bugün
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz10
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- mantı13
- kısa ve vurucu yazmak6
- duş alıp uyumak2
- gün tabağı6
- sarapci koala65
- sözlükte fosilleşmek6
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- habire1221
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- deniz gül6
- apo piçtir piç kalacak8
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet5
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- filenin sultanları yarı finalde8
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci8
- bir ateşe attın beni2
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- ellerim bos gonlum hos29
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- saraca096
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- bir bela geliyor8
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- devlet bahçeli8
- arif kocabıyık16
- skoda fabia alınır mı5
- lahmacun9
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- bu erkekler karısızlıktan top olmuş3
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- pornonun zararları4
- hostingdunyam5
- insan olmaya ceyrek kala15
- silvermist9
kadınlara seçilme haklarının verilmesinden sonra yapılan ilk seçimlerde * ankara'dan milletvekili olmuş kişidir. 1890 doğumludur. aynı zamanda bu kişi türkiye'nin ilk kadın muhtarıdır.
atatürk' ün isteği üzerine 1935 yılında milletvekili seçilerek meclise giren ilk kadın milletvekili. ayrıca ismi satı kadın olarakta bilinir.
asıl adı hatı çırpan'dır. ilk köylü kadın milletvekilidir. gençliğinde köyünün mütegallibesiyle mücadele edip üstün gelen, istiklal savaşında milli kuvvetlere erzak temini için canla başla çalışan, nihayet Kazan köyüne muhtar, daha sonra da ankra mebusu seçilen satı kadın, 21 mart 1956 da vefat etmiştir.
1934 yılında bir akşam üstü 30 hanelik küçük bir orta anadolu köyü olan kazan'a farlarını karanlığa dikmiş siyah bir otomobil girdi. köylüler alışık olmadıkları bu hadiseyi merakla seyrederken otomobilden inen beyler ''merhaba !'' dediler ''muhtar satı kadın nerede ? ''. genç kadın muhtar misafirlerin yanına geldi ''sefa gelmişsiniz'' dedi ''buyurun muhtar benim''. gelenlerden biri onu tanıyordu bu kişi kazan köyünün bağlı olduğu halkavun nahiyesi müdürü idi.
- ''vali nevzat bey seni istiyor, ankaraya gideceğiz.''
- '' eh ! gidelim bakalım ''
hazırlanması kolay oldu derhal yola çıktılar. kimseye neden, nereye gidiyorum diye sormaya bile lüzum görmemişti satı kadın.
yolda otomobil çamura saplandı bir müddet arabadan inmek ve yükünü hafifletmek icap etti. lakin çoban köpekleri etraflarını sardığı için kimse buna cesaret edemedi. satı kadın hemen kapıyı açtı ''ne var korkacak '' dedi. köpekler susmuştu bir müddet yürüdüler araba çamurdan kurtulmuştu arkalarından yetişti ...
''ne var korkacak ? '' onun hayat hikayesi bu küçük cümleye hülasa edilebilir. başına neler gelmiş, fakat o her müşkülünü bu sualle yenmiştir hayatı boyunca.
türk kadınına siyasi haklarının tanındığı günlerde, atatürk otomobille istanbula gitmektedir. halkavun nahiyesi, yola bu mutlu hadiseyi kutlamak için güzel bir tak yapıyor. satı kadın , en leziz yoğurdundan ayran eziyor, sandığından bindallı elbisesini çıkarıp giyiyor ve ayran bakracı elinde, atayı karşılıyor. kimsede bir bardak ayranı ataya sunma cesareti yok. satı kadın köylülerin ''seni astırır, kestirir, hiç korkun yokmu ?'' sözlerine aldırmadan, ''ondan insana fenalık gelirmi'' diye ayran bardağını uzatıyor. atatürk o esnada elbette satı kadının gerçeğini görmüştür. mahsulden soruyor, ahvalden soruyor, ne sorduysa cevabını alıyor ve yaver hepsini , ayrıca satı kadının künyesini kaydediyor. günün birinde milletvekili seçilişinin hikayesi budur.
milletvekili olduğu zaman kendisini ankara köy enstitüsüne götürmüşler, orada şehirliler gibi giyinmesini istemişlerdi. ''hayır'' dedi. ''ben köylüyüm. sizin adetlerinizi hem hakedemem, hem de istemem, yersiz olur .'' Bunu atatürk'e anlattıklarında ''o yapacağını bilir , ne isterse öyle yapsın, hiçbir şeye zorlamayın'' demiştir.
1934 yılında bir akşam üstü 30 hanelik küçük bir orta anadolu köyü olan kazan'a farlarını karanlığa dikmiş siyah bir otomobil girdi. köylüler alışık olmadıkları bu hadiseyi merakla seyrederken otomobilden inen beyler ''merhaba !'' dediler ''muhtar satı kadın nerede ? ''. genç kadın muhtar misafirlerin yanına geldi ''sefa gelmişsiniz'' dedi ''buyurun muhtar benim''. gelenlerden biri onu tanıyordu bu kişi kazan köyünün bağlı olduğu halkavun nahiyesi müdürü idi.
- ''vali nevzat bey seni istiyor, ankaraya gideceğiz.''
- '' eh ! gidelim bakalım ''
hazırlanması kolay oldu derhal yola çıktılar. kimseye neden, nereye gidiyorum diye sormaya bile lüzum görmemişti satı kadın.
yolda otomobil çamura saplandı bir müddet arabadan inmek ve yükünü hafifletmek icap etti. lakin çoban köpekleri etraflarını sardığı için kimse buna cesaret edemedi. satı kadın hemen kapıyı açtı ''ne var korkacak '' dedi. köpekler susmuştu bir müddet yürüdüler araba çamurdan kurtulmuştu arkalarından yetişti ...
''ne var korkacak ? '' onun hayat hikayesi bu küçük cümleye hülasa edilebilir. başına neler gelmiş, fakat o her müşkülünü bu sualle yenmiştir hayatı boyunca.
türk kadınına siyasi haklarının tanındığı günlerde, atatürk otomobille istanbula gitmektedir. halkavun nahiyesi, yola bu mutlu hadiseyi kutlamak için güzel bir tak yapıyor. satı kadın , en leziz yoğurdundan ayran eziyor, sandığından bindallı elbisesini çıkarıp giyiyor ve ayran bakracı elinde, atayı karşılıyor. kimsede bir bardak ayranı ataya sunma cesareti yok. satı kadın köylülerin ''seni astırır, kestirir, hiç korkun yokmu ?'' sözlerine aldırmadan, ''ondan insana fenalık gelirmi'' diye ayran bardağını uzatıyor. atatürk o esnada elbette satı kadının gerçeğini görmüştür. mahsulden soruyor, ahvalden soruyor, ne sorduysa cevabını alıyor ve yaver hepsini , ayrıca satı kadının künyesini kaydediyor. günün birinde milletvekili seçilişinin hikayesi budur.
milletvekili olduğu zaman kendisini ankara köy enstitüsüne götürmüşler, orada şehirliler gibi giyinmesini istemişlerdi. ''hayır'' dedi. ''ben köylüyüm. sizin adetlerinizi hem hakedemem, hem de istemem, yersiz olur .'' Bunu atatürk'e anlattıklarında ''o yapacağını bilir , ne isterse öyle yapsın, hiçbir şeye zorlamayın'' demiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar