeyenler' kısmı çekiyor.Henüz âdet görmeyenlerden boşanmak için evlenmiş olmak gerektiğinden ; islam’ın , henüz âdet görmemiş , çocuk sayabileceğimiz kızlarla evlenilmesine karşı olmadığını anlıyoruz.Birçok müslüman buna şu şekilde cevap verir : 'O dönemde kızların korunması gerekiyordu.Birilerinin onlara sahip çıkması gerekiyordu.Bu tür ayetler de işte bu yüzden.' . Peki ama ; kızları korumak , koruma altına almak için evlenmek şart mıdır ? Kızlar , onlarla evlenilmeden koruma altına alınamaz mı ? Bu arada Muhammed'in , 9 yaşıdandaki Ayşe ile evlendiğini hatırlatmakta fayda var.
Kadınlardan boşanma hakkında müslümanlara yol gösteren bu ayette dikkati 'henüz âdet görmeyenler' kısmı çekiyor.Henüz âdet görmeyenlerden boşanmak için evlenmiş olmak gerektiğinden ; islam’ın , henüz âdet görmemiş , çocuk sayabileceğimiz kızlarla evlenilmesine karşı olmadığını anlıyoruz.Birçok müslüman buna şu şekilde cevap verir : 'O dönemde kızların korunması gerekiyordu.Birilerinin onlara sahip çıkması gerekiyordu.Bu tür ayetler de işte bu yüzden.' . Peki ama ; kızları korumak , koruma altına almak için evlenmek şart mıdır ? Kızlar , onlarla evlenilmeden koruma altına alınamaz mı ? Bu arada Muhammed'in , 9 yaşıdandaki Ayşe ile evlendiğini hatırlatmakta fayda var.
(bkz: talak 4)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar