bugün
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- engelleyen insan kibri6
- türbede dua etmenin şirk olması14
- arkadaşlar bakar mısınız3
- ben bir ceviz agacıyım6
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- yurt dışı çıkış harcı8
- fake hesapları ciddiye alamamak3
- dilan3
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- çerçeve yasa29
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı5
- sokakta öpüşmek5
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- ey sözlük ahalisi öyle aşığım ki2
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması8
- yumurtayı sucuklu yiyen insan kibri3
- yazarların son içtiği içecek4
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım6
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek4
- biliyorum ama soylemem3
- beş parmaktan kilo analizi yapmak2
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- g i l d e d l i l y11
- insanları kuşaklara ayırmak vs burçlara ayırmak3
- felsefe yapma2
- evde fare görmek6
- arkadaşlar salam3
- nervio hamferdi2
- sözlükte mal denilen yazarların çok zeki olması2
- dağ evi3
- dump atan erkek mi olur aw4
- nutellayı ekmeksiz yiyen insan kibri2
- 12 ağustos 20264
- fako beri bak beri2
- fazladan ölümsüzlük iksiri olan var mı2
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- askeri imam hatip lisesi5
- kendine bakmayan insan2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- sözlüğün dili olsa da konuşsa4
- 23 yaş3
- düşün ki o bunu okuyor6
- uludağ sözlük evreni3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- avrupa yakası fatoş2
ne zaman sensizlik desem
içimde bir benlik var oluyor
şimdi bunu sana söylesem
kibrin tavana vuruyor.
içimde bir benlik var oluyor
şimdi bunu sana söylesem
kibrin tavana vuruyor.
bana hep sonbahar yakışırdı.
yaprak yaprak dökülürdü yüzüm.
güneş parıldardı hala tepemde ama
Nedense ölümü hatırlatırdı.
yaprak yaprak dökülürdü yüzüm.
güneş parıldardı hala tepemde ama
Nedense ölümü hatırlatırdı.
elimde kaldı kelebeğin kanatları
soramadan daha kafamdaki soruları.
oysa neler söyleyecektim sana kelebek
suskunluğum yin e de bu ömre yetecek.
soramadan daha kafamdaki soruları.
oysa neler söyleyecektim sana kelebek
suskunluğum yin e de bu ömre yetecek.
öyle vakitlice ölürüm ki ben
ne ben şikayetci olurum ecelden
aklımda bir soru belirir aniden
ben ölünce ne kalır geriye senden.
ne ben şikayetci olurum ecelden
aklımda bir soru belirir aniden
ben ölünce ne kalır geriye senden.
Dünyada akla değer veren yok madem,
Aklı az olanın parası çok madem,
Getir şu şarabı, alın aklımızı:
Belki böyle beğenir bizi el alem!
Aklı az olanın parası çok madem,
Getir şu şarabı, alın aklımızı:
Belki böyle beğenir bizi el alem!
Yarısı seni aramakla geçti hayatımın
yarısı seni unutmanın acısını teskin
yarısı hala senin için çarpar kalbimin
yarısı sende kaldı üstünde kaldıu ayrılığın...
yarısı seni unutmanın acısını teskin
yarısı hala senin için çarpar kalbimin
yarısı sende kaldı üstünde kaldıu ayrılığın...
nazım hikmet ran'ın rubailerinden bazıları:
2
Ruhum ne ondan önce vardı, ne ondan ayrı bir sırrın kemâlidir,
ruhum onun, o dışımdaki âlemin bende akseden hayâlidir.
Ve aslından en uzak ve aslına en yakın hayâl
bana ışığı vuran yârimin cemâlidir...
3
Sevgilimin hayâli dile geldi aynanın üzerinde :
'' O yok, ben varım'' dedi bana günün birinde.
Vurdum, düştü parçalandı ayna, kayboldu hayâl
ve lâkin çok şükür sevgilim duruyor yerli yerinde...
5
Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle.
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...
6
Öptü beni : '' Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır'' dedi.
«Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır,» ; dedi.
«ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde :
«körler onları görmese de, yıldızlar vardır,» dedi...
7
Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de,
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece...
10
Balla dolu petek
yani gözlerin güneşle dolu...
Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın,
bal başka petekleri doldurmakta devâmedecek...
13
Aramızda sadece bir derece farkı var,
işte böyle kanaryam,
sen kanatları olan, düşünemeyen kuşsun,
ben elleri olan, düşünebilen adam...
iKiNCi BÖLÜM
1
'' Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan'' dedi Hayyam.
Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam :
'' Ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım'' dedi,
«şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param...»
2
Ölümü, ömrün kısalığını tatlı bir kederle düşünerek
şarap içmek lâle bahçesinde, ayın altında...
Bu tatlı keder doğduk doğalı nasibolmadı bize :
bir kenar mahallede, simsiyah bir evde, zemin katında...
3
Ömür gelip geçiyor, vakti ganimet bil uyanılmaz uykulara varmadan :
yâkut şarabı billûr kadehe doldur, seher vaktidir ey delikanlı uyan...
Perdesiz, buz gibi odasında uyandı delikanlı,
gecikmeyi affetmeyen fabrikanın canavar düdüğüydü uğuldayan...
4
Geçmiş günün hasretini çekmem
'' yalnız bir yaz gecesi bir yana''
ve gözümün son mavi pırıltısı bile
gelecek günün müjdesini verecek sana...
5
Ben, bir insan,
ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben,
tepeden tırnağa iman,
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibâret ben...
6
Ben, spiker, konuştum,
sesim bir tohum gibi ağır ve çıplak :
Kalbimin saat ayarını veriyorum,
gonga tam şafak vakti vurulacak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
1
insan
ya hayrandır sana, ya düşman.
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
ya bir dakka bile çıkmazsın akıldan...
2
Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü
sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın.
Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın
bahtiyarlığına benzer seni sevmek...
3
Kim bilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
uzaktan seyredemeseydik ruhunu birbirimizin.
Kim bilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
belki bu kadar yakın olmazdık birbirimize...
4
Gün iyiden iyiye ışıdı artık,
tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık.
Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire :
aydınlık, alabildiğine aydınlık...
2
Ruhum ne ondan önce vardı, ne ondan ayrı bir sırrın kemâlidir,
ruhum onun, o dışımdaki âlemin bende akseden hayâlidir.
Ve aslından en uzak ve aslına en yakın hayâl
bana ışığı vuran yârimin cemâlidir...
3
Sevgilimin hayâli dile geldi aynanın üzerinde :
'' O yok, ben varım'' dedi bana günün birinde.
Vurdum, düştü parçalandı ayna, kayboldu hayâl
ve lâkin çok şükür sevgilim duruyor yerli yerinde...
5
Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle.
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...
6
Öptü beni : '' Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır'' dedi.
«Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır,» ; dedi.
«ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde :
«körler onları görmese de, yıldızlar vardır,» dedi...
7
Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de,
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece...
10
Balla dolu petek
yani gözlerin güneşle dolu...
Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın,
bal başka petekleri doldurmakta devâmedecek...
13
Aramızda sadece bir derece farkı var,
işte böyle kanaryam,
sen kanatları olan, düşünemeyen kuşsun,
ben elleri olan, düşünebilen adam...
iKiNCi BÖLÜM
1
'' Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan'' dedi Hayyam.
Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam :
'' Ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım'' dedi,
«şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param...»
2
Ölümü, ömrün kısalığını tatlı bir kederle düşünerek
şarap içmek lâle bahçesinde, ayın altında...
Bu tatlı keder doğduk doğalı nasibolmadı bize :
bir kenar mahallede, simsiyah bir evde, zemin katında...
3
Ömür gelip geçiyor, vakti ganimet bil uyanılmaz uykulara varmadan :
yâkut şarabı billûr kadehe doldur, seher vaktidir ey delikanlı uyan...
Perdesiz, buz gibi odasında uyandı delikanlı,
gecikmeyi affetmeyen fabrikanın canavar düdüğüydü uğuldayan...
4
Geçmiş günün hasretini çekmem
'' yalnız bir yaz gecesi bir yana''
ve gözümün son mavi pırıltısı bile
gelecek günün müjdesini verecek sana...
5
Ben, bir insan,
ben, Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben,
tepeden tırnağa iman,
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibâret ben...
6
Ben, spiker, konuştum,
sesim bir tohum gibi ağır ve çıplak :
Kalbimin saat ayarını veriyorum,
gonga tam şafak vakti vurulacak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
1
insan
ya hayrandır sana, ya düşman.
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
ya bir dakka bile çıkmazsın akıldan...
2
Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü
sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın.
Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın
bahtiyarlığına benzer seni sevmek...
3
Kim bilir belki bu kadar sevmezdik birbirimizi
uzaktan seyredemeseydik ruhunu birbirimizin.
Kim bilir felek ayırmasaydı bizi birbirimizden
belki bu kadar yakın olmazdık birbirimize...
4
Gün iyiden iyiye ışıdı artık,
tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık.
Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire :
aydınlık, alabildiğine aydınlık...
kader defterimi yeniden yazabilseydim
kendime gönlümce bir hayat seçerdim;
bütün dertleri siler atardım dünyamızdan
sevinçten göklere uçardı düşüncelerim.
kendime gönlümce bir hayat seçerdim;
bütün dertleri siler atardım dünyamızdan
sevinçten göklere uçardı düşüncelerim.
(bkz: ömer hayyam)
Çıkarın ! kalplerinizi koyun önünüze
Sevda dan bir sınav yapacağız
Başlayabilirsiniz istediğiniz yerden sevmeye
Her zaman ki gibi kalacaksınız.
Sevda dan bir sınav yapacağız
Başlayabilirsiniz istediğiniz yerden sevmeye
Her zaman ki gibi kalacaksınız.
bir ses getirdi rüzgar kulağıma
gel diyordu uzaklardan uzaklara
fırladım koştum karanlığa
ışığın yeter seni bulmaya...
gel diyordu uzaklardan uzaklara
fırladım koştum karanlığa
ışığın yeter seni bulmaya...
şiirdin sen mısraları yüzüne dökülen
kafiyeleri gözlerinde gizlenen
ve ben seni anlattım tüm insanlığa
çünkü kalmalıydın yarınlara ...
kafiyeleri gözlerinde gizlenen
ve ben seni anlattım tüm insanlığa
çünkü kalmalıydın yarınlara ...
senden benden önce de vardı bu gün bu gece
felek dönüp durmakdaydı hep bu gördüğünce
usulca bas toprağa, çünkü bastığın yer
bir güzelin gözbebeğiydi beş on yıl önce.
felek dönüp durmakdaydı hep bu gördüğünce
usulca bas toprağa, çünkü bastığın yer
bir güzelin gözbebeğiydi beş on yıl önce.
ne mutlu adı sanı bilinmeyene;
ipeklere, kürklere bürünmeyene;
anka gibi iki dünyadan da geçip
bu viranede baykuşa dönmeyene.
ipeklere, kürklere bürünmeyene;
anka gibi iki dünyadan da geçip
bu viranede baykuşa dönmeyene.
bugun üzerimde sensizlik var
kalbimde, vucudumda bir kırgınlık
yüzmilyonlarca sen var içimde
milyonlarca sana bölünmşlük...
kalbimde, vucudumda bir kırgınlık
yüzmilyonlarca sen var içimde
milyonlarca sana bölünmşlük...
Cennette huriler varmış, kara gözlü
içkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..
(bkz: ömer hayyam)
içkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..
(bkz: ömer hayyam)
yaralarıma sen bastım.
dahaçok acısın diye.
senden kurtulmak için
sana gömülmek ne acı...
dahaçok acısın diye.
senden kurtulmak için
sana gömülmek ne acı...
isyankarlıkla ile kaçaklık aynı mı
korkulana dik durup mücadele etmek
ya da korktuğunu kendine itiraf edemeyip
korkusuz bir yer bulduğunu sanmak mı?
korkulana dik durup mücadele etmek
ya da korktuğunu kendine itiraf edemeyip
korkusuz bir yer bulduğunu sanmak mı?
küçücük bir çocuktum.
düştüm dizlerim üstüne.
o an kokusunu aldım ölümün.
hala o koku için sürünürüm.
düştüm dizlerim üstüne.
o an kokusunu aldım ölümün.
hala o koku için sürünürüm.
Gün iyiden iyiye ışıdı artık,
tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık.
Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire :
aydınlık, alabildiğine aydınlık...
nazım hikmet
tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık.
Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire :
aydınlık, alabildiğine aydınlık...
nazım hikmet
nedir dalıma çöken bu yalnızlıklar
oysa hiç sevmezden yalınlığı
ben ismin hep sen halinde olurdum
Bu yüzdendir itirazlarım.
oysa hiç sevmezden yalınlığı
ben ismin hep sen halinde olurdum
Bu yüzdendir itirazlarım.
Yıllarca dönüp durduğunuz kabe mi
Arayıp durduğunuz kıble mi
gafil, koy sevgiliyi baş ucuna
onu sevmek ibadet değil mi
Arayıp durduğunuz kıble mi
gafil, koy sevgiliyi baş ucuna
onu sevmek ibadet değil mi
öyle güzel susarım ki ben
dem vurursun ölümün gevezeliğinden
bir parça bal çalıver içindeki sevgiden
kurtulalım sebebini unuttuğumuz hüzünlerden.
dem vurursun ölümün gevezeliğinden
bir parça bal çalıver içindeki sevgiden
kurtulalım sebebini unuttuğumuz hüzünlerden.
dindir içimdeki günahkar sesleri,
yalnızca sana iman edeyim.
bir la ile başla sen,
gerisini ben hazfedeyim.
(bkz: ehliistirahat)
yalnızca sana iman edeyim.
bir la ile başla sen,
gerisini ben hazfedeyim.
(bkz: ehliistirahat)
Ferman sende, ama güzel yaşamak bizde:
Senden ayığız bu sarhoş halimizde.
Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı:
insaf be sultanım, kötülük hangimizde?
Gül verme istersen diken yeter bize,
ışık da vermessen ateş yeter bize,
tekke post most olmasa da olur.
Kilise çanları bile yeter bize.
Ömer hayyam
Senden ayığız bu sarhoş halimizde.
Sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı:
insaf be sultanım, kötülük hangimizde?
Gül verme istersen diken yeter bize,
ışık da vermessen ateş yeter bize,
tekke post most olmasa da olur.
Kilise çanları bile yeter bize.
Ömer hayyam
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar