bugün
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum12
- mor semsiyeli yabanci16
- aym'nin chp'nin 128 dolar yalanını tescillemesi2
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- ona bir şey söyle12
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- sözlükte kavga etmek8
- cilgincapkin219
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı3
- memeleri füze gibi kadın13
- buddy dude21
- seni yeşerteceğim diyen erkek4
- chp'nin hali ne olacak46
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- kabuksuz kaplumbaga7
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- bisiklet marka tavsiyesi10
- masklavi'nin düşünceleri18
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- karton toplayan abi7
- enayimiknatisii12
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- gammazlar çetesi16
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- sedat pekmez39
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- insanlarda bıraktığımız iz5
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- kanka olurduk ölümüne2
- uysaljakoben17
- mermi abla4
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- kızıl cin4
- günün şiiri7
- yeşil gözlü kız11
- bana wp den yazdı3
- gocu24
hayatıma etkisi olmuş nadir yönetmenlerden, belki de tek yönetmen.
les triplettes de belleville trt'de yayınlanıyordu, yıl 2004-2005 babama bir önceki gün onunla işe gitmek için söz vermiştim, haftalardır tv izlemek için erteliyordum, bu sefer onunla geleceğimi söylemiştim ve evet o gün televizyonda bu vardı. o zamanlar küçüktüm tabii babam beni kaldırdı, üzerini giyinirken tv'yi erkenden açtım ve bir de baktım ki les triplettes de belleville ama ne bileyim hayatımın filmi olacağını, filmin adına bakmadım. hayatımda izlediğim en güzel şeydi. babam hadi çıkalım dedi, sözümü bozmamak için bir gözüm tv'de üstümü giyindim ama sonunu getiremedim.
eve döndüğümde ilk işim filmi internetten araştırmak oldu ama filmle ilgili bildiğim tek şey yaşlı bir bisikletçi olduğuydu (yaşlı değilmiş sonradan öğrendim, ona geleceğiz) bu keyword'lerle araştırmamı yaptım ama o da ne hiçbir şey yok.
yıllarca ara ara bu filmi aradım, filmin en fazla 10 dakikasını izlemişim filmle ilgili tek bildiğim şeyler; denize açılan yaşlı kadın, yaşlı bisikletçi, yaşlı kadının bisikletli kocası, köpek. bu kadar, sadece bunlarla bu filmi yıllarca aradım. yıllarca, aşağı yukarı 8-9 yıl sonra budum bu filmi google üzerinden, 9 yıl boyunca sordum, soruşturdum, google'dan aradım ve evet en sonunda 2013 yılında teknoloji yeterince gelişmişti aklımda kalan kırıntıyla bu filmi bana buldurmuştu.
en iyi nasıl anlatırım bilmiyorum ama bu filmi en az 7 yıl bekledim ben, izlediğimde hayatımda yaşayabileceğim en güzel duyguları yaşadım, hayatım boyunca böyle bir şey yaşamadım, ve yaşayacağımı da düşünmüyorum, bunları yazarken bile duygularım taşıyor içimden bi hüzünleniyorum, bi gülümsüyorum. yok böyle bir duygu. çocukluğumun kırıntısını üniversite öğrencisiyken tamamladım.
filmi izlediğimde bisikletçinin yaşlı olmayı bir kenara bırakın, kocası sandığım kadının torunu olduğunu fark ettim. izlediğimde o adamın bisiklete tutkusu olan fakir bir adam olduğunu fark ettim. film onu bulduğum andaki tokadından sonra yıllarca filmle ilgili hiçbir şey bilmediğimi de gösterdi. hakkında hiçbir şey bilmediğim bu filmi izlemek için en az 7 yıl harcamışım. hakkında daha çok şey öğrenmek istediğim bu filmi araştırdım ve kayıp balık nemo ile aynı yıl çıktığını öğrendim, kendimden nefret ettim çünkü nemo'yu sinemada izlemiştim, bu filmin oscar'a aday olduğunu ama oscar'ı nemo'nun aldığını öğrendim ve kahroldum çünkü bu filmi daha çok sevmiştim. hala oscar'a saygı duymuyorum.
edit: dayanamadım, bu adam ben onun filmini ararken bi film daha çekmiş, illusionist. hayatımda izlediğim en güzel şey bu oldu, iyi ki bu flmi ben onu bulduğum zamanlarda çekmiş. hayatımda izlediğim en güzel iki şey bu adam ait. hayatıma dokunduğun için teşekkür ederim sylvain
edit2: şimdi baktım da hayatımda izlediğim en güzel şey için de 3 yıl beklemişim, l'illusioniste 2010 yılında çıkmış. bu iki filmi de en az 6'şar kere izlemişimdir. şimdi karar verdim birini izleyeceğim.
les triplettes de belleville trt'de yayınlanıyordu, yıl 2004-2005 babama bir önceki gün onunla işe gitmek için söz vermiştim, haftalardır tv izlemek için erteliyordum, bu sefer onunla geleceğimi söylemiştim ve evet o gün televizyonda bu vardı. o zamanlar küçüktüm tabii babam beni kaldırdı, üzerini giyinirken tv'yi erkenden açtım ve bir de baktım ki les triplettes de belleville ama ne bileyim hayatımın filmi olacağını, filmin adına bakmadım. hayatımda izlediğim en güzel şeydi. babam hadi çıkalım dedi, sözümü bozmamak için bir gözüm tv'de üstümü giyindim ama sonunu getiremedim.
eve döndüğümde ilk işim filmi internetten araştırmak oldu ama filmle ilgili bildiğim tek şey yaşlı bir bisikletçi olduğuydu (yaşlı değilmiş sonradan öğrendim, ona geleceğiz) bu keyword'lerle araştırmamı yaptım ama o da ne hiçbir şey yok.
yıllarca ara ara bu filmi aradım, filmin en fazla 10 dakikasını izlemişim filmle ilgili tek bildiğim şeyler; denize açılan yaşlı kadın, yaşlı bisikletçi, yaşlı kadının bisikletli kocası, köpek. bu kadar, sadece bunlarla bu filmi yıllarca aradım. yıllarca, aşağı yukarı 8-9 yıl sonra budum bu filmi google üzerinden, 9 yıl boyunca sordum, soruşturdum, google'dan aradım ve evet en sonunda 2013 yılında teknoloji yeterince gelişmişti aklımda kalan kırıntıyla bu filmi bana buldurmuştu.
en iyi nasıl anlatırım bilmiyorum ama bu filmi en az 7 yıl bekledim ben, izlediğimde hayatımda yaşayabileceğim en güzel duyguları yaşadım, hayatım boyunca böyle bir şey yaşamadım, ve yaşayacağımı da düşünmüyorum, bunları yazarken bile duygularım taşıyor içimden bi hüzünleniyorum, bi gülümsüyorum. yok böyle bir duygu. çocukluğumun kırıntısını üniversite öğrencisiyken tamamladım.
filmi izlediğimde bisikletçinin yaşlı olmayı bir kenara bırakın, kocası sandığım kadının torunu olduğunu fark ettim. izlediğimde o adamın bisiklete tutkusu olan fakir bir adam olduğunu fark ettim. film onu bulduğum andaki tokadından sonra yıllarca filmle ilgili hiçbir şey bilmediğimi de gösterdi. hakkında hiçbir şey bilmediğim bu filmi izlemek için en az 7 yıl harcamışım. hakkında daha çok şey öğrenmek istediğim bu filmi araştırdım ve kayıp balık nemo ile aynı yıl çıktığını öğrendim, kendimden nefret ettim çünkü nemo'yu sinemada izlemiştim, bu filmin oscar'a aday olduğunu ama oscar'ı nemo'nun aldığını öğrendim ve kahroldum çünkü bu filmi daha çok sevmiştim. hala oscar'a saygı duymuyorum.
edit: dayanamadım, bu adam ben onun filmini ararken bi film daha çekmiş, illusionist. hayatımda izlediğim en güzel şey bu oldu, iyi ki bu flmi ben onu bulduğum zamanlarda çekmiş. hayatımda izlediğim en güzel iki şey bu adam ait. hayatıma dokunduğun için teşekkür ederim sylvain
edit2: şimdi baktım da hayatımda izlediğim en güzel şey için de 3 yıl beklemişim, l'illusioniste 2010 yılında çıkmış. bu iki filmi de en az 6'şar kere izlemişimdir. şimdi karar verdim birini izleyeceğim.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar