bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler8
- her biji amed8
- ölümden korkuyor musunuz20
- konuşmak istemiyorum4
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- duygusal dalgalanma2
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- habire1219
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- galatasaray'ın fb den ikinciliği de alması3
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- delilik4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak2
- erkeklerin garip huyları2
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- esmer güzeli2
- ne mutlu türküm diyene3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- muhteşem yüzyıl3
- masumiyet2
- 0 0 719
- 20 eylül2
- meriç keskin3
- türkiye türklerindir3
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sarışın kızlar4
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- neslican tay2
- vedat muriqi5
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- düzensizlik2
- uçan arabalar neden çıkmadı3
- eski sevgilinin unutulmayan özellikleri2
- sözlükteki sinsi köpekler8
- sıfır atık vakfı11
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- gecenin şarkısı10
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
- true ile sevişmek5
- üniversite okumak3
- borsa istanbul daki fon krizi6
- kuzu eti2
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- mason greenwood4
(hüznün insan yüreğine taarruza geçebilmesi için tüm ayrıntıların hazırol!da durduğu bir zaman ihtilali... acılar tekmil vermiyor...)
-"hiç kimse bilmez ki şarapn'eli kanlı bu akşamların... satırarası sürgünlerde bıçaksız kaçışlara militan ve darp izine rastlanmış adli tıp raporlarında... bilmez ki, kaç kez vurursa o kadar yaşatır katilini, körpe düşe diş geçirir bu hayat, bilmez..."
diye diye kendimi arıyordum bir paragrafta, yoktu noktası, virgülü cümlelerimin...
mürekkepsiz bir kaçışın intiharına ölüm süsü vermiştim, yabanıl uykulara iki damla okyanus düş'erken, yelkenler fora... hani ufkunu arayan bir kızıla kanar ya martılar tan vakti... ellerimde mevsimsiz g'öç kalıntıları, kaçışlar suskun metaforda...
ve bahçedeki tırtılların kelebek olmaktan vazgeçtiği buzyanığı bir gece çıkageldi ışık, ka(hı)rla beraber... türbülansı olmayan bir odada sigaramın külünün savruluşuydu, çocukluğumun gülüşüydü belki...
neydi bizi radyasyonlu bir çerçeveye mıhlayan o tebessümün iksiri..?cehennemimi söndürecek yaşı henüz akıtmamıştı keşke'lere bezenmiş ağıtlarım. sarıldığım gün'ahların ardında silik bir resim gördüm, onundu ... dinlediğim bütün sesler pıhtılaşmış kan gibi yapışıyordu zihnime, her harfin arkasında o vardı...
Aynı yerde ayrı düşmüş bir zincire lehimli yazgının eş zamanlı eğrileri, geçmişinden kopuk, geleceğe dönük iki kalp boşluğuydu içine düştüğüm çukur, birileri aşk'a düş(ür)müş olmalıydı... eğilip almaya mecalsiz, koparıp atmaya deccal'siz...
henüz sıvı hale geçmemişti ihraç fazlası duygu çıkmazları, perakende yalanların sokağında ayaza bileyerek yüreğimi,henüz değil... şakaklarına bir yaşam dolusu yalnızlık dayanmışken gün(l)eşinin... vazgeçmek ve direnmek zar atıyordu terasta...
(onun için hissettiklerim birer cenin gibi kalbimde asılı, bir gün onun bedeninden doğup doğamayacağı hakkında da bir fikrim yok. ama ruhumun bir bildiği olmalı ki bir geri dönülmezlik içinde teslimim...)
-"hiç kimse bilmez ki şarapn'eli kanlı bu akşamların... satırarası sürgünlerde bıçaksız kaçışlara militan ve darp izine rastlanmış adli tıp raporlarında... bilmez ki, kaç kez vurursa o kadar yaşatır katilini, körpe düşe diş geçirir bu hayat, bilmez..."
diye diye kendimi arıyordum bir paragrafta, yoktu noktası, virgülü cümlelerimin...
mürekkepsiz bir kaçışın intiharına ölüm süsü vermiştim, yabanıl uykulara iki damla okyanus düş'erken, yelkenler fora... hani ufkunu arayan bir kızıla kanar ya martılar tan vakti... ellerimde mevsimsiz g'öç kalıntıları, kaçışlar suskun metaforda...
ve bahçedeki tırtılların kelebek olmaktan vazgeçtiği buzyanığı bir gece çıkageldi ışık, ka(hı)rla beraber... türbülansı olmayan bir odada sigaramın külünün savruluşuydu, çocukluğumun gülüşüydü belki...
neydi bizi radyasyonlu bir çerçeveye mıhlayan o tebessümün iksiri..?cehennemimi söndürecek yaşı henüz akıtmamıştı keşke'lere bezenmiş ağıtlarım. sarıldığım gün'ahların ardında silik bir resim gördüm, onundu ... dinlediğim bütün sesler pıhtılaşmış kan gibi yapışıyordu zihnime, her harfin arkasında o vardı...
Aynı yerde ayrı düşmüş bir zincire lehimli yazgının eş zamanlı eğrileri, geçmişinden kopuk, geleceğe dönük iki kalp boşluğuydu içine düştüğüm çukur, birileri aşk'a düş(ür)müş olmalıydı... eğilip almaya mecalsiz, koparıp atmaya deccal'siz...
henüz sıvı hale geçmemişti ihraç fazlası duygu çıkmazları, perakende yalanların sokağında ayaza bileyerek yüreğimi,henüz değil... şakaklarına bir yaşam dolusu yalnızlık dayanmışken gün(l)eşinin... vazgeçmek ve direnmek zar atıyordu terasta...
(onun için hissettiklerim birer cenin gibi kalbimde asılı, bir gün onun bedeninden doğup doğamayacağı hakkında da bir fikrim yok. ama ruhumun bir bildiği olmalı ki bir geri dönülmezlik içinde teslimim...)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar