bugün
- asrın soygunu8
- bekarlığın avantajları3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- true nickli yazar19
- işler eskisi gibi değil kesat mı kesat2
- tai lung vs gocu22
- 27 ocak 2027 psg galatasaray maçı2
- kullanıcı adı değişmiyor3
- marimar2
- guterres ten iki devletli çözüm açıklaması2
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- habire1227
- kürtler asimile edilmelidir11
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- manisada okul saldırısı17
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- teslimiyet4
- bu ne soğuk amk5
- et döner dürüm9
- sarı poşet kudurtması13
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- evliliği ayakta tutan güçler13
- sözlükte kavga olacak hissi4
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- gocusuz bir sözlük5
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- krt tv4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- türkiye de muhalefet var mı9
- ikizler burcu kadını olmak7
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- götünden tanırım seni7
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- ölümden korkuyor musunuz34
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı29
sbs'nin son kez uygulanacağı olan 2011 yılının haziran ayında gerçekleştirilecek sınavdır. bu sınava yalnızca 8. sınıf öğrencileri katılacaktır ve sınav tarihleri 4 haziran 2011'dir. 7. sınıf öğrencilerinin katılacağı SBS'nin ise 5 Haziran 2011 Pazar günü yapılması planlanmıştı ancak bu sınavın yürütmesi Danıştay’ın 2010/6672 Esas Nolu
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar