bugün
- öndeki bir tutam saçına çok özen gösteren kel2
- küfreden kız iticiliği7
- ismet gurbuz 202418
- rte'nin 2028 adaylığının açıklanması2
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba2
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar19
- 2002 dünya kupası üçüncülük maçı2
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması16
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması3
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler8
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek3
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak5
- ankara4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- beyaz otomobil satın almak15
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- lise defteri7
- yürüyüş partisi8
- cuckold esnasında karınızın fenalaşması2
- ankara da nato zirvesi tedbirleri5
- bakire kızla evlenmeyi savunmak5
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı4
- suv araç sayısının binek araçları geçmesi2
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek4
- bugün de meme atan olmaması13
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı4
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler5
- yeniden üretilse satın alınacak eski arabalar4
- wine me dine me2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- türkiye6
- saba makamı ile okunan ezan4
- ilgi3
- mağaza camına kafa atan ergen genç4
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur3
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- lahmacunu elle yiyen kız18
- hep aynı şeyleri yaşamak4
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- düşük iq belirtileri4
- makarna süzmek5
- anın görüntüsü15
- askere 79 kilo gidip 100 kilo olarak dönmek3
- 65 şut çekip gol atamamak5
- ibne penis nah3
- birader beyler biraderdirler3
17 dile çevrilen içlerinde Türkçeninde* olduğu Story adında bir kitabı bulunan Amerikalı ünlü senarist, öykü yazarı, 32 Akademi ödülü, 168 Emmy ödülü bulunan başarılı ve güzel insan.
"story" isimli kitabıyla senaryo yazmanın tüm inceliklerini anlatan üstad. hollywood'daki birçok senaryo yazarının da hocasıdır.
--Mehmet Y. YILMAZ--
geçen hafta başında istanbulda bir seminer veren "senaristlerin hocası" amerikalı robert mc keeden hafta içinde söz etmiştim.
mc keenin bu seminerde anlattığı konulardan biri de kendi ülkesine yönelik bir eleştiriydi.
ünlü "hoca" ülkesinde artık sadece homoseksüellerin ve yaşlı insanların el ele tutuştuğunu, romantizmin artık öldüğünü anlatıyordu.
"bugün amerikada bir kadına çiçek, mektup, mesaj yollarsanız polisi arayıp, taciz edildiğini söylüyor" diye anlatıyor.
bu ülkede artık sokakta gördüğünüz bir minik çocuğun saçını bile okşayamıyorsunuz, çünkü bakıcısı ya da annesi polisi arayıp, sizin bir çocuk tacizcisi olduğunuzu ihbar edebiliyor.
bunun filmler ve gazete haberleriyle beslenen bir tür paranoyaya dönüştüğünü ve bununla mücadele etmenin artık çok güç olduğunu söylüyor.
toplumsal paranoyaların, insanların günlük yaşamlarını nasıl bir cehenneme çevirebileceğini bizler de iyi biliyoruz aslında.
bir düşünün bakalım nelerden çok korkuyoruz?
ve bu korkumuzun maddi bir temeli var mı?
ne de olsa burası "küçük amerika", niteliği farklı da olsa toplumsal paranoyalarımız bizim de var.
ve bu paranoyalar bize nelere mal oluyor?
haftaya başlarken bunu düşünmek içinizi sıkabilir ama biliyorsunuz ki bu tür şeylerle mücadele edebilmek her şeyden önce sorunun varlığını kabul etmekle başlıyor!
--Mehmet Y. YILMAZ--
geçen hafta başında istanbulda bir seminer veren "senaristlerin hocası" amerikalı robert mc keeden hafta içinde söz etmiştim.
mc keenin bu seminerde anlattığı konulardan biri de kendi ülkesine yönelik bir eleştiriydi.
ünlü "hoca" ülkesinde artık sadece homoseksüellerin ve yaşlı insanların el ele tutuştuğunu, romantizmin artık öldüğünü anlatıyordu.
"bugün amerikada bir kadına çiçek, mektup, mesaj yollarsanız polisi arayıp, taciz edildiğini söylüyor" diye anlatıyor.
bu ülkede artık sokakta gördüğünüz bir minik çocuğun saçını bile okşayamıyorsunuz, çünkü bakıcısı ya da annesi polisi arayıp, sizin bir çocuk tacizcisi olduğunuzu ihbar edebiliyor.
bunun filmler ve gazete haberleriyle beslenen bir tür paranoyaya dönüştüğünü ve bununla mücadele etmenin artık çok güç olduğunu söylüyor.
toplumsal paranoyaların, insanların günlük yaşamlarını nasıl bir cehenneme çevirebileceğini bizler de iyi biliyoruz aslında.
bir düşünün bakalım nelerden çok korkuyoruz?
ve bu korkumuzun maddi bir temeli var mı?
ne de olsa burası "küçük amerika", niteliği farklı da olsa toplumsal paranoyalarımız bizim de var.
ve bu paranoyalar bize nelere mal oluyor?
haftaya başlarken bunu düşünmek içinizi sıkabilir ama biliyorsunuz ki bu tür şeylerle mücadele edebilmek her şeyden önce sorunun varlığını kabul etmekle başlıyor!
--Mehmet Y. YILMAZ--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar