bugün
- 24 haziran 2026 venezuela depremi7
- magnum yemenin lüks sayıldığı yıllar3
- akp aslında yok her şey dekor5
- yazarların imza parfümleri12
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor4
- erkekler neden az yaşar8
- amerikan yahudileri2
- pasportta kürt ve suriyeli etniğini belirtmek3
- akp'ye katılan belediye başkanları9
- kıskanmak7
- lise4
- mutluluğun fark edilmemesi8
- bir insanı sevmek11
- çırılçıplak şekilde ağlayarak ana haber seyretmek3
- cristiano ronaldo dos santos aveiro5
- sude isimli kızlar2
- devlet gücü6
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı13
- 25 haziran 2026 venezuela depremi5
- çırılçıplak şekilde ağlarken dünya kupası izlemek3
- üni mezunu kız meslek lisesi mezunu erkek evliliği3
- chp'nin belediyeleri kaybedecek olması7
- andriy shevchenko3
- bana karpuzlu soda getir kardeşim diyen erkek3
- fakirin sevmesi hak mıdır13
- m r e r e c t o5
- haitinin gol atmış olması5
- 2026 dünya kupası23
- sevgilinin beni terk etme demesi3
- ona bir cümle bırak2
- oyuncu koltugu4
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler7
- çırılçıplak şekilde uyurken yatağa işemek3
- çocuğu olan arkadaşlarla buluşmak2
- ibadet4
- anın görüntüsü17
- kılıçdaroğlu tipi louserlık5
- insan5
- dünya kupasında başarısız olmamızın tesellisi2
- aylık 386 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- atatürk e yahudi diyen oç nin kaynağı3
- çalmak2
- akp seçmeni2
- düşün ki o bunu okuyor16
- anlamak3
- güney afrika güney kore maçı saat 4 te trt spor da3
- my number one3
- falıma bakmak isteyen var mı24
- futbol16
- ameliyat olmak8
eş anlılık. aynı anda olma, zaman anlamında uyumlaşma.
an'da aynı olma yalanı.
eşzamanlı.
yılmaz özdil'in (9-6-09) hürriyet gazetesi'ndeki köşe yazısı.
allame ile leşker asakir'in 2008 albümünün adı.
senkronizasyon kelimesinin köküdür, senkronizasyonsa benim hayatta en sevdiğim şeydir. hatta sık sık 2 bodyguardımla ile spontan senkronizasyonlar geliştirdiğim olur.
(bkz: senkron kayması)
(bkz: senkron kayması)
Ulu sözlükdeki 11.nesil yazar bendeniz...
"synchronous" ingilizce adı olan
eşzamanlama veya eşleme, eşgüdümlü çalışan parçalı sistemlerin zamanlamalarının eşleştirilmiş olduğunu ifade eder.
Birimleri, bu şekilde çalışan sistemler senkronize veya eşzamanlı olarak anılır.
Harmoni,uyum gibi kelimelerle yakınsar anlamlıdır..
"synchronous" ingilizce adı olan
eşzamanlama veya eşleme, eşgüdümlü çalışan parçalı sistemlerin zamanlamalarının eşleştirilmiş olduğunu ifade eder.
Birimleri, bu şekilde çalışan sistemler senkronize veya eşzamanlı olarak anılır.
Harmoni,uyum gibi kelimelerle yakınsar anlamlıdır..
Biriyle uyumlu laf soktuğumda bağırdığım kelime swh.
Ben gördüm, çok güzel ve bilgili. Ayrıca matematik dersleri verir ve gezmeyi çok sever, birde yoğun iş temposu vardır.
sevgili Senkronize
satırlarıma başlarken, evvela seni sevgiyle selamlıyor, peşinen; benim için ne kadar kıymetli olduğunu beyan etme borcumu omuzlarımdan atarak entryme devam etmek istiyorum.
gönlümde ayrı, dokunulamaz, paha biçilemez, bir başkasıyla tebdil edilemez bir mevkiye sahip olduğunu bilmeni isterim.
sana olan sevgimi kelimelerle tarif ve tasvir etmek gibi bir yükün altına girmek şüphesiz beyhude bir eylemden öteye gidemeyecektir lakin kalbimde o kadar derin ve tutkulu bir yakınlık hissediyorum ki sana karşı, kalbimden damıttığım sımsıcak ve sevginle demlenmiş hislerimden seni de haberdar etmek cüretini utanarak da olsa kendimde buldum.
nefesimi kesiyorsun
teyzesinin düğününde bembeyaz gelinliği ile pistte dans edecek partner arayan minik bir kız çocuğu kadar şirinsin.
canımı acıtıyorsun.
sözlükteki diğer erkek yazarlara olumlu oy vermene, onlarla mesajlaşmalarına, entrylerine cevap yazmana dahi tahammül edemiyorum. çünkü seni kıskanıyorum. seni en çok ben seviyor ve dolayısıyla en çok da ben hak ediyorum. onlar kaba, birçoğu görgüsüz, onlar senin canını yakıyor, bazen küçük görüyor, ötekileştirip aşağılıyor. çünkü çok güzelsin. çok sevimli. asla seni elde edemeyecek olmanın ezikliği ve çaresizliği ile sana hakaret ediyorlar. ben ise seni sadece seviyorum.
çileden çıkarıyorsunuz.
bir ece kadar asil ve bir o kadar kontes edaların beni sana daha büyük bir tutkuyla bağlıyor. bazen seni okurken çıldıracak gibi oluyorum. şımarıksın ama çok da sevimli, bazen sinirlisin.
gözlerinin içine bakmak isitiyorum dakikalarca
seni çok seviyorum.
satırlarıma başlarken, evvela seni sevgiyle selamlıyor, peşinen; benim için ne kadar kıymetli olduğunu beyan etme borcumu omuzlarımdan atarak entryme devam etmek istiyorum.
gönlümde ayrı, dokunulamaz, paha biçilemez, bir başkasıyla tebdil edilemez bir mevkiye sahip olduğunu bilmeni isterim.
sana olan sevgimi kelimelerle tarif ve tasvir etmek gibi bir yükün altına girmek şüphesiz beyhude bir eylemden öteye gidemeyecektir lakin kalbimde o kadar derin ve tutkulu bir yakınlık hissediyorum ki sana karşı, kalbimden damıttığım sımsıcak ve sevginle demlenmiş hislerimden seni de haberdar etmek cüretini utanarak da olsa kendimde buldum.
nefesimi kesiyorsun
teyzesinin düğününde bembeyaz gelinliği ile pistte dans edecek partner arayan minik bir kız çocuğu kadar şirinsin.
canımı acıtıyorsun.
sözlükteki diğer erkek yazarlara olumlu oy vermene, onlarla mesajlaşmalarına, entrylerine cevap yazmana dahi tahammül edemiyorum. çünkü seni kıskanıyorum. seni en çok ben seviyor ve dolayısıyla en çok da ben hak ediyorum. onlar kaba, birçoğu görgüsüz, onlar senin canını yakıyor, bazen küçük görüyor, ötekileştirip aşağılıyor. çünkü çok güzelsin. çok sevimli. asla seni elde edemeyecek olmanın ezikliği ve çaresizliği ile sana hakaret ediyorlar. ben ise seni sadece seviyorum.
çileden çıkarıyorsunuz.
bir ece kadar asil ve bir o kadar kontes edaların beni sana daha büyük bir tutkuyla bağlıyor. bazen seni okurken çıldıracak gibi oluyorum. şımarıksın ama çok da sevimli, bazen sinirlisin.
gözlerinin içine bakmak isitiyorum dakikalarca
seni çok seviyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar