bugün
- dünya7
- 2026 dünya kupası22
- futbol15
- japonya4
- düşün ki o bunu okuyor17
- karadeniz ağaçlarından yapılan kağıt2
- guyana4
- moğolistan2
- bosna hersek3
- çekya3
- cezayir2
- velvet13
- avustralya2
- ona bir şey söyle10
- bir insana inanmak2
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı6
- sözlük kızlarının vücutları15
- arnavutluk2
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi14
- kadınları cinsel obje olarak gören erkek6
- falıma bakmak isteyen var mı24
- ingiliz şapkası takmıyor diye türkleri asmak10
- gülüm diyen kız10
- kolu kıllı kız3
- hızlı para kazanmanın yolları4
- kuzenin içine boşalmak14
- yılmaz güney12
- fakirin sevmesi hak mıdır6
- türk moğol kardeştir3
- her şeye saygı duyulması gerekir6
- dolandırılan insanların genel özellikleri9
- üşengeçlikten 1 ay banyo yapmamak6
- arap gibi giyinerek sevap kazandığını sanan tip10
- aşk her şeyi affeder mi4
- kafirlerin dünyaya kazandırdıkları8
- gün gelecek dün olacak5
- okullarda zorunlu din dersi meselesi5
- belçika2
- eskiden sevilen kızı görünce gelen mide bulantısı4
- kılıçdaroğlu cemaati4
- özbekistan3
- iveco daily3
- ahududu2
- nato zirvesi3
- portekiz3
- fransa2
- coğrafya2
- kemal kılıçdaroğlu18
- meslek lisesi vs imam hatip lisesi7
- insanın bilebilen bir varlık olması4
ing. pike, başaşşağı dalış
Black mirror'ın 3.sezonunun ilk bölümü.
Öncelikle bu bölüm diğerleri kadar utopik bi gelecekte geçmiyor.
Ters köşe sayılabilecek herhangi Bi olay da yaşanmıyor. Bu bölümü farklı ve özel yapan zaten şu anda da böyle insanların var olması.
Gerçeği insanın yüzüne sert Bi şekilde çarpıyor. Önce Facebooktan sonra da instagramdan gördüğümüz beğeni hastalığı üzerine çekilmiş, bu hastalığı eleştiren, yerden yere vuran bir bölüm.
Beğeni almak için sahte olmanın, beğeni almak için karşılıklı etkileşim kurmanın aslında ne kadar önemsiz ne kadar gereksiz olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Kısacası karşılıklı çıkar peşinde koşmanın insanlığa aykırı bir davranış olduğunu, bunun aslında hiç değeri olmadığını ve bunun asla ama asla gerçek mutluluğu veremeyeceğini konu edinmiş.
Beğenirsen beğenirim gibisinden..
instagramda da vardı Bi ara. Ahaha
"Unf yapma program var" yazıyordu bazılarının profilinde. Ne kadar trajikomik oysaki..
-----spoiler-----
Sosyal statünün insan yaşamındaki yerine değinen, değinmekle de kalmayıp önce içimizi karartan sonra da kararttığı yere fersah fersah su serpen muhteşem bi bölüm olmuş.başroldeki sarışın, tombul yanaklı ablamız istediği evi kiralıyabilmek için sosyal statü puanını artırmak ister ve işe koyulur.
Yüksek puanlı insanlara gülümser(sahte), onlara ikram da bulunur(isteyerek değil) ama düşük puanlı insanlara ne selam verir ne de sabah. Hatta onlar insan bile değillerdir gözünde. Sosyopat, nihilisttir onlar puanları düşük olduğu için!
Sarışın ablamız puanını artırmak için profiline kendinden bir parça olan eski oyuncağının fotoğrafını koyar ve 5 yıldızları kapar.
Fotoğrafı çocukluk arkadaşı ney-ney görür ve hemen arar ablamızı.
Ney-ney düğününde ablamızın nedimesi olmasını ister. Ablamız da zaten dünden razıdır. Bu düğünle birlikte hayalini kurduğu eve kavuşacağını düşünür. Çünkü düğüne katılacakların sosyal statü puanı 4.7 ve üstüdür.
Ama gel gör ki evden çıktığı andan itibaren şanssızlıklar ve kazalar ablamızın peşini bir türlü bırakmaz.
Evden çıkar çıkmaz 4.8 bi kadınla çarpışır, uçağı kaçırır, arabasının şarjı biter yolda kalır derken puanı 2.6'ya kadar düşer. Ney-ney puanı düştüğü için artık onun düğüne gelmesini istemez ama ablamız bütün bu olanların sırf onun düğününe gidebilmek için olduğunu düşünür ve ne pahasına olursa olsun düğüne gitmeyi kafasına koyar.
Yolda karşılaştığı kamyoncu kadın, ona gerçek hayatı hatırlatır. Sahtelikten ve sosyopatlıktan uzak gerçek Bi hayat...
Neyse ablamız düğüne kaçak da olsa girmeyi başarır ve nedime olarak konuşmasını yapar gerçekleri insanların yüzüne birer birer çarpar ama görevliler onu götürürken yaptığına pişman olur ve konuşmasını eski şeklindeki haliyle sonlandırır.
Filmin finaliyse acayip rahatlatır.
Öncelikle bu bölüm diğerleri kadar utopik bi gelecekte geçmiyor.
Ters köşe sayılabilecek herhangi Bi olay da yaşanmıyor. Bu bölümü farklı ve özel yapan zaten şu anda da böyle insanların var olması.
Gerçeği insanın yüzüne sert Bi şekilde çarpıyor. Önce Facebooktan sonra da instagramdan gördüğümüz beğeni hastalığı üzerine çekilmiş, bu hastalığı eleştiren, yerden yere vuran bir bölüm.
Beğeni almak için sahte olmanın, beğeni almak için karşılıklı etkileşim kurmanın aslında ne kadar önemsiz ne kadar gereksiz olduğunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Kısacası karşılıklı çıkar peşinde koşmanın insanlığa aykırı bir davranış olduğunu, bunun aslında hiç değeri olmadığını ve bunun asla ama asla gerçek mutluluğu veremeyeceğini konu edinmiş.
Beğenirsen beğenirim gibisinden..
instagramda da vardı Bi ara. Ahaha
"Unf yapma program var" yazıyordu bazılarının profilinde. Ne kadar trajikomik oysaki..
-----spoiler-----
Sosyal statünün insan yaşamındaki yerine değinen, değinmekle de kalmayıp önce içimizi karartan sonra da kararttığı yere fersah fersah su serpen muhteşem bi bölüm olmuş.başroldeki sarışın, tombul yanaklı ablamız istediği evi kiralıyabilmek için sosyal statü puanını artırmak ister ve işe koyulur.
Yüksek puanlı insanlara gülümser(sahte), onlara ikram da bulunur(isteyerek değil) ama düşük puanlı insanlara ne selam verir ne de sabah. Hatta onlar insan bile değillerdir gözünde. Sosyopat, nihilisttir onlar puanları düşük olduğu için!
Sarışın ablamız puanını artırmak için profiline kendinden bir parça olan eski oyuncağının fotoğrafını koyar ve 5 yıldızları kapar.
Fotoğrafı çocukluk arkadaşı ney-ney görür ve hemen arar ablamızı.
Ney-ney düğününde ablamızın nedimesi olmasını ister. Ablamız da zaten dünden razıdır. Bu düğünle birlikte hayalini kurduğu eve kavuşacağını düşünür. Çünkü düğüne katılacakların sosyal statü puanı 4.7 ve üstüdür.
Ama gel gör ki evden çıktığı andan itibaren şanssızlıklar ve kazalar ablamızın peşini bir türlü bırakmaz.
Evden çıkar çıkmaz 4.8 bi kadınla çarpışır, uçağı kaçırır, arabasının şarjı biter yolda kalır derken puanı 2.6'ya kadar düşer. Ney-ney puanı düştüğü için artık onun düğüne gelmesini istemez ama ablamız bütün bu olanların sırf onun düğününe gidebilmek için olduğunu düşünür ve ne pahasına olursa olsun düğüne gitmeyi kafasına koyar.
Yolda karşılaştığı kamyoncu kadın, ona gerçek hayatı hatırlatır. Sahtelikten ve sosyopatlıktan uzak gerçek Bi hayat...
Neyse ablamız düğüne kaçak da olsa girmeyi başarır ve nedime olarak konuşmasını yapar gerçekleri insanların yüzüne birer birer çarpar ama görevliler onu götürürken yaptığına pişman olur ve konuşmasını eski şeklindeki haliyle sonlandırır.
Filmin finaliyse acayip rahatlatır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar