bugün
- sssilvermist11
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- izmirli kızların verici olması6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- yorgun mermi13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- habire12 adamdır15
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- burhaniye3
- gürsel tekin6
- eh madem benle kavga etmiyorsunuz4
- nazar değdi sözlük4
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- arabadan anlamayan erkek4
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
- kadın yazarların boş konulara ilgi göstermesi5
- erkek yazarlar bana mesaj atmasın2
- yahudi şapkası3
- beybi leydi2
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi5
- sözlük bebeleri4
- çilek reçeli vs vişne reçeli9
- akaryakıt2
- kadın olmak4
- gocu bak bi6
- habire1241
- bugün gelen kitaplar4
- galaxy ace3
- retro oyuncu bilgisayarı3
- büyük baştankara kuşu2
- aylık 484 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- gizli gizli sözlüğü okuyan boykotçular3
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak8
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- birader bay efendiler3
- gece denize girmek12
- manyak olmaya karar verdim8
- isveçlilerin dünyaya kattıkları3
- sözlüğün geri zekalı kaynaması2
- başak burcu8
- erkek yazarlardaki eğilim3
- voleybol maçı izleyen erkek5
- öyle bir geçer zaman ki2
- sözlüğe fotoğraf atan kadın8
- online olupta entry atmayan yazarlar2
- nickten isim tahmini yapmak25
les triplettes de belleville'nin yönetmeni.
2010'da da the illusionist adlı yeni bi animasyon filminin yönetmenliğini yaptı.
2010'da da the illusionist adlı yeni bi animasyon filminin yönetmenliğini yaptı.
paris, je t'aime'de iki pandomim sanatçısının aşkını anlatan mükemmel bir kısa filmi de bulunan yönetmen.
hayatıma etkisi olmuş nadir yönetmenlerden, belki de tek yönetmen.
les triplettes de belleville trt'de yayınlanıyordu, yıl 2004-2005 babama bir önceki gün onunla işe gitmek için söz vermiştim, haftalardır tv izlemek için erteliyordum, bu sefer onunla geleceğimi söylemiştim ve evet o gün televizyonda bu vardı. o zamanlar küçüktüm tabii babam beni kaldırdı, üzerini giyinirken tv'yi erkenden açtım ve bir de baktım ki les triplettes de belleville ama ne bileyim hayatımın filmi olacağını, filmin adına bakmadım. hayatımda izlediğim en güzel şeydi. babam hadi çıkalım dedi, sözümü bozmamak için bir gözüm tv'de üstümü giyindim ama sonunu getiremedim.
eve döndüğümde ilk işim filmi internetten araştırmak oldu ama filmle ilgili bildiğim tek şey yaşlı bir bisikletçi olduğuydu (yaşlı değilmiş sonradan öğrendim, ona geleceğiz) bu keyword'lerle araştırmamı yaptım ama o da ne hiçbir şey yok.
yıllarca ara ara bu filmi aradım, filmin en fazla 10 dakikasını izlemişim filmle ilgili tek bildiğim şeyler; denize açılan yaşlı kadın, yaşlı bisikletçi, yaşlı kadının bisikletli kocası, köpek. bu kadar, sadece bunlarla bu filmi yıllarca aradım. yıllarca, aşağı yukarı 8-9 yıl sonra budum bu filmi google üzerinden, 9 yıl boyunca sordum, soruşturdum, google'dan aradım ve evet en sonunda 2013 yılında teknoloji yeterince gelişmişti aklımda kalan kırıntıyla bu filmi bana buldurmuştu.
en iyi nasıl anlatırım bilmiyorum ama bu filmi en az 7 yıl bekledim ben, izlediğimde hayatımda yaşayabileceğim en güzel duyguları yaşadım, hayatım boyunca böyle bir şey yaşamadım, ve yaşayacağımı da düşünmüyorum, bunları yazarken bile duygularım taşıyor içimden bi hüzünleniyorum, bi gülümsüyorum. yok böyle bir duygu. çocukluğumun kırıntısını üniversite öğrencisiyken tamamladım.
filmi izlediğimde bisikletçinin yaşlı olmayı bir kenara bırakın, kocası sandığım kadının torunu olduğunu fark ettim. izlediğimde o adamın bisiklete tutkusu olan fakir bir adam olduğunu fark ettim. film onu bulduğum andaki tokadından sonra yıllarca filmle ilgili hiçbir şey bilmediğimi de gösterdi. hakkında hiçbir şey bilmediğim bu filmi izlemek için en az 7 yıl harcamışım. hakkında daha çok şey öğrenmek istediğim bu filmi araştırdım ve kayıp balık nemo ile aynı yıl çıktığını öğrendim, kendimden nefret ettim çünkü nemo'yu sinemada izlemiştim, bu filmin oscar'a aday olduğunu ama oscar'ı nemo'nun aldığını öğrendim ve kahroldum çünkü bu filmi daha çok sevmiştim. hala oscar'a saygı duymuyorum.
edit: dayanamadım, bu adam ben onun filmini ararken bi film daha çekmiş, illusionist. hayatımda izlediğim en güzel şey bu oldu, iyi ki bu flmi ben onu bulduğum zamanlarda çekmiş. hayatımda izlediğim en güzel iki şey bu adam ait. hayatıma dokunduğun için teşekkür ederim sylvain
edit2: şimdi baktım da hayatımda izlediğim en güzel şey için de 3 yıl beklemişim, l'illusioniste 2010 yılında çıkmış. bu iki filmi de en az 6'şar kere izlemişimdir. şimdi karar verdim birini izleyeceğim.
les triplettes de belleville trt'de yayınlanıyordu, yıl 2004-2005 babama bir önceki gün onunla işe gitmek için söz vermiştim, haftalardır tv izlemek için erteliyordum, bu sefer onunla geleceğimi söylemiştim ve evet o gün televizyonda bu vardı. o zamanlar küçüktüm tabii babam beni kaldırdı, üzerini giyinirken tv'yi erkenden açtım ve bir de baktım ki les triplettes de belleville ama ne bileyim hayatımın filmi olacağını, filmin adına bakmadım. hayatımda izlediğim en güzel şeydi. babam hadi çıkalım dedi, sözümü bozmamak için bir gözüm tv'de üstümü giyindim ama sonunu getiremedim.
eve döndüğümde ilk işim filmi internetten araştırmak oldu ama filmle ilgili bildiğim tek şey yaşlı bir bisikletçi olduğuydu (yaşlı değilmiş sonradan öğrendim, ona geleceğiz) bu keyword'lerle araştırmamı yaptım ama o da ne hiçbir şey yok.
yıllarca ara ara bu filmi aradım, filmin en fazla 10 dakikasını izlemişim filmle ilgili tek bildiğim şeyler; denize açılan yaşlı kadın, yaşlı bisikletçi, yaşlı kadının bisikletli kocası, köpek. bu kadar, sadece bunlarla bu filmi yıllarca aradım. yıllarca, aşağı yukarı 8-9 yıl sonra budum bu filmi google üzerinden, 9 yıl boyunca sordum, soruşturdum, google'dan aradım ve evet en sonunda 2013 yılında teknoloji yeterince gelişmişti aklımda kalan kırıntıyla bu filmi bana buldurmuştu.
en iyi nasıl anlatırım bilmiyorum ama bu filmi en az 7 yıl bekledim ben, izlediğimde hayatımda yaşayabileceğim en güzel duyguları yaşadım, hayatım boyunca böyle bir şey yaşamadım, ve yaşayacağımı da düşünmüyorum, bunları yazarken bile duygularım taşıyor içimden bi hüzünleniyorum, bi gülümsüyorum. yok böyle bir duygu. çocukluğumun kırıntısını üniversite öğrencisiyken tamamladım.
filmi izlediğimde bisikletçinin yaşlı olmayı bir kenara bırakın, kocası sandığım kadının torunu olduğunu fark ettim. izlediğimde o adamın bisiklete tutkusu olan fakir bir adam olduğunu fark ettim. film onu bulduğum andaki tokadından sonra yıllarca filmle ilgili hiçbir şey bilmediğimi de gösterdi. hakkında hiçbir şey bilmediğim bu filmi izlemek için en az 7 yıl harcamışım. hakkında daha çok şey öğrenmek istediğim bu filmi araştırdım ve kayıp balık nemo ile aynı yıl çıktığını öğrendim, kendimden nefret ettim çünkü nemo'yu sinemada izlemiştim, bu filmin oscar'a aday olduğunu ama oscar'ı nemo'nun aldığını öğrendim ve kahroldum çünkü bu filmi daha çok sevmiştim. hala oscar'a saygı duymuyorum.
edit: dayanamadım, bu adam ben onun filmini ararken bi film daha çekmiş, illusionist. hayatımda izlediğim en güzel şey bu oldu, iyi ki bu flmi ben onu bulduğum zamanlarda çekmiş. hayatımda izlediğim en güzel iki şey bu adam ait. hayatıma dokunduğun için teşekkür ederim sylvain
edit2: şimdi baktım da hayatımda izlediğim en güzel şey için de 3 yıl beklemişim, l'illusioniste 2010 yılında çıkmış. bu iki filmi de en az 6'şar kere izlemişimdir. şimdi karar verdim birini izleyeceğim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar