bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması12
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- tanıdıkların tam bir goy olmaları2
- anahtarı evde unutmak2
- manchester by the sea2
- ama kafamız nasıl güzel2
- backrooms3
- ioc'dan identity graph a2
- kitap okuma alışkanlığı4
- eteğin altına pantolon giyen kız2
- don giymemek3
- 29 mayıs 19762
- bugün de ölmedik2
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- yarından sonraki güne ne denir3
- çerçeve yasa31
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- bir güneşe bir de sana bakamam3
- g i l d e d l i l y10
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- türbede dua etmenin şirk olması13
- barda yanınıza oturan aslında seri katil olan adam2
- sözlük yazarlarının goodreads sayfaları2
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- fazladan ölümsüzlük iksiri olan var mı4
- mutlu olmak2
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- ölümlülük iksiri2
- sokakta öpüşmek7
- kadınların bakir erkek istemesi2
- anın görüntüsü14
- nasıl bir kadın3
- yurt dışı çıkış harcı8
- flört algoritması3
- yalnız ölmek2
- engelleyen insan kibri6
- dağ evi4
- özgür özel15
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- ben bir ceviz agacıyım6
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- geldimgittim6
- akp'li vekilin abdullah öcalan'a teşekkür etmesi2
24 yaşında ölüm orucu şehidi olmuş devrimcimiz.
"Hepimize açık büyük ve görkemli kapı
Kimimiz giriyoruz içeri
Kimimiz dönüyoruz geri
Yine de kapatamıyor kapıyı
Kapının önüne bırakıp kaçtıkları yürekleri
Semra Başyiğit
http://www.ozgurluk.info/...miz9-13/SemraBasyigit.jpg
"Hepimize açık büyük ve görkemli kapı
Kimimiz giriyoruz içeri
Kimimiz dönüyoruz geri
Yine de kapatamıyor kapıyı
Kapının önüne bırakıp kaçtıkları yürekleri
Semra Başyiğit
http://www.ozgurluk.info/...miz9-13/SemraBasyigit.jpg
15 eylül tarihli mektubundan bir bölüm:
En güzel selamı gönderdi ablamız. Uzun zamandır bekliyorduk. Yine de ağır geldi. Onuru çok büyüktü, acısı da. Öğrettikleri, bıraktıkları da öyle oldu. Anadolu kadınının, halkımızın değerlerinin gücüydü Hülya abla. inancın, sevginin, bağlılığın adıydı.(...) Halkım ben, dedi ve çıktı meydana, vuruşa vuruşa yürüdü. inancını, sevgisini silah yaptı ve kazandı. Kahraman, kahramanlaşmak bu kadar kolay ve sade... Yeter ki inan, yeter ki sev. Ailelerimizin acısı da onuru da farklı oluyor. Helal olsun ablamıza. Halkımız bu kadar güçlü bizim. inanmayan görsün, yarının devrim olduğunu bilmeyen görsün. Hepimizin, tüm halkımızın gururu oldu. Hülya Abla halkımız, böyle sonsuz bir gücüz biz.
En güzel selamı gönderdi ablamız. Uzun zamandır bekliyorduk. Yine de ağır geldi. Onuru çok büyüktü, acısı da. Öğrettikleri, bıraktıkları da öyle oldu. Anadolu kadınının, halkımızın değerlerinin gücüydü Hülya abla. inancın, sevginin, bağlılığın adıydı.(...) Halkım ben, dedi ve çıktı meydana, vuruşa vuruşa yürüdü. inancını, sevgisini silah yaptı ve kazandı. Kahraman, kahramanlaşmak bu kadar kolay ve sade... Yeter ki inan, yeter ki sev. Ailelerimizin acısı da onuru da farklı oluyor. Helal olsun ablamıza. Halkımız bu kadar güçlü bizim. inanmayan görsün, yarının devrim olduğunu bilmeyen görsün. Hepimizin, tüm halkımızın gururu oldu. Hülya Abla halkımız, böyle sonsuz bir gücüz biz.
bölücü mahkum. ölü mahkum. bu kadar.
bölücü değil devrimci, ölü değil şehittir.
allah rahmet eylesin. gereksiz bir amaç uğruna ölmüş. düşüncelerini kendine zarar vermeden de gerçekleştirebileceğini birinin ona söylemesi gerekiyordu belkide.
Semra Başyiğit Kartal Özel Tip Hapishanesi Ölüm Orucu 6. ekibinde yer alıyordu. 28 Temmuz 2001de başlamıştı ölüm orucuna. Direnişin ilerleyen günlerinde durumunun ağırlaşması üzerine önce Kartal Eğitim Araştırma Hastahanesi'ne ardından da Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne sevk edilmişti. Semra Başyiğit, 30 Temmuz 2002de, açlığının 367. gününde şehit düştü.
Her yerde terör estiren polis, Bursada da dışarıdaki direnişi kırmak için saldırdı. 6 Ocak 2001de ikisi ölüm orucunda, diğerleri açlık grevinde on kişi gözaltına alındılar. Biri Semraydı gözaltına alınanların. Biri de, daha sonra Küçükarmutluda ölüm orucunda şehit düşecek olan Hülya Şimşekti. Polisin işkencesi altında da eylemlerinden vazgeçmediler.
Hülya ölüm orucundaydı Bursa polisi tarafından gözaltına alındığında. Bir süre tutsak kaldı. Tahliye edildiğinde, ölüm orucunu sürdürmek üzere Küçükarmutlunun yolunu tuttu. Semra Başyiğitin tutsaklığı ise daha uzun sürecekti. O da içeride sürdürdü direnişini.
Semra, 27 Temmuz 1978de Kütahya-Domaniçte doğdu. Uludağ Üniversitesi, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümüne girdi. 1996 ortalarında devrimci mücadeleye katıldı. 1996 ölüm orucu, onu o dönem en çok etkileyen gelişmelerden biriydi. Bir süre Kurtuluş Dergisinin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptı. 3 Şubat 1998de tutuklandı, bir süre tutsak kaldı. Tutsaklığının ardından mücadelesini sürdürdü.
Anadolunun Anadolu halk değerleriyle yaşayan genç kızlarından biriydi o. Başka yoldaşları ölüm orucuna yattığında, onlara duyduğu hayranlığı şu sözlerle dile getirmişti:
Kızlarımızın sadeliğini, doğallığını, güzelliklerini coşkularını inceliklerini görmelisiniz. Bizim kızlarımız bunlar. Gerçekten öyle büyük bir onur ve gurur yaşatıyorlar ki bizlere, halkımıza, bundan daha büyük bir güç var mı?
Aynı onuru ve gururu yaşatanlardan biri de kendisi oldu. Yoldaşları onu anlatırken, her defasında onun saygılı, ölçülü, ağır, olgun ve mütevazi... oluşuna vurgu yaptılar. Tüm mütevaziliğiyle halkı için mücadele edendi. Tüm yalınlığıyla, halkının özgürlüğü, ülkesinin bağımsızlığı için mücadele ediyordu. Bunun için kavganın sesi olan Kurtuluş dergisinde çalıştı uzun süre. Bunun için F tiplerine karşı dışarıdaki mücadele içinde yer aldı. Bunun için tutsak düştü ve bunun için ölüme yattı.
Düzenin yoz kültürünü, Amerikan özentisi alışkanlıklarını reddeden her genç kızımız için Semra Başyiğit bir örnektir. Anadolunun genç kızlarının örnek alacağı bir kahramanları daha var artık.
Her yerde terör estiren polis, Bursada da dışarıdaki direnişi kırmak için saldırdı. 6 Ocak 2001de ikisi ölüm orucunda, diğerleri açlık grevinde on kişi gözaltına alındılar. Biri Semraydı gözaltına alınanların. Biri de, daha sonra Küçükarmutluda ölüm orucunda şehit düşecek olan Hülya Şimşekti. Polisin işkencesi altında da eylemlerinden vazgeçmediler.
Hülya ölüm orucundaydı Bursa polisi tarafından gözaltına alındığında. Bir süre tutsak kaldı. Tahliye edildiğinde, ölüm orucunu sürdürmek üzere Küçükarmutlunun yolunu tuttu. Semra Başyiğitin tutsaklığı ise daha uzun sürecekti. O da içeride sürdürdü direnişini.
Semra, 27 Temmuz 1978de Kütahya-Domaniçte doğdu. Uludağ Üniversitesi, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümüne girdi. 1996 ortalarında devrimci mücadeleye katıldı. 1996 ölüm orucu, onu o dönem en çok etkileyen gelişmelerden biriydi. Bir süre Kurtuluş Dergisinin muhabirliğini ve temsilciliğini yaptı. 3 Şubat 1998de tutuklandı, bir süre tutsak kaldı. Tutsaklığının ardından mücadelesini sürdürdü.
Anadolunun Anadolu halk değerleriyle yaşayan genç kızlarından biriydi o. Başka yoldaşları ölüm orucuna yattığında, onlara duyduğu hayranlığı şu sözlerle dile getirmişti:
Kızlarımızın sadeliğini, doğallığını, güzelliklerini coşkularını inceliklerini görmelisiniz. Bizim kızlarımız bunlar. Gerçekten öyle büyük bir onur ve gurur yaşatıyorlar ki bizlere, halkımıza, bundan daha büyük bir güç var mı?
Aynı onuru ve gururu yaşatanlardan biri de kendisi oldu. Yoldaşları onu anlatırken, her defasında onun saygılı, ölçülü, ağır, olgun ve mütevazi... oluşuna vurgu yaptılar. Tüm mütevaziliğiyle halkı için mücadele edendi. Tüm yalınlığıyla, halkının özgürlüğü, ülkesinin bağımsızlığı için mücadele ediyordu. Bunun için kavganın sesi olan Kurtuluş dergisinde çalıştı uzun süre. Bunun için F tiplerine karşı dışarıdaki mücadele içinde yer aldı. Bunun için tutsak düştü ve bunun için ölüme yattı.
Düzenin yoz kültürünü, Amerikan özentisi alışkanlıklarını reddeden her genç kızımız için Semra Başyiğit bir örnektir. Anadolunun genç kızlarının örnek alacağı bir kahramanları daha var artık.
dhkp c li ölü kadın.
Bilen de bilmeyen de dost da düşman da gördü Semra. Yaşamı böylesine sevip, uğrunda böylesine ölebilenleri, her anı böylesine dolu dolu yaşayıp en küçük güzelliklerden mutluluk duyanları tanıdı. Acaba var mıdır bizim gibi böylesine, açlığın koynundayken dahi yaşam sevincini koruyanlar?
Sen bu hastaneyi bilirsin. Bahçesi çok güzel, ağaçlarla dolu. Ağaçları izlemek çok güzel. Bugün hava pek kasvetli ama kasvetini bulaştırmıyor bize. Biz yalnız renklerdeki güzelliği alıyoruz, gözlerimize. Bu ağaçlar beni hep köye götürüyor. Geceleri de araba sesleri duyuyoruz uzaktan. O seslerle de her gece Bursa'ya gidip geliyorum. Bursa'ya gidince düşünecek şey çok. Bir dalıyorum Yalova yolundan sabaha uyandığımda çıkıyorum o kargacık burgacık sokaklardan. ( 2 Kasım 2001 tarihli mektubundan)
Sen bu hastaneyi bilirsin. Bahçesi çok güzel, ağaçlarla dolu. Ağaçları izlemek çok güzel. Bugün hava pek kasvetli ama kasvetini bulaştırmıyor bize. Biz yalnız renklerdeki güzelliği alıyoruz, gözlerimize. Bu ağaçlar beni hep köye götürüyor. Geceleri de araba sesleri duyuyoruz uzaktan. O seslerle de her gece Bursa'ya gidip geliyorum. Bursa'ya gidince düşünecek şey çok. Bir dalıyorum Yalova yolundan sabaha uyandığımda çıkıyorum o kargacık burgacık sokaklardan. ( 2 Kasım 2001 tarihli mektubundan)
Çünkü Semra her şeyi dolu dolu yaşıyor ve o coşku ile yazıyor. Yaşananlar o denli berrak ki kafasında her şeyiyle direnişe kilitlenmiş. Yalın, kusursuz.
Şu son dönemde o kadar çok şehit verdik ki, daha da vereceğiz. Sonrası daha zorlu olacak. Yüzer yüzer ölüyorsak şimdi; biner biner öleceğiz. Öldükçe büyüyeceğiz savaşımızla birlikte. Her şehidimizin acısı da, bize bıraktığı değerler de çok büyük. Öyle hızlı gelişiyor ki, kimi şehitlerimizin sadece ismini biliyoruz. Acımız büyük oluyor ama böyle büyüyeceğiz ve savaşımızın gelişmesi de bu. Bunları neden anlatıyorum, çünkü bunları düşünüyorum. Sonra yaşadığımız sürecin önemini, geleceğe bırakacaklarımızı. Ne kadar şanslıyız değil mi? (10 Temmuz 2001 tarihli mektubundan)
Şu son dönemde o kadar çok şehit verdik ki, daha da vereceğiz. Sonrası daha zorlu olacak. Yüzer yüzer ölüyorsak şimdi; biner biner öleceğiz. Öldükçe büyüyeceğiz savaşımızla birlikte. Her şehidimizin acısı da, bize bıraktığı değerler de çok büyük. Öyle hızlı gelişiyor ki, kimi şehitlerimizin sadece ismini biliyoruz. Acımız büyük oluyor ama böyle büyüyeceğiz ve savaşımızın gelişmesi de bu. Bunları neden anlatıyorum, çünkü bunları düşünüyorum. Sonra yaşadığımız sürecin önemini, geleceğe bırakacaklarımızı. Ne kadar şanslıyız değil mi? (10 Temmuz 2001 tarihli mektubundan)
şehit falan değil, bildiğin leş'tir.
hapishanedeyken bile polisin "canlı bomba aranıyor" diye resmini medyaya servis ettiği, medyanın da yayınladığı devrimci kadın.
hapishanede bile polisi bu kadar korkuturken arkasından klavye delikanlılığı yapanların bu cesur! tavrı ilginçtir.
hapishanede bile polisi bu kadar korkuturken arkasından klavye delikanlılığı yapanların bu cesur! tavrı ilginçtir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar