bugün
- online listesi neden kaldırıldı6
- mansur yavaş14
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- yaratılışa mı yakınsınız evrim kuramına mı2
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- gocu33
- geri zekalılık belirtileri3
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat6
- en son neye çok üzüldünüz12
- tüm dünya islamcılıkla yönetiliyor olsaydı2
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- herkesten nefret etmek4
- anın içindeyken o anı özleyeceğini fark etmek2
- ziyafet denince aklına sadece lahmacun gelen kıro3
- true yaşıyor mu6
- islam yekpare biçimde doğru mu sahiden3
- kimliği belirsiz cesetler artı 182
- mamudo gurban niye doğdun9
- hearts of iron 42
- bekarlığın avantajları5
- israil seviciliği5
- kara mizah2
- cem yılmaza gülenler sözlük3
- nuh ve ibrahimle yapılan antlaşma6
- başkent istanbul olsun11
- zar düşeş beyler alışverişler2
- feministlerin cevaplayamadığı soru7
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- arkadaşlar ben ayrılmak istiyorum3
- yehova şahitleri5
- ankara2
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- true nickli yazar23
- ibrahim'in allah'ı elestirmesi4
- her şeyin çözümü var demek4
- tablet mi pc mi telefon mu4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- allah ı görmek3
- kendinizi on yıl sonra nerede görüyorsunuz2
- queen ravennanın cinleri5
- kadının en güzel olduğu yaş3
- yahudilerin mesih seviciliği3
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- inci sözlük4
- 34 yaşına kadar eline erkek eli değmemiş erkek2
- kürtlerin aslında iyi olduğu gerçeği4
- hiçbir şeyi bilmeden hayvan gibi yasamak3
- amedspor6
hayatıma etkisi olmuş nadir yönetmenlerden, belki de tek yönetmen.
les triplettes de belleville trt'de yayınlanıyordu, yıl 2004-2005 babama bir önceki gün onunla işe gitmek için söz vermiştim, haftalardır tv izlemek için erteliyordum, bu sefer onunla geleceğimi söylemiştim ve evet o gün televizyonda bu vardı. o zamanlar küçüktüm tabii babam beni kaldırdı, üzerini giyinirken tv'yi erkenden açtım ve bir de baktım ki les triplettes de belleville ama ne bileyim hayatımın filmi olacağını, filmin adına bakmadım. hayatımda izlediğim en güzel şeydi. babam hadi çıkalım dedi, sözümü bozmamak için bir gözüm tv'de üstümü giyindim ama sonunu getiremedim.
eve döndüğümde ilk işim filmi internetten araştırmak oldu ama filmle ilgili bildiğim tek şey yaşlı bir bisikletçi olduğuydu (yaşlı değilmiş sonradan öğrendim, ona geleceğiz) bu keyword'lerle araştırmamı yaptım ama o da ne hiçbir şey yok.
yıllarca ara ara bu filmi aradım, filmin en fazla 10 dakikasını izlemişim filmle ilgili tek bildiğim şeyler; denize açılan yaşlı kadın, yaşlı bisikletçi, yaşlı kadının bisikletli kocası, köpek. bu kadar, sadece bunlarla bu filmi yıllarca aradım. yıllarca, aşağı yukarı 8-9 yıl sonra budum bu filmi google üzerinden, 9 yıl boyunca sordum, soruşturdum, google'dan aradım ve evet en sonunda 2013 yılında teknoloji yeterince gelişmişti aklımda kalan kırıntıyla bu filmi bana buldurmuştu.
en iyi nasıl anlatırım bilmiyorum ama bu filmi en az 7 yıl bekledim ben, izlediğimde hayatımda yaşayabileceğim en güzel duyguları yaşadım, hayatım boyunca böyle bir şey yaşamadım, ve yaşayacağımı da düşünmüyorum, bunları yazarken bile duygularım taşıyor içimden bi hüzünleniyorum, bi gülümsüyorum. yok böyle bir duygu. çocukluğumun kırıntısını üniversite öğrencisiyken tamamladım.
filmi izlediğimde bisikletçinin yaşlı olmayı bir kenara bırakın, kocası sandığım kadının torunu olduğunu fark ettim. izlediğimde o adamın bisiklete tutkusu olan fakir bir adam olduğunu fark ettim. film onu bulduğum andaki tokadından sonra yıllarca filmle ilgili hiçbir şey bilmediğimi de gösterdi. hakkında hiçbir şey bilmediğim bu filmi izlemek için en az 7 yıl harcamışım. hakkında daha çok şey öğrenmek istediğim bu filmi araştırdım ve kayıp balık nemo ile aynı yıl çıktığını öğrendim, kendimden nefret ettim çünkü nemo'yu sinemada izlemiştim, bu filmin oscar'a aday olduğunu ama oscar'ı nemo'nun aldığını öğrendim ve kahroldum çünkü bu filmi daha çok sevmiştim. hala oscar'a saygı duymuyorum.
edit: dayanamadım, bu adam ben onun filmini ararken bi film daha çekmiş, illusionist. hayatımda izlediğim en güzel şey bu oldu, iyi ki bu flmi ben onu bulduğum zamanlarda çekmiş. hayatımda izlediğim en güzel iki şey bu adam ait. hayatıma dokunduğun için teşekkür ederim sylvain
edit2: şimdi baktım da hayatımda izlediğim en güzel şey için de 3 yıl beklemişim, l'illusioniste 2010 yılında çıkmış. bu iki filmi de en az 6'şar kere izlemişimdir. şimdi karar verdim birini izleyeceğim.
les triplettes de belleville trt'de yayınlanıyordu, yıl 2004-2005 babama bir önceki gün onunla işe gitmek için söz vermiştim, haftalardır tv izlemek için erteliyordum, bu sefer onunla geleceğimi söylemiştim ve evet o gün televizyonda bu vardı. o zamanlar küçüktüm tabii babam beni kaldırdı, üzerini giyinirken tv'yi erkenden açtım ve bir de baktım ki les triplettes de belleville ama ne bileyim hayatımın filmi olacağını, filmin adına bakmadım. hayatımda izlediğim en güzel şeydi. babam hadi çıkalım dedi, sözümü bozmamak için bir gözüm tv'de üstümü giyindim ama sonunu getiremedim.
eve döndüğümde ilk işim filmi internetten araştırmak oldu ama filmle ilgili bildiğim tek şey yaşlı bir bisikletçi olduğuydu (yaşlı değilmiş sonradan öğrendim, ona geleceğiz) bu keyword'lerle araştırmamı yaptım ama o da ne hiçbir şey yok.
yıllarca ara ara bu filmi aradım, filmin en fazla 10 dakikasını izlemişim filmle ilgili tek bildiğim şeyler; denize açılan yaşlı kadın, yaşlı bisikletçi, yaşlı kadının bisikletli kocası, köpek. bu kadar, sadece bunlarla bu filmi yıllarca aradım. yıllarca, aşağı yukarı 8-9 yıl sonra budum bu filmi google üzerinden, 9 yıl boyunca sordum, soruşturdum, google'dan aradım ve evet en sonunda 2013 yılında teknoloji yeterince gelişmişti aklımda kalan kırıntıyla bu filmi bana buldurmuştu.
en iyi nasıl anlatırım bilmiyorum ama bu filmi en az 7 yıl bekledim ben, izlediğimde hayatımda yaşayabileceğim en güzel duyguları yaşadım, hayatım boyunca böyle bir şey yaşamadım, ve yaşayacağımı da düşünmüyorum, bunları yazarken bile duygularım taşıyor içimden bi hüzünleniyorum, bi gülümsüyorum. yok böyle bir duygu. çocukluğumun kırıntısını üniversite öğrencisiyken tamamladım.
filmi izlediğimde bisikletçinin yaşlı olmayı bir kenara bırakın, kocası sandığım kadının torunu olduğunu fark ettim. izlediğimde o adamın bisiklete tutkusu olan fakir bir adam olduğunu fark ettim. film onu bulduğum andaki tokadından sonra yıllarca filmle ilgili hiçbir şey bilmediğimi de gösterdi. hakkında hiçbir şey bilmediğim bu filmi izlemek için en az 7 yıl harcamışım. hakkında daha çok şey öğrenmek istediğim bu filmi araştırdım ve kayıp balık nemo ile aynı yıl çıktığını öğrendim, kendimden nefret ettim çünkü nemo'yu sinemada izlemiştim, bu filmin oscar'a aday olduğunu ama oscar'ı nemo'nun aldığını öğrendim ve kahroldum çünkü bu filmi daha çok sevmiştim. hala oscar'a saygı duymuyorum.
edit: dayanamadım, bu adam ben onun filmini ararken bi film daha çekmiş, illusionist. hayatımda izlediğim en güzel şey bu oldu, iyi ki bu flmi ben onu bulduğum zamanlarda çekmiş. hayatımda izlediğim en güzel iki şey bu adam ait. hayatıma dokunduğun için teşekkür ederim sylvain
edit2: şimdi baktım da hayatımda izlediğim en güzel şey için de 3 yıl beklemişim, l'illusioniste 2010 yılında çıkmış. bu iki filmi de en az 6'şar kere izlemişimdir. şimdi karar verdim birini izleyeceğim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar