bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    atlas dergisi editörü. beleşten gezip, ordan burdan egzantrik fotograflar cekme vasfında kişi.
    kimimizin yerine göz diktigi..
    ... saprofitpardus
  2. 2.
    karşısına bir dünya haritası alıp içindeki aşkı coğrafyalara nasıl bu denli eşit ve zarif payşaştırabiliyor merak ettiğim atlas dergisi editörü. nerdeyse bir veli gibi dolaşıyor herbir kareyi. attığı hiç bir adımı ziyan etmiyor paçasına bulaşan her toz için şükrediyor gibi geliyor bana. ayrıca, sessiz kitaplarında yazarıdır ki galiba sukunetini içindeki melodik hâl'den alıyor.

    (bkz: hakikatçi hayata ve ölüme dair)
    (bkz: sessizce dön)

    bi' de aralık 2008 atlasındaki gecename köşesindeki "hüzünlü çağ" yazısıyla meftun etmiştir kelimelerine:

    "Hayallerin sözcüleri vardır. Bu sözcüler tıpkı hayaller gibi göze görünmezler, diğer bütün 'neredeyse gerçekler' gibi görünmezler, ama vardırlar. Hayallerin sözcüleri, sözcüklerdir. Cümleler değil, sözcükler. Yok oluş boşluğunu bu sözcükler donatır. insan, yalnızca gördüklerine değil bu sözcüklere de inanmalıdır. Yıldızlar, çiğ, bulut, şimşek çakması, martı çığlığı, orman kokusu... ihtişamı kuracak olan, gördüklerini gösterecek olan boşluğa yerleştirdiği sözcüklerdir: kirpi, harita, yelken, lacivert, buğday... Sözcüklerle zamanı en iyi anlatanlar aynalardır. Derler ki, zaman, alçalmalar ve yükselmeler halinde ardı ardına altışar çağ halinde yaşanmaktadır.

    ilk alçalma döneminin başında insanların boyu altı mildi, kız ve erkek olarak ikiz doğuyorlardı, 256 kaburgaları vardı, ikizler karı koca oluyorlar, "sayısız yıl süresi" yaşıyorlardı. On istek ağacı, bütün isteklerine karşılık veriyordu. Biri, çok güzel meyveler, diğeri ışık, bir diğeri güzel güzel kokular, bir diğeri mücevherler veriyordu. Dokuzuncu ağaç saray, onuncu ağaç ise kabuklarından giysi dokuyordu. Bu çağın bir de adı vardı: şuşama şuşama yani çok güzel çok güzel. Bu çağ 400 trilyon okyanus yıl sürdü ve hemen ardından çok güzel isimli çağ başladı. Adından da anlaşılacağı gibi, bir öncekinin yarısı süresindeydi, ağaçlarda bir öncekinin yarısı kadar nimetlerle, doluydu insanlar ancak 4mil uzunluğundaydı, kaburgaları da azalmıştı, yaşamları 'iki sayısız yıla' inmişti. Bu çağ 300 trilyon okyanus yılı sürdü. Yavaş yavaş ve kaçınılmaz olarak şuşama duhşama yani çok güzel hüzünlü çağ başladı. Bu dönemde neşeyle keder birbirinin içine girdi. Boylar biraz daha alçaldı, kaburgalar azaldı. istek ağaçların meyveleri öylesine azalmıştı ki insanlar onların kendi mülkleri olduğunu idda etmeye başladı. Dolayısıyla bir düzen koyucu atandı. Rişabha -natha (efendi boğa) bir milyon kere iki milyon yıl boyunca insanlara yazıyı aritmetiği, 72 bilim içinde yer alan başka öğretileri anlattı. Alçalan zaman dizinleri boyunca insanların boyları daha da kısaldı. Şimdi yaşadığımız çağ, belki tahmin etmişsinizdir. Duhşama çağıdır: hüzünlü çağ insanların on altı kaburgası vardır. bencil, adaletsiz, açgözlü, ihtiraslı, tamahkar, şehvetli, gözü dönmüştür. Çevrenize bakın en ucuz insan iki metreyi anca geçer, enucuz ömürlü insan ise 125 yıl yaşayabilir. Bu dönem 21 yıl sürecektir. ne zaman başladığını söylemek güç. Caynaların tarihine baktığımızda şöyle böyle en az 2500yılı geçmiştir. Yaklaşan çağda en uzun ömür 21 yıl, kabur 8, en uzun boy da 45 santim olacaktır. Dünya ısınacak. Buzullar eriyecek. Fırtınalar kasıp kavuracak. Seller evleri sürükleyecek, denizler şehirleri örtecek. Irmaklar kuruyacak... mevsimler silinecek. Bu çağın adı: duhşama-duhşama olacaktır: hüzünlü hüzünlü."
    3 ... oyuncakdunya