bugün

(bkz: vedanta)
Kalkütada Datta ailesinde doğmuş ve gençliği boyunca bilime ve Batı felsefelerine karşı büyük ilgisi olmuştu.

Aynı zamanda Tanrıyı idrak etmek konusundaki güçlü isteği onu hep araştırmaya itmişti. O her yerde Tanrıyı arıyor, kutsal bir ünü olan herkese Tanrıyı görüp görmediklerini soruyordu. Bu anlayış onu sonradan Gurusu olacak olan Sri Ramakrişnaya götürdü. O ise onun tüm şüphelerini giderdi, onu aydınlattı, ona Tanrı görüşü ve bilgelik verdi. O, Sri Ramakrişnanın en sevgili öğrencisiydi.

Sri Ramakrişna nın dünyayı terk edişinden sonra Vivekananda bir keşiş olup tüm Hindistan ı baştan başa dolaşmaya başladı. Hint insanına duyduğu sevgi ve şefkat onu, Batıdan ülkesi için maddi yardım aramaya sevk etti. 1893te Chicago da yapılan Dünya Dinler Parlamentosu nda Hinduizmi temsil etmek için gittiği Amerika da çok büyük sevgi ve hayranlık kazandı. O, nehrin farklı yerlerde doğup aynı denize ulaşması gibi, farklı dinlerde doğan insanların da sonunda aynı Tanrı ya gittiklerini söylüyordu. Kısa zamanda onun mesajı tüm Amerikaya ve Avrupaya yayıldı. O gittiği her yerde yüceliği ve ışığıyla insanları büyülüyordu.

Vivekananda dört yıl boyunca Amerikada ve ingilterede Vedanta felsefesini yaydı ve sonra Ramakrişna Misyonunu kurmak için Hindistana döndü. Ülkesini ve tüm insanlığı ruhsal yüceliğe teşvik ederken, Hindistanda yeni bir ulusal bilincin oluşmasını sağladı. Hayatı boyunca hiç durmadan çalıştı. Batıya yaptığı kısa bir seyahatten sonra 4 Temmuz 1902de dünyayı terk etti fakat onun mesajı milyonlarca insanı aydınlatmaya ve insanlığa ilham vermeye devam ediyor.
"Nasıl dünyadaki bazı dinler kişisel bir Tanrı'ya inanmayanları ateist kabul ediyorsa, biz de kendine inanmayan bir insanın ateist olduğunu söylüyoruz. Kendi ruhunun yüceliğine inanmamaya Ateizm diyoruz."
Sözlerinin sahibi, hinduist düşüncelerin Batı'ya taşınmasında rol oynamış gizemci.
© copyright 2005 - 2026