bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı26
- ölümden korkuyor musunuz25
- gecenin şarkısı12
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı14
- adana saimbeylide deprem3
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- mustafa kemal atatürk ün boyu3
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- habire1219
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi10
- her biji amed8
- depresyon6
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler7
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- 0 0 719
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- hamburgerin içindeki domates2
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- türk düşmanı piçler9
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- kant ın ödev ahlakı2
- sydney sweeney2
- sıfır atık vakfı11
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- claudian clouds33
- sözlükteki sinsi köpekler8
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- konuşmak istemiyorum4
- morkstar3
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- evrene enerji gönderen müslüman9
- cop318
- fusya semsiyeli yabanci25
- vedat muriqi5
- sözlük kızlarının kekleri24
- bilerek ponziye dahil olmak7
- true ile sevişmek5
- sarışın kızlar4
- kadir inanır'ın mirası8
- anın görüntüsü22
- samed ağırbaş7
- sözlüğün aptal kaynaması5
200'den fazla kişinin katledildiği deredir. türkçe kasaplar deresi diye bilinir.
kızılırmak şöyle bir şarkı yapmıştır kendisi için,
http://www.youtube.com/watch?v=okjaiagful0
(bkz: nevala kasaba)
kızılırmak şöyle bir şarkı yapmıştır kendisi için,
http://www.youtube.com/watch?v=okjaiagful0
(bkz: nevala kasaba)
en acı olan bu olayın ne yandaş medyada ne candaş medyada yer bulamaması...bir kasabanın yüzlerce insanın akıbetini kimsenin merak etmemesi ...sizin medyanıza, internetinize, insanlığınıza tüküreyim..
--spoiler--
23 yıldır sessizliğe bürünmüş bir kokudur newala qesaba (kasaplar deresi). bu devletin 23 yıldır solumasına rağmen burnunun direğinin kırılmadığı kokudur. yarım asırdır haykıran, çığlıklar atan bir katlin adıdır newala qesaba; çürümüş, çürütülmeye bırakılmış cesetleriyle. bir çeyrek asırdır yatırılmışız, uyutulmuşuz, çiğnenmişiz orada. değil siirttin, değil siirt halkının, tüm türkiyenin uykusu kaçmalıydı oysa.
newala qesabada 200e yakın biz yatıyoruz ve 75 milyona yakın katil dolaşıyor aramızda. orada yatan da biziz, buna razı kalarak yatıran da biz. 75 milyon katil olarak 200e yakın bizi çiğner olduk yarım asır yıldır.
keskinleştikçe kokumuz, çöplerle, çöplüklerin kokusuyla bastırılmaya çalışıldı. olmadı, üstümüze toprak, toprağın üstüne de hayvan pazarı yapılması düşünüldü. hep bir şekilde bu insanlık suçu cesetlerimizin kokusunun üstünü örtmek için projeler gerçekleştirildi, projeler düşünüldü.
devlet 9 cesedin çıkarıldığı ve onlarca cesedin daha olabileceği düşünüldüğü newala qesabayı 23 yıldır hep erteledi. yıllardır kolay olunan seçildi ama bu kolay böyle sürmemeli.
1988 tarihinin aralık ayında, köylülerin ihbarı üzerine siirtte bulunan belediye ve aynı zamanda askeri birliklerin de çöp alanı olarak kullandıkları newala qesabada başka cesetlerin olabileceği haberi gazeteci günay aslan tarafından ortaya çıkarılmıştı. 20 haziran 1989 tarihinde vanın özalp i̇lçesi cumhuriyet savcılığı kanalıyla siirt cumhuriyet başsavcılığına bir dilekçe ile başvuran gazeteci günay aslan da, elde ettiği bilgilerin araştırılmasını isteyerek suç duyurusunda bulunmuştu. ancak, aslanın bu girişimi de sonuçsuz kalmıştı.
o dönemlerde resmi açıklamalarda önce 3, ardından 9 cesedin çıkarıldığı tespit edilirken, newala qesabada hâlâ gömülü olan 200e yakın cesedin olduğu düşünülüyor. 1984 yılında başlayan çatışmalar sonrasında bölgedeki ilk toplu mezar olma özelliğini hâlâ koruyor. ülkeyi yönetenler için bu ve buna benzer toplu mezarların araştırılmaması, açılmaması göğüslerinde gururla taşınan bir madalya mıdır acaba? neden gereken yapılmayıp, yüzleşmek istemiyor hükümet? niçin, ya erteleniliyor ya da komik ve kozmik bahanelerle örtülüyor bu insanlık suçlarının, ayıplarının üzerleri? binlerce art niyetli sebebin olduğu bariz bir şekilde gün yüzüne çıkıyor. bunu anlayabilmek için çıplak gözlerle devletin, hükümetin son 30 yılının cetveline bakmak yeterli.
bu yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler ve toplu mezarlar gibi, bu ülkenin tarihinde gerçekleştirilmiş ve halen müdahale edilmemiş ve hâlâ yaşatılıyor olan bu suçun, suçluların hak ettiğini bulması gerekiyor. bunun ciddi anlamda, sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesi kürt halk önderi abdullah öcalanın özellikle altını çizdiği hakikatleri araştırma komisyonu alelacele kurulmalı. aksi halinde mevcut 75 milyon insanın bu ülkede gerçekleştirilmiş cinayetlerin, katliamların celladı, suçlusu olarak sorumluluk rozetini takmış olacağız. başka bir deyişle, hepimiz teşhisi meçhul ceset ve eşgali meçhul katil olarak yaşayacağız, yaşamak denilirse buna eğer
--spoiler--
23 yıldır sessizliğe bürünmüş bir kokudur newala qesaba (kasaplar deresi). bu devletin 23 yıldır solumasına rağmen burnunun direğinin kırılmadığı kokudur. yarım asırdır haykıran, çığlıklar atan bir katlin adıdır newala qesaba; çürümüş, çürütülmeye bırakılmış cesetleriyle. bir çeyrek asırdır yatırılmışız, uyutulmuşuz, çiğnenmişiz orada. değil siirttin, değil siirt halkının, tüm türkiyenin uykusu kaçmalıydı oysa.
newala qesabada 200e yakın biz yatıyoruz ve 75 milyona yakın katil dolaşıyor aramızda. orada yatan da biziz, buna razı kalarak yatıran da biz. 75 milyon katil olarak 200e yakın bizi çiğner olduk yarım asır yıldır.
keskinleştikçe kokumuz, çöplerle, çöplüklerin kokusuyla bastırılmaya çalışıldı. olmadı, üstümüze toprak, toprağın üstüne de hayvan pazarı yapılması düşünüldü. hep bir şekilde bu insanlık suçu cesetlerimizin kokusunun üstünü örtmek için projeler gerçekleştirildi, projeler düşünüldü.
devlet 9 cesedin çıkarıldığı ve onlarca cesedin daha olabileceği düşünüldüğü newala qesabayı 23 yıldır hep erteledi. yıllardır kolay olunan seçildi ama bu kolay böyle sürmemeli.
1988 tarihinin aralık ayında, köylülerin ihbarı üzerine siirtte bulunan belediye ve aynı zamanda askeri birliklerin de çöp alanı olarak kullandıkları newala qesabada başka cesetlerin olabileceği haberi gazeteci günay aslan tarafından ortaya çıkarılmıştı. 20 haziran 1989 tarihinde vanın özalp i̇lçesi cumhuriyet savcılığı kanalıyla siirt cumhuriyet başsavcılığına bir dilekçe ile başvuran gazeteci günay aslan da, elde ettiği bilgilerin araştırılmasını isteyerek suç duyurusunda bulunmuştu. ancak, aslanın bu girişimi de sonuçsuz kalmıştı.
o dönemlerde resmi açıklamalarda önce 3, ardından 9 cesedin çıkarıldığı tespit edilirken, newala qesabada hâlâ gömülü olan 200e yakın cesedin olduğu düşünülüyor. 1984 yılında başlayan çatışmalar sonrasında bölgedeki ilk toplu mezar olma özelliğini hâlâ koruyor. ülkeyi yönetenler için bu ve buna benzer toplu mezarların araştırılmaması, açılmaması göğüslerinde gururla taşınan bir madalya mıdır acaba? neden gereken yapılmayıp, yüzleşmek istemiyor hükümet? niçin, ya erteleniliyor ya da komik ve kozmik bahanelerle örtülüyor bu insanlık suçlarının, ayıplarının üzerleri? binlerce art niyetli sebebin olduğu bariz bir şekilde gün yüzüne çıkıyor. bunu anlayabilmek için çıplak gözlerle devletin, hükümetin son 30 yılının cetveline bakmak yeterli.
bu yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler ve toplu mezarlar gibi, bu ülkenin tarihinde gerçekleştirilmiş ve halen müdahale edilmemiş ve hâlâ yaşatılıyor olan bu suçun, suçluların hak ettiğini bulması gerekiyor. bunun ciddi anlamda, sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesi kürt halk önderi abdullah öcalanın özellikle altını çizdiği hakikatleri araştırma komisyonu alelacele kurulmalı. aksi halinde mevcut 75 milyon insanın bu ülkede gerçekleştirilmiş cinayetlerin, katliamların celladı, suçlusu olarak sorumluluk rozetini takmış olacağız. başka bir deyişle, hepimiz teşhisi meçhul ceset ve eşgali meçhul katil olarak yaşayacağız, yaşamak denilirse buna eğer
--spoiler--
katledilen kürtler bu dereye atılırmış kan kırmızı olumruş dere bu yüzden türkçe adı kasaplar deresidir.düşünün ki bir halk çok değil 25 sene önce yaşadı bu zülmü zulümleri.kimse duymadı çığlıklarını bu toprakların.ey dıjmın edi bese lo!
Gündemdeki Haberler