bugün
- serhat kılıç16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- kurusıkı2
- yalnızlık edebiyatı13
- en sevmediğin insan tipleri8
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tai lung42
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- ikinci defa askere gitmek7
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- bir kızla dalga geçmek6
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- claudian clouds22
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- mavi göz7
- özbek kadınlar14
- gizli hesap6
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- sözlük whatsapp grupları13
- friedrich hegel la bi cay icek12
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- sarapci koala47
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- millet dediğin2
- islam'ın hak dini olması6
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- melissa vargas7
- namazın amacı6
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- gece vardiyası yazarlar4
- anın görüntüsü25
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- enayimiknatisii32
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- sabahları nefret edilen şeyler3
- geceye bir mesaj birak2
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- kahverengi gözlü olmak4
- akrep3
- deccal internetten çıkacak9
- yalnız ölmek4
ing. karakter azizliğine uğranılmamıştır.
yani satı değil sati.
kocanın cenaze ateşinde ya da ölümünden sonra dul kadının da kendisini yakmasına dayanan hint geleneği.
yani satı değil sati.
kocanın cenaze ateşinde ya da ölümünden sonra dul kadının da kendisini yakmasına dayanan hint geleneği.
eski inançlara göre, önceki çocukları yaşamamış ailenin, doğan çocuklarını, türbelere veya daha önce çocuğu ölmemiş kadınlara satmasından gelir.
çocuğu kötü ruhların şerrinden korumak için kötü ruhları kandırma yoluna gidiyor insanlar. bunu da çocuklarına satı, satılmış isimlerini vererek yapıyorlar. türk geleneğinde isim koymanın böyle ilginç birçok yöntemi var. ancak bir kahramanlık göstermesi hâlinde çocuğa isim verme hadisesini hepimiz biliyoruz. onun dışında meselâ çocuğa lohusa odasına ilk girenin adını vermek âdeti varmış. eve dilenci geliyor ve çocuğa "tilenci" adı veriliyor (dilencinin adı sorulmuyor nedense). civarda o günlerde birisi ölürse onun ismi çocuğa verilirmiş ve saire.
ama en ilginç ve acıklısı da ölmesin diye* çocuğa "yaşar, dursun, durdu, durak, durmuş" gibi isimler verilmesidir.
eski türk geleneklerinde kötü ruhlardan korumak için çocuğa kötü isimler verilirmiş. meselâ hatırladığım kadarıyla "manas destanı"nda geçen "mokmurun" ismi çok ilginçtir. bugün "bok burun" diye ifade edeceğimiz bu ismin, çocuğu kötü ruhların şerrinden koruyacağına inanılıyormuş. aslında aynı inanç, çocukları "çirkin, pasaklı" gibi kötü sıfatlarla sevip tü tü tü diye türkürme gibi âdetlerimizde hâlâ yaşıyor.
çocuğu kötü ruhların şerrinden korumak için kötü ruhları kandırma yoluna gidiyor insanlar. bunu da çocuklarına satı, satılmış isimlerini vererek yapıyorlar. türk geleneğinde isim koymanın böyle ilginç birçok yöntemi var. ancak bir kahramanlık göstermesi hâlinde çocuğa isim verme hadisesini hepimiz biliyoruz. onun dışında meselâ çocuğa lohusa odasına ilk girenin adını vermek âdeti varmış. eve dilenci geliyor ve çocuğa "tilenci" adı veriliyor (dilencinin adı sorulmuyor nedense). civarda o günlerde birisi ölürse onun ismi çocuğa verilirmiş ve saire.
ama en ilginç ve acıklısı da ölmesin diye* çocuğa "yaşar, dursun, durdu, durak, durmuş" gibi isimler verilmesidir.
eski türk geleneklerinde kötü ruhlardan korumak için çocuğa kötü isimler verilirmiş. meselâ hatırladığım kadarıyla "manas destanı"nda geçen "mokmurun" ismi çok ilginçtir. bugün "bok burun" diye ifade edeceğimiz bu ismin, çocuğu kötü ruhların şerrinden koruyacağına inanılıyormuş. aslında aynı inanç, çocukları "çirkin, pasaklı" gibi kötü sıfatlarla sevip tü tü tü diye türkürme gibi âdetlerimizde hâlâ yaşıyor.
Sati geleneği Hindistanda çok eskiden beri uygulanan bir gelenek. Bu geleneğe göre kadınlar kocalarının ölümünün ardından kendilerini yakmalıdırlar. Kadınların eşlerinin ardından kendilerini yakmalarının nedeni ise kocalarından önce ölmemelerinin cezalandırılmasıdır. 1829da ingilizlerin yasakladığı sati, Hindistan hükümetinin çıkarttığı ağır yasalara rağmen, başta Madya Pradeş ve Racastan eyaletleri olmak üzere, ülkenin orta ve kuzeyindeki kırsal kesimlerde yaşayan Hindular arasında hala sürüyor. Bu ritüelde kadınlar hiçbir suçları olmaksızın canlı canlı haşlanır, bazıları iki parçaya kesilir ve diğerleri de köpeklere yem edilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar