bugün
- futbol3
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı16
- ispanya7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- avusturya2
- akrabalarla ilişkiyi kes5
- fransa6
- renault 9 broadway8
- kezoların burada kibirlenmesi5
- saç dökülmesi5
- sözlükte sürekli güzel kızların çaylak olması6
- sözlük yazarlarının tatlıları8
- arkadaşlar bugün kavga yok mu5
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru6
- nihoşun ölümü16
- yazın yorganla yatan insan5
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması5
- memduh bashgan14
- artı oy alma yolları5
- çaylak olunca hissedilenler5
- hangi şehrin neyi meşhur4
- en hakiki mürşitteki ilim4
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı7
- erdoğan ın dünya lideri olması2
- tavsiye4
- gecenin şiiri5
- mason greenwood5
- halkın fesad'ı ahlakta haiz olduğu derece3
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- haydi selametle kt3
- asteğmen7
- inci sözlüğün sözlük olmakla alakası olmaması3
- mikrodalgaya sucuk koymak4
- meal kuran değildir26
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- arkadaşlar sizce ben ne kadar sapığım7
- eskort ile dertleşen adam2
- simko39
- tuba büyüküstün7
- moderatörlere sesleniş5
- rambo ariel ortega8
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek11
- yazarların bildiği en kötü küfür4
- brad pitt4
- sabah alarmı2
- bu saatte yenebilecek şeyler3
- tarhana içen kıroyla işim olmaz yürüü diyen kız4
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- özgür özel'in tutuklanması9
- sturm graz4
(hüznün insan yüreğine taarruza geçebilmesi için tüm ayrıntıların hazırol!da durduğu bir zaman ihtilali... acılar tekmil vermiyor...)
-"hiç kimse bilmez ki şarapn'eli kanlı bu akşamların... satırarası sürgünlerde bıçaksız kaçışlara militan ve darp izine rastlanmış adli tıp raporlarında... bilmez ki, kaç kez vurursa o kadar yaşatır katilini, körpe düşe diş geçirir bu hayat, bilmez..."
diye diye kendimi arıyordum bir paragrafta, yoktu noktası, virgülü cümlelerimin...
mürekkepsiz bir kaçışın intiharına ölüm süsü vermiştim, yabanıl uykulara iki damla okyanus düş'erken, yelkenler fora... hani ufkunu arayan bir kızıla kanar ya martılar tan vakti... ellerimde mevsimsiz g'öç kalıntıları, kaçışlar suskun metaforda...
ve bahçedeki tırtılların kelebek olmaktan vazgeçtiği buzyanığı bir gece çıkageldi ışık, ka(hı)rla beraber... türbülansı olmayan bir odada sigaramın külünün savruluşuydu, çocukluğumun gülüşüydü belki...
neydi bizi radyasyonlu bir çerçeveye mıhlayan o tebessümün iksiri..?cehennemimi söndürecek yaşı henüz akıtmamıştı keşke'lere bezenmiş ağıtlarım. sarıldığım gün'ahların ardında silik bir resim gördüm, onundu ... dinlediğim bütün sesler pıhtılaşmış kan gibi yapışıyordu zihnime, her harfin arkasında o vardı...
Aynı yerde ayrı düşmüş bir zincire lehimli yazgının eş zamanlı eğrileri, geçmişinden kopuk, geleceğe dönük iki kalp boşluğuydu içine düştüğüm çukur, birileri aşk'a düş(ür)müş olmalıydı... eğilip almaya mecalsiz, koparıp atmaya deccal'siz...
henüz sıvı hale geçmemişti ihraç fazlası duygu çıkmazları, perakende yalanların sokağında ayaza bileyerek yüreğimi,henüz değil... şakaklarına bir yaşam dolusu yalnızlık dayanmışken gün(l)eşinin... vazgeçmek ve direnmek zar atıyordu terasta...
(onun için hissettiklerim birer cenin gibi kalbimde asılı, bir gün onun bedeninden doğup doğamayacağı hakkında da bir fikrim yok. ama ruhumun bir bildiği olmalı ki bir geri dönülmezlik içinde teslimim...)
-"hiç kimse bilmez ki şarapn'eli kanlı bu akşamların... satırarası sürgünlerde bıçaksız kaçışlara militan ve darp izine rastlanmış adli tıp raporlarında... bilmez ki, kaç kez vurursa o kadar yaşatır katilini, körpe düşe diş geçirir bu hayat, bilmez..."
diye diye kendimi arıyordum bir paragrafta, yoktu noktası, virgülü cümlelerimin...
mürekkepsiz bir kaçışın intiharına ölüm süsü vermiştim, yabanıl uykulara iki damla okyanus düş'erken, yelkenler fora... hani ufkunu arayan bir kızıla kanar ya martılar tan vakti... ellerimde mevsimsiz g'öç kalıntıları, kaçışlar suskun metaforda...
ve bahçedeki tırtılların kelebek olmaktan vazgeçtiği buzyanığı bir gece çıkageldi ışık, ka(hı)rla beraber... türbülansı olmayan bir odada sigaramın külünün savruluşuydu, çocukluğumun gülüşüydü belki...
neydi bizi radyasyonlu bir çerçeveye mıhlayan o tebessümün iksiri..?cehennemimi söndürecek yaşı henüz akıtmamıştı keşke'lere bezenmiş ağıtlarım. sarıldığım gün'ahların ardında silik bir resim gördüm, onundu ... dinlediğim bütün sesler pıhtılaşmış kan gibi yapışıyordu zihnime, her harfin arkasında o vardı...
Aynı yerde ayrı düşmüş bir zincire lehimli yazgının eş zamanlı eğrileri, geçmişinden kopuk, geleceğe dönük iki kalp boşluğuydu içine düştüğüm çukur, birileri aşk'a düş(ür)müş olmalıydı... eğilip almaya mecalsiz, koparıp atmaya deccal'siz...
henüz sıvı hale geçmemişti ihraç fazlası duygu çıkmazları, perakende yalanların sokağında ayaza bileyerek yüreğimi,henüz değil... şakaklarına bir yaşam dolusu yalnızlık dayanmışken gün(l)eşinin... vazgeçmek ve direnmek zar atıyordu terasta...
(onun için hissettiklerim birer cenin gibi kalbimde asılı, bir gün onun bedeninden doğup doğamayacağı hakkında da bir fikrim yok. ama ruhumun bir bildiği olmalı ki bir geri dönülmezlik içinde teslimim...)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar