bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- sözlüğün yeni tasarımı22
- tinto brass12
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- samsak döveci8
- aponun villası8
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- opel vectra b2
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- galatasaray amed operasyonu3
- kötü bir insan mıyım ben5
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- paranın mutluluk getirmemesi7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- açık beğen2
- sözlüğün en ılık yazarı3
- hababam sınıfı3
- uludede ile hacca gitmek2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kaçak akım rölesi3
- küfürlü atasözleri4
- kasım ayı indirimleri2
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- günaydın kızlar4
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- terhis oluyorum sözlük21
- aşk16
- ucuz atlatmak2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- fatma betül sayan kaya28
- gece gelen yemek yapma isteği8
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- süvari kahvesi3
- kaçak akım2
- kendi popona şaplak atmak2
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
(Recm. den) Taşlanmış, taşa tutulmuş. * Lânetlenmiş, mel'un.
Kilo vermek için yapılır. Bazı çok şişman kimseler için "recmi vacip" denilir.
kaynak? yahu bu cezanın kaynağı neresi? kur-an' mı? ne? kur-an'da kadına verilecek ceza belli. önce yatağınızı ayırın diyor. olmazsa incitecek kadar sırtına vurun diyor (kadın dövmek bana göre acizlerin işidir). bunun dışında bir yaptırım yok. kaynak ne kaynak bana biri bunu açıklasın. neymiş efendim recm ayetinin yazılı olduğu parşömeni bir keçi yemiş te, aslında varmışmış ta falan mış filan mış... kadına her türlü yükü vur, namus yükünü kadına vur, edep-haya yükünü kadına vur sonra da erkeğim diye gez. ohh be ne ala memleket. madem bütün bu yükler kadına ait sen ne halt etmeye geldin dünyaya? esas ayar olduğum mesele başka aslında. kendini birey dahi olarak görmeyen bu zihniyetin peşinden bir sürü kadının gitmesi. suçlu-suçsuz demeden kendini taşla öldürecek zihniyete sahip olanlara alkış tutarlar ama kadına birey olma yolunu açan mustafa Kemal'e ağız dolusu küfür... zihniyetinize tüküreyim.
Kuranda recim yoktur zinanın cezası eğer 4 şahit buluna bilirse 100 sopadır. 4 şahit olması için aleni olması lazım yani alani yapılan zina cezalandırılıyor.
Recm hadis kitaplarında geçer bazı zaatar bununda ayet olduğunu ve diğer ayetleri nesh ettiği sölenir ve bu çok yanlıştır bununla ilgili https://www.youtube.com/watch?v=0gvgOZNfY4E Mehmet Okuyan hocayı dinlemenizi rica ederim.
yukarda Nisa suresi 1 den bahsedilmiş orada bayana vurulur anlamı yoktur ordada dövün diye çevirilen kelimenin çıkarın ayırın anlamıda var. yani dövün değil önce nasihat edin , sonra yatakları ayırın , sonrada evleri ayırın/ evden çıkarın gibi bir çeviride yapılaibliyor ve ayetin geneline bu daha uygun.
Edit : Nisa suresi 34 ten bashedilmiş *
Recm hadis kitaplarında geçer bazı zaatar bununda ayet olduğunu ve diğer ayetleri nesh ettiği sölenir ve bu çok yanlıştır bununla ilgili https://www.youtube.com/watch?v=0gvgOZNfY4E Mehmet Okuyan hocayı dinlemenizi rica ederim.
yukarda Nisa suresi 1 den bahsedilmiş orada bayana vurulur anlamı yoktur ordada dövün diye çevirilen kelimenin çıkarın ayırın anlamıda var. yani dövün değil önce nasihat edin , sonra yatakları ayırın , sonrada evleri ayırın/ evden çıkarın gibi bir çeviride yapılaibliyor ve ayetin geneline bu daha uygun.
Edit : Nisa suresi 34 ten bashedilmiş *
bir seyyidhan kömürcü şiiri.
artık eflatun o sokakta şüphe
beyaz o evde duman ve ihtimale duramam
madem ki dışarıya olamadım
dışarıyı da içeri alamam
yalan ya da dolan
ikna ya da ısrar
karargâh denerim ben bu evde, karakol!
hepsini kurarım yedi hayatı varsa bu evin
hiçbirinde kalamam
hiçbiri, hepsi ve ikiz adında bir şey yok
yok taşın taşı seveceği, evin evi
madem ben buna sarıldım bunu sevdim
dedim ben ikiz adında birşeysizim
belki rahman belki rahim belki recim
kesin ikiz adıyla başlayan herşeysizim
madem ki mezar dilinin altında bile değilim
bu saf sabır olsa da biter
suç bir kuyunun bileziğinden
suç kuyusu yüzünün bitip gövdenin başladığı yerden
dedim ve sandım, bu taşı taşa sevdirme cezası
bu suya suyu
yüze yüzü
sana seni
ikiz aşksa ikiz aşka dedim
ihmal ya da kasıt
ip ya da kınnap
ve sızının yedi kat rahman olan adıyla
taştan kuyuya bir recim defteri tuttum
ne demek gözlerim
sandım ki herşey bu!
sandım ki herşey burnumdaki sızıya ilişen
alışan
çalışan iki karış yüzümün ikiz mezar taşı
sandım ki hersey nem ve buhar
hersey bir kalp! bir diğer kalbe çalışan
değildim! meğer derimin altında bile
dağılan dikkat kırışan umur vurulan sabır kadar
ben bu gözlerin gibisinden de kadarından da kudurdum
her yeşil tanrının sarı ve mavi
her avlulu evin cin ve cinnet
rahman rahim ve recim
aslında bunları toplasan yüzün yüzümde kıyamet
çok oldu yüzün yüzümde dışarı
çok oldu yüzünde içeriyi ve dışarıyı göremiyorum
recim ya da tanrı denmez
çok oldu ben bir taş daha atıp
bir taş daha içeri giriyorum
ben ve taş!
biri birimizi sever sandım
kurduğum her ev
döndüğüm her kadın
içtiğim her su bana ağlamayı unutur
beni okuduğum her dört kuyu kitap
her dört kara leke
her dört deniz tembihle dizlerine oturtur
o rahman ve rahim
recim bir defterde adım söylenir:
herşeyin doğusunda doğdun sen
babana kuzey taş gibi taş bir kadından
başta toz ve avlu kullandın
dua ve çamur
dört yapraklı yonca...
büyüdün, tekmeyle girdiğin avludan
tokatla çıktığın eve kadar
büyüdün, eyyüp bir kuyuya öğüt
ceylan bir yüze hatip
bir eliyle eli ve alemi
kör eliyle kendini okuyan hafız oldun
ben ve taş!
biri diğerini sever sandım
yeminle deniz bir yerde olamam
beyaz yüzüm gövdemin acı eviymiş
mezar yüzüm gövdeme sızı taşıymış
beşinci recim diye taşa toprağa bulaşsam
o tek! dört hatip ve dört kitap
bunları susup susup kimseye anlatamam
deniz bir yerde yasak elma
çöl bir yerde yedi hayat
kovul ve geril son akşam yemeğinden
gövdenden gövdeme çar-mıh ol desem
seni bir ömür orda da taşıyamam
recim taşlarımı içime atıp gidemediğim
amerikanı! amerikamız
biraz kurt, bir defter ceza
herşeyin doğusunda doğmak için
usansın ve utansın diye sabır
usansın ve utansın diye taş
dilenmeden onu bulmak dedim
kusur ya da israf
dalgın ya da dargın
rahman ya da rahim
el kaldırıyorum bu işe
madem ki hayatım zikir
bu recimde rol bu ayinde zehir olmak lazım
yedi vasiyetle sevdiğim her avuç zehir
kuşandığım her harp buhar oldu
başta özür dileyip öldürdüklerimin rahman adıyla
sandım ki herşey bu!
sandım ki herşey terleyen telaş
sıkılan sabır, vurulan umur
yedi farzla beni seven kızkardeşlerim
beş şartla geçirdiğim bu cinnet
ben ya da taş
sen ya da recim
biri diğerini kesin sever sandım
dedim artık benim de kapım aralansın
kanasın beyaz yüzümün siyah adamları
dilerim kara bir lekeyle suç atıyım
dilerim kara bir lekeyle suç atıyım
bu çok çağı anladım. o da beni anlasın
artık eflatun o sokakta şüphe
beyaz o evde duman ve ihtimale duramam
madem ki dışarıya olamadım
dışarıyı da içeri alamam
yalan ya da dolan
ikna ya da ısrar
karargâh denerim ben bu evde, karakol!
hepsini kurarım yedi hayatı varsa bu evin
hiçbirinde kalamam
hiçbiri, hepsi ve ikiz adında bir şey yok
yok taşın taşı seveceği, evin evi
madem ben buna sarıldım bunu sevdim
dedim ben ikiz adında birşeysizim
belki rahman belki rahim belki recim
kesin ikiz adıyla başlayan herşeysizim
madem ki mezar dilinin altında bile değilim
bu saf sabır olsa da biter
suç bir kuyunun bileziğinden
suç kuyusu yüzünün bitip gövdenin başladığı yerden
dedim ve sandım, bu taşı taşa sevdirme cezası
bu suya suyu
yüze yüzü
sana seni
ikiz aşksa ikiz aşka dedim
ihmal ya da kasıt
ip ya da kınnap
ve sızının yedi kat rahman olan adıyla
taştan kuyuya bir recim defteri tuttum
ne demek gözlerim
sandım ki herşey bu!
sandım ki herşey burnumdaki sızıya ilişen
alışan
çalışan iki karış yüzümün ikiz mezar taşı
sandım ki hersey nem ve buhar
hersey bir kalp! bir diğer kalbe çalışan
değildim! meğer derimin altında bile
dağılan dikkat kırışan umur vurulan sabır kadar
ben bu gözlerin gibisinden de kadarından da kudurdum
her yeşil tanrının sarı ve mavi
her avlulu evin cin ve cinnet
rahman rahim ve recim
aslında bunları toplasan yüzün yüzümde kıyamet
çok oldu yüzün yüzümde dışarı
çok oldu yüzünde içeriyi ve dışarıyı göremiyorum
recim ya da tanrı denmez
çok oldu ben bir taş daha atıp
bir taş daha içeri giriyorum
ben ve taş!
biri birimizi sever sandım
kurduğum her ev
döndüğüm her kadın
içtiğim her su bana ağlamayı unutur
beni okuduğum her dört kuyu kitap
her dört kara leke
her dört deniz tembihle dizlerine oturtur
o rahman ve rahim
recim bir defterde adım söylenir:
herşeyin doğusunda doğdun sen
babana kuzey taş gibi taş bir kadından
başta toz ve avlu kullandın
dua ve çamur
dört yapraklı yonca...
büyüdün, tekmeyle girdiğin avludan
tokatla çıktığın eve kadar
büyüdün, eyyüp bir kuyuya öğüt
ceylan bir yüze hatip
bir eliyle eli ve alemi
kör eliyle kendini okuyan hafız oldun
ben ve taş!
biri diğerini sever sandım
yeminle deniz bir yerde olamam
beyaz yüzüm gövdemin acı eviymiş
mezar yüzüm gövdeme sızı taşıymış
beşinci recim diye taşa toprağa bulaşsam
o tek! dört hatip ve dört kitap
bunları susup susup kimseye anlatamam
deniz bir yerde yasak elma
çöl bir yerde yedi hayat
kovul ve geril son akşam yemeğinden
gövdenden gövdeme çar-mıh ol desem
seni bir ömür orda da taşıyamam
recim taşlarımı içime atıp gidemediğim
amerikanı! amerikamız
biraz kurt, bir defter ceza
herşeyin doğusunda doğmak için
usansın ve utansın diye sabır
usansın ve utansın diye taş
dilenmeden onu bulmak dedim
kusur ya da israf
dalgın ya da dargın
rahman ya da rahim
el kaldırıyorum bu işe
madem ki hayatım zikir
bu recimde rol bu ayinde zehir olmak lazım
yedi vasiyetle sevdiğim her avuç zehir
kuşandığım her harp buhar oldu
başta özür dileyip öldürdüklerimin rahman adıyla
sandım ki herşey bu!
sandım ki herşey terleyen telaş
sıkılan sabır, vurulan umur
yedi farzla beni seven kızkardeşlerim
beş şartla geçirdiğim bu cinnet
ben ya da taş
sen ya da recim
biri diğerini kesin sever sandım
dedim artık benim de kapım aralansın
kanasın beyaz yüzümün siyah adamları
dilerim kara bir lekeyle suç atıyım
dilerim kara bir lekeyle suç atıyım
bu çok çağı anladım. o da beni anlasın
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com