bugün
- hiçbir servet zamanı satın alamaz15
- ciddi ilişki yaşayamamak3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz6
- çarşaf peçe türbanın hıristiyan kıyafeti olması2
- şeyh galip2
- pınar altuğ'un prime döneminin bitmesi2
- balık etli kızların zayıflardan daha çekici olması3
- toprağı bol olsun2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- sebahattin şirin14
- zorunlu eğitim11
- çerçeve yasa22
- çalışmak özgürlük müdür5
- velvet5
- 1 milyon dolar ama sözlükte nude'un dolaşacak7
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- cıvık çift5
- apo piçtir piç kalacak12
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek8
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı8
- blackberry6
- sözlük yakışıklıların fotoğrafları9
- sözlükte kadın yazar olması5
- sonbahar2
- kalp krizi8
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu12
- ekşi sözlük referans18
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler8
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı7
- anın görüntüsü15
- bu saatte yemek yemek4
- profilini gizli tutma nedeni9
- canınız sıkılınca ne yapıyorsunuz4
- sözlük prenseslerinin fotoğrafları4
- arkadaşlar ben şişman miyim4
- romelu lukaku7
- ey insan4
- tenis oynayan erkek4
- malum takımın azalarak bitecek olması6
- su tabancasından su içen çocuk4
- sözlüğün kapanması4
- türk milletine kurulan pusu7
- cin2
- beşer esad kardeşi ve kuzeninin ölüm cezası3
- mony tontana3
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- eski türkiye5
- mel melin palavra sıkması7
- yeni partinin çerçeve yasa kararı14
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi7
Bir masal kahramanı...
Bir varmış, bir yokmuş diye başlar bütün massallar...
Zamanın birinde cok uzaklarda bir köy varmış. Bu köyde herkes tarafından sevilen, saygı duyulan, itibarlı, durumu iyi bir adam varmış. Köydeki herkese yardım eder, hemen hemen bütün köylü yanında çalışırmış. Bu adamında gözünden sakındığı, çok sevdiği bir kız kardeşi varmış. Bütün köylü bilir kardeşi olduğunu ama kızı gören olmamıştır. Bir tek abisi dışında kimseyle iletişimi yoktur. Gel zaman git zaman bu kız büyür, dışarıyı sorgular. Nasıldır? nedir? hep merak eder. Abisine söyler görmek istediğini ama izin vermez. Bu böyle devam eder..
günün birinde merakına o kadar çok yenilir ki abisinin olmadığı bir gün kıyafetlerini değiştirip başka bir kılığa girerek dışarı çıkar. Her adımda dışarının güzelliği onu büyüler, evden, evinden fazla uzaklaşmıyarak keşfini tamamlar, evine döner. Artık bunu her fırsatta yapar ve her gidişi biraz daha uzağa olur...
zamanla köy ve civar yerlerde bir hayaletin varlığından söz edilir. Ara ara çıkan, dağ, tepe dolaşan, her seferinde başka bir kılıkta görünen bir hayalet söylentisi devam eder. Giderek insanlar merak eder, nedir? Necidir diye... kendi aralarında karar verirler. bu hayaleti yakalamak için tuzak kuracaklar her yere...
zavallı kızın hiç bir şeyden haberi yok, bu sefer bir çoban kılığında dışarı çıkar, dağ tepe etrafı gezerken bir in görür ve içine girer. Gördüğü güzellik karşısında hayret eder. Dışarıdan da güzelmiş, her seferinde biraz daha içine girer ama bilir ki de vakti gelmeden dönmesi gerekiyor... zamanı gelmiştir artık, eve dönmesi gerek, bir sonraki günler burayı keşfedecek, bunları düşünerek mağaradan dışarı çıkar.
hayaletin mağarada olduğu söylentisi çıkar ve köylüler mağara girişine gelerek hayalete tuzak kurarlar.
Mağaradan çıktığı anda bir ok saplanır yûreğine, o korkuyla tekrar içeri girer. Koşarak daha derinlere gider. Arkasından köylü, bir kovalamaca başlar. En sonunda kuytu bir yere saklanır kızcağız ve göğsünden oluk oluk kan akar. Korkar hem de çok korkar, evinde odasında olmak ister, bir yandan da başını yukarı kaldırarak gökyüzünü görmek ister, düştüğü bu tuzaktan kurtulmak istercesine... işte o zaman biçaresiz kalan bu kızın dileğini allah kabul eder. Bedenini yatağına götürür, ruhuna da gökyüzünü bahşeder. artık göklerden o sorumludur. Insanlardan uzakta gökyüzünde istediği gibi gezsin diye... ara ara biz insanlara kızar, o zamanda şimşekleri, yıldırımları gönderir yeryüzüne...
Bir varmış, bir yokmuş diye başlar bütün massallar...
Zamanın birinde cok uzaklarda bir köy varmış. Bu köyde herkes tarafından sevilen, saygı duyulan, itibarlı, durumu iyi bir adam varmış. Köydeki herkese yardım eder, hemen hemen bütün köylü yanında çalışırmış. Bu adamında gözünden sakındığı, çok sevdiği bir kız kardeşi varmış. Bütün köylü bilir kardeşi olduğunu ama kızı gören olmamıştır. Bir tek abisi dışında kimseyle iletişimi yoktur. Gel zaman git zaman bu kız büyür, dışarıyı sorgular. Nasıldır? nedir? hep merak eder. Abisine söyler görmek istediğini ama izin vermez. Bu böyle devam eder..
günün birinde merakına o kadar çok yenilir ki abisinin olmadığı bir gün kıyafetlerini değiştirip başka bir kılığa girerek dışarı çıkar. Her adımda dışarının güzelliği onu büyüler, evden, evinden fazla uzaklaşmıyarak keşfini tamamlar, evine döner. Artık bunu her fırsatta yapar ve her gidişi biraz daha uzağa olur...
zamanla köy ve civar yerlerde bir hayaletin varlığından söz edilir. Ara ara çıkan, dağ, tepe dolaşan, her seferinde başka bir kılıkta görünen bir hayalet söylentisi devam eder. Giderek insanlar merak eder, nedir? Necidir diye... kendi aralarında karar verirler. bu hayaleti yakalamak için tuzak kuracaklar her yere...
zavallı kızın hiç bir şeyden haberi yok, bu sefer bir çoban kılığında dışarı çıkar, dağ tepe etrafı gezerken bir in görür ve içine girer. Gördüğü güzellik karşısında hayret eder. Dışarıdan da güzelmiş, her seferinde biraz daha içine girer ama bilir ki de vakti gelmeden dönmesi gerekiyor... zamanı gelmiştir artık, eve dönmesi gerek, bir sonraki günler burayı keşfedecek, bunları düşünerek mağaradan dışarı çıkar.
hayaletin mağarada olduğu söylentisi çıkar ve köylüler mağara girişine gelerek hayalete tuzak kurarlar.
Mağaradan çıktığı anda bir ok saplanır yûreğine, o korkuyla tekrar içeri girer. Koşarak daha derinlere gider. Arkasından köylü, bir kovalamaca başlar. En sonunda kuytu bir yere saklanır kızcağız ve göğsünden oluk oluk kan akar. Korkar hem de çok korkar, evinde odasında olmak ister, bir yandan da başını yukarı kaldırarak gökyüzünü görmek ister, düştüğü bu tuzaktan kurtulmak istercesine... işte o zaman biçaresiz kalan bu kızın dileğini allah kabul eder. Bedenini yatağına götürür, ruhuna da gökyüzünü bahşeder. artık göklerden o sorumludur. Insanlardan uzakta gökyüzünde istediği gibi gezsin diye... ara ara biz insanlara kızar, o zamanda şimşekleri, yıldırımları gönderir yeryüzüne...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar