bugün
- babanın 60 yaşından sonra spora başlaması8
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu10
- sevişilen en ilginç yer5
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği4
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke14
- kalçasına kelebek dövmesi yaptıran erkek4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- biraderikos6
- cehennem korkusu12
- geliyorum diyen kız5
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam15
- sevişmek istediğiniz yazarlar4
- penis boyuna göre sıralama yapmak2
- mesajlara geç cevap veren kız5
- zara'nın müşteriden giysi askılamasını istemesi2
- gulmekicinyaratilmis2
- yunus emrenin sik gibi şair olması5
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi22
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları10
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- 3 temmuz 2026 avustralya mısır maçı4
- ölü balık eli7
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu12
- yeğen ile dondurma yemeye gitmek3
- genç yuzırlarla gereksiz sohbet2
- arkadaşlar bitlendim3
- ona bir şey söyle9
- cuckold4
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek6
- nato3
- hardcore ne demek sorunsalı7
- sözlükte kadın yokluğu3
- muz yiyen kızın amacı3
- mutsuz insan kendisine zarar verir4
- türbanlıyla sevişmiş şanslı erkek3
- severus snape4
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun5
- bazı yazarların her şeyi sekse bağlaması2
- anın görüntüsü19
- acı bitmeden yeni bir acı yaşanması2
- en büyük değişimler alkış istemez2
- karışık kızartma6
- deniz göktaş25
- küçükken sıçtığınız yerler3
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin6
- avustralya3
- nietszche'nin ahlak anlayışı4
7. sanatı tavan noktasına ulaştıran film.
Hiç sevmediğim film. Bi senaryo yoktur, anlam yoktur, sürükleyicilik yoktur, çizgi roman da sevmemki bi beğenilecek bi şey bulayım. Tamam Bruce Willis severim, Mickey Rourke da severim ama yetmiyor. Yanlız bi Benicio del Toro vardır (favorilerimden) oyunculuğun zirvesine çıkar, yazikki kendisi sadece bir ALMA ödülüne aday gösterilmiş ancak alamamışdır (tam kadro aday gösterildiği ödüller hariç tabi). Neyse kötü film, beğenmiyorum.
aşırı şiddetten* ve güzel görüntülerden başka hiçbir özelliği olmayan içi boş film. senaryosunun ne olduğu bile belli değildir, vuran vurana filmin sonu gelir. eğer kasılırsa bir kereye mahsus olarak sonuna kadar izlenebilir.
3 kahramanın aynı yolda, farklı kulvarlarda sürüklediği muhteşem bir başyapıt.
içerisindeki şiddet akşam haberlerinde izlediğimizden dafa fazla değildir.
senaryosu evvelki senelerin birinde oscar kazanan "çarpışma" *filminden daha iyidir. bunula kıyaslama sebebim, benzer özellikte olmalarıdır. orada da farklı kişilerin bir olay üzerine örtüşen hikayeleri vardı.
içerisindeki şiddet akşam haberlerinde izlediğimizden dafa fazla değildir.
senaryosu evvelki senelerin birinde oscar kazanan "çarpışma" *filminden daha iyidir. bunula kıyaslama sebebim, benzer özellikte olmalarıdır. orada da farklı kişilerin bir olay üzerine örtüşen hikayeleri vardı.
jessica alba' nın en güzel halini barındırır.
devamını sabırsızlıkla beklediğim şahane sinema eseri, klasik.
kan'ın anlamının herkes için farklı olduğunu anlatan filmdir.
birinci bölümde kan kırmızı, ikinc bölümde beyaz, üçüncü bölümde sarı renkte temsil edilmiştir.
birinci bölümde kan kırmızı, ikinc bölümde beyaz, üçüncü bölümde sarı renkte temsil edilmiştir.
süper ötesi bir filmdir. izlenmelidir. 3 karakter. birbiriyle bir şekilde bağlantılı 3 karakterin maceraları. biten maceraları.. bitti sanılan maceraları... ne diyelim, helal olsun tarantino.
En iyi çizer ödülünü almış olan Frank Miller'ın çizgiromanından uyarlanmış, Quentin Tarantino'nun çekmiş olduğu,ara sokak hikayelerini anlatan harika bir başyapıt. (bkz: marv)
Quentin Tarantino'nun çekmiş olduğu belki de en iyi film. ozellikle testis koparma sahnesiyle dağitmiş bir filmdir. sanki benimkini kopardilar.
son yıllarda izlenebilecek, izlenmeye değer az sayıda film var. işte onlardan biri sin city. siyah-beyaz oluşunun yanında bazı sahnelerinde belirli noktalarda renk kullanılması, karakterler, oyuncuların performansı. hepsi tam anlamıyla mükkemmel. bir şehirde yaşanabilecek her türlü suç gözler önüne serilmiş. izleyenler devamını merakla bekleyecektir.
(bkz: sin city 2)
(bkz: sin city 2)
bir 70'lerin türk filmlerinden esintiler taşıyan filmle daha karşınızdayız. adam var, küçük kız var. adam küçük kızı kötülerin elinden kurtarıyor. araya bürokrasi giriyor, haksız yere hapse giriyor. küçük kız hapisteki adama aralıksız mektup yazıyor. aradan zaman geçiyor adam hapisten çıkıyor, küçük kız büyüyüp serpiliyor, taş gibi oluyor, dans ediyor ve aklımızı başımızdan alıyor. çatır çatır sikilecek kıvama geliyor. adam şaşırıyor, bu onun kurtardığı küçük kız olamaz. ama delikanlı gibi davranıyor, sikmiyor kızı, halka örnek bir tavır sergiliyor. bu arada peşinden bürokrat geliyor,adam onun oğlunu öldürüyor ve kıza zarar vermemeleri için kendini feda ediyor ve intihar ediyor. adam ölür ve kız yaşamaya devam eder. adam kız için ölür, o yaşasın diye. kız yaşamını adama borçludur, çünkü adam onun için kendini öldürmüştür. ama bu klişe filmin muhteşemliğini gölgelemiyor. o yılın en iyi filmi olabilir ama içinde bulunduğumuz haftanın en iyisi olmadığı bir gerçek.
(bkz: jamie king)
özellikle marv tiplemesi çok başarılıdır. çizgi romanında ki marv a bakınca, sanki filmde oynayan "marv" ı canlandıran aktöre bakılmışta çizilmiş dedirtir. yani buldukları adam "marv" karakterine cuk oturmuş. görüntüler zaten harika.
(bkz: sim city)
ilk önce ortadan sona kadar 3 ay sonra ilk 10 dakika çok daha sonra ortalardan bir yarım saat izlerseniz bir bok anlamayacağınız filmdir. denenmiş onaylanmıştır.
bu akşam 23.00'de tv 8'de izlenebilinecek film.
bu filmin bende yarattığı etkiyi başka hiç bir film yaratmadı desem yeri var. arkadaşlar zaten gerekenleri söylemişler, yalnız şöyle bir olay var ki, sahnelerin herbiri ayrı ayrı incelenip, kıyıda köşedeki küçük nesnelere bakılırsa, ilginç süprizlerle karşılaşıp, bu süprizleri bir kitapta toplayabilirsiniz derim. En küçüğünden bir örnek;
Goldie'nin öldüğünü anlayan, marv'ın kara kara düşünürken (odanın tavan çekimi sahnesi) köşede kevin'in bırakmış olduğu incilin kısa bir süre göre görülmesi gibi.
Sonuç olarak izledikten sonra filmi tekrar başa aldığım 2 saatlik filmi 4 saatte izlediğim filmdir.
Goldie'nin öldüğünü anlayan, marv'ın kara kara düşünürken (odanın tavan çekimi sahnesi) köşede kevin'in bırakmış olduğu incilin kısa bir süre göre görülmesi gibi.
Sonuç olarak izledikten sonra filmi tekrar başa aldığım 2 saatlik filmi 4 saatte izlediğim filmdir.
tarantino yine döktürmüş. buruce un oyunculuğu takdire şayan. filmin seslendirmesiyse mükemmel. mutlaka türkçi izlenilmesi gereken film. (bkz: soysuz piçler)
2005 yapımı mükemmel film. bruce willis i pek sevmem ama bu filmde izlenmelidir kesinlikle. bu filmi izlerken kendimi şanslı hissetmiştim. ''vay be böyle ilginç bişeyide gördüm ya'' diyerek. çok ilginç bir çekim tarzı vardır. ee quentin tarantino ve frank miller gibi adamlardan da böyle sıradışı film beklenir zaten.
çoğu kişinin sadece bir film sandığı çizgi romandan uyarlanmış bir film.
ikinci filmi yolda olduğunu söylentileri beni heycanlandırmıştır.
ikinci filmi yolda olduğunu söylentileri beni heycanlandırmıştır.
o nasıl bir filmdir öyle ya rabbim.film için söylenecek tek şey mükemmel bir uyarlama olmuş.
filmi şöyle bir kenara bırakırsak oyunculara bakarsak mickey rourke marv karakterine öyle bir hayat vermiş ki insanın etkilenmemesi mümkün değil.özellikle o yürüyüşü, uzun paltosu ,yüzüne yapılan makyajı ile on numara olmuş.
film başladığı andan itibaren sizi içine çekiyor ; adeta nefes almadan izliyorsunuz .
ayrıca filmde mavi gözlü bir hatun vardı, adını şimdi hatırlamıyorum ama beni goldie den daha çok etkiledi .
ayrıca dikkatimi çeken filmde bir tane bile çirkin kadın oyuncu yoktu.
filmi şöyle bir kenara bırakırsak oyunculara bakarsak mickey rourke marv karakterine öyle bir hayat vermiş ki insanın etkilenmemesi mümkün değil.özellikle o yürüyüşü, uzun paltosu ,yüzüne yapılan makyajı ile on numara olmuş.
film başladığı andan itibaren sizi içine çekiyor ; adeta nefes almadan izliyorsunuz .
ayrıca filmde mavi gözlü bir hatun vardı, adını şimdi hatırlamıyorum ama beni goldie den daha çok etkiledi .
ayrıca dikkatimi çeken filmde bir tane bile çirkin kadın oyuncu yoktu.
güzel bir filim. gerçi kopuk ve kısa yerler var. ama bir şeyi anlayamadım, filmin sonunda barda oturan adamla filmin başındaki tipsiz herifin aynı kişi olup olmadığını anlayamadım.
sadece marv icin bile defalarca izlenesi muhteşem ötesi film,başyapıt...
(bkz: hastasıyız)
ayriyeten artık sin city 2 çekilsin uleynnn. *
(bkz: hastasıyız)
ayriyeten artık sin city 2 çekilsin uleynnn. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar