bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- iş kadını yazarlar6
- kadın motorcunun yol kesip sürücüye saldırması4
- meloş nerede sorunsalı4
- artık ulu sözlüğümüze fotoğraf atılabilmesi4
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi5
- beyaz otomobil satın almak9
- ege waw2
- yetersizim diyerek istifa etmek2
- ideal sevgilinin en önemli özelliği6
- düşün ki o bunu okuyor4
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu6
- pazar günü aktiviteleri4
- sevgiliye en güzel hitap şekli4
- hoşgeldin pazartesi7
- nervio'nun memleketi3
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar6
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- ibrahim hacıosmanoğlu5
- paris te son tango5
- ilk buluşmada sevgilisine mangal yakan erkek4
- park etmek sanatı4
- 2026 dünya kupasında tutulan takım5
- amy adams2
- sol tarafın inzal olması3
- haksızsam haksızsın deyin2
- bugün de meme atan olmaması8
- 2026 dünya kupası17
- idolün ünlünün bokunu yer misin4
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı8
- ulan orospu seni rüyamda bile görmedim3
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı5
- kulak arkasını keselemek3
- babalar günü hediyesi2
- entelektüelin teorisiyle pratiğinin çelişmesi2
- neredesin2
- yedi bela hüsnü'deki cemal2
- yer çekimine küsmek3
- kız ismet2
- senle sevişmedi diye birine küsmek3
- engellediğim yuzır başlığıma yazmasın2
- ayağında terlikle ülke yönetmek2
- ev kredisi çeken asgari ücretli2
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde4
- aylık 294 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- lahmacunu elle yiyen kız18
- netflix yasaklanmalıdır4
- delilik ve daha delilik arasındaki ince çizgi2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- karaağaç ev fiyatları2
sbs'nin son kez uygulanacağı olan 2011 yılının haziran ayında gerçekleştirilecek sınavdır. bu sınava yalnızca 8. sınıf öğrencileri katılacaktır ve sınav tarihleri 4 haziran 2011'dir. 7. sınıf öğrencilerinin katılacağı SBS'nin ise 5 Haziran 2011 Pazar günü yapılması planlanmıştı ancak bu sınavın yürütmesi Danıştay’ın 2010/6672 Esas Nolu
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar