bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- o 8 0 diyen biri vardı4
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim26
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir3
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar13
- aşk10
- sözlükte kim kimle sevgili27
- 5 kasım 2026 meteoroloji uyarısı2
- arabada sakso4
- nervio43
- terapi niteliğindeki şeyler8
- fenerbahçeli yazarlar8
- febelilerin herşeyi abartması3
- israil'in gazze de çadıra hava saldırısı2
- abd ara seçimlerinin f35 ve caatsa'ya etkisi2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- iyi menemenin sırrı7
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- iyi memenin sırrı7
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- almanca bilmek5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- siyah sütyen5
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- kale3112 ifşa7
- galatasaray taraftarı2
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- muslettin amca14
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- tarihin en kötü liverpollunu yenmek2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- sözlük kürdü55
- aleksey batrakov27
- meme4
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- sözlük klasikleri12
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- anın görüntüsü32
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
(hüznün insan yüreğine taarruza geçebilmesi için tüm ayrıntıların hazırol!da durduğu bir zaman ihtilali... acılar tekmil vermiyor...)
-"hiç kimse bilmez ki şarapn'eli kanlı bu akşamların... satırarası sürgünlerde bıçaksız kaçışlara militan ve darp izine rastlanmış adli tıp raporlarında... bilmez ki, kaç kez vurursa o kadar yaşatır katilini, körpe düşe diş geçirir bu hayat, bilmez..."
diye diye kendimi arıyordum bir paragrafta, yoktu noktası, virgülü cümlelerimin...
mürekkepsiz bir kaçışın intiharına ölüm süsü vermiştim, yabanıl uykulara iki damla okyanus düş'erken, yelkenler fora... hani ufkunu arayan bir kızıla kanar ya martılar tan vakti... ellerimde mevsimsiz g'öç kalıntıları, kaçışlar suskun metaforda...
ve bahçedeki tırtılların kelebek olmaktan vazgeçtiği buzyanığı bir gece çıkageldi ışık, ka(hı)rla beraber... türbülansı olmayan bir odada sigaramın külünün savruluşuydu, çocukluğumun gülüşüydü belki...
neydi bizi radyasyonlu bir çerçeveye mıhlayan o tebessümün iksiri..?cehennemimi söndürecek yaşı henüz akıtmamıştı keşke'lere bezenmiş ağıtlarım. sarıldığım gün'ahların ardında silik bir resim gördüm, onundu ... dinlediğim bütün sesler pıhtılaşmış kan gibi yapışıyordu zihnime, her harfin arkasında o vardı...
Aynı yerde ayrı düşmüş bir zincire lehimli yazgının eş zamanlı eğrileri, geçmişinden kopuk, geleceğe dönük iki kalp boşluğuydu içine düştüğüm çukur, birileri aşk'a düş(ür)müş olmalıydı... eğilip almaya mecalsiz, koparıp atmaya deccal'siz...
henüz sıvı hale geçmemişti ihraç fazlası duygu çıkmazları, perakende yalanların sokağında ayaza bileyerek yüreğimi,henüz değil... şakaklarına bir yaşam dolusu yalnızlık dayanmışken gün(l)eşinin... vazgeçmek ve direnmek zar atıyordu terasta...
(onun için hissettiklerim birer cenin gibi kalbimde asılı, bir gün onun bedeninden doğup doğamayacağı hakkında da bir fikrim yok. ama ruhumun bir bildiği olmalı ki bir geri dönülmezlik içinde teslimim...)
-"hiç kimse bilmez ki şarapn'eli kanlı bu akşamların... satırarası sürgünlerde bıçaksız kaçışlara militan ve darp izine rastlanmış adli tıp raporlarında... bilmez ki, kaç kez vurursa o kadar yaşatır katilini, körpe düşe diş geçirir bu hayat, bilmez..."
diye diye kendimi arıyordum bir paragrafta, yoktu noktası, virgülü cümlelerimin...
mürekkepsiz bir kaçışın intiharına ölüm süsü vermiştim, yabanıl uykulara iki damla okyanus düş'erken, yelkenler fora... hani ufkunu arayan bir kızıla kanar ya martılar tan vakti... ellerimde mevsimsiz g'öç kalıntıları, kaçışlar suskun metaforda...
ve bahçedeki tırtılların kelebek olmaktan vazgeçtiği buzyanığı bir gece çıkageldi ışık, ka(hı)rla beraber... türbülansı olmayan bir odada sigaramın külünün savruluşuydu, çocukluğumun gülüşüydü belki...
neydi bizi radyasyonlu bir çerçeveye mıhlayan o tebessümün iksiri..?cehennemimi söndürecek yaşı henüz akıtmamıştı keşke'lere bezenmiş ağıtlarım. sarıldığım gün'ahların ardında silik bir resim gördüm, onundu ... dinlediğim bütün sesler pıhtılaşmış kan gibi yapışıyordu zihnime, her harfin arkasında o vardı...
Aynı yerde ayrı düşmüş bir zincire lehimli yazgının eş zamanlı eğrileri, geçmişinden kopuk, geleceğe dönük iki kalp boşluğuydu içine düştüğüm çukur, birileri aşk'a düş(ür)müş olmalıydı... eğilip almaya mecalsiz, koparıp atmaya deccal'siz...
henüz sıvı hale geçmemişti ihraç fazlası duygu çıkmazları, perakende yalanların sokağında ayaza bileyerek yüreğimi,henüz değil... şakaklarına bir yaşam dolusu yalnızlık dayanmışken gün(l)eşinin... vazgeçmek ve direnmek zar atıyordu terasta...
(onun için hissettiklerim birer cenin gibi kalbimde asılı, bir gün onun bedeninden doğup doğamayacağı hakkında da bir fikrim yok. ama ruhumun bir bildiği olmalı ki bir geri dönülmezlik içinde teslimim...)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar