bugün
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz14
- çağla idi20
- şiir yazan erkek16
- kadınları susturmanın en iyi yolu12
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz14
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması17
- yavaş araba kullanmanın daha tehlikeli olması9
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri24
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı10
- sevişmek istenen ünlüler10
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler10
- sözlükteki flört listem9
- çok bekar olan sözlük kızı9
- arkadaşlar özür dilerim11
- gta oyununun görevler bittikten sonra sıkması2
- özelden alet fotosu atan erkek yazar8
- şu an dinlenen şarkıdan bir cümle7
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır3
- efsane albüm isimleri4
- sarapci koala hatayi28
- beni linç ettiler abi8
- 0 0 728
- aklıma takılıyor5
- ne oldu bana6
- doymuyorum diye bağıran komşu5
- yediğiniz en ağır dayak5
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- kız yeğen sahibi olmak5
- zeynep kurubacak3
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- beni kimsenin gözünde canlandıramaması5
- viski kola15
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- suya sabuna dokunmayan sanatçılar3
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- karşı cinse sorulan sorular8
- traveler vs iock6
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz29
- hava soğudu ulan11
- köylülere hakaret eden yazarlar5
- uyumak isteyip de uyuyamak4
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- fusya semsiyeli yabanci7
- gocu abi7
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- neden bu kadar kişi online5
gezmek için en iyi vakit olan zamandır.
Yeşil sularda, büyük inciden çiçekler açar
Gümüş böcekler okur aba bir neşide-i hab,
Durur sevahilin üstünde, biheves, bitab,
Güneş ziyasını içmiş benat-ı hab-ı serab.
Ahmet Haşim
Gümüş böcekler okur aba bir neşide-i hab,
Durur sevahilin üstünde, biheves, bitab,
Güneş ziyasını içmiş benat-ı hab-ı serab.
Ahmet Haşim
hic ingilizce gibi durmasa da bir ingilizce kelimedir. suzmek, kesmek, arzuyla istahla bakmak, 5 dakka sonra eline verecekmis gibi bakmak anlamlarina gelir.
katli vacip olandır.
öğlenleri sevmem.doğrusunu bilsem de, öğlen mi desem öğle mi desem böyle mi desem böylen mi desem diye çelişkilerde bırakır beni, sırf bu yüzden bile sevilmemeyi hak eder.ama öyle kolay değil öğle efendi,daha dur söyleceklerim bitmedi...
ne sabahın tazeliği, ne akşamüstünün umudu ne akşamın telaşı ne de gecenin bazen sessizliği-bazen heyecanı, hiçbirini ihtiva etmez bu gudik zaman dilimi. çalışanların işyerinden 1 saatlik firar için yolunu gözlediği bir zoraki mola ve de yemekten sonra çöken derin ağırlık...hepsi bu. (bu arada ileride bir restoran açarsam ki önümüzdeki 345 sene içerisinde böyle bir şey düşünmüyorum, yemekten sonra insanların kendilerini atıp rahatlayacağı kanepeler, yataklar ya da minderler koyarım restoranın bi tarafına,bunu yaparım insanlık için ) yemekler de yendi. afiyet olurmuş gibi oldu. ee şimdi nolcak? -eline sağlık usta, güzel de olmuş ama bana özellikle sigaradan sonra daha da bi çöken ağırlığı napcaz, onu hesaptan düştün mü? düşmezsin tabi.
yaz kış bahar farkedemiyor, muhakkak bi can sıkıntısı çanıyla başlayan öğleler giderek gevşetiyor bünyeleri, düşünceleri... tüm işyerlerinde okullarda hastanelerde parlamentolarda ve hatta keranelerde verim sıfıra yakındır bu zaman diliminde. eminim. kaçında bulundum da gözledim dedim kendi kendime şu an. ama özledim. parlamentoların parlamento olduğu günleri özledim.ne diyorum lan ben..hep öğlenin suçu..bi öğle..bi böyle...
katli vaciptir öğlelerin.öldürün. akşamüstü kefaretinizi öder.
öğlenleri sevmem.doğrusunu bilsem de, öğlen mi desem öğle mi desem böyle mi desem böylen mi desem diye çelişkilerde bırakır beni, sırf bu yüzden bile sevilmemeyi hak eder.ama öyle kolay değil öğle efendi,daha dur söyleceklerim bitmedi...
ne sabahın tazeliği, ne akşamüstünün umudu ne akşamın telaşı ne de gecenin bazen sessizliği-bazen heyecanı, hiçbirini ihtiva etmez bu gudik zaman dilimi. çalışanların işyerinden 1 saatlik firar için yolunu gözlediği bir zoraki mola ve de yemekten sonra çöken derin ağırlık...hepsi bu. (bu arada ileride bir restoran açarsam ki önümüzdeki 345 sene içerisinde böyle bir şey düşünmüyorum, yemekten sonra insanların kendilerini atıp rahatlayacağı kanepeler, yataklar ya da minderler koyarım restoranın bi tarafına,bunu yaparım insanlık için ) yemekler de yendi. afiyet olurmuş gibi oldu. ee şimdi nolcak? -eline sağlık usta, güzel de olmuş ama bana özellikle sigaradan sonra daha da bi çöken ağırlığı napcaz, onu hesaptan düştün mü? düşmezsin tabi.
yaz kış bahar farkedemiyor, muhakkak bi can sıkıntısı çanıyla başlayan öğleler giderek gevşetiyor bünyeleri, düşünceleri... tüm işyerlerinde okullarda hastanelerde parlamentolarda ve hatta keranelerde verim sıfıra yakındır bu zaman diliminde. eminim. kaçında bulundum da gözledim dedim kendi kendime şu an. ama özledim. parlamentoların parlamento olduğu günleri özledim.ne diyorum lan ben..hep öğlenin suçu..bi öğle..bi böyle...
katli vaciptir öğlelerin.öldürün. akşamüstü kefaretinizi öder.
saat gündüz 12:00'ı gösterdiğinde başlayan, günün ortası.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar