bugün
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu4
- hoşgeldin pazartesi6
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- idolün ünlünün bokunu yer misin3
- senle sevişmedi diye birine küsmek3
- karaağaç ev fiyatları2
- 2026 dünya kupasında tutulan takım3
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı8
- pazar günü aktiviteleri3
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar3
- ideal sevgilinin en önemli özelliği2
- komşu gezegenlerdeki kira artışı2
- netflix yasaklanmalıdır4
- 2026 dünya kupası15
- üç harfli bir mandalinanın anıları2
- bugün de meme atan olmaması7
- yasa dışı bahis şebekesine operasyon2
- yer çekimine küsmek2
- park etmek sanatı2
- paris te son tango3
- cuckold erkek5
- 2026 trans onur yürüyüşü3
- beyaz otomobil satın almak3
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan5
- ai analiz2
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi4
- kulak arkasını keselemek2
- benim kemiklerim iri2
- lahmacunu elle yiyen kız18
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı5
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- iş yerinde yapması zevkli şeyler4
- olduğundan genç göstermek9
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- femboy erkeklere yürüyen dayılar3
- seksten sonra bira içmek5
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- ona bir şey söyle16
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı3
- morkstar2
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- ez te hezdikim6
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- sözlük kadınları5
- balkonu camla kaplatmak7
- evlilikteki en büyük sorun4
- dünya kupasından banane diyen erkek6
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
sbs'nin son kez uygulanacağı olan 2011 yılının haziran ayında gerçekleştirilecek sınavdır. bu sınava yalnızca 8. sınıf öğrencileri katılacaktır ve sınav tarihleri 4 haziran 2011'dir. 7. sınıf öğrencilerinin katılacağı SBS'nin ise 5 Haziran 2011 Pazar günü yapılması planlanmıştı ancak bu sınavın yürütmesi Danıştay’ın 2010/6672 Esas Nolu
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
bugün 8. sınıf öğrencilerinin girdiği orta öğretim kurumlarına girişte baz alınacak puanı belirleyen sınavdır.
ilk öğretim öğrencisi olan bireylerin canına okunması olayının 2011 versiyonudr. bu sene sonmuş... ee o zaman 2008-2009-2010-2011 yılında 6-7-8 de okuyan öğrencigüllerin suçu neydi? neydi bizim suçumuz?!
an itibariyle kardeşimin dershanesi tarafından telefonuma mesaj atılması suretiyle, yerleştirme sonuçlarının açıklanıldığı söylenen sınavdır. heyecanla sonuçları öğrenebileceğim gerekli, sitelere girmek istememe rağmen, bütün siteler kilit vaziyettedir. kardeşim için heyecanlıyım sözlük.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar