bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin9
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- gece yarısı çalan telefon7
- geceye bir söz bırak3
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- uysaljakoben21
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- gammaz olmuşum13
- eski dizileri izlemek3
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aquila bicipite8
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kel erkek3
- minyon kadın siniri5
- reha muhtar25
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- death2
- kemal kılıçdaroğlu35
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- bizim delilere bakayım4
- elit olmak için gerekenler13
- gecenin şarkısı4
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- ses yakışıklılığı2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- pazarda su satmak2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- gazlamak2
- ona bir cümle bırak4
- semum3
- sevgiliyle kavga etmek2
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
24 agustos Perşembe günü tarihi civarında ağabeyimden gelen içinde bir takımda fotoğraflar olan mektubu posta memuru daha önce kaybolmasın dışarıya bırakma diye kendisinden rica ettiğim, tel numarası bıraktığım, kardeşim benim için çok önemli bir mektup elime geçsin bir paket sigaran benden dediğim halde 15 daireli binanın bahçe kapısına "dıştan" sıkıştırıp gitmiş.
Ne zili çalıp posta diye uyarıda bulunmuş nede kapıdan iki adım içeri girerek mektubu posta kutusuna bırakma zahmetinde bulunmamıştır. Haliyle yüzlerce km öteden kapıma kadar gelen mektup postacının tabiri caizse sokağa atıp gitmesiyle bir ilkokul çocuğu tarafından alınıp parçalanmış ve yok edilmiş (güvenlik kamerasından görülüyor). Peki mektup ne demektir? Mektup alelade bir fatura değildir yahut kredi kartı ekstresi değildir bir kalıp sabun yahut bir çift çorap değildir ki telafisi olsun. Mektubun manevi değeri vardır. Emekli posta memurları bunu çok iyi bilirler zira artık günümüzde kimse kimseye mektupta yazmıyor sırf bu sebeple postacının mektubu posta kutusuna bırakması, mektuba işi gereği az da olsa saygı duyması gerekiyordu.
Ancak bununla ilgili konuşup mağduriyetimi izah için ilçe PTT müdürlüğüne gittiğimde posta memurunun ve ilçe müdürünün bana çocuk azarlar gibi muamele yapıp göndermesi çok ağırıma gitti. zira en azından bir geçmiş olsun bekliyordum doğrusu fakat gelin görün ki üstüne birde azar işittim hatta gidip mektubu yırtan ilkokul çocuğunu bulup hesabını ondan sormamı istediler. Suç ilkokul çocuğuna atıldı, bana atıldı, mektubu yazana bile atıldı.
Adi mektup diye bir şey varmış sürekli bunun arkasına saklanıyor bundan destek alıyor bu mektupları posta kutusuna bırakmak yahut zili çalmak zorunda olmadığını, oraya atıp gidebileceğini ne olursa olsun kendilerinden hesap sorulamayacağını posta memuru ve müdürüyle kabadayı bir tavırla başıma kalkarken kendilerini o kadar haklı hissediyorlardı ki. Bir an postanenin mülkiyet sahipleriyle konuştuğumu düşünmeye başladım.
Peki Adi mektup nedir? adi mektup kayıtlı taahhütlü olmayan yani misal 12,50 tl yerine 4,5 tl ödenerek gönderilen mektuptur. Bu posta memuru bana diyor ki “kayıtsız mektubu çöpe bile atsam benden hesap soramazsın(!) az paranıza kıyında kayıtlı gönderin diyor(!) “ böyle bir yasal boşluk olabilir mi? Adam benim mektuplarımı bir kahvehaneye geçip bir köşede çayını yudumlarken keyfince okuyabilir ve daha sonra buruşturup çöpe atabilir bende hiç kimseye hiçbir şekilde hesap soramam(!)
O zaman almayın kardeşim kayıtsız almıyoruz illa ki göndereceksen şu servisi kullanmak zorundasın de bana ve diğer hizmeti kaldırdık zira paranın peşindeyiz yersen böyle de bana..
Şube müdürü deseniz bir yöneticiye yakışacak şekilde beni odasına bile almadı postanenin dış kapısında bir sürü esnafın önünde bağıra çağıra konuştu benimle. işini düzgün yapmayan "bu posta adi" deyip çoluk çocuğun elinin altına hiç umursamadan atıp giden posta memurunun hatasının sorgulanması . Maddi değeri olmayan fakat manevi değeri parayla pulla ölçülemeyecek olan insanların el yazısıyla yazıp birbirine gönderdiği bir mektubu "adi" olarak nitelendirip "sokağa bile atsam bana dönmez nasılsa" şeklinde işleyen düzenin de bir an önce değiştirilmesi, en azından sadece kişisel mektuplarla ilgili düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyor ve umuyorum.
Ne zili çalıp posta diye uyarıda bulunmuş nede kapıdan iki adım içeri girerek mektubu posta kutusuna bırakma zahmetinde bulunmamıştır. Haliyle yüzlerce km öteden kapıma kadar gelen mektup postacının tabiri caizse sokağa atıp gitmesiyle bir ilkokul çocuğu tarafından alınıp parçalanmış ve yok edilmiş (güvenlik kamerasından görülüyor). Peki mektup ne demektir? Mektup alelade bir fatura değildir yahut kredi kartı ekstresi değildir bir kalıp sabun yahut bir çift çorap değildir ki telafisi olsun. Mektubun manevi değeri vardır. Emekli posta memurları bunu çok iyi bilirler zira artık günümüzde kimse kimseye mektupta yazmıyor sırf bu sebeple postacının mektubu posta kutusuna bırakması, mektuba işi gereği az da olsa saygı duyması gerekiyordu.
Ancak bununla ilgili konuşup mağduriyetimi izah için ilçe PTT müdürlüğüne gittiğimde posta memurunun ve ilçe müdürünün bana çocuk azarlar gibi muamele yapıp göndermesi çok ağırıma gitti. zira en azından bir geçmiş olsun bekliyordum doğrusu fakat gelin görün ki üstüne birde azar işittim hatta gidip mektubu yırtan ilkokul çocuğunu bulup hesabını ondan sormamı istediler. Suç ilkokul çocuğuna atıldı, bana atıldı, mektubu yazana bile atıldı.
Adi mektup diye bir şey varmış sürekli bunun arkasına saklanıyor bundan destek alıyor bu mektupları posta kutusuna bırakmak yahut zili çalmak zorunda olmadığını, oraya atıp gidebileceğini ne olursa olsun kendilerinden hesap sorulamayacağını posta memuru ve müdürüyle kabadayı bir tavırla başıma kalkarken kendilerini o kadar haklı hissediyorlardı ki. Bir an postanenin mülkiyet sahipleriyle konuştuğumu düşünmeye başladım.
Peki Adi mektup nedir? adi mektup kayıtlı taahhütlü olmayan yani misal 12,50 tl yerine 4,5 tl ödenerek gönderilen mektuptur. Bu posta memuru bana diyor ki “kayıtsız mektubu çöpe bile atsam benden hesap soramazsın(!) az paranıza kıyında kayıtlı gönderin diyor(!) “ böyle bir yasal boşluk olabilir mi? Adam benim mektuplarımı bir kahvehaneye geçip bir köşede çayını yudumlarken keyfince okuyabilir ve daha sonra buruşturup çöpe atabilir bende hiç kimseye hiçbir şekilde hesap soramam(!)
O zaman almayın kardeşim kayıtsız almıyoruz illa ki göndereceksen şu servisi kullanmak zorundasın de bana ve diğer hizmeti kaldırdık zira paranın peşindeyiz yersen böyle de bana..
Şube müdürü deseniz bir yöneticiye yakışacak şekilde beni odasına bile almadı postanenin dış kapısında bir sürü esnafın önünde bağıra çağıra konuştu benimle. işini düzgün yapmayan "bu posta adi" deyip çoluk çocuğun elinin altına hiç umursamadan atıp giden posta memurunun hatasının sorgulanması . Maddi değeri olmayan fakat manevi değeri parayla pulla ölçülemeyecek olan insanların el yazısıyla yazıp birbirine gönderdiği bir mektubu "adi" olarak nitelendirip "sokağa bile atsam bana dönmez nasılsa" şeklinde işleyen düzenin de bir an önce değiştirilmesi, en azından sadece kişisel mektuplarla ilgili düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyor ve umuyorum.
güncel Önemli Başlıklar
