bugün
- samsak döveci6
- kötü bir insan mıyım ben5
- kimseye ihtiyaç duymamak4
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek5
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi8
- paranın mutluluk getirmemesi7
- galatasaray amed operasyonu2
- hababam sınıfı3
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- kasım ayı indirimleri2
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- sözlüğün yeni tasarımı17
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- kaçak akım rölesi3
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek2
- küfürlü atasözleri4
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- ucuz atlatmak2
- aşk16
- günaydın kızlar4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- kaçak akım2
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar3
- kendi popona şaplak atmak2
- tinto brass8
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
- süvari kahvesi3
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey4
- terhis oluyorum sözlük21
- sözlüğün en ılık yazarı2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- gece gelen yemek yapma isteği8
- ne oldu4
- blaupunkt3
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- fatma betül sayan kaya28
- travis bickle a gönlünün götürdüğü yere sür demek2
- kitap okumamak3
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- michelin2
- tır kabini2
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- ayva reçeli2
Nisan en zalim aydır, gövertir
Leylakları ölü toprakta, yoğurur
Anılarla istekleri, uyarır
Uyuşuk kökleri bahar yağmuruyla.
Kış, sıcacık tuttu bizi, örter
Toprağı unutkan karla, sürdürür
Kısır bir hayatı kuru köklerle.i
Yaz şaşırttı bizi, Starnbersee'ye gelince
Deli bir sağnakla; sığındık sıra kolonlara,
Derken yeniden güneş, uzandık Hofgarten'a,
Birer kahve içip konuştuk bir saat kadar.
Bin gar keine Russin, stamm' aus Litauen, echt deutsch.
Ve çocukluğumuzda, arşidüklerde kalırken,
Yeğenimgillerde, kızakla gezdirirdi beni,
Ve ben korkardım. Ama o, Marie, derdi,
Sıkı tutun Marie! Ve yamaçtan kayardık.
Dağlardaysan, orada özgür bulursun kendini.
Çoğu geceler okurum, kışın da güneye giderim.
Hangi kökler kavrar, hangi dallar bezer
Buradaki taş yığınını? Ey insanoğlu
Bunu bilemez, sezemezsin, çünkü bildiğin yalnız
Bir kırık putlar yığınıdır ki güneşte kavrulur
Ve ona ne ölü ağaç gölge, ne cırcırböceği erinç,
Ne de kuru taş su sesi verir. Yalnız
Burası gölge, altı bu kızıl kayanın,
(Sığın gölgesine bu kızıl kayanın),
Ve ben öyle bir şey göstereceğim ki sana,
Ne seni durmadan izleyen sabahki gölgendir,
Ne kalkıp seni karşılayan akşamki gölgendir,
Sana korkuyu göstereceğim bir avuç tozda.
Frisch weth der Wind
Der Heimat zu
Mein Irisch Kind,
Wo weilest du?
"Bana sümbülleri ilk verişin bir yıl önceydi,
Sonra sümbül kız koydular adımı."
- Ama döndüğümüzde, gün sonu, sümbül bahçesinden,
Kolların dolu, saçların ıslak, bir türlü
Konuşamadım, gözlerim de seçmedi, sanki
Ne diriydim, ne ölü, ne de bir şey biliyorum,
Sırf bakıyordum ışığın gözüne, sessizlik.
Oed' und leer das Meer.
Madam Sosostris, şu ünlü falcı,
iyice üşütmüştü kendini ama
En akıllı kadın diye bilinir Avrupa'da
Elinde bir deste hayın kağıtla. işte, dedi,
Senin kağıdın, boğulmuş Finikeli gemici,
(Şu inciler onun gözleriydi bir zamanlar, Bak!)
işte Belladonna, Kayalıkların Ecesi,
Durumların ecesi.
işte üç değnekli adam, işte Çarkıfelek,
Ve işte tek gözlü tüccar, bu kağıda gelince,
Bu boş kağıt, tüccarın sırtındaki şeydir,
Onu da görmem yasaktır. Peki nerede
Asılmış Adam! Suda ölümden sakın.
Kalabalıklar görüyorum halka olmuş yürüyor.
Falınız tamam. Sayın Mrs. Equitone'u görürseniz,
Deyin ki yıldız falını kendim getiririm:
Öyle zamandayız ki su uyur düşman uyumaz.
T. S. Eliot
Leylakları ölü toprakta, yoğurur
Anılarla istekleri, uyarır
Uyuşuk kökleri bahar yağmuruyla.
