bugün
- türk milletine kurulan pusu10
- true'nun sözlüğe küsmesi6
- profilini gizli tutma nedeni9
- en sevdiğin eşofmana çamaşır suyu dökülmesi4
- en namuslu kadın bile dudaktan öpüşmüştür5
- apo piçtir piç kalacak9
- güzel kızlara bakmanın mutluluk vermesi2
- mel melin palavra sıkması9
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu13
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet7
- büyük oyunu görmek4
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- galatasaray ın yeni transferi2
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi8
- intihar edenler hiç korkmuyor mu5
- suudi arabistan'a saldırılırsa türkiye de savaşta3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz2
- bugün çok felsefik ve derin şeyler söylemem2
- güzel kızlara kötü davranmak3
- tai lung14
- ihtiyar yazar6
- mantıklı mantıklı konuşup can sıkmak5
- nihavent kardeşimizin sözlüğe teşrif etmesi3
- çerçeve yasa17
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- en güzel reçel6
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak6
- ifşalanmak2
- israil den lübnan'a yoğun saldırılar2
- bugün ne oldu2
- kapak yapmak2
- nihavent gerizekalısı3
- kaynak götüm2
- seri gizli artı oy veren melek5
- türkiyeye gelmiş en büyük yıldız5
- herkesle iyi geçinmek6
- abdullah öcalan'ın paşa olmasını isteyen akp li4
- g o k u6
- nihoş4
- paşinyan'ın önündeki kritik dosya2
- mod geldi mod geldi2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı3
- bir oturuşta taxi serisini izlemek2
- memduh bashgan12
- yazilimcilarin flort sorunu3
- game of thrones taki kerhaneci4
- gelecekten entry3
- özgür özel11
- ingilisçe konuşan kezo2
camdan bir kalp vardı elinde, son sözüyle düştü birden yere. tuz buz oldu her şey. bu kadar parçalandığını görünce kendisi de şaşırmıştı, bilmiyordu. sustu, sessizce ağladı içine içine. günlerdir beklemişti oysa ki. ama beklediği bu değildi. sıcak bi' selam beklemek çok mu büyük bir istekti? sahi ahali nasıl yapıyordu ki bunu, nasıl tanıdığını tanımamazlıktan geliyordu? "o" da öyle yapmıştı işte. şimdi ona mı kızsındı, kendisine mi bilemedi.
sustu.
bütün dağarcığıyla, bilinen bütün kelimelerle, bütün gözyaşlarıyla, hatta bütün yüreğiyle sustu. yüreğindeki o acının sesini duyabilecek kadar sustu.
ya nasip dedi, ya nasip..!
bütün hayatını bir daha düşündü, aynı filmi kaç kere izlediğini bile. sonunu kendide biliyordu bilmesine de, işine gelmiyordu işte. "şu umudum olmasa.." diyordu, belki daha kolay olacaktı o umut olmasa.
ağlamaktan vazgeçer elbet bir gün gözlerim, dedi, yorulurlar bir gün. o gün yüreğimde susar belki.
anlaşılmamak ne kötüydü şu dünyada, kendisini de düzgün anlatamamıştı hiç bir zaman. kimseler bilmedi yüreğini, adam akıllı kimse de onun yüreğini merak etmemişti zaten. bir söz var ya hani; uğruna ölecek delilerle karşılaşmıştı da, kendisiyle yaşamaya talip akıllılar yoktu henüz piyasada. akıllılara mı küssündü yoksa delilere mi, halden hale giren yüreğine mi yoksa anlamadığı kaderine mi küssündü bilemedi. bir kez daha bilememenin acısını duydu yüreğinde.
sustu.
yorgun da hissediyordu artık kendini iyiden iyiye. kendisi de, kendisini anlamaktan vazgeçti. "bırak" dedi, "bırak bu işleri, gittiği yere kadar." savaşı kaybetmiş general havası vardı gözlerinde, mağrur ve ezik, yaralı ve derbeder, en çok da kaybetmiş. yurtsuz kalmış, yönünü şaşırmış bir komutan. komutan gibi, o da kendisine kızıyordu. ölmeliydim, niye yaşayayım ki diyordu. savaş yeterince adil bile değildi, ama bu kadar kaybetmeyi kendi bile beklemiyordu.
sustu.
sitemi de, kızgınlığı da bu anlayamamaktandı. anlayabilse belki, kabulü daha kolay olacakmış gibi hissediyordu. Rabbini de rabbinden başkasına şikayet edemedi. dermanı da derdi de düşünmeyi bıraktı.
sustu.
inanıyordu aslında, ama ince bir çizgide can çekişiyordu işte. "her derdin bir dermanı vardır" diye teselli etmeye çalıştı kendini, sonra kendisine de inanmadı. yoktu işte. o açmayınca bütün kapılar da kapanmıştı kendisine. her kapıda başka bir parçasını bıraktı yüreğinin, yüreğindekinin.
kapıdan da, kapının ardındakilerden de vazgeçti birden. yüreğini de yanına aldı ve sustu.
25.06.14/giryan
sustu.
bütün dağarcığıyla, bilinen bütün kelimelerle, bütün gözyaşlarıyla, hatta bütün yüreğiyle sustu. yüreğindeki o acının sesini duyabilecek kadar sustu.
ya nasip dedi, ya nasip..!
bütün hayatını bir daha düşündü, aynı filmi kaç kere izlediğini bile. sonunu kendide biliyordu bilmesine de, işine gelmiyordu işte. "şu umudum olmasa.." diyordu, belki daha kolay olacaktı o umut olmasa.
ağlamaktan vazgeçer elbet bir gün gözlerim, dedi, yorulurlar bir gün. o gün yüreğimde susar belki.
anlaşılmamak ne kötüydü şu dünyada, kendisini de düzgün anlatamamıştı hiç bir zaman. kimseler bilmedi yüreğini, adam akıllı kimse de onun yüreğini merak etmemişti zaten. bir söz var ya hani; uğruna ölecek delilerle karşılaşmıştı da, kendisiyle yaşamaya talip akıllılar yoktu henüz piyasada. akıllılara mı küssündü yoksa delilere mi, halden hale giren yüreğine mi yoksa anlamadığı kaderine mi küssündü bilemedi. bir kez daha bilememenin acısını duydu yüreğinde.
sustu.
yorgun da hissediyordu artık kendini iyiden iyiye. kendisi de, kendisini anlamaktan vazgeçti. "bırak" dedi, "bırak bu işleri, gittiği yere kadar." savaşı kaybetmiş general havası vardı gözlerinde, mağrur ve ezik, yaralı ve derbeder, en çok da kaybetmiş. yurtsuz kalmış, yönünü şaşırmış bir komutan. komutan gibi, o da kendisine kızıyordu. ölmeliydim, niye yaşayayım ki diyordu. savaş yeterince adil bile değildi, ama bu kadar kaybetmeyi kendi bile beklemiyordu.
sustu.
sitemi de, kızgınlığı da bu anlayamamaktandı. anlayabilse belki, kabulü daha kolay olacakmış gibi hissediyordu. Rabbini de rabbinden başkasına şikayet edemedi. dermanı da derdi de düşünmeyi bıraktı.
sustu.
inanıyordu aslında, ama ince bir çizgide can çekişiyordu işte. "her derdin bir dermanı vardır" diye teselli etmeye çalıştı kendini, sonra kendisine de inanmadı. yoktu işte. o açmayınca bütün kapılar da kapanmıştı kendisine. her kapıda başka bir parçasını bıraktı yüreğinin, yüreğindekinin.
kapıdan da, kapının ardındakilerden de vazgeçti birden. yüreğini de yanına aldı ve sustu.
25.06.14/giryan
Konusmak gereksizdi, ne soylese anlamayacaklardi.
sustu bu gece karardı yine ay.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar