bugün
- arkadaşlar tost yapamıyorum8
- deniz göktaş33
- uyuşturucuyu bırakmak3
- sözlüğün mal dolması9
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum8
- kızlar mesaj kutumu kısa süreliğine açtım5
- velvet31
- bik bik abla vs vurduranlar12
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı7
- şarapçı koala'yı duvarı yalarken görmek4
- sözlük yazarlarının dondurmaları4
- uludağ sözlük bir ailedir6
- kim kimin fakesi belli olmayan sözlük5
- kemal kılıçdaroğlu18
- uzun marlboro deyince uzun mavi 2000 mi diyen kız4
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- diamond bosphorus13
- ciddi ciddi aşure seven insan7
- göbek piercing'i takan 40 yaşından büyük kadın3
- arkadaşlar makarna yapamıyorum6
- erectoton7
- durduk yere size kafayı takan yazarlar7
- gizli artı vermek7
- bütün biraderlere hükmeden birader5
- beyler lütfen hlzaya gelin4
- mutlu yaşamın sırrı2
- sözlüğe totonu zikeyim butonu4
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- tüm sözlüğe benden kuşkaş3
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- arkadaşlar suşi yapamıyorum4
- seninle şöyle böyle olabilirdik2
- sıcaktan kilo vermek3
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- yine geliyorum yilanoglu4
- dona kara sinek kaçması2
- togg limuzin2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği28
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- aylık 419 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ali hamaney'in cenaze töreni4
- ona bir şey söyle9
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- ismet gey biraderin madam hanım olması hedesi3
- tai lung30
- opel grandland2
- araya adam sokup yazar banlatmak5
- kavgalar yüzünden fotomun arka planda kalması3
- bu sözlüğe son ihtarımdır3
- james deenin kulaklarından tutup havaya kaldırmak2
firma yazıhanelerinin renkli tabelalarının gece yolculuğunun yalnızlığındaki beyaz otobüs içi ışıklarını içten içe çağrıştırması ve rengarenk ışıl ışıl bu otogar ortamından birazdan tenha yollara düşüleceğini bilmek ve sevdiklerinden ayrılmaktır.
sevdiklerine doğru çıkılacak yolda sizi götürecek arabanın bir türlü perona gelmemesidir bazende.
biraz orhan pamuk'un yeni hayat'ı, biraz zeki demirkubuz'un bekir'i.. otogar adamı santim santim melankolik yapar.
farklı şehirlerde olan sevgililere fena koyan melankolidir.
belki aylarca beklemişsindir buluşmak için ve sonunda bulmuşsundur sevgilini kollarında, bütün gün gezip, özlem gidermişsindir ama artık dönme vaktidir.
ya o ya da sen düşeceksindir yine o soğuk otoban yollarına..
bir türlü bırakmak gelmez içinden ama ne çare?
gözünde hafif bir yaşla sevgilinden ayrılırken, bir daha kim bilir ne zaman buluşacağınızı düşünmeye başlarsın...
belki aylarca beklemişsindir buluşmak için ve sonunda bulmuşsundur sevgilini kollarında, bütün gün gezip, özlem gidermişsindir ama artık dönme vaktidir.
ya o ya da sen düşeceksindir yine o soğuk otoban yollarına..
bir türlü bırakmak gelmez içinden ama ne çare?
gözünde hafif bir yaşla sevgilinden ayrılırken, bir daha kim bilir ne zaman buluşacağınızı düşünmeye başlarsın...
kısa zaman içinde fazla kavuşma ve ayrılık yaşadıktan sonra bünye ne hissetmesi gerektiğini bilemez duruma gelir. zaten yorulmuştur yoğun hislerden, biner otobüse boş gözlerle bakar çevresine, otobüs hareket eder hala birşey hissetmemektedir bünye. otogar melankolisi vs vs hakgetire.
çağrışımlara bağlanabilmesi muhtemel melankolidir. mesele otogar'da değil bundan eminim... ışıklar, renkler, sesler... hiçbiri değil mesele. olay "gitmek" fiilinin soğukluğunda. insan, hayatı boyunca sürekli bir yerlerden gider, birilerinden gider, uzaklaşır. ve bu gitmelerin hemen hepsi kendi efkârında vuk'u bulur insanın.
misal üniversite hayatımı düşünüyorum... okula her gidişimde aynı şarkılar çalıyordu fonda... sırası bile şaşmadan: sevda değil*, gidenlerin türküsü*... besleyip, doyurduğum efkârımdan kurtulmam gerektiğini ise kulağıma "smooth up in ya" diye bağıran marq torien hatırlatıyordu.
eve dönüş yolunda da süreç benzer şekilde devam ediyordu. bir şehirden gidiliyordu, bir hayattan gidiliyordu yollar uzanıyor, uyku kaçırıyordu... oysa çok sevdiğim o şehre, istanbul'a gidiyordum ama gitmek kısmı hala efkâr ve melankoliyi gizliyordu koynunda.
kısaca gitmek tarafından senaryosu yazılan, otogarların renkli ışıkları ve aceleci, bezgin konukları tarafından sahnelenen melankolidir... yaşatmayı bilmek mühim meseledir. ilk molada derin bir nefes çekmek gibi cigarandan...
misal üniversite hayatımı düşünüyorum... okula her gidişimde aynı şarkılar çalıyordu fonda... sırası bile şaşmadan: sevda değil*, gidenlerin türküsü*... besleyip, doyurduğum efkârımdan kurtulmam gerektiğini ise kulağıma "smooth up in ya" diye bağıran marq torien hatırlatıyordu.
eve dönüş yolunda da süreç benzer şekilde devam ediyordu. bir şehirden gidiliyordu, bir hayattan gidiliyordu yollar uzanıyor, uyku kaçırıyordu... oysa çok sevdiğim o şehre, istanbul'a gidiyordum ama gitmek kısmı hala efkâr ve melankoliyi gizliyordu koynunda.
kısaca gitmek tarafından senaryosu yazılan, otogarların renkli ışıkları ve aceleci, bezgin konukları tarafından sahnelenen melankolidir... yaşatmayı bilmek mühim meseledir. ilk molada derin bir nefes çekmek gibi cigarandan...
giden olmaktandır.
......
şu anda yollarda olan bütün otobüsleri, o otobüslerin farklı şehirlere, farklı hayatlara dağılan yolcularını düşünüyor. gece olunca, yoldaki bütün otobüslerde kim bilir kaç insan uykusuz bakıyor yola, kaçı başını cama dayayıp uyuyor, kaçı rüya görüyor, kaçı iyi, kaçı kötü şeyler görüyor rüyasında? memleketine geziye gidenler, tayin olanlar, kentten kente gezen satıcılar, müfettişler, mecburi hizmete gönderilenler, büyüklerin elini öpmeye giden yeni evliler, tatile çıkanlar, baba ocağını bırakıp büyük şehirlerde bir umut arayanlar, büyük kentlerde tutunamayıp baba ocağına geri dönenler, bir yerden bir yere sürgün edilenler, emekliliğine yakın sakin bir yere yerleşmek isteyenler, boşanıp ailesinin yanına gönderilenler, askere uğurlananlar, askerden dönenenler, bir şeylerden kaçanlar, birilerini kovalayanlar, gideceği yere bir an önce varmanın arzusuyla içi kendinden önce koşan tezcanlılar, doğduğu yeri yıllar sonra ölmeden son bir kez görmek isteyenler, kız istemeye gidenler, evden kaçanlar, yolda kimlik kontrolü yapılmasından korkanlar, izne çıkanlar, izinden dönenler, sadece seyahat edenler, öylesine seyahat edenler... içinden bir bir sayıp çoğaltırken yolları yolcuları, yollarda çatallanan yazgı olasılıklarını farkında olmadan usulca uykuya dalıyor.
.....
*
......
şu anda yollarda olan bütün otobüsleri, o otobüslerin farklı şehirlere, farklı hayatlara dağılan yolcularını düşünüyor. gece olunca, yoldaki bütün otobüslerde kim bilir kaç insan uykusuz bakıyor yola, kaçı başını cama dayayıp uyuyor, kaçı rüya görüyor, kaçı iyi, kaçı kötü şeyler görüyor rüyasında? memleketine geziye gidenler, tayin olanlar, kentten kente gezen satıcılar, müfettişler, mecburi hizmete gönderilenler, büyüklerin elini öpmeye giden yeni evliler, tatile çıkanlar, baba ocağını bırakıp büyük şehirlerde bir umut arayanlar, büyük kentlerde tutunamayıp baba ocağına geri dönenler, bir yerden bir yere sürgün edilenler, emekliliğine yakın sakin bir yere yerleşmek isteyenler, boşanıp ailesinin yanına gönderilenler, askere uğurlananlar, askerden dönenenler, bir şeylerden kaçanlar, birilerini kovalayanlar, gideceği yere bir an önce varmanın arzusuyla içi kendinden önce koşan tezcanlılar, doğduğu yeri yıllar sonra ölmeden son bir kez görmek isteyenler, kız istemeye gidenler, evden kaçanlar, yolda kimlik kontrolü yapılmasından korkanlar, izne çıkanlar, izinden dönenler, sadece seyahat edenler, öylesine seyahat edenler... içinden bir bir sayıp çoğaltırken yolları yolcuları, yollarda çatallanan yazgı olasılıklarını farkında olmadan usulca uykuya dalıyor.
.....
*
Askerlerin ve öğrencilerin yaşadığı allahın belası melankoli. 32 defada gelip gitse insan o melankoliiyi üstünden atamıyor.
sigaraların ardı ardına yakılıp söndürülmesi.
yalnız gidildiyse en huzur dolu melankolidir. bir şehri daha arkada bırakmak, yeni maceralara doğru yola çıkmak. uğurlayacaklar varsa insana geri de bıraktıklarını hatırlatır, boyut değiştirir, yaş olur gözden akar, sümük olur burundan aka.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar