bugün
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- samsak döveci9
- sözlüğün yeni tasarımı22
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- opel vectra b4
- holocaust2
- aponun villası9
- tinto brass12
- italyan arabaları3
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- pforzheim toplum mürşidi piizci ismed efendi2
- galatasaray amed operasyonu4
- keyif kaçıran şeyler2
- masterchef 20262
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- uludede ile hacca gitmek3
- hayal garip2
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kötü bir insan mıyım ben5
- paranın mutluluk getirmemesi7
- sense and sensibility2
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- belediye ruhsat birimi3
- sözlüğün en ılık yazarı3
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- hababam sınıfı3
- açık beğen2
- küfürlü atasözleri4
- kaçak akım rölesi3
- terhis oluyorum sözlük21
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- günaydın kızlar4
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- kasım ayı indirimleri2
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- fatma betül sayan kaya28
- aşk16
sbs'nin son kez uygulanacağı olan 2011 yılının haziran ayında gerçekleştirilecek sınavdır. bu sınava yalnızca 8. sınıf öğrencileri katılacaktır ve sınav tarihleri 4 haziran 2011'dir. 7. sınıf öğrencilerinin katılacağı SBS'nin ise 5 Haziran 2011 Pazar günü yapılması planlanmıştı ancak bu sınavın yürütmesi Danıştay’ın 2010/6672 Esas Nolu
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
Kararı ile durdurulmuştur.
sınava yine cumartesi gireceğim... geçen yıl da 7. sınıfların sınavı cumartesi günüydü. karne formaliteden alınıp doğruca not ortalamasına ve okuldaki konumuna bakılmış, akabinde de sınav ertesisine kadar ele alınmamak üzere vitrine kaldırılmıştı.
yine geçen yıl olduğu gibi kalkacak, bilgisayarı açacak ve sözlüğe bir entry gireceğim. motivasyon amaçlı birkaç özel mesaj bekleyecek, ardından bilgisayarı açık bırakıp sınava gireceğim okula doğru yola çıkacağım. tabi bu arada mükemmel bir kahvaltı ve yenecek 3-4 adet cevizi de atlamıyorum... şen şakrak olmak önemlidir böyle zamanlarda, üzülmeyeceksin hiçbir şeye ve takmayacaksın da kafana.
sonra dershaneye gidecek, kaç doğru yapmışım kaç yanlış yapmışım, kaç netim var onlara bakacağım. iki yıldır olduğu gibi mutlu bir şekilde çıktığım için sınavdan, eve gelirken de uçacağım adeta. neden mi çok mutlu hissediyorum kendimi? güzel geçmiş oluyor da ondan. sınav sonrası sinir ya da üzüntüden ağlamak nasıl bir duygu bilmiyorum, hayatımın geri kalanında da yaşamak istemiyorum. biliyorum ki bu sınav, ilk iki sınavdan daha çok etkileyecek ortalamamı ve buna bağlı olarak da gideceğim liseyi. yıl boyunca düzenli çalışırsam, sınavdan çıkınca ağlamama gerek de kalmaz, bunu biliyorum. burada düzenli kelimesinin altını çizmek istiyorum. (zall abi'ye sorayım, mümkünatı var mı böyle bir şeyin? varsa editlerim) çünkü, çok çalışmak çözüm değil. öğretmenler de genelde bunu söyleseler de, bana göre her gün her gün aynı tempoda çalışmak da doğru bir şey değil. "her gün 100 soru çözmeliyim" gibi prensipler benimsenmemeli bence. hayatın her alanında olduğu gibi, oluruna bırakmak ve gününe göre davranmak en iyisi. insanı sıkıyor böyle sıkı çalışmak bir süre sonra. ayrıca günde 100 soru çözmek de marifet değil. benim günde 300 soru çözen arkadaşım var, sorsan 40 tane yanlışı çıkıyordur eminim ki. şahsen ben günde ortalama 40 soru çözüyorum, en fazla 3 ya da 5 tane yanlışım çıkıyor. peki çok mu zekiyim de öbür arkadaşıma göre daha az yanlış yapıyorum? hayır tabii ki de, insan çok soru çözünce bunalır, bir süre sonra aklını sorulara iyi veremez. belki benim yaptığım da doğru değil ama olsun, 3 tane soru fazladan yapacağım diye bir yılımı bu şekilde berbat edemem...
burdan bütün sbs'ye girecek olanlara selam ederim. ayrıca herbirinizin rakibiyim, bu iyiliğimi de unutmayın...
4 haziranda gelecek ve bu başlığa bir kez daha yazacağım. eğer sınavım iyi geçerse, ki umarım öyle olur, heyecan ve mutluluk karışımı duygularla yazacağım entry'mi. yok, kötü geçerse, ki bunu düşünmek bile istemiyorum, "çok büyük konuşmuşum" diyecek ve akabinde yukarıdaki entry'mi bir daha canlandırmamak üzere sileceğim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com