bugün
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi15
- hastalık havası7
- burna tuzlu su çekmek5
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- çin'e demokrasi gelsin9
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması7
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- gocu20
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- vajinanın iç sıcaklığı10
- truesuz sözlük5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- bastırılmış üzüntü4
- silikon memenin patlaması10
- duvardaki kafam kadar örümcek4
- fusya semsiyeli yabanci4
- kale3112'nin evinde yer yatağında kalmak2
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği11
- seni terkedeceğim2
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- açmanın üzerinde açma yazması4
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- iyi dostlar biriktirdim7
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- bayram namazı çıkışı3
- 200 bin lira borç verir misiniz3
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak2
- nervio23
- fiziği güzel sözlük kızları48
- sözlüğün namusunu kim temizleyecek sorunsalı5
- kasiyerin nakit mi kredi kartı mı diye sorması5
- rüyada tekrar tekrar böcek görmek3
- aşk karın doyurmaz diyen kız3
- karton toplarken yılan sokması3
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- ne dedin ne dedin sen4
- recep tayyip erdoğan27
- mgk'dan terörsüz türkiye bildirisi2
- kürt fıkraları6
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- ertuğrul doğan3
- 20262
- s'i l v'e r m'i s t16
- rujlu kadınla öpüşmek4
- pandela5
- caz dinleyen erkek9
- yazarların akşama dair planları9
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması6
Atilla Atalay'ın en etkileyici öykülerinden birisi...
Gözlerini gözlerime dikmiş...Kaçıyorum yine buluyor...''Sen,sen bana dokunuyorsun''dedi...''Yüreğimde bir yerleri acıtıyorsun,ama anlatılmaz güzellikte bir şey''.
Tanrım,bişey olsa...Aygaz kamyonu filan geçse...Aniden ceviz iriliğinde dolu yağmaya başlasa...Bu romantik ortamın içine etse...Ne oldu bu kıza,neler söylüyor...
''iyi ki varsın...iyi ki...Neye benziyo biliyor musun?Eskiden kaldığım yurtta camlar,içerisi dışarıdan gözükmesin diye beyaz yağlıboyayla boyanmıştı..O boya tabakasındaki küçücük bir delikten bakınca dışarıyı görüyordum ben...
Hele baharda,öyle güzel gözüküyordu ki...işte seninle olmak o bembeyaz ya da siyah şeyin ortasında küçücük bahara bakan deliği bulmak gibi.''
işi şamataya boğmalıyım,yoksa fena olucak...Bu havada hayatta dolu yağmaz...Aygaz kamyonu filan geçiceği de yok...Kız resmen yerli film replikleri atıyor...Hayır,ben ters adamım,inanıveririm,dökülürüm,aşık olurum,betonlara çakılırım,asıl benim canım acır...Yerli film...Evet...Yerli film...Ordan sıçmalı muhabbete...En Ayhan Işık sesimi kullanarak,hınzır bir ifadeyle,ona Belgin Doruk muamelesi çektim...Misilleme olarak Yeşilçam öykülerinin değişmez repliğini attım...
''Bırak bu lafları,kaç para istiyosun onu söyle...Onbin,yirmibin?..''
Esprime güldü...Güzeel...Ardı arkasına zincirler,konuyu dağıtırım...Gülmesi bitince,''Bu da senin numaran''dedi..''Zırhın delinsin istemiyorsun...Hesapta hiçbir şeyi ciddiye almıyorsun...Aslında,sana göre hayat o kadar ciddi ve acıklı ki...Böyle bir numaraya gerek yok...Koyver gitsin kendini.''Gözlerime anne anne bakıyor...''Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da bayan''dedim,Ayhan Işık sesimle...
Dedim,ama mümkün değil...Saatlerce bana inanılmaz sevgi sözcükleri sıraladı...
Ben ise ona yerli filmlerin değişmez repliklerinden attım durdum...Sırasıyla Necdet Tosun,Sami Hazinses,Cilalı ibo,Turist Ömer,Ediz Hun...Hatta bir ara ayağa kalkıp
''Ayy-gaaz'' diye bile bağırdım...
Sözünü ettiği yağlıboyadaki küçük delikten zırhımı açmasına asla izin vermedim...Yıkılmadım,yavşamadım,kendimi asla açmadım..Erkeklik gururuma,değmesindi yağlıboya...
''Korkulacak bişey yok''dedi...''Ben sana ne yapabilirim ki?''
''Çok şey''dedim...''Çok şey derken kendi sesimi kullandığımı fark ettim.Hemen kendimi toparlayıp Ediz Hun,Ayhan Işık,Figüran Osman ve Erdal inönü sesleriyle üç kez ''çok şey'' demeye çalıştım...Ama üçünde de kendi sesim çıktı..
Sonra...Sonra yine,yerli filmlerdeki gibi takvim yaprakları uçuştu..Ben onu hiç aramadım...Bir gün aklıma fena düştü,aradım...Aslında aradamadım...Telefon açtım.
O,''Alo..alo''dedi,ben sustum...Aniden,''Susarken bile Ayhan Işık taklidi yapıyorsun'' dedi.Anlamıştı...Aslında belki de tek sorun,gerçekten anlamasıydı...
''Ne fena diil mi?''diye sürdürdü...insan hep çok sevilsin diye uğraşır..Sevilincede ödü patlar...''Sustum...''Belki de sen haklısın,o zırh ne kadar kalın olursa o kadar iyi..Artık arama olur mu?''dedi.''Ve sakın üzülme...O öyle nalet bir zırh ki;sen bile içerden delemezsin.''
Yine sessizlik...Derken Belgin Doruk gibi son cümlesini söyledi...''Hesapta kendini koruyordun ama yine acı çekiyorsun...Boşver...Ne diyorlardı...Gençsin unutursun.''
Genç miyim,unutur muyum?..Telefonu kapadım..Sonra sokağın köşesinden,yırtınarak bir aygaz kamyonu geçip gitti...
Gözlerini gözlerime dikmiş...Kaçıyorum yine buluyor...''Sen,sen bana dokunuyorsun''dedi...''Yüreğimde bir yerleri acıtıyorsun,ama anlatılmaz güzellikte bir şey''.
Tanrım,bişey olsa...Aygaz kamyonu filan geçse...Aniden ceviz iriliğinde dolu yağmaya başlasa...Bu romantik ortamın içine etse...Ne oldu bu kıza,neler söylüyor...
''iyi ki varsın...iyi ki...Neye benziyo biliyor musun?Eskiden kaldığım yurtta camlar,içerisi dışarıdan gözükmesin diye beyaz yağlıboyayla boyanmıştı..O boya tabakasındaki küçücük bir delikten bakınca dışarıyı görüyordum ben...
Hele baharda,öyle güzel gözüküyordu ki...işte seninle olmak o bembeyaz ya da siyah şeyin ortasında küçücük bahara bakan deliği bulmak gibi.''
işi şamataya boğmalıyım,yoksa fena olucak...Bu havada hayatta dolu yağmaz...Aygaz kamyonu filan geçiceği de yok...Kız resmen yerli film replikleri atıyor...Hayır,ben ters adamım,inanıveririm,dökülürüm,aşık olurum,betonlara çakılırım,asıl benim canım acır...Yerli film...Evet...Yerli film...Ordan sıçmalı muhabbete...En Ayhan Işık sesimi kullanarak,hınzır bir ifadeyle,ona Belgin Doruk muamelesi çektim...Misilleme olarak Yeşilçam öykülerinin değişmez repliğini attım...
''Bırak bu lafları,kaç para istiyosun onu söyle...Onbin,yirmibin?..''
Esprime güldü...Güzeel...Ardı arkasına zincirler,konuyu dağıtırım...Gülmesi bitince,''Bu da senin numaran''dedi..''Zırhın delinsin istemiyorsun...Hesapta hiçbir şeyi ciddiye almıyorsun...Aslında,sana göre hayat o kadar ciddi ve acıklı ki...Böyle bir numaraya gerek yok...Koyver gitsin kendini.''Gözlerime anne anne bakıyor...''Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da bayan''dedim,Ayhan Işık sesimle...
Dedim,ama mümkün değil...Saatlerce bana inanılmaz sevgi sözcükleri sıraladı...
Ben ise ona yerli filmlerin değişmez repliklerinden attım durdum...Sırasıyla Necdet Tosun,Sami Hazinses,Cilalı ibo,Turist Ömer,Ediz Hun...Hatta bir ara ayağa kalkıp
''Ayy-gaaz'' diye bile bağırdım...
Sözünü ettiği yağlıboyadaki küçük delikten zırhımı açmasına asla izin vermedim...Yıkılmadım,yavşamadım,kendimi asla açmadım..Erkeklik gururuma,değmesindi yağlıboya...
''Korkulacak bişey yok''dedi...''Ben sana ne yapabilirim ki?''
''Çok şey''dedim...''Çok şey derken kendi sesimi kullandığımı fark ettim.Hemen kendimi toparlayıp Ediz Hun,Ayhan Işık,Figüran Osman ve Erdal inönü sesleriyle üç kez ''çok şey'' demeye çalıştım...Ama üçünde de kendi sesim çıktı..
Sonra...Sonra yine,yerli filmlerdeki gibi takvim yaprakları uçuştu..Ben onu hiç aramadım...Bir gün aklıma fena düştü,aradım...Aslında aradamadım...Telefon açtım.
O,''Alo..alo''dedi,ben sustum...Aniden,''Susarken bile Ayhan Işık taklidi yapıyorsun'' dedi.Anlamıştı...Aslında belki de tek sorun,gerçekten anlamasıydı...
''Ne fena diil mi?''diye sürdürdü...insan hep çok sevilsin diye uğraşır..Sevilincede ödü patlar...''Sustum...''Belki de sen haklısın,o zırh ne kadar kalın olursa o kadar iyi..Artık arama olur mu?''dedi.''Ve sakın üzülme...O öyle nalet bir zırh ki;sen bile içerden delemezsin.''
Yine sessizlik...Derken Belgin Doruk gibi son cümlesini söyledi...''Hesapta kendini koruyordun ama yine acı çekiyorsun...Boşver...Ne diyorlardı...Gençsin unutursun.''
Genç miyim,unutur muyum?..Telefonu kapadım..Sonra sokağın köşesinden,yırtınarak bir aygaz kamyonu geçip gitti...
bir attilla atalay hikayesi.
'mideye oturmak' fiilini size anlatandır. söyleyecek söz bırakmaz.
'mideye oturmak' fiilini size anlatandır. söyleyecek söz bırakmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar