bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- herkes yatmış görünüyor4
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor4
- manifest dinleyen erkek11
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- borsa4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- eyüpsultan da kurabiye dağıtan kız2
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması4
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması4
- gulmekicinyaratilmis11
- mohamed salah ghaly13
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- sudekiray3
- türkiye7
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- berrak tüzünataç3
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- yaz yemekleri5
- kardeş2
- eğitimde sınav sistemi2
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- ilk buluşmada öpmeye çalışan kız3
- fahriye evcen3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- spiderman mi döver batman mi5
- stres yönetimi6
- komik olmayan komedyen2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- insan zamandan ibarettir3
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- doğuda yaşayan yazarlar5
- mauro icardi3
- trabzonspor7
- gocu4
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- elalem ne der4
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
sbs'nin son kez uygulanacağı olan 2011 yılının haziran ayında gerçekleştirilecek sınavdır. bu sınava yalnızca 8. sınıf öğrencileri katılacaktır ve sınav tarihleri 4 haziran 2011'dir. 7. sınıf öğrencilerinin katılacağı SBS'nin ise 5 Haziran 2011 Pazar günü yapılması planlanmıştı ancak bu sınavın yürütmesi Danıştay’ın 2010/6672 Esas Nolu
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
bugün 8. sınıf öğrencilerinin girdiği orta öğretim kurumlarına girişte baz alınacak puanı belirleyen sınavdır.
ilk öğretim öğrencisi olan bireylerin canına okunması olayının 2011 versiyonudr. bu sene sonmuş... ee o zaman 2008-2009-2010-2011 yılında 6-7-8 de okuyan öğrencigüllerin suçu neydi? neydi bizim suçumuz?!
an itibariyle kardeşimin dershanesi tarafından telefonuma mesaj atılması suretiyle, yerleştirme sonuçlarının açıklanıldığı söylenen sınavdır. heyecanla sonuçları öğrenebileceğim gerekli, sitelere girmek istememe rağmen, bütün siteler kilit vaziyettedir. kardeşim için heyecanlıyım sözlük.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar