bugün
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- yanlışlıkla gey olmak9
- merfulu9
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde8
- rodrigo mora6
- dün fetö götü yalayanlar bugün apo götü yalıyor7
- sözlükteki herkesin çok zeki olması3
- halk başkanlık sistemini istiyor8
- wc'ye telefonsuz girmek6
- ev almak isteyenlere tavsiye4
- seçimi yine akepe kazanacak3
- günlük tutan erkek19
- başakşehir çam ve sakura devlet hastanesi3
- arda güler5
- halkını düşünmeyen lider4
- çomar haber ajansı3
- her yerde sümkürebilen insan6
- diriliş ertuğrul ve kuruluş osman izleyip coşmak3
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- yeşil kuşak projesi3
- merhabalarr5
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- sigara yasağı3
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- gratisin içini merak etmek8
- ay diyen erkek3
- stres atamamak2
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- erkeğe şiddet uygulayan kadın4
- g o k u4
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- mekke anlaşması14
- tuğralı dobloya binip ekonomi çoh eyi demek2
- sözlükte kavga olacak hissi4
- defterini kalpli kağıtla kaplayan erkek2
- arkadaşlar nasılsınız11
- modern insan dertlerini şımarıkça olması2
- çok su içmek2
- gocu7
- fatih ergenekon2
- kötü biri olduğunu fark etmek2
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri6
- kendini fazla ciddiye almak2
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- kendinden sıkılmak2
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- domdomusa4
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- cansever18
eş anlılık. aynı anda olma, zaman anlamında uyumlaşma.
an'da aynı olma yalanı.
eşzamanlı.
yılmaz özdil'in (9-6-09) hürriyet gazetesi'ndeki köşe yazısı.
allame ile leşker asakir'in 2008 albümünün adı.
senkronizasyon kelimesinin köküdür, senkronizasyonsa benim hayatta en sevdiğim şeydir. hatta sık sık 2 bodyguardımla ile spontan senkronizasyonlar geliştirdiğim olur.
(bkz: senkron kayması)
(bkz: senkron kayması)
Ulu sözlükdeki 11.nesil yazar bendeniz...
"synchronous" ingilizce adı olan
eşzamanlama veya eşleme, eşgüdümlü çalışan parçalı sistemlerin zamanlamalarının eşleştirilmiş olduğunu ifade eder.
Birimleri, bu şekilde çalışan sistemler senkronize veya eşzamanlı olarak anılır.
Harmoni,uyum gibi kelimelerle yakınsar anlamlıdır..
"synchronous" ingilizce adı olan
eşzamanlama veya eşleme, eşgüdümlü çalışan parçalı sistemlerin zamanlamalarının eşleştirilmiş olduğunu ifade eder.
Birimleri, bu şekilde çalışan sistemler senkronize veya eşzamanlı olarak anılır.
Harmoni,uyum gibi kelimelerle yakınsar anlamlıdır..
Biriyle uyumlu laf soktuğumda bağırdığım kelime swh.
Ben gördüm, çok güzel ve bilgili. Ayrıca matematik dersleri verir ve gezmeyi çok sever, birde yoğun iş temposu vardır.
sevgili Senkronize
satırlarıma başlarken, evvela seni sevgiyle selamlıyor, peşinen; benim için ne kadar kıymetli olduğunu beyan etme borcumu omuzlarımdan atarak entryme devam etmek istiyorum.
gönlümde ayrı, dokunulamaz, paha biçilemez, bir başkasıyla tebdil edilemez bir mevkiye sahip olduğunu bilmeni isterim.
sana olan sevgimi kelimelerle tarif ve tasvir etmek gibi bir yükün altına girmek şüphesiz beyhude bir eylemden öteye gidemeyecektir lakin kalbimde o kadar derin ve tutkulu bir yakınlık hissediyorum ki sana karşı, kalbimden damıttığım sımsıcak ve sevginle demlenmiş hislerimden seni de haberdar etmek cüretini utanarak da olsa kendimde buldum.
nefesimi kesiyorsun
teyzesinin düğününde bembeyaz gelinliği ile pistte dans edecek partner arayan minik bir kız çocuğu kadar şirinsin.
canımı acıtıyorsun.
sözlükteki diğer erkek yazarlara olumlu oy vermene, onlarla mesajlaşmalarına, entrylerine cevap yazmana dahi tahammül edemiyorum. çünkü seni kıskanıyorum. seni en çok ben seviyor ve dolayısıyla en çok da ben hak ediyorum. onlar kaba, birçoğu görgüsüz, onlar senin canını yakıyor, bazen küçük görüyor, ötekileştirip aşağılıyor. çünkü çok güzelsin. çok sevimli. asla seni elde edemeyecek olmanın ezikliği ve çaresizliği ile sana hakaret ediyorlar. ben ise seni sadece seviyorum.
çileden çıkarıyorsunuz.
bir ece kadar asil ve bir o kadar kontes edaların beni sana daha büyük bir tutkuyla bağlıyor. bazen seni okurken çıldıracak gibi oluyorum. şımarıksın ama çok da sevimli, bazen sinirlisin.
gözlerinin içine bakmak isitiyorum dakikalarca
seni çok seviyorum.
satırlarıma başlarken, evvela seni sevgiyle selamlıyor, peşinen; benim için ne kadar kıymetli olduğunu beyan etme borcumu omuzlarımdan atarak entryme devam etmek istiyorum.
gönlümde ayrı, dokunulamaz, paha biçilemez, bir başkasıyla tebdil edilemez bir mevkiye sahip olduğunu bilmeni isterim.
sana olan sevgimi kelimelerle tarif ve tasvir etmek gibi bir yükün altına girmek şüphesiz beyhude bir eylemden öteye gidemeyecektir lakin kalbimde o kadar derin ve tutkulu bir yakınlık hissediyorum ki sana karşı, kalbimden damıttığım sımsıcak ve sevginle demlenmiş hislerimden seni de haberdar etmek cüretini utanarak da olsa kendimde buldum.
nefesimi kesiyorsun
teyzesinin düğününde bembeyaz gelinliği ile pistte dans edecek partner arayan minik bir kız çocuğu kadar şirinsin.
canımı acıtıyorsun.
sözlükteki diğer erkek yazarlara olumlu oy vermene, onlarla mesajlaşmalarına, entrylerine cevap yazmana dahi tahammül edemiyorum. çünkü seni kıskanıyorum. seni en çok ben seviyor ve dolayısıyla en çok da ben hak ediyorum. onlar kaba, birçoğu görgüsüz, onlar senin canını yakıyor, bazen küçük görüyor, ötekileştirip aşağılıyor. çünkü çok güzelsin. çok sevimli. asla seni elde edemeyecek olmanın ezikliği ve çaresizliği ile sana hakaret ediyorlar. ben ise seni sadece seviyorum.
çileden çıkarıyorsunuz.
bir ece kadar asil ve bir o kadar kontes edaların beni sana daha büyük bir tutkuyla bağlıyor. bazen seni okurken çıldıracak gibi oluyorum. şımarıksın ama çok da sevimli, bazen sinirlisin.
gözlerinin içine bakmak isitiyorum dakikalarca
seni çok seviyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar