bugün

milan kundera'nın kullandığı bir terimdir. saptırılmış vasiyetler isimli denemesinin bir yerinde kafka ile orwell'ı karşılaştırır. çek cumhuriyet'inde komunizmin yıkılmasından sonra birkaç kişiye görüşlerini sorar. insanlar rahatladıklarını, kurtulduklarını vs... söylerler kundera'ya. kundera'ysa bu cevaplara anlam veremez. çünkü o süreçte kimse hapse atılmıyordu, yurtdışına çıkmak serbestti ve ekonomi son derece iyi bir durumdaydı. işte tam bu noktada kundera şu yorumu yapar: çünkü ülkemdeki insanlar orwellaşmışlardı.

peki, orwellaşmak ne demek? kafka dava isimli romanında kahramanını sokakta yargılatırken kahramanı çevresine bakar. kadınları, kızları, çocukları yani etrafındakileri anlatır. orwell meşhur romanı 1984'teyse doğrudan olayı anlatır. hiçbir şekilde pencere açmaz. yani orwell konusuna, sanrısına - veya korkusuna- saplanıp kalır.

işte orwellaşmak tam olarak budur. günümüz türkiye'sine dair çıkarımlar yapmak isteyenlere bir paragraf açılmış oldu böylece.
Türkiye'nin şu durumda içinde olduğu durumdur. Orwell'ın romanlarındaki detaya girmeyen, çevreden, etraftan dışlanmış anlatımı Türkiye'de bizzat yaşanır. insanların duyarsızlaştığı bir durumda, "kindar" olmak için ellerinden geleni yaptıkları bir durumda, gerçeküstü bir romandaymışçasına tarihi eksik bilgiyle üretip bundan bir "distopya" yaratma durumunda türkiye Orwellaşma'nın yılmaz bir savunucusudur.
© copyright 2005 - 2026