bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- timsah5
- kaplan7
- fil8
- kartal6
- zebra4
- sssilvermist22
- aldığınız en ilginç iltifat3
- mutsuzluğun en büyük nedeni14
- aslan8
- ben geldim naneler13
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- anın görüntüsü18
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- insan kaynakları3
- iş bulamamak3
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- nickten isim tahmini yapmak25
- zorunlu eğitim2
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- ben senin yerinde olsam5
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- sözlükteki kavganın amacı5
- yorgun mermi13
- spaghetto2
- arap gel oğlum5
- bir ay çaylak olmak4
- yarası olan gocudur5
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- otosan p1002
- küs insanları barıştırmak3
- temmuz6
- suca suruklenen cocuk7
- gece denize girmek12
- burhaniye6
ilk olarak 2004 yılında yayınlanan muazzam bir renata salecl kitabı. türkçeye barış engin aksoy çevirisiyle metis tarafından ilk basımı "kaygı üzerine" adıyla 2013 yılında yayınlandı. kitapta lacan etkisi bir hayli ağır basar.
kitabın girişinde şöyle yazar salecl:
"bu kitabın temel doğrultusu, kaygının tekil öznenin bölünmüşlüğüyle (yani tutarsızlığıyla) ve topluma özgü antagonizmalarla başa çıkma şekliyle ne gibi bir bağlantısı olduğuna bakmak olacak. günümüz toplumunda, kaygıya bir deva bulmak için, kaygı doğurabilecek rahatsız edici nesneleri sürekli teşhir etmeye yönelik bir çaba varmış gibi görünüyor (çağdaş sanatlarda bile, mesela kadavraları teşhir ederek ölümde neyin kaygı uyandırdığını anlamaya uğraşıyoruz). günümüzde kaygıların sürekli çoğalışı, bizi kaygıdan kurtulmuş bir topluma daha fazla yaklaştıracak çabuk bir çözüm(mesela ilaçlar) arzusunu da uyandırıyor.
kaygı günümüzde kontrol edilebilir olması gereken ve uzun vadede kurtulabileceğimiz bir şey -kısaca, öznenin mutluluğunun önündeki nihai bir engel- olarak algılanıyor. felsefe ve psikanalizin kaygıyı temel bir insanlık hali, sadece felç edici etkileri olan bir fenomen değil insanların dünyayla ilişki kurmalarını sağlayan koşulun ta kendisi olarak tartışmış olduğu ise neredeyse unutulup gitmiş durumda."
savaş, kapitalizm, aşk, annelik gibi çeşitli konularda kaygının nasıl işlediğini bölümler halinde salecl. özellikle "savaş zamanlarında kaygı" bölümü harikuladedir.
kitabın girişinde şöyle yazar salecl:
"bu kitabın temel doğrultusu, kaygının tekil öznenin bölünmüşlüğüyle (yani tutarsızlığıyla) ve topluma özgü antagonizmalarla başa çıkma şekliyle ne gibi bir bağlantısı olduğuna bakmak olacak. günümüz toplumunda, kaygıya bir deva bulmak için, kaygı doğurabilecek rahatsız edici nesneleri sürekli teşhir etmeye yönelik bir çaba varmış gibi görünüyor (çağdaş sanatlarda bile, mesela kadavraları teşhir ederek ölümde neyin kaygı uyandırdığını anlamaya uğraşıyoruz). günümüzde kaygıların sürekli çoğalışı, bizi kaygıdan kurtulmuş bir topluma daha fazla yaklaştıracak çabuk bir çözüm(mesela ilaçlar) arzusunu da uyandırıyor.
kaygı günümüzde kontrol edilebilir olması gereken ve uzun vadede kurtulabileceğimiz bir şey -kısaca, öznenin mutluluğunun önündeki nihai bir engel- olarak algılanıyor. felsefe ve psikanalizin kaygıyı temel bir insanlık hali, sadece felç edici etkileri olan bir fenomen değil insanların dünyayla ilişki kurmalarını sağlayan koşulun ta kendisi olarak tartışmış olduğu ise neredeyse unutulup gitmiş durumda."
savaş, kapitalizm, aşk, annelik gibi çeşitli konularda kaygının nasıl işlediğini bölümler halinde salecl. özellikle "savaş zamanlarında kaygı" bölümü harikuladedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar