bugün
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey14
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek6
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nerede ne yenir6
- anın görüntüsü27
- fransa da yağmalanan apple mağazası7
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- nasılsınız5
- gizli bakınız kullanan erkek gizli eşcinseldir3
- uzak mesafe ilişki5
- eski yazarlar geri gelsin12
- didem arslan yılmaz'ın programındaki 3 karakter4
- victoria secret mankenlerinin çokda güzel olmaması3
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- la loba21
- nickin yanında yaş da yazsın16
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması7
- nervio'nun ayakları17
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- ben geldim naneler6
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- benzini ayın birinde alın çünküüüü5
- uefa şampiyonlar ligi5
- şanlıurfa da gece hayatı3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- cm 01 024
- menemen yiyen erkek13
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu4
- recep tayyip erdoğan13
- çirkin şansı5
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- akepe dönemi2
- cep telefonuyla müzik dinleyen gizli eşcinseller2
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler7
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga5
- futbol16
- karabüklü kızlar5
- eğirdir gölü canavarı5
- lille osc5
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler8
- migros ta etleri yiyen kedi4
- domates çorbası8
- dedikodu yapan erkek3
- yalancı sözlük yazarları7
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- öldüreni öldürmek14
- hesabını gizleyen erkek yazar22
call of duty ghost oyununda ps4 platformunda 10tl karşılığında satın alabileceğiz bir sub machine gun. üstündeki dot scope katlanabilirdir. sahip olduğunuzda multiplayerda çok ciddi avantaj yakalıyorsunuz. çünkü silahın etkisi ve kullanım kolaylığı vardır. işin ilginç yanı oyunda hep türklerde bu silah ve ekstra perkleri hep türk oyuncularda var.
2001 yapımı, imdb'de 4.4 ortalama tutturan film; karındeşen jack'i taklit ederek insanları öldüren bir seri katil üzerinde dönüyor..
molly keller 15 yaşındayken bir okul gezisinden tüm arkadaşlarının aksine sağ kurtulmayı başarmıştır.. bunun verdiği psikolojik travmayı, "çivi çiviyi söker" zihniyetiyle seri katiller konusunda uzmanlaşmak amacıyla eğitimini yönlendirir ve yolu ilginç bir yere çıkar; profesör marshall kane..
marshall kane ailesini öldürdükten sonra üç yıl ortadan kaybolup, sonra seri katillere dair psikolojik analiz içeren kitabıyla bestseller olan bir profesördür.. marshall kane'in öğrencileri "beyin fırtınası" tarzındaki derslerinde seri katil analizleri yapmaktadır, teorilerini pratiğe dökme zamanı gelip çatınca da hiçbiri geri adım atmaz; gruptan bir kız öğrencinin karındeşen jack'in ilk kurbanının kopyası şeklinde öldürülmesinin ardından herkes kendi üzerine düşen görevi yapmaya başlar..
ancak ölüm bitmemiştir, bir başka kız öğrencinin daha öldürülmesiyle grubu bir şüphe sarar; kurbanlar tesadüfi değil midir yoksa?
molly keller'ın sırrı, grubun ilerleyişini engellemekte olsa da, öyküye ayrı bir heyecan katmıştır.. öğrendiklerinde ise olayın grupla değil, molly ile alakalı olduğunu anlarlar.. artık kaçmaktan başka çareleri yoktur ve onlar da öyle yapar..
olay örgüsü böyle sürüp giderken katilin kimliği konusunda tereddüt yaşanılıyor.. marshall kane, dedektif kelso ve bazı öğrenciler arasında gidip gelen şüphe okları, filmin son otuz dakikasına girerken iyice arap saçı oluyor.. ancak dikkatli izleyicilerin filmin ilk elli dakikalık periyodunda rahatlıkla tahmin edebileceği katil, filmin son damlasına kadar açık edilmiyor..
filmin sonu ise karışık.. ama karındeşen jack hakkında birazcık olsun bilginiz varsa rahatlıkla anlayabileceğiniz bir final sahnesi var. 1888'e gönderme yapılıyor, sonuyla ise jack'in muhtemel kaderine işaret ediliyor..
ımdb puanının düşük olması ise, aman aman duyulmamış bir film olmasından geliyor diye düşünüyorum..ayrıca bu tarz filmlerin hemen hemen hepsinde yer alan yüzde elli seks yüzde elli koşturmaca kuralı yıkılmış görünüyor.. ki olanlar da izleyicinin dağılan ilgisini toplamaya yönelik olmaktan çok senaryo gereği çekilen sahneler..
kısacası ripper: letters from hell türün meraklıları için ideal bir 94 dakika vaad ediyor.. ismi geçmişken de belirtmek isterim ki, türkçe'ye "cehennemden mektuplar" olarak çevrilmesi hem senaryoya duyulan saygının(ki filmdeki en kritik noktalardan biridir o "mektuplar") hem de orijinale sadıklığın göstergesi olarak artı puan.. diyeceksiniz ki, ne alaka, ancak bunu sorgulamadan önce the skulls(kurukafalar) filmini "saklı seçilmişler" olarak çeviren bir milletin çocukları olduğumuzu hatırlatmak isterim..
molly keller 15 yaşındayken bir okul gezisinden tüm arkadaşlarının aksine sağ kurtulmayı başarmıştır.. bunun verdiği psikolojik travmayı, "çivi çiviyi söker" zihniyetiyle seri katiller konusunda uzmanlaşmak amacıyla eğitimini yönlendirir ve yolu ilginç bir yere çıkar; profesör marshall kane..
marshall kane ailesini öldürdükten sonra üç yıl ortadan kaybolup, sonra seri katillere dair psikolojik analiz içeren kitabıyla bestseller olan bir profesördür.. marshall kane'in öğrencileri "beyin fırtınası" tarzındaki derslerinde seri katil analizleri yapmaktadır, teorilerini pratiğe dökme zamanı gelip çatınca da hiçbiri geri adım atmaz; gruptan bir kız öğrencinin karındeşen jack'in ilk kurbanının kopyası şeklinde öldürülmesinin ardından herkes kendi üzerine düşen görevi yapmaya başlar..
ancak ölüm bitmemiştir, bir başka kız öğrencinin daha öldürülmesiyle grubu bir şüphe sarar; kurbanlar tesadüfi değil midir yoksa?
molly keller'ın sırrı, grubun ilerleyişini engellemekte olsa da, öyküye ayrı bir heyecan katmıştır.. öğrendiklerinde ise olayın grupla değil, molly ile alakalı olduğunu anlarlar.. artık kaçmaktan başka çareleri yoktur ve onlar da öyle yapar..
olay örgüsü böyle sürüp giderken katilin kimliği konusunda tereddüt yaşanılıyor.. marshall kane, dedektif kelso ve bazı öğrenciler arasında gidip gelen şüphe okları, filmin son otuz dakikasına girerken iyice arap saçı oluyor.. ancak dikkatli izleyicilerin filmin ilk elli dakikalık periyodunda rahatlıkla tahmin edebileceği katil, filmin son damlasına kadar açık edilmiyor..
filmin sonu ise karışık.. ama karındeşen jack hakkında birazcık olsun bilginiz varsa rahatlıkla anlayabileceğiniz bir final sahnesi var. 1888'e gönderme yapılıyor, sonuyla ise jack'in muhtemel kaderine işaret ediliyor..
ımdb puanının düşük olması ise, aman aman duyulmamış bir film olmasından geliyor diye düşünüyorum..ayrıca bu tarz filmlerin hemen hemen hepsinde yer alan yüzde elli seks yüzde elli koşturmaca kuralı yıkılmış görünüyor.. ki olanlar da izleyicinin dağılan ilgisini toplamaya yönelik olmaktan çok senaryo gereği çekilen sahneler..
kısacası ripper: letters from hell türün meraklıları için ideal bir 94 dakika vaad ediyor.. ismi geçmişken de belirtmek isterim ki, türkçe'ye "cehennemden mektuplar" olarak çevrilmesi hem senaryoya duyulan saygının(ki filmdeki en kritik noktalardan biridir o "mektuplar") hem de orijinale sadıklığın göstergesi olarak artı puan.. diyeceksiniz ki, ne alaka, ancak bunu sorgulamadan önce the skulls(kurukafalar) filmini "saklı seçilmişler" olarak çeviren bir milletin çocukları olduğumuzu hatırlatmak isterim..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar