bugün
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı12
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- musa anter10
- foşik törklörön liginde birinci amedspor23
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm17
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra4
- türkler ile moğollar kardeştir18
- şahin k2
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi5
- memduh bashgan4
- çamaşır makinasını çalışırken izlemek6
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması6
- osmanlıcılar vs kürtçüler5
- afrikalıları hadım eden müslüman ağalar2
- meksika açmazı macerası3
- dilf arayan türbanlı2
- sürekli hırpani asabiyetle yazmak2
- iş arayanların aslında para araması7
- bilgisayar vs tablet4
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği7
- parcalandim toparlanamiyorum313
- türkiye5
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ankara da apartmanda 3 erkek cesedi bulunması2
- hewal ebo2
- isviçre medeni kanunu3
- karate kursundan tanışılan kızla sevişmek4
- anın görüntüsü26
- yapay zekaya porno aratmak3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- rambo ariel ortega3
- ölümden korkuyor musunuz34
- claudian clouds43
- betray me4
- game of thrones taki kerhaneci17
- cemre demirel2
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım3
- türkiyede sanat değer verilmemesi2
- emeviler6
- özgür iradeye inanmamak ama trafikte küfretmek2
- simko34
- düşün ki o bunu okuyor6
- hava çok sıcak sobayı aç diyen insan2
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- hayvan diyemem hayvana hakaret olur diyen insan2
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- evli arkadaş çevresi2
- aşk-ı memnu3
- gecenin geç saatlerinde entry girmek5
- sözlük kızları dertleşiyor14
öncelikle,
(bkz: deadliest catch)
cornelia marie'nin ilerleyen yaşına rağmen muhteşem karizmatik kaptanıdır. hani yıllardır bu belgeseli izleyen, discovery channel sayesinde kendisiyle muhabbet etme fırsatı bulan birisi olarak söyleyebilirim ki gerçekten her anlamda muhteşem bir insandır bu adam. jake harris ve josh harris isimli iki bıdığı da bu sene itibariyle yengeç avlarına katılmaya başlamıştır. (jake zaten vardı, josh yeni)
ekran başında "abi çok içiyosun yapma" dediğimizdir. elinden sigarası ve kahve kupası hiç eksik olmaz.
böyle karizmatik bir abimizdir,
görsel
(bkz: deadliest catch)
cornelia marie'nin ilerleyen yaşına rağmen muhteşem karizmatik kaptanıdır. hani yıllardır bu belgeseli izleyen, discovery channel sayesinde kendisiyle muhabbet etme fırsatı bulan birisi olarak söyleyebilirim ki gerçekten her anlamda muhteşem bir insandır bu adam. jake harris ve josh harris isimli iki bıdığı da bu sene itibariyle yengeç avlarına katılmaya başlamıştır. (jake zaten vardı, josh yeni)
ekran başında "abi çok içiyosun yapma" dediğimizdir. elinden sigarası ve kahve kupası hiç eksik olmaz.
böyle karizmatik bir abimizdir,
görsel
ölüm haberini aylar sonra almaktan utanç duyduğum harika insan. çok söylüyorlardı güzel bir yere gittiklerini ama ben o gemicilerin cennetini bilmiyorum, umarım orada mutludur. bundan şüphem de yok zaten.
meraklı olmak iyi değil derlerdi, maymun iştahlı derlerdi, her gördüğün işle uğraşma derlerdi... adam gibi meslek bile seçemememe sebep olacaktı bu çılgınlığım, gerçekten her gün fikir değiştirirdim. herkesin ağzı açık izlediği ölümcül av beni her şey gibi etkilemişti, ciddi anlamda sinirlenip "bu iş bana göre" diyerek, işi yapmam için en azından 6-7 senem olduğu halde, aramıştım bu adamı. çok araştırdım, çok soruşturdum, sonunda ulaşmayı başardım.
sig hansen, keith colburn... onları da aramadım değil. ama hiçbirinden cevap gelmedi, hiçbiri yardımcı olmadı ya da konuştuklarım onlar değillerdi ki bu yüksek ihtimal. phil harris, ekranda gördüğüm kadarıyla muhteşem bir insandı, o en fazla 5 dakika süren muhabbetimizde de nasıl bir adam olduğunu göstermişti. o süre içerisinde ayar da, ümit de vermişti. bütün dayıları denizci olan bir insan olarak ayrı bir sempati ve saygı duydum bu adama, işe. hep dua ettim, "yengeç avında tekne batmasın!" diye yırtındım. öyle olmadı ama keşke hiç ölmeseydin be phil, ölümcül av'ı ağız tadıyla izleyebilseydik biz yine, seni gördüğümüzde "ahah süper olm bu adam ya" diyebilseydik yine. sen burada olmadıktan, bir sigarayı söndürüp diğerini yakmadıktan sonra, affedersin sokayım diğer teknelere.
toparlayamıyorum, entrymi gören pek çok insan saçmaladığımı düşünür, haklılar. diskavıri çenıl'da programda rol alan bir abimizdi kendisi en nihayetinde. ama ölümcül av izleyenler bilirler ki bu insanlar, senin benim gibi adamların kamera karşısına çıkmış halleridir, doğal insanlardır. ve evet, utanmadan karşılarına çıkıp "ben yengeç avcısı olmak istiyorum ne kadar zor olduğundan bahsetmeyin biliyorum, istiyorum, ne yapmalıyım?" diye sorduğunuzda sizi ciddiye alıp cevap veren, motive eden, konuşan insanlardır. phil de onların en "baba"sıdır.
kendisini, elimi kestiğim vakit çektiğim acıyla hatırlayacağım. o derin kesiği başka bir zaman açmış olsaydım, acısından oturup ağlayabilirdim. ama ondan öğrendiğim, yengeç avcısının bir kesikle oturup ağlayamayacağıydı, o eliyle işine devam edebileceğiydi. benim yapmam gereken elimi bantlayıp televizyon izlemeye devam etmekti nasılsa o gün.
elim kopsa ağlamam da ölümcül av izlerken seni görmeyeyim, damla damla süzülüyor. tüm sadakatsizliğime ve itliğime rağmen, "ulan şöyle bi baba olsam güzel olmaz mıydı?" diyorum.
erken, 53 çok erken.
meraklı olmak iyi değil derlerdi, maymun iştahlı derlerdi, her gördüğün işle uğraşma derlerdi... adam gibi meslek bile seçemememe sebep olacaktı bu çılgınlığım, gerçekten her gün fikir değiştirirdim. herkesin ağzı açık izlediği ölümcül av beni her şey gibi etkilemişti, ciddi anlamda sinirlenip "bu iş bana göre" diyerek, işi yapmam için en azından 6-7 senem olduğu halde, aramıştım bu adamı. çok araştırdım, çok soruşturdum, sonunda ulaşmayı başardım.
sig hansen, keith colburn... onları da aramadım değil. ama hiçbirinden cevap gelmedi, hiçbiri yardımcı olmadı ya da konuştuklarım onlar değillerdi ki bu yüksek ihtimal. phil harris, ekranda gördüğüm kadarıyla muhteşem bir insandı, o en fazla 5 dakika süren muhabbetimizde de nasıl bir adam olduğunu göstermişti. o süre içerisinde ayar da, ümit de vermişti. bütün dayıları denizci olan bir insan olarak ayrı bir sempati ve saygı duydum bu adama, işe. hep dua ettim, "yengeç avında tekne batmasın!" diye yırtındım. öyle olmadı ama keşke hiç ölmeseydin be phil, ölümcül av'ı ağız tadıyla izleyebilseydik biz yine, seni gördüğümüzde "ahah süper olm bu adam ya" diyebilseydik yine. sen burada olmadıktan, bir sigarayı söndürüp diğerini yakmadıktan sonra, affedersin sokayım diğer teknelere.
toparlayamıyorum, entrymi gören pek çok insan saçmaladığımı düşünür, haklılar. diskavıri çenıl'da programda rol alan bir abimizdi kendisi en nihayetinde. ama ölümcül av izleyenler bilirler ki bu insanlar, senin benim gibi adamların kamera karşısına çıkmış halleridir, doğal insanlardır. ve evet, utanmadan karşılarına çıkıp "ben yengeç avcısı olmak istiyorum ne kadar zor olduğundan bahsetmeyin biliyorum, istiyorum, ne yapmalıyım?" diye sorduğunuzda sizi ciddiye alıp cevap veren, motive eden, konuşan insanlardır. phil de onların en "baba"sıdır.
kendisini, elimi kestiğim vakit çektiğim acıyla hatırlayacağım. o derin kesiği başka bir zaman açmış olsaydım, acısından oturup ağlayabilirdim. ama ondan öğrendiğim, yengeç avcısının bir kesikle oturup ağlayamayacağıydı, o eliyle işine devam edebileceğiydi. benim yapmam gereken elimi bantlayıp televizyon izlemeye devam etmekti nasılsa o gün.
elim kopsa ağlamam da ölümcül av izlerken seni görmeyeyim, damla damla süzülüyor. tüm sadakatsizliğime ve itliğime rağmen, "ulan şöyle bi baba olsam güzel olmaz mıydı?" diyorum.
erken, 53 çok erken.
Gündemdeki Haberler