bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri29
- en sevilen meyveler6
- yeşilçam da çocukken travma yaşattığınız sahneler5
- togg'a lpg taktırmak11
- iremga9
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı3
- sibel can diyeti6
- beyazsemsiyeliyabanci48
- zaman baba7
- sözlükte erkekleri istemiyoruz17
- aberdeen2
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- yagmurcu3
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır10
- gereksiz vergiler2
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği7
- florya ormanı2
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak9
- schopenhauer'un kadın nefreti3
- ısparta9
- aziz yıldırım13
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah3
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak4
- ilk aşkınız5
- sydney sweeney'in memeleri7
- instagram'a sürekli hikaye atan kadın5
- türk mü türkiyeli mi sorunsalı4
- cinayet saati neredeydin3
- ermeni kini2
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler4
- yorgun mermi22
- günün sözü2
- soğuk suyla duş alan insan3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- kaşlarını alan erkek3
- 21 gün diyetteyim2
- aziz başkan efsanesinin geri dönmesi2
- gammazlama yapmamak12
- ölüm4
- bugün mükemmel bir gün olacak3
- haysenin1212
- iran'ın israil'e füze saldırısı2
- günaydın şarkısı3
- akp'li kayseri belediyesi'nin villa parseli satışı3
- yıldırım'ın başkan olmasından mutlu olan cimbomlu2
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- kızının düğününde oynayan baba5
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz8
- albin kurti2
Güzel bir film seçilmiş ise eğer kişi için harika bir etkinlik.
hayat bizi biz yapan hikayelerden oluşuyor. tüm dünya bir perde, biz de seyircileriyiz. bazen biz oynuyoruz başrolde, bazen figüranlık yapıyoruz.
kız arkadaşınız yoksa sıkıntıya düşeceğiniz yerdir. hadi bari erkek arkadaşlarınızdan biriyle gidin 2 sap... fakat tek gitmek kadar felaket bir durum yoktur.
saniyede yirmi dört fotoğrafın arka arkaya gösterilmesiyle hareket algılamamızı sağlayan sistemde yazılı bir senaryoyu perdeye aktarmaktır.
Neva filmi Sinemalarda , izlenmesini şiddetle tavsiye ettiğim.
kitlenin yoğun reklam bombardımanına savunmasız yakalandığı yer bu yönüyle reklamcıların ilgisini çeker.
belli başlı sanatlar arasındaki en eksiği, topalı, en ele ayağa düşmüş olanı . sinema diye çekilenlerin yüzde doksan besi sanat adı altında değerlendirilmeye degmez .
sanat tarihinin en büyüleyici dallarından biridir. ışığın aydınlattığı o dev ekranda ne hayatlar görmüş, ne hayatlara üzülmüş ve ne hayatlara gülmüşüzdür... aslında sinema biz insanların ekrana yansımasıdır, sinemanın bu ışık kaynağı bizler oluyoruz. sinemayı bir de ahmet haşim' in '' bize göre '' isimli kitabında, eleştirel bir dille yazdığı bir bölümden inceleyelim :
'' boş vaktim oldukça sinemaya giderim .yumuşak bir karanlığa gömülmüş, makinenin hışırtısını dinleyerek, vücudumun değil, ruhumun bir çetin yol üzerinde mola verdiğini hissederim. karanlık, ölümün bir parçasıdır, onun için dinlendiricidir. büyük dinlenme, bir karanlık denizine dalıp bir daha ışığa kavuşmamaktan başka nedir?
sinemanın diğer bir fazileti de olgun yaşın, kafatası içinde, bir deste deve dikeni gibi sert duran acıtıcı mantığı yerine, çocuk safdilliğini ve kolayca aldanış kabiliyetini koymasıdır. rüya alemi üzerine açılmış sihirli bir pencereyi andıran beyaz perdede koşuşan, döğüşen, düşen, kalkan şu ahmak şahısların tatsız tuhaflıklarından veyahut kovboy süvariliklerinden veya harikulade hırsızlık vak'alarmdan, başka türlü tat almak kabil olur muydu? insan saflığıyla beslenen sinema edebiyatı, henüz kıymetsiz yazarın işidir. resmi, beyaz perde üzerinde kımıldayan şu rimel ile kirpiğin her teli bir ok gibi dikilmiş güzel kadının gözünden, damla damla akan sahte gözyaşları, zevkini ve aklıselimini şapka ve bastonuyla birlikte vestiyere bırakmayan adamı, teessürden değil, ancak can sıkıntısından ağlatabilir.
sinema, böyle yormayan masum bir göz eğlencesi kaldıkça, yorgun başın munis bir sığınağıdır. her zevkini kaybetmiş ruhu, çocukluk tazeliğine kavuşturan bu karanlıkta, basit musiki, tatlı bir ninni vazifesini görür. ben, en güzel ve en dinlendirici uykularımı sinemanın, ipek yastıklar gibi başın arkasına yığılan yumuşak karanlığına borçluyum. ''
ahmet haşim - bize göre
'' boş vaktim oldukça sinemaya giderim .yumuşak bir karanlığa gömülmüş, makinenin hışırtısını dinleyerek, vücudumun değil, ruhumun bir çetin yol üzerinde mola verdiğini hissederim. karanlık, ölümün bir parçasıdır, onun için dinlendiricidir. büyük dinlenme, bir karanlık denizine dalıp bir daha ışığa kavuşmamaktan başka nedir?
sinemanın diğer bir fazileti de olgun yaşın, kafatası içinde, bir deste deve dikeni gibi sert duran acıtıcı mantığı yerine, çocuk safdilliğini ve kolayca aldanış kabiliyetini koymasıdır. rüya alemi üzerine açılmış sihirli bir pencereyi andıran beyaz perdede koşuşan, döğüşen, düşen, kalkan şu ahmak şahısların tatsız tuhaflıklarından veyahut kovboy süvariliklerinden veya harikulade hırsızlık vak'alarmdan, başka türlü tat almak kabil olur muydu? insan saflığıyla beslenen sinema edebiyatı, henüz kıymetsiz yazarın işidir. resmi, beyaz perde üzerinde kımıldayan şu rimel ile kirpiğin her teli bir ok gibi dikilmiş güzel kadının gözünden, damla damla akan sahte gözyaşları, zevkini ve aklıselimini şapka ve bastonuyla birlikte vestiyere bırakmayan adamı, teessürden değil, ancak can sıkıntısından ağlatabilir.
sinema, böyle yormayan masum bir göz eğlencesi kaldıkça, yorgun başın munis bir sığınağıdır. her zevkini kaybetmiş ruhu, çocukluk tazeliğine kavuşturan bu karanlıkta, basit musiki, tatlı bir ninni vazifesini görür. ben, en güzel ve en dinlendirici uykularımı sinemanın, ipek yastıklar gibi başın arkasına yığılan yumuşak karanlığına borçluyum. ''
ahmet haşim - bize göre
Günümüzde damsız girilmesi çoğu insan tarafından abes karşılanan yer. Hele erkeğin damsız girmesi aşırı saçma karşılanıyor. Sinemaya damsız giden erkek de kendinde suçluluk psikolojisi oluşturuyor.
insanoğlunun yaratabileceği en iyi şey.
eskiden kış günlerinin vazgeçilmezi,
şimdi sevgililerin vazgeçilmezi...
yakında damsız girilmez yazılı bir tabela görürseniz şaşırmayın!
şimdi sevgililerin vazgeçilmezi...
yakında damsız girilmez yazılı bir tabela görürseniz şaşırmayın!
Soba ayaklarınızı, sinema ruhunuzu ısıtır. Her gün bir lokma film izleyin.
sinema insanın içindeki açık ve gizli kalmış duyguların gözler önüne serilmesidir.
dcp yi bulanın da çıkaranın da durumuna iter.
gerçektir, vardır ve somuttur.
yaşıyor, Görüyor ve üzülüyor...
yaşıyor, Görüyor ve üzülüyor...
sessiz sedasız en çok evrim geçiren sanat kolu olmuştur.
1900'lerin başındaki o fotoğraf karelerinden oluşan siyah beyaz ve sessiz hali günümüzde 3d teknolojisine gelmiştir.
bu arada 3d ile ilgili enteresan detaylar mevcut.
3d, insan gözüne en yakın çekim tekniklerinin kullandığı bir kaydediş şeklidir.
insan gözü biz algılayamasak da mavi ve kırmızı renklerde görür.
bu yüzden klasik 3d gözlüklerinin camları mavi ve kırmızıdır.
http://www.n11.com/ucboyu...J_BhNbQ4sQCFSP4wgodlp4AKg
bir diğer ilginç nokta ise.
atıyorum araba bir yerden uçacak.bu sahne 3d çekilmek isteniyor.
iki adet aynı tür kamera ''insan gözü derecesinde eşit şekilde yerleştiriliyor''
daha sonra aynı anda kayıda giriyorlar.
sonra bu iki görüntüyü alıp üst üste birleştiriyorlar.işte 3d böyle çekiliyor.
insan gözü de ayrı ayrı olmasına rağmen biz tek parça olarak görürüz.
beynimiz bizim için birleştirir.
burada ise bu işi kamera arkası hallediyor.
1900'lerin başındaki o fotoğraf karelerinden oluşan siyah beyaz ve sessiz hali günümüzde 3d teknolojisine gelmiştir.
bu arada 3d ile ilgili enteresan detaylar mevcut.
3d, insan gözüne en yakın çekim tekniklerinin kullandığı bir kaydediş şeklidir.
insan gözü biz algılayamasak da mavi ve kırmızı renklerde görür.
bu yüzden klasik 3d gözlüklerinin camları mavi ve kırmızıdır.
http://www.n11.com/ucboyu...J_BhNbQ4sQCFSP4wgodlp4AKg
bir diğer ilginç nokta ise.
atıyorum araba bir yerden uçacak.bu sahne 3d çekilmek isteniyor.
iki adet aynı tür kamera ''insan gözü derecesinde eşit şekilde yerleştiriliyor''
daha sonra aynı anda kayıda giriyorlar.
sonra bu iki görüntüyü alıp üst üste birleştiriyorlar.işte 3d böyle çekiliyor.
insan gözü de ayrı ayrı olmasına rağmen biz tek parça olarak görürüz.
beynimiz bizim için birleştirir.
burada ise bu işi kamera arkası hallediyor.
ilk başarılı film deneyi 1895 de gerçekleştirilmiştir.
insanlara film gösterilmeye başlandığı andan itibaren ''algı operasyonu makiesi'' olarak kullanılmaya başlandı.
genel tarihinin en büyük yönetmeni ''kubrick'' kabul edilmektedir.
ilk subliminal mesaj tekniğinin uygulandığı sinema filminde insanlara:
''mısır tüketin,kola için'' telkinlerinin sinema filmi içerisinde sunulduğu ve seyircilerin çoğunun bunları fark edemediği gözlenmiş medya aracı.
''mısır tüketin,kola için'' telkinlerinin sinema filmi içerisinde sunulduğu ve seyircilerin çoğunun bunları fark edemediği gözlenmiş medya aracı.
türkiye'de becerdiklerini sanan çoğu andavalın aslında beceremedikleri sanat dalıdır.
toplumları sanat ileriye götürürken, ülkemizde bu sanat dalını icra edenlerin çoğu bizim toplumumuzu anca geriye götürmektedir.
adamlar dünyayı kurtaran adam diye zırvalık çekiyorlar, yıllar sonra kendileriyle dalga geçmek için "dünyayı kurtaran adamın oğlu" diye dalga geçilecek başka bir film yapıyorlar.
bir de şu deliha'yı hazmedemiyorum, recep ivedik hadi bir bok yedi, bunun dişisini yapmanın anlamı ne arkadaş!
toplumları sanat ileriye götürürken, ülkemizde bu sanat dalını icra edenlerin çoğu bizim toplumumuzu anca geriye götürmektedir.
adamlar dünyayı kurtaran adam diye zırvalık çekiyorlar, yıllar sonra kendileriyle dalga geçmek için "dünyayı kurtaran adamın oğlu" diye dalga geçilecek başka bir film yapıyorlar.
bir de şu deliha'yı hazmedemiyorum, recep ivedik hadi bir bok yedi, bunun dişisini yapmanın anlamı ne arkadaş!
sinema, yaratıldığı günden itibaren belirli amaçlar uğruna kullanılan medya aracı.
siyaset, toplumsal ahlak yasaları, ekonomik manipülasyonlar, kültürler ve inançlardan tutun birçok etkileşimli insani konuda algı operasyonunda kullanılmıştır.
sinemanın ustalık eseri '' matrix''
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