Kış, sıcacık tuttu bizi, örter
Toprağı unutkan karla, sürdürür
Kısır bir hayatı kuru köklerle.i
Yaz şaşırttı bizi, Starnbersee'ye gelince
Deli bir sağnakla; sığındık sıra kolonlara,
Derken yeniden güneş, uzandık Hofgarten'a,
Birer kahve içip konuştuk bir saat kadar.
Bin gar keine Russin, stamm' aus Litauen, echt deutsch.
Ve çocukluğumuzda, arşidüklerde kalırken,
Yeğenimgillerde, kızakla gezdirirdi beni,
Ve ben korkardım. Ama o, Marie, derdi,
Sıkı tutun Marie! Ve yamaçtan kayardık.
Dağlardaysan, orada özgür bulursun kendini.
Çoğu geceler okurum, kışın da güneye giderim.
Hangi kökler kavrar, hangi dallar bezer
Buradaki taş yığınını? Ey insanoğlu
Bunu bilemez, sezemezsin, çünkü bildiğin yalnız
Bir kırık putlar yığınıdır ki güneşte kavrulur
Ve ona ne ölü ağaç gölge, ne cırcırböceği erinç,
Ne de kuru taş su sesi verir. Yalnız
Burası gölge, altı bu kızıl kayanın,
(Sığın gölgesine bu kızıl kayanın),
Ve ben öyle bir şey göstereceğim ki sana,
Ne seni durmadan izleyen sabahki gölgendir,
Ne kalkıp seni karşılayan akşamki gölgendir,
Sana korkuyu göstereceğim bir avuç tozda.
Frisch weth der Wind
Der Heimat zu
Mein Irisch Kind,
Wo weilest du?
"Bana sümbülleri ilk verişin bir yıl önceydi,
Sonra sümbül kız koydular adımı."
- Ama döndüğümüzde, gün sonu, sümbül bahçesinden,
Kolların dolu, saçların ıslak, bir türlü
Konuşamadım, gözlerim de seçmedi, sanki
Ne diriydim, ne ölü, ne de bir şey biliyorum,
Sırf bakıyordum ışığın gözüne, sessizlik.
Oed' und leer das Meer.
Madam Sosostris, şu ünlü falcı,
iyice üşütmüştü kendini ama
En akıllı kadın diye bilinir Avrupa'da
Elinde bir deste hayın kağıtla. işte, dedi,
Senin kağıdın, boğulmuş Finikeli gemici,
(Şu inciler onun gözleriydi bir zamanlar, Bak!)
işte Belladonna, Kayalıkların Ecesi,
Durumların ecesi.
işte üç değnekli adam, işte Çarkıfelek,
Ve işte tek gözlü tüccar, bu kağıda gelince,
Bu boş kağıt, tüccarın sırtındaki şeydir,
Onu da görmem yasaktır. Peki nerede
Asılmış Adam! Suda ölümden sakın.
Kalabalıklar görüyorum halka olmuş yürüyor.
Falınız tamam. Sayın Mrs. Equitone'u görürseniz,
Deyin ki yıldız falını kendim getiririm:
Öyle zamandayız ki su uyur düşman uyumaz.
T. S. Eliot
(bkz: defin)
six feet under adında ki dizinin son bölümünde, evin çılgın annesinin bir eski arkadaşı öldü. ölen kadın aynı zaman da evin oğullarından birine ilk cinsel deneyimini yaşatan kadın. ve anne bu ilişkiden dolayı arkadaşı ile konuşmuyor ta ki ölene kadar.
sonra ortak arkadaşları ile birlik te bir yemek yiyorlar, o nu ve geçip gitmiş hayatı şimdi de anlamaya çalışarak.
sonra çılgın anne çılgın sanatçı kızından aldığı ot ve nargile ile arkadaşlarını da alıp, cesedin olduğa oda ya gidiyorlar.
etrafında o nun ölü bedeninin ot içip şarkılar söylüyorlar..
ölülerimizi diyorum,
biz gönderebilsek..
biz yani..
sonra ortak arkadaşları ile birlik te bir yemek yiyorlar, o nu ve geçip gitmiş hayatı şimdi de anlamaya çalışarak.
sonra çılgın anne çılgın sanatçı kızından aldığı ot ve nargile ile arkadaşlarını da alıp, cesedin olduğa oda ya gidiyorlar.
etrafında o nun ölü bedeninin ot içip şarkılar söylüyorlar..
ölülerimizi diyorum,
biz gönderebilsek..
biz yani..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com